Kamulaştırma Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi

Kamulaştırma Bilirkişi Raporuna İtiraz dilekçesi; yani acele kamulaştırma kararı sonrası bedel tespit davasında alınan bilirkişi raporuna itirazı incelemektedir.

Acele Kamulaştırma Bedel Tespiti Davasında Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi

Acele kamulaştırma kararı yani el koyma 6203 sayılı kanun uyarınca hüküm altına alınmaktadır. Acele kamulaştırma kararı verilebilmesi için bir takım şartların oluşması gerekmektedir. Acele kamulaştırma kararı verildikten sonra idareden kamulaştırılan taşınmazın değerinin tespiti davası açılması istenir. İdare Asliye Hukuk Mahkemesinde kamulaştırılan taşınmazın bedel tespiti davası açar. Açılan davada ivedi şekilde değer tespiti bilirkişi marifetiyle yapılan.

Taşınmaz sahibi işte bu bilirkişi raporuna karşı süresi içinde Kamulaştırma Bedel Tespiti Davası Bilirkişi Raporuna İtiraz dilekçesi ile itiraz eder. Kamulaştırma Bedel Tespiti Davası Bilirkişi Raporuna İtiraz dilekçesi sadece tespit davasında bedele ilişkin olup, kamulaştırma kararının iptalini isteyen taşınmaz sahibi, bilirkişi raporunun kendine tebliğinden itibaren kamulaştırma kararına karşı idare mahkemesinde iptal davası açması gerekmektedir. Bilirkişi raporuna karşı itiraz süresi 2 hafta olup, acele kamulaştırma kararının iptali davası için zamanaşımı 1 aydır.

Kamulaştırma Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi Örneği

MERSİN 7. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

DOSYA NO: 2022-55 Değişik iş

DAVALI:

VEKİLLERİ:Av. Tunç Sudi TOL

Adres antettedir.

DAVACI: Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi

VEKİLLERİ: Av.

DİLEKÇE KONUSU: Dava dilekçesine karşı cevaplarımız ve bilirkişi raporuna itirazlarımızdan ibarettir.

AÇIKLAMALAR -:

1-) Müvekkilin bilirkişi raporu ile öğrendiği acele el koyma kararını kabul etmiyoruz. Acele el koyma için gerekli şartlar oluşmamıştır. Süresi içinde idari işlemin iptali davası için başvuru yapacağız. Dava dilekçesine ve bilirkişi raporuna karşı itiraz ediyoruz. Şöyle ki;

2-)Her ne kadar dava konusu taşınmazın el değiştirmemesi için ihtiyati tedbir talep edilmişse de ihtiyati tedbirin şartları oluşmamıştır. İhtiyati tedbir kararının verilebilmesi için; tedbir konulmadığı takdirde hak kaybı yaşanacağının kuvvetle muhtemel olması, hakkın elde edilmesinin imkansızlaşabilecek olması, uzun süren yargılama nedeniyle ciddi bir zararın doğması ihtimalinin bulunması gerekir. Oysa huzurda bulunan dosyada böyle bir durum söz konusu değildir.

3-)Sayın mahkemeniz nezdinde yukarıda esas numarası yazılı dosya kapsamında görülmekte olan acele el koyma davasında bilirkişilerce dava konusu taşınmaz parselinin parasal değeri tespit edilmiştir. Fakat bilirkişilerce tespit edilmiş olan parasal değer gerçek değer bakımından düşük olup gerçek bedelleri yansıtmamaktadır.

3-) Dava konusu parsel Sayın Bilirkişi tarafından arsanın tarla olarak nitelendirilmesi neticesinde değer çok düşük hesaplanmıştır. İlgili parsel kış ve ekolojik turizmi açısından Mersin’in gelişmekte olan en gözde yerindedir. İlgili bölge Mersin’in çok eksik kaldığı, kış/eko turizmin gelişmesine fayda sağlayacak bir bölgedir. Tüm komşu parsellere sahipleri tarafından kış/eko turizmi için yatırım yapılmış, Bungalov tarzı evler ile küçük butik oteller inşa edilip açılmaya başlamıştır. Müvekkilde ilgili turizm hareketine fayda sağlamak adına tam yatırım yapmış, inşaata başlamak üzereyken ilgili acele kamulaştırma kararı ile tüm planları yıkılmış, geri dönüşü olmayan hak kayıpları yaşamıştır. Hatta müvekkil ekolojik turizm alanı kurmak için 26.12.2022 tarihinde 3423 sayılı yazı ile Mersin Büyük Şehir Belediyesinde başvurusu bulunmaktadır. Maalesef yapılacak kamulaştırma tam müvekkilin arsasını ikiye bölmekte ve o arsayı fiilen turizm için kullanmasını imkansızlaştırmaktadır. Sonuç olarak ilgili arsa Sayın Bilirkişi tarafından vasıfsız bir tarla olarak geçtiğinden, arsanın değerinin hesabında da açık bir hataya düşülmüştür. Bu sebeple ilgili arsanın turizm arsası olup olmadığının Turizm Bakanlığı ve İlgili belediyeden sorulmasını, akabinde tekrardan bilirkişi raporu aldırılmasını arz ve talep ediyoruz.

4-) Dava konusu alanda yine su olmadığı, kurak bir arazı olduğu belirtilmiş ve değer buna göre düşük hesaplanmıştır. Oysa Meski’nin ve sulama birliğinin boru hatları arsa üzerinden geçmektedir. Huzurda bulunan arsa tarım için kullanılmayacakta olsa, tarım için kullanılması halinde tarım yapabilmek için arsa da gerekli su bulunmaktadır. Bu durumda satış değerinin hesabında düşük gösterilmesine sebep olmuştur.

5-)Sayın bilirkişi yine raporunda Kadastral yolun olmadığını beyan etmiştir fakat yine Kadastral yol mevcuttur. Bu mevcudun ilgili kurumundan öğrenildikten sonra yeniden rapor aldırılmasını talep ediyoruz.

6-)Son olarak yapılan keşif ekibi gerekli değerin tespiti açısından yetersiz olup, muhakkak değerin tam tespiti ve hak kaybı yaşamamak adına, Şehir Plancısı bilirkişi ile harita mühendisi bilirkişi ile tekrardan keşif yapılıp tekrardan bilirkişi raporu aldırılmalıdır.

7-)İşbu sebeplerle, teknik verilerden muzdarip ve piyasa fiyat verilerinden uzak şekilde tanzim edilmiş bulunan rapora karşı itirazlarımızı sunmak ve sayın mahkemenizden yeni bir bilirkişi heyeti ataması yapılarak yeniden bilirkişi raporu tanzim ettirilmesini talep etme gereği hasıl olmuştur.

SONUÇ VE İSTEM :

Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerden ötürü, sayın mahkemeniz tarafından, dava konusu parsellerin gerçek bedellerinin doğru tespit edilebilmesi amacıyla yeni bir bilirkişi heyeti tayin edilmesine ve yeniden rapor tanzim ettirilmesine karar verilmesini saygıyla ve vekaleten arz ve talep ederiz. 17.02.2023

DAVALI VEKİLİ

AV. TUNÇ SUDİ TOL

Yorum yapın

Open chat
Merhaba 👋
Size yardımcı olabilir miyiz?
Hemen Ara