Adli Kontrol Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği

Adli Kontrol Kararına İtiraz Dilekçesi Örneğini sizinle paylaşıyoruz.

Adli Kontrol Kararına İtiraz Dilekçesi

Adli kontrol kararı, tutuklama yerine uygulanan alternatif bir denetim yöntemidir. Kanun koyucu burada tutuklamadan daha hafif bir yol öngörmüştür. İlgili kararın verilebilmesi için tutuklama sebeplerinin varlığı gerekmektedir. Hakim tutuklama kararı yerine adli kontrol kararı vererek sanığı denetim altına alarak serbest bırakmasıdır. Adli kontrol kararı sadece ceza mahkemesi tarafından verilebilmektedir. İlgili karara itiraz yolu açık olup, adli kontrol kararına itiraz etmek isteyen sanık yada vekili 7 gün içinde mahkeme kalemine itiraz dilekçesi vermelidir.

Adli kontrol ile denetimli serbestlik karıştırılmaması gerekmektedir. Denetimli serbestlik kesinleşmiş cezanın infaz aşamasında söz konusudur. Adli kontrol ise dava da sanığın ne şekilde yargılanacağına ilişkindir. Bugün ki yazımızda adli kontrol kararına itiraza ilişkin örnek dilekçemiz paylaşılmaktadır. Adli kontrol kararına itiraz dilekçesi için mersin ağır ceza avukatı olarak bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Adli Kontrol Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği

MERSİN 1.SULH CEZA MAHKEMESİNE

SORGU NO : 2017/124

SORUŞTURMA NO : 2016/5424242

ŞÜPHELİ :

MÜDAFİ : Av. Tunç SUDİ TOL

(adres antettedir.)

DİLEKÇE KONUSU : Dosyaya ilişkin beyanlarımız ve adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına ilişkindir.

AÇIKLAMALAR :

Müvekkilimiz 13.02.2022 tarihinde, isnat olunan suç neticesinde mahkemenizin yapmış olduğu sorgu sonucunda, adli kontrol altına alınmıştır. Bu tedbir sonrasında müvekkilimiz Pazartesi ve Cuma günleri olmak üzere 09.00-19.00 saatleri arasında haftada iki gün yakın bulunduğu karakola imza atmaktadır. Uygulanan adli kontrol tedbiri, müvekkilimizin hayatını olağan dışı zorlaştırdığından dolayı, adli kontrol kararının kaldırılmasını, kaldırılması mümkün değilse en azından haftada bir güne indirilmesini, oda mümkün değilse 09.00-19.00 saatleri arası atması gereken imzayı saat 08.00-23.59 arası atabilmesine olanak sağlanmasını talep etmekteyiz.

Öncelikle aşağıda dosyaya konu olan suç ile ilgili beyanlarda daha sonra adli kontrol tedbirinin müvekkilimizin hayatını zorlaştırmasının gerekçelerini açıklayacağız.

1) ESASA İLİŞKİNAÇIKLAMALARIZ

Müvekkilimiz aleyhinde FETÖ/PYD terör örgütüne üye olma iddiası ile soruşturma başlatılmıştır. Suça konu olan olay ise, müvekkilimizin üniversite öğrencisi iken, ekonomik durumunun olmaması sebebiyle, cemaat evi diye anılan öğrenci evinde kalması, evin ADSL aboneliğinin müvekkilimin adına olması, söz konusu internet ağına kimliği belirsiz bir kişinin Bylock programını yüklemesi, bu suç oluşturan fiil sonucunda, söz konusu ADSL aboneliği müvekkilimin adına olmasından dolayı, müvekkilimin gözaltına alınıp hakkında soruşturma başlatılmasından ibarettir.

a)Müvekkilimiz silahlı terör örgütü olan FETÖ/PYD yapılanmasına üye değildir.

Silahlı örgüt suçu TCK 314’üncümadde ile düzenlenmiştir. Maddenin 1.fıkrası silahlı örgütü “Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran…” şeklinde tanımlamaktadır. Madde metninden açıkça anlaşılacağı gibi düzenlenen suçun oluşması için failin suçu gerçekleştirmeyi amaçlaması yani özel kastı gerekmektedir.

Öncelikle örgüt içerisinde yer alanların örgütün 314.maddede yazılı amaçlarını bilerek ve isteyerek örgüte katıldığının somut delilleri gösterilmeli, örgüt üyeleri arasındaki bağlar, üyenin kimlerden talimat aldığı, örgütün hangi üyeleri ile ilişkide bulunduğu her türlü şüpheden uzak kesin delillere dayandırılmalıdır.

b) Bylock verileri delil olarak sayılamaz.

c) Müvekkilim Bylock kullanmamıştır sadece adına kayıtlı olan ADSL aboneliğinden kimliği belirsiz biri Bylock yüklemiştir.

Yakın zamanda benzer suç kapsamında yapılan yargılamalarda, mahkemenin cevaplamak üzere Türk Telekom Genel müdürlüğüne sorması üzerine, Türk Telekom Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılmış, yazılan müzekkere sonucunda, Türk Telekom Genel Müdürlüğü “ADSL aboneliği modemin özelliğine göre birden fazla kullanıcı tarafından kullanabileceğini, abone modem kablosuz ağına şifre vermediğinden çevreden bağlantı sağlanabileceği gibi şifresini paylaştığı durumda da başka kişiler tarafından kullanım sağlanabileceğini belirmiştir. Ayrıca kullanılan modemin modelinden, şifreli veya şifresiz, kablolu veya kablosuz kullanılıp kullanılmadığı, internet bağlantısının hangi modemle sağlandığı, internet bağlantısının başkaları tarafından kullanılıp kullanılmadığı bilgisine şirketçe tespit edilmesinin imkanı olmadığını belirtmişlerdir.”

Bu sebeplerle müvekkilimin beş altı kişi olarak kaldığı ve sürekli evde kalan öğrencilerin değiştiği bir öğrenci evinde, söz konusu internet ağına katılarak kimlerin Bylock yüklediğini tespit etmesi mümkün değildir. Tersine mantıkla, kimin internet ağına atılıp, Bylock yüklediği belli değil iken, müvekkilimin bu suç kapsamında hakkında soruşturma açılması da hukuka uygun değildir.

2) ADLİ KONTROLTEDBİRİNE İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ.

Yukarıda açıkladığımız üzere, müvekkilimizin suçtan beraat etmesi muhtemeldir. Müvekkilimiz işlemediği bir suç yüzünden, sosyal hayatında ve çevresinde sıkıntılar yaşamaktadır. Psikolojisi bozulmuştur tedavi görmektedir. Müvekkilimiz son sınıf üniversite öğrencisidir. Mahkemeniz tarafından verilen adli kontrol tedbiri, müvekkilimizin hayatını olağandışı kısıtlamaktadır.

a) Müvekkilimiz saat 09.00 da üniversiteye gitmektedir. İmza attığı karakol ve üniversitesi birbirine çok uzaktır. Ayrıca Akşam saat 18.30 bazen 20.00 a kadar derslere kalmak durumunda olmasına rağmen, en geç 19.00 da imza atacak olmasından dolayı derslere girememektedir.

b) Müvekkilimiz ekonomik durumu iyi olmamasından dolayı okul sonraları part-time çalışmak istemektedir. Fakat haftanın iki günü 19.00′ a kadar imza atacak olmasından dolayı iş bulamamaktadır.

c) Müvekkilimiz hafta sonları memleketi olan Mersine Ailesinin yanına gitmek istemektedir, çünkü söz konusu olaylar fazlasıyla psikolojisini bozmuştur, yalnız başına idare edemez duruma düşmüştür. Fakat haftanın iki günü imza atıyor olmasından dolayı şehir dışına çıkamamaktadır.

d) Müvekkilimin terör örgütü ile uzaktan yakından bir bağlantısı yoktur. Soruşturmanın başından beri samimi açıklamalarda bulunmuştur. Yine adli kontrol tedbirlerinden olan, pasaportunu gerekli adli mercilere rızası ile vermiştir. Çok çalışarak 4. yılına geldiği üniversite hayatının son yılındadır, kaçıp giderek 4 yılını çöpe atamayacak durumdadır. Hayattaki tek arzusu başarılı bir şekilde üniversiteden mezun olmaktır. Fakat ne yazık ki hakkında açılan bu soruşturmada, üniversite okuyabilmek için, ailesinin ekonomisine uygun kalacak yer bulamamasından mütevellit cemaat evinde kalmasından dolayı kaynaklanmıştır.

e) Müvekkilimiz tam 2 aydır düzenli olarak, haftanın iki günü imzalarını atmaktadır. Hiç aksatmadan imzalarını 2 ay boyunca düzenli olarak atması da, herhangi bir kaçma amacının olmadığının garantisidir. Adli kontrol tedbirinin bu sürede amacına ulaştığı kanaatindeyiz.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıkladığımız sebeplerle ve yargılama aşamasında ortaya çıkacak sebeplerle, takdir mahkemenin olmak üzere,

-Öncelikle müvekkilim üzerinde uygulanan adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına,

-kaldırılması mahkemece uygun görülmez ise, haftanın bir gününe düşürülmesine veyahut09.00-19.00 saatleri arasında atması gereken imzayı 08.00-23.59 saatleri arasında atmasına karar verilmesini saygılarımızla talep ederiz.30.08.2022

Şüpheli Müdafi

Av. Tunç Sudi TOL

Yorum yapın

Open chat
Merhaba 👋
Size yardımcı olabilir miyiz?
Hemen Ara