Evlilik Sözleşmesi – Mal Ayrılığı Sözleşme Örneği

Hukuk büromuz, tarafların ihtiyaçlarına uygun mal rejimi sözleşmelerinin hazırlanması konusunda hukuki destek sunmaktadır.

Evlilik Sözleşmesi – Mal ayrılığı sözleşmesi

Halk arasında “evlilik sözleşmesi” olarak bilinen sözleşmenin Türk hukukundaki karşılığı, mal rejimi sözleşmesidir. Eşler veya evlenecek kişiler, kanunda belirlenen sınırlar içerisinde yapacakları mal rejimi sözleşmesiyle mal ayrılığı rejimini seçebilirler.

Tarafların herhangi bir mal rejimi seçmemesi hâlinde, evlilik tarihinden itibaren kanuni mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Mal rejimi sözleşmesi evlenmeden önce veya evlilik devam ederken yapılabilir.

Aşağıda, genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış bir evlilik sözleşmesi – mal ayrılığı sözleşmesi örneği paylaşılmıştır. Sözleşmenin tarafların mal varlığına, vatandaşlığına, yerleşim yerine ve özel ihtiyaçlarına göre düzenlenmesi gerekir.

Evlilik Sözleşmesi – Mal ayrılığı sözleşme örneği 1)

TARAFLAR:  

Adres  :

Adres  :

………………….. ile ………………………arasında, yapılacak/yapılmış …/…/… tarihli evlilik akdi sebebiyle, taraflar Türk Medeni Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un verdiği açık yetkiye dayanarak ve evlenme tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aralarında mal ayrılığı rejimini kabul ettiklerini aşağıda belirtilen yasal sınırlar çerçevesinde beyan etmişlerdir.

1- Eşlerden her birinin yasal sınırlar içinde kendisine ait mal varlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf hakkı vardır. Bu hak mal varlığının iktisap ve intikal şekline bakılmaksızın hem evlilik tarihinden önceki hem de evlilik tarihinden sonraki bütün mal varlığını kapsar.

2- Evlilik tarihinden önce ya da sonra eşlerden her birinin her ne şekilde olursa olsun edindiği/kazandığı ya da miras, bağış gibi ivazsız olarak iktisap ettiği her çeşit mal ve mal varlıksal değer bunu edinen/kazanan eşe aittir. Bu malların geliri de bu mal veya mal varlıksal değerin sahibi olan eşe ait olacaktır. Diğer eşin ne bu malların üzerinde ne de bu malvarlığının geliri üzerinde hiçbir hakkı ve talebi olamaz.

3- Belirli bir malın kendisine ait olduğunu iddia eden, iddiasını ispatla yükümlüdür. Aidiyet durumu ispat edilemeyen mallar paylı mülkiyet koşullarına tabi olacaktır.

4- Her eş kendisine ait borçlarından dolayı sadece kendi mal varlığı ile, sorumlu olacaktır. Bu sorumluluk borçlu mal varlığının tamamını kapsar. Diğer eşin bu borçlardan dolayı hiçbir sorumluluğu yoktur ve olamaz. Alacaklı veya üçüncü şahıslar sadece borçlu eşin mal varlığına yönelebilir. Diğer eşin malları üzerinde hiçbir işlem yapılamaz.

5- Mal rejiminin sona ermesi nedeniyle her eş diğerinin zilyetliğinde bulunan mallarını geri alacaktır. Bu malların iade edilmemesi halinde hem malın talep tarihindeki hem de gecikmeden ötürü tazminat ödemeyi kabul ve taahhüt eder.

6- Eşlerin gelecekle ilgili yaptıkları yatırımlar evlilik birliğinin sona ermesi halinde eşit veya müşterek paylaşıma konu edilemez. Evlilik sona erdiği zaman yatırımı hangi eş yaptıysa münhasır olarak bu yatırım onu yapan eşin sayılacaktır. Diğer eşin yatırımı yapan eşten bir talebi olamaz.

7- Tarafların müşterek kullanıma özgüledikleri ev eşyaları ve ikamet ettikleri konut içinde madde.6’da yer alan hüküm geçerlidir. Buna göre ortak kullanıma konu ev ve eşyalar kim tarafından iktisap edildi ise onun sayılacak ve evlilik birliğinin sona ermesi halinde o eş hak sahibi olacaktır.

8- Aksi yazılı olarak karşı tarafa bildirilmediği sürece eşlerin bu sözleşmede yer alan adresleri tarafların yasal tebligat adresleri sayılacaktır.

9– Eşlerden birinin ölümü halinde her bir eşin malı, kendi mirasçılarına geçecektir.

10- Her birimizin bir meslek veya sanat icra etmesi durumunda bu meslek ve sanata ilişkin bütün hukukî işlemleri yapma, gelirini kullanma, tasarruf etme hakkı o eşe ait olup, bir diğerinin bu meslek ve sanat icrasıyla ve geliriyle bir ilişkisi ve söz hakkı ile tasarrufu bulunmayacaktır.

11- Sosyal Güvenlik veya Sosyal yardım kurumlarınca veya özel sigorta şirketlerince yapılmış olan toptan ödemeler, tazminat ve alacaklar ile iş gücü kaybı dolayısıyla ödenen tazminat, toptan ödeme veya tazminat yerine ilgili sosyal güvenlik kurumunca veya özel sigorta şirketi tarafından ömür boyu irat bağlanması halinde bu gelirler kişisel mal olarak kabul edilecek ve diğer eşin tasarruf ve yönetme hakkı olmayacaktır.

12- Keza, tahvil, bono, resmî senet, repo, borsa, faiz, icra alacakları ve tahsilatları ile banka faizi ve kira geliri gibi irat getiren ve burada sınırlayıcı olarak sayılmayan en geniş anlamdaki tüm kazançlar da mal ayrılığı prensibi gereği kişisel mal varlığı kavramında kabul edilecek ve diğer eşin bu haklar ve alacaklar üzerinde hiçbir şekilde yönetme ve kullanma yetkisi ile tasarrufu bulunmayacaktır.

İş bu 12 maddeden oluşan bir sayfalık sözleşmeyi taraflar hür iradeleriyle, birlikte hazırlayıp, Noter huzurunda imza altına aldılar. …/…./….

Evlilik Sözleşmesi Örneği (Mal rejimi sözleşmesi örneği 2)

Önemli Bilgilendirme: Aşağıdaki metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış örnek bir mal rejimi sözleşmesidir. Her somut olayın özellikleri, tarafların mal varlıkları, vatandaşlıkları, yerleşim yerleri ve beklentileri farklı olduğundan sözleşmenin imzalanmadan önce bir aile hukuku avukatı tarafından kişiye özel olarak düzenlenmesi önerilir.

TARAFLAR

1. TARAF

Adı ve Soyadı: [Ad Soyad]
T.C. Kimlik No/Pasaport No: [Kimlik Bilgisi]
Adres: [Adres]

2. TARAF

Adı ve Soyadı: [Ad Soyad]
T.C. Kimlik No/Pasaport No: [Kimlik Bilgisi]
Adres: [Adres]

SÖZLEŞMENİN KONUSU VE HUKUKİ DAYANAĞI

Taraflar, gerçekleştirmeyi planladıkları evlilik nedeniyle, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 202, 203, 205, 242 ve 243. maddeleri ile uygulanması gereken diğer mevzuat hükümleri uyarınca, evlenme tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aralarında Türk hukukuna tabi mal ayrılığı rejiminin uygulanmasını serbest iradeleriyle kabul etmişlerdir.

Taraflardan birinin veya her ikisinin yabancı ülke vatandaşlığı, yurt dışında yerleşim yeri ya da yurt dışında mal varlığı bulunması hâlinde, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un ilgili hükümleri de dikkate alınacaktır.

Taraflar, işbu sözleşmenin yalnızca mal rejimine ilişkin olduğunu; evliliğin genel hükümleri, eşlerin evlilik birliğinden doğan yükümlülükleri, aile konutu, çocukların üstün yararı, nafaka, mirasçılık ve üçüncü kişilerin kanundan doğan haklarına ilişkin emredici hükümleri ortadan kaldırmadığını kabul ederler.

MADDE 1- MAL VARLIĞININ YÖNETİMİ, YARARLANILMASI VE TASARRUFU

Eşlerden her biri, kanuni sınırlar içerisinde kendisine ait mal varlığını yönetme, bu mal varlığından yararlanma ve mal varlığı üzerinde tasarrufta bulunma hakkına sahiptir.

Bu hak; malın iktisap veya intikal şekline bakılmaksızın, eşlerin evlenme tarihinden önce sahip oldukları ve evlilik devam ederken edinecekleri tüm taşınır ve taşınmaz malları, hakları, alacakları, yatırımları ve sair mal varlığı değerlerini kapsar.

Türk Medeni Kanunu’nun aile konutuna, evlilik birliğinin korunmasına ve eşlerin tasarruf yetkisinin sınırlandırılmasına ilişkin emredici hükümleri saklıdır.

MADDE 2- EVLİLİKTEN ÖNCE VEYA SONRA EDİNİLEN MALLAR

Eşlerden her birinin evlilik tarihinden önce sahip olduğu veya evlilik devam ederken satın alma, çalışma, ticari faaliyet, yatırım, miras, bağış ya da sair herhangi bir hukuki sebeple edindiği her türlü mal, hak, alacak ve mal varlığı değeri, münhasıran bunları edinen eşe ait olacaktır.

Bu mal ve mal varlığı değerlerinden elde edilen kira, faiz, temettü, kâr payı, değer artışı ve sair tüm gelirler de malın veya hakkın sahibi olan eşe ait olacaktır.

Diğer eş, yalnızca evlilik birliğinin veya mal rejiminin varlığına dayanarak söz konusu mallar ve gelirler üzerinde ayni veya şahsi bir hak, paylaşım hakkı ya da mal rejimi tasfiyesinden doğan bir alacak ileri süremez.

Taraflar arasında ayrıca kurulmuş ve ispatlanabilen borç, ortaklık, paylı mülkiyet, katkı veya sair hukuki ilişkilerden doğan haklar saklıdır.

MADDE 3- MALIN AİDİYETİNİN İSPATI

Belirli bir malın kendisine ait olduğunu ileri süren eş, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.

Bir malın eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemezse söz konusu mal, kanunda öngörülen şartlar çerçevesinde eşlerin paylı mülkiyetinde kabul edilir.

Mülkiyetin belirlenmesinde tapu kayıtları, araç sicili, şirket pay defteri, banka kayıtları, faturalar, ödeme belgeleri, sözleşmeler ve sair yazılı veya elektronik kayıtlar dikkate alınır.

MADDE 4- BORÇLARDAN SORUMLULUK

Her eş, kendi adına ve hesabına doğmuş borçlardan kendi mal varlığıyla sorumludur.

Diğer eş; borca birlikte katılmadığı, müşterek veya müteselsil borçlu olmadığı, kefalet vermediği, garanti taahhüdünde bulunmadığı ya da başka bir hukuki sebeple sorumluluk üstlenmediği sürece bu borçlardan sorumlu tutulamaz.

Evlilik birliğinin temsiline, eşlerin birlikte üstlendiği borçlara, kefalete, muvazaaya, tasarrufun iptaline ve üçüncü kişilerin kanundan doğan haklarına ilişkin emredici hükümler saklıdır.

İşbu sözleşme, alacaklıların ve üçüncü kişilerin kanundan doğan haklarını ortadan kaldıracak veya sınırlandıracak şekilde yorumlanamaz.

MADDE 5- MALLARIN GERİ ALINMASI

Mal rejiminin sona ermesi hâlinde her eş, diğer eşin zilyetliğinde bulunan ve kendisine ait olduğunu ispatladığı malların iadesini talep edebilir.

Malın aynen iadesinin mümkün olmaması hâlinde, malın iade talebi tarihindeki rayiç değeri ile şartları oluşmuşsa gecikme veya haksız kullanım nedeniyle doğan zarar, genel hükümler uyarınca talep edilebilir.

Paylı mülkiyete konu mallar bakımından paylı mülkiyet hükümleri uygulanır.

MADDE 6- YATIRIMLAR VE YATIRIM GELİRLERİ

Eşlerden birinin münhasıran kendi mal varlığıyla yaptığı yatırım ve bu yatırım nedeniyle elde ettiği her türlü mal, hak, alacak, gelir ve değer artışı, yatırımı yapan eşe ait olacaktır.

Yatırımın her iki eşin katkısıyla yapılması hâlinde taraflar arasındaki yazılı anlaşma; yazılı anlaşma bulunmaması hâlinde ise ispatlanan katkı oranları esas alınır.

Yalnızca evlilik birliğinin varlığı veya yatırımın evlilik devam ederken yapılmış olması, diğer eşe kendiliğinden ortaklık, pay veya alacak hakkı kazandırmaz.

MADDE 7- AİLE KONUTU VE EV EŞYALARI

Tarafların birlikte kullandıkları konutun ve ev eşyalarının mülkiyeti, bunların kim tarafından iktisap edildiğine veya varsa tarafların mülkiyet paylarına göre belirlenir.

Bir malın ortak kullanıma tahsis edilmiş olması, söz konusu malın mülkiyetinin diğer eşe geçmesi veya diğer eş lehine kendiliğinden paylı mülkiyet kurulması sonucunu doğurmaz.

Bununla birlikte Türk Medeni Kanunu’nun aile konutuna, eşlerin barınma hakkına, evlilik birliğinin korunmasına, hâkim tarafından alınabilecek geçici önlemlere ve çocukların üstün yararına ilişkin emredici hükümleri saklıdır.

MADDE 8- BİLDİRİM ADRESLERİ

Tarafların işbu sözleşmede belirtilen adresleri, birbirlerine yapacakları sözleşmesel bildirimler bakımından bildirim adresidir.

Taraflardan biri adres değişikliğini diğer tarafa yazılı olarak bildirmediği sürece, sözleşmede belirtilen adrese yapılan sözleşmesel bildirimler geçerli kabul edilir.

Resmî, adli ve idari tebligatlar bakımından Türk tebligat mevzuatı, taraf olunan uluslararası sözleşmeler ve uygulanması gereken diğer emredici hükümler saklıdır.

MADDE 9- MİRASÇILIK HAKLARI

Mal ayrılığı rejiminin kabul edilmiş olması, eşlerin birbirlerine karşı kanundan doğan mirasçılık haklarını ortadan kaldırmaz.

Eşlerden birinin ölümü hâlinde terekenin kapsamı, sağ kalan eşin mirasçılık sıfatı, miras payı, saklı payı ve ölüme bağlı tasarrufların geçerliliği, ölüm tarihinde uygulanması gereken miras hukuku hükümlerine göre belirlenir.

Tarafların birbirlerinin mirasçılığını kaldırmak veya sınırlandırmak istemeleri hâlinde, mirastan feragat sözleşmesi veya miras hukukunun öngördüğü diğer şekle bağlı işlemlerin ayrıca yapılması gerekir.

MADDE 10- MESLEK, SANAT VE ÇALIŞMA GELİRLERİ

Eşlerden her biri, meslek veya sanatını icra etmeye, iş veya ticari faaliyette bulunmaya ve bu faaliyetlere ilişkin hukuki işlemleri yapmaya yetkilidir.

Her eşin meslek, sanat, iş veya çalışma faaliyeti nedeniyle elde ettiği ücret, maaş, prim, ikramiye, huzur hakkı, serbest meslek kazancı ve sair gelirler, münhasıran geliri elde eden eşe ait olacaktır.

Diğer eş, yalnızca evlilik birliğinin veya mal rejiminin varlığına dayanarak bu gelirler üzerinde yönetim, kullanım, tasarruf veya paylaşım hakkı ileri süremez.

Eşlerin evlilik birliğinin giderlerine güçleri oranında katılma yükümlülükleri saklıdır.

MADDE 11- SOSYAL GÜVENLİK, SİGORTA VE TAZMİNAT ÖDEMELERİ

Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumları ile özel sigorta şirketleri tarafından eşlerden birine yapılan toplu ödemeler, sigorta tazminatları, iş gücü kaybı veya bedensel zarar nedeniyle ödenen tazminatlar, emeklilik veya benzeri haklardan doğan ödemeler ve bunların yerine bağlanan iratlar, ilgili ödemenin veya hakkın sahibi olan eşin münhasır mal varlığına ait olacaktır.

Diğer eşin bu ödemeler üzerinde yalnızca evlilik birliğinin veya mal rejiminin varlığına dayanan yönetim, kullanım veya tasarruf hakkı bulunmayacaktır.

Hak sahibinin ölümü nedeniyle diğer eş veya çocuklar lehine kanundan, sosyal güvenlik mevzuatından veya sigorta sözleşmesinden doğan bağımsız haklar saklıdır.

MADDE 12- FİNANSAL YATIRIMLAR, ALACAKLAR VE İRATLAR

Mevduat, tahvil, bono, hisse senedi, yatırım fonu, repo, kripto varlık, dijital yatırım aracı, faiz, temettü, kira geliri, icra alacağı, alacak tahsilatı ve burada sınırlı olarak sayılmayan sair yatırım, gelir ve mal varlığı değerleri, hangi eş tarafından iktisap edilmiş veya elde edilmişse münhasıran o eşe ait olacaktır.

Bu hakların satışından, devrinden, dönüştürülmesinden veya yeniden yatırıma yönlendirilmesinden elde edilen mal varlığı değerleri de aynı eşe ait olmaya devam edecektir.

MADDE 13- ŞİRKET PAYLARI VE ORTAKLIK HAKLARI

Eşlerden her birinin evlilik tarihinden önce sahip olduğu veya evlilik devam ederken herhangi bir suretle iktisap edeceği şirket payları, ortaklık hakları, üyelik hakları, hisse senetleri, sermaye iştirakleri ve bunlara bağlı mali ve yönetsel haklar, münhasıran ilgili eşe ait olacaktır.

Eşlerden birinin hâlen pay sahibi, ortak, yönetici veya hak sahibi olduğu ya da ileride bu sıfatları kazanacağı şirketler, ticari işletmeler ve sair teşebbüsler nedeniyle elde edeceği;

  • Şirket payları ve ortaklık hakları,
  • Şirket paylarının değer artışları,
  • Sermaye artırımı sonucunda edinilen yeni paylar,
  • Bedelli veya bedelsiz paylar,
  • Rüçhan ve ön alım hakları,
  • Kâr payları ve temettüler,
  • Yönetim kurulu üyeliği, müdürlük veya yöneticilik ücretleri,
  • Huzur hakları,
  • Maaş, prim, ikramiye ve sair çalışma gelirleri,
  • Ortaklar cari hesabından doğan alacaklar,
  • Şirkete verilen borçlardan kaynaklanan alacaklar,
  • Pay veya ortaklık haklarının devri nedeniyle elde edilen bedeller,
  • Tasfiye payları,
  • Şirket birleşmesi, bölünmesi, tür değiştirmesi, devri, satışı, halka arzı veya sona ermesi nedeniyle elde edilen hak, alacak ve mal varlığı değerleri,
  • Şirket paylarının veya ortaklık haklarının yerine geçen ya da bunların yeniden yatırıma dönüştürülmesiyle edinilen tüm değerler,

münhasıran ilgili eşin mal varlığına ait olacaktır.

Diğer eş, yalnızca evlilik birliğinin veya eşler arasındaki mal rejiminin varlığına dayanarak söz konusu şirket payları, ortaklık hakları, değer artışları, kâr payları, temettüler, satış veya tasfiye bedelleri ile bunların yerine geçen değerler üzerinde ayni veya şahsi hak, ortaklık hakkı, yönetim hakkı, paylaşım hakkı veya mal rejimi tasfiyesinden doğan bir alacak ileri süremez.

Taraflar arasında ayrıca kurulmuş ve ispatlanabilen ortaklık, borç, katkı veya paylı mülkiyet ilişkilerinden doğan haklar saklıdır.

MADDE 14- ŞİRKET TÜZEL KİŞİLİĞİNE AİT MAL VARLIĞI

Tüzel kişiliğe sahip şirketlerin para, banka hesabı, taşınır, taşınmaz, araç, makine, ekipman, fikrî ve sınai mülkiyet hakkı, ticari alacak ve sair mal varlığı unsurlarının şirket tüzel kişiliğine ait olduğu; bunların doğrudan şirket ortağı olan eşin kişisel mal varlığı sayılamayacağı taraflarca kabul edilmiştir.

Şirket tarafından hukuka uygun olarak eşlerden birine ödenen veya aktarılan ücret, huzur hakkı, prim, ikramiye, kâr payı, temettü, tasfiye payı, pay devir bedeli, alacak ve sair mal varlığı değerleri, münhasıran ilgili eşe ait olacaktır.

Şirket tüzel kişiliğinin borç ve yükümlülükleri ile şirket ortağı olan eşin kişisel borç ve yükümlülükleri, uygulanması gereken şirketler ve ticaret hukuku hükümlerine göre ayrı ayrı değerlendirilir.

MADDE 15- MAL REJİMİNİN BAŞLANGICI VE SONA ERMESİ

İşbu sözleşmeyle seçilen mal ayrılığı rejimi, tarafların evlilik akdinin hukuken kurulduğu tarihte yürürlüğe girer.

Mal rejimi; evliliğin sona ermesi, başka bir mal rejiminin seçilmesi, mahkeme kararı veya kanunda öngörülen diğer sebeplerle sona erer.

Tarafların evlenmemeleri hâlinde işbu sözleşme, mal rejimi bakımından hüküm ve sonuç doğurmaz.

MADDE 16- UYGULANACAK HUKUK VE YURT DIŞINDAKİ MAL VARLIĞI

Taraflar, kanunen mümkün olduğu ölçüde, mal rejimleri bakımından Türk hukukunun uygulanmasını seçtiklerini beyan ederler.

Taraflardan birinin yabancı ülke vatandaşı olması, tarafların yurt dışında yaşaması veya yurt dışında mal varlığı bulunması hâlinde; uygulanacak hukuk, milletlerarası yetki, şekil şartları ve yabancı ülkelerdeki taşınmazlara ilişkin kurallar ayrıca değerlendirilir.

İşbu sözleşmenin yabancı bir ülkede ileri sürülmesi veya uygulanması gerektiğinde, ilgili ülke hukukunun emredici hükümleri, kamu düzeni kuralları ve taşınmazların bulunduğu ülke hukukundan doğan sınırlamalar saklıdır.

MADDE 17- EMREDİCİ HÜKÜMLER VE KISMİ GEÇERSİZLİK

İşbu sözleşme hükümleri; Türk Medeni Kanunu’nun evliliğin genel hükümleri, aile konutu, eşlerin ve çocukların korunması, nafaka, miras, üçüncü kişilerin hakları ve kamu düzenine ilişkin emredici hükümlerini ortadan kaldırmaz.

Sözleşme hükümlerinden birinin geçersiz, uygulanamaz veya emredici hukuk kurallarına aykırı olduğunun belirlenmesi, sözleşmenin diğer hükümlerinin geçerliliğini etkilemez.

Geçersiz veya uygulanamaz hüküm yerine, tarafların mal ayrılığı rejimini seçme iradesine en yakın ve hukuken geçerli düzenleme uygulanır.

MADDE 18- SERBEST İRADE VE BİLGİLENDİRME

Taraflar;

  • İşbu sözleşmeyi okuyup anladıklarını,
  • Sözleşmenin hukuki ve mali sonuçları hakkında bilgilendirildiklerini,
  • Gerektiğinde bağımsız hukuki danışmanlık alma imkânına sahip olduklarını,
  • Birbirlerinin bilinen mali durumları hakkında yeterli bilgiye sahip olduklarını,
  • Sözleşmeyi herhangi bir hata, hile, tehdit, baskı veya zorlama altında kalmaksızın serbest iradeleriyle imzaladıklarını,

kabul ve beyan ederler.

MADDE 19- YÜRÜRLÜK VE İMZA

On dokuz maddeden oluşan işbu mal ayrılığı rejimi sözleşmesi, taraflarca okunmuş; sözleşmenin içeriği, kapsamı ve hukuki sonuçları anlaşılarak serbest iradeleriyle kabul edilmiş ve noterlikçe düzenlenmek veya onaylanmak üzere imzalanmıştır.

İşbu sözleşme, tarafların evlilik akdinin hukuken kurulduğu tarihten itibaren hüküm ve sonuç doğuracaktır.

Tarih: …/…/……

Yer: ………………………

1. TARAF
Adı Soyadı:
İmza:

2. TARAF
Adı Soyadı:
İmza:

Mal rejimi sözleşmeleri ve aile hukukuna ilişkin hukuki destek için mersin boşanma avukatı çalışma alanımızı inceleyebilirsiniz.

İşbu mesleki makale/dilekçe, iş ve gelir elde etme amacı güdülmeksizin, meslektaşlarımıza yardımcı olmak, büromuzun faaliyet gösterdiği alanlar hakkında bilgi vermek, bilimsel çalışmalarımızı yayımlamak amacıyla, özel, somut ve mesleki teknik araştırmalar sonucu, çok fazla emek ve mesai harcanarak, reklam yasağı yönetmeliğinin 6. ve 7. maddeleri gözetilerek bizzat avukatımız Tunç Sudi TOL tarafından hazırlanmış ve yayımlanmıştır. Lütfen ücretli avukatlık hizmeti almak, danışmak ve bilgi almak için avukatınıza ulaşınız.

Yorum yapın

Hemen Ara