Adli Yardım Talebinin Reddine İtiraz Dilekçesi

Adli yardım talebinin reddine itiraz dilekçesi adli yardım talebinin reddedilmesi durumunda mahkemeye yazılacak olan dilekçe türüdür. Adli yardım, maddi imkanları yetersiz olan kişilerin hukuki haklarını korumaları ve yargıya erişimlerini sağlamak için devlet tarafından sunulan bir hizmettir.

Bu hizmet kapsamında, adli yardım alan kişiler mahkeme masraflarından muaf tutulur. Adli yardım talep edebilmek için kişinin mahkeme masraflarını karşılamayacak durumda olması gerekmektedir. Adli yardım talebinin reddine itiraz dilekçesi muhakkak bir uzman avukat tarafından hazırlanmalıdır. Avukat tutabilir olmak adli yardımdan faydalanmaya engel değildir.

Adli Yardım Talebinin Reddine İtiraz Dilekçesi

MERSİN NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİNE

DOSYA NO :

DAVACI :            

ADRESİ

VEKİLİ : Av. Tunç Sudi Tol  – Mersin Barosu-2742

ADRESİ : Adres Antettedir. 

DAVALI

ADRESİ :     

DİLEKÇE KONUSU         : Adli Yadım talebimizin reddine ilişkin verilen karara karşı itirazlarımızın sayın mahkemenize sunulması ile usul ve yasal düzenlemelere ve dahi yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırılık teşkil eden ara karardan dönülerek adli yardım talebimizin KABULÜNE karar verilmesi talebimizdir.

AÇIKLAMALAR

25/03/2024 tarihli dilekçemiz ile birlikte; müvekkilin ekonomik anlamda durumunun iyi olmadığı bu sebeple yargılama gideri ve yatırılması gereken harçları yatırmasının mümkün olmadığı ifade edilmiş ve buna bağlı olarak müvekkilimizin adli yardımdan yararlandırılması talep edilmiştir. Fakat sayın mahkemenizce 25/03/2024 tarihli ara karar ile birlikte adli yardım talebimizin reddine karar verilmiştir. Söz konusu karar usul ve yasal düzenlemelere ve dahi yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırılık teşkil etmekte olup; itirazlarımız neticesinde ara karardan dönülerek adli yardım talebimizin kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. Şöyle ki; 

25/03/2024 tarihli ara kararda özetle; ” Davacının adli yardımdan faydalanmasını gerektirir dosyaya yeterli belge sunulmadığından, davacı adına 2021 model FIAT marka aracının olduğu tespit edildiğinden ve davacının kendisini vekille temsil ettirdiğinden dolayı mahkememizde bu yolda kanaat oluşmadığından davacının adli yardım talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir..” şeklinde belirtilmiş ve adli yardım talebimizin reddine karar verilmiştir. Söz konusu kararın tarafımızca kabulü mümkün değildir. 

Zira HMK Madde 336 gereği adli yardım talebinin nasıl olması gerektiği ve hangi hallerde kabul edileceğine ilişkin düzenleme mevcuttur. Buna göre; “Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır.” şeklinde belirtilerek; talepte bulunan şahsın ekonomik durumunun iyi olmadığını gösterecek belgeleri sunması yeterli görülmüştür. Buna göre; davacının malî durumun ispatı bakımından hâkimde kanaat uyandırmaya elverişli her tür belge delil olarak kullanılabilecektir.

Bu nedenle tarafımızca adli yardım talep dilekçemizin ekinde müvekkile ait herhangi bir taşınmazın bulunmadığına ilişkin ekran görüntüleri sunulmuş, müvekkilimizin çalışmadığına ilişkin ise SGK hizmet dökümü sunulmuştur. Bu sebeple sayın mahkemenizce yeterli belge sunulmadığından bahisle talebimizin reddine karar verilmesi açıkça usul ve yasal düzenlemelere aykırılık teşkil etmektedir. 

Sayın mahkemenizce;  davacı müvekkil adına 2009 model FIAT marka araç olduğu ve müvekkilin kendisini vekille temsil ettirdiğinden dolayı bu yolda kanaat oluşmadığından bahisle adli yardım talebimizin reddine karar verilmiştir. 

Öncelikle belirtmek isteriz ki; müvekkil adına her ne kadar kayıtlı araç var ise müvekkilim söz konusu araçtan herhangi maddi bir kazanç elde edememektedir. Hatta bebeğinin özel gereksinimleri dışında söz konusu araç kullanılmamaktadır. Müvekkilimizin adına kayıtlı taşınırı olması, maddi durumunun iyi olduğu ve yargılama harç ve giderlerini karşılayabilecek durumda olduğuna karine teşkil etmeyecektir. 

Bunun yanı sıra müvekkilimizin tarafımıza vekaletname vermesi de sayın mahkemenizde adli yardımın reddine karar verilmesinde bir sebep olarak sayılmıştır. 

Avukat olan tarafımızın, ücretimizi peşin alma zorunluğu bulunmamaktadır. Müvekkil ile tarafımız arasındaki düzenlenen avukatlık ücret sözleşmesi de bu yöndedir. Müvekkilimizin tarafımıza peşin ödeme yapacak imkanı bulunmamasından dolayı; kendisinden peşin bir ödeme talep edilmemiştir. Bu sebeple müvekkilimizin tarafımıza vekaletname vermiş olması, kendisinin maddi durumunun yargılama harç ve giderlerine karşılayabilecek olduğunu göstermemektedir. 

Sayın mahkemenizce adli yardım talep dilekçemizde belirtmiş olduğumuz hususlar ve ekinde sayın mahkemenize sunmuş olduğumuz evraklar göz ardı edilmiş ve adli yardım talebimiz ret edilmiştir. Bu haliyle sayın mahkemenizce verilen  25/03/2024 tarihli ara karar ile adli yardım talebimizin reddine karar verilmesi; açıkça usul ve yasal düzenlemelere ve dahi yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırılık teşkil etmektedir. Bu nedenle itirazlarımız neticesinde sayın mahkemenizce  25/03/2024 tarihli ara karardan dönülerek adli yardım talebimizin KABULÜNE karar verilmesini talep ederiz. 

SONUÇ VE İSTEM : 

Yukarıda açıklamış olduğumuz sebeplerden ötürü; 

Usul ve yasal düzenlemelere ve dahi yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırılık teşkil eden  25/03/2024 tarihli ara karardan dönülerek adli yardım talebimizin KABULÜNE karar verilmesini bilvekale sayın mahkemenizden arz ve talep ederiz. 26/03/2024

Davacı Vekili

Av. Tunç Sudi TOL

e-imzalıdır.

Yorum yapın

Open chat
Merhaba 👋
Size yardımcı olabilir miyiz?
Hemen Ara