Yargıtay Kararları Uyarınca Boşanma Sebepleri

Boşanma sebeplerinin ana hatları Türk Medeni Kanunu 161. madde ve 165. madde arasında düzenlenmiş, çevresini ve sınırlarını ise Yargıtay kararları çizmiştir.

Boşanma Nedenleri Nelerdir?

Bu maddelere göre boşanma sebepleri evlilik birliğinin temelinden sarsılması, zina, hayata kast, pek kötü ve onur kırıcı davranış, suç işleme, haysiyetsiz hayat sürme, terk ve akıl hastalığıdır. Yargıtay kararları uyarınca boşanma sebeplerinden bazıları ise:

  • Eşe sevilmediğini söylemek
  • Eşine bağımsız konut ayarlamamak
  • Altını ıslatmak
  • Aşırı derece kıskanmak
  • Eşi doktora götürmemek tedavi yaptırmamak
  • Sürekli münakaşa ve tartışma çıkartmak
  • Kayınbaba ve kayınvalidenin kötü davranmasına engel olmamak
  • Kadının çalışmasına izin vermemek
  • Aşırı şekilde borçlanmak
  • Habersiz kredi çekmek
  • Eşe karşı iftirada bulunmak
  • Eşin ailesine saygılı olmamak, görüşmemek
  • Eşin akrabalarına ve ailesine hakaret etmek
  • Başkasını sevdiğini söylemek
  • Ailenin ekonomik durumunu tehlikeye düşürecek şekilde at yarışı yada bahis oynamak
  • Aşırı derecede cimri olmak
  • Üvey çocuklara kötü davranmak
  • Müşterek Çocuklara kötü davranmak
  • Ev eşyasına zarar vermek
  • Aşırı alkol almak
  • Eve geç gelmek
  • Fuhuş yapmaya zorlamak
  • Ağız kokusu tedavisinden kaçınmak
  • Eş hamileyken yanında olmamak
  • Cinsel ilişki kuramamak
  • Fuhuş yapmaya zorlamak
  • Zorla ters ilişki kurmaya çalışmaktır.

Şimdi gelin boşanma sebeplerinden bazılarına Yargıtay kararları ile birlikte değinelim.

Ortak Çocuklarla İlgilenmemek

Davacı karşı davalı koca evliliğin gerektirdiği müşterek hayata ortak olmamakta; müvekkile ve müşterek çocuklarına özen göstermemektedir. Müşterek çocuğa karşı son derece ilgisiz bir tutum sergilemektedir. Müşterek çocuklarının bakımları ile tamamen müvekkil ilgilenmektedir. Davalı müşterek çocukların zorunlu giderlerini ve sağlık giderlerini de ihmal etmektedir. Müşterek çocuğun bezinden mamasına kadar tüm masraflarını müvekkilimin ailesi karşılamaktadır. Kısacası karşı taraf bir eş olarak olarak sorumluluklarını ve yükümlülüklerini maddi ve manevi olarak yerine getirememektedir.

Bir ebeveyn olarak yapması gereken yükümlülükleri yerine getirmeden bütün sorumluluğu müvekkilin üstüne bırakmış olması, evlilik birliği içerisinde kabul edilemez bir durum ortaya çıkarmakta, taraflar arasında ve çocuklar üzerinde büyük huzursuzluklar yaşanmasına sebep olmaktadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 03.05.2011 tarihli, 2010/6705 Esas-2011/7564 sayılı kararı: “Ortak çocukla ilgilenmemenin duygusal şiddet oluşturduğunu ve boşanma sebebi olduğunu göstermektedir.”

Doğum Sebebiyle Hastaneye Yatırılan Eşin Yanında ve Ona Destek Olmayan Eş

Karşı davalı koca, müvekkilimin hamilelik dönemindeyken de kendisine çok büyük zorluklar yaşatmıştır. Hamileyken kendisiyle hiç ilgilenmemiş, hamileyken rutin doktor kontrollerine götürmemiştir, müvekkilime destek olmamıştır. Müvekkil hamileyken davalı eve hep geç saatlerde gelmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 27.02.2010 tarihli,2017/5985 Esas- 2019/1767 sayılı kararı: “Doğum sebebiyle hastaneye yatırılan eşinin yanında ve ona destek olmayan eş tam kusurlu olup bu durum bozmayı gerektirmektedir.”

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 03.06.2020 tarihli, 2020/1277 Esas-2020/2521 sayılı kararı: “Eşiyle ilgilenmeyen, hamilelik ve doğum sırasında eşinin yanında olmayan erkek boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu olup, bu kusurlu davranışlar aynı zamanda davacı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir.”

Aile Ve Eve Gelen Misafirlere Saygılı Olmamak Kötü Davranmak

Davalı, müvekkilin arkadaşlarıyla ve ailesiyle hiçbir şekilde görüşmek istememiş ve aile bağı kurmak istememiştir. Davalı sadece kendi sosyal çevresi ile görüşmektedir. Müvekkilin sosyal çevresi ile iyi geçinmeye yönelik herhangi bir çaba sarf etmemektedir. Davalı taraf, müvekkilin sosyal çevresine ve ailesine evlilik birliği ile bağdaşmayacak derecede ilgisiz davranmaktadır. Müvekkilim ailesi ne zaman ortak yaşanılan konuta gelse davalı uzak durmakta, yakın akrabalık bağları kurmak için çaba sarf etmemektedir. Davalı ayrıca müvekkilimin ailesini istememekte ve her buluşmada saygısızlık yapmaktadır. Davalı eve gelen misafirlere de aynı tutumu sergilemektedir. Gelen misafirlere kötü davranmaktadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 18.10.2018 tarihli 2016/25371 Esas, 2018/11453 Karar sayılı kararı: “Mahkemece, taraflar arasında davalının, eşinin ailesini istememesi, eşinin ailesine hakaret, eşine ve ailesine saygısızlık etmesi, davacının ise; kadını, ailesine karşı korumamak, ailesinin fiziksel şiddet ve hakaretlerini engellememek ve ailesinin davalıyı istememesi nedeni ile şiddetli geçimsizlik bulunduğu…”

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2010/16063 E. 2010/17181 K. 27.10.2011 Tarihli Kararında eşlerin misafirlere karşı yaklaşımını değerlendirmiş ve, misafire kötü davranmayı, kötü davranan eş bakımından kusur olarak kabul etmiştir.

Eşin Ekonomik Şiddet Uygulaması

Davalı müvekkilime ekonomik şiddet uygulamaktadır. Davalı kocanın evlilik birliğine hiçbir ekonomik katkısı yoktur. Müvekkilim en temel gıda, barınma ve tıbbi ihtiyaçlarını bile kendisi karşılamaktadır. Yeri geldiğinde bu konularda müvekkilimin ailesi yardımcı olmuştur. Ekonomik şiddete tüm aile fertleri şahittir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, vermiş olduğu 20.10.2011 tarihli, 2010/14335 Esas, 2011/16536 Karar sayılı kararı ile evin ihtiyaçlarını karşılamamanın ekonomik şiddet oluşturduğunu ve boşanma sebebi olduğuna karar vermiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, vermiş olduğu 10.05.2011 tarihli, 2010/4676 Esas, 2011/8122 Karar sayılı kararı ile ekonomik sorumluluğu üzerine almayarak birliğin giderlerine katılmaktan kaçınmanın ekonomik şiddet oluşturduğunu ve boşanma sebebi olduğuna karar vermiştir

T.C. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 13.04.2017 Tarih ve 2015/25979 Esas – 2017/4218 Karar sayılı kararı :“Toplanan delillerden davacı-karşı davalı erkeğin eşinin ameliyatı ile ilgilenmediği, sağlık giderleri ile kişisel ihtiyaçlarını karşılamadığı ve eşine harçlık vermeyerek ekonomik şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır.”

Eve Çok Geç Saate Gelmek

Davalı eve geç gelmekte, vaktinin çoğunu iş yerinde ve arkadaşlarıyla geçirmektedir. Bu durum sebebiyle müvekkil ile davalı ortak bir paylaşımda bulunamamaktadır. Müvekkilim defalarca davalıyı uyarmasına rağmen bu durum evlilik birliği boyunca hiç değişmemiştir.

T.C. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2020/1277 Esas – 2020/2521 Karar sayılı kararı :“Eşiyle ilgilenmeyen, vaktinin çoğunu iş yerinde ve arkadaşlarıyla geçiren, geç saatlere kadar eve gelmeyen, eşini ve kayın validesini eve almayan, sonrasında ise eve gelmeyen ve gelmek istemediğini bildiren, özel günlerde dahi eşinin yanında bulunmayan “ erkek boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu olup, bu kusurlu davranışlar aynı zamanda davacı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir.

Alkol Almak ve Alkol Almak İçin Ev İhtiyaçlarını İhmal Etmek

Davalı sürekli alkol almaktadır. Alkol alıp müvekkilim ile uğraşmakta, kabalaşmakta ve müvekkilime psikolojik şiddet uygulamaktadır. Ayrıca alkole harcadığı para sebebiyle evin ihtiyaçlarını almakta zorlanmaktadır.

T.C. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2021/2156 Esas – 2021/3489 Karar sayılı kararı :“Eşinin ihtiyaçları ile ilgilenmeyen ve alkol kullanarak parasını alkole harcayan erkek eşit kusurludur.”

Duygusal ve Psikolojik Şiddette Bulunmak

Davalı çok öfkeli bir yapıya sahiptir. Müvekkilime sürekli evlilik birliği boyunca hakaret etmiş ve onu kırıcı, yıpratıcı sözler kullanmıştır. Yeri geldiğinde beddualar etmiştir. Yaptığı hakaretler ile evlilik birliği boyunca müvekkilimi maddi ve manevi yıpratmıştır. Müvekkilim ise yuvası yıkılmaması için hep sabretmiştir.

“Hayatımı mahvettin, seni sevmiyorum, seninle yaşamayacağım. Fare. Allah belanı versin. Haram zıkkım olsun. Geri zekalı. Beyinsiz. Dilenci. Çingene. Köpek. Hain ” gibi rencide edici hakaretlerde bulunarak müvekkilimi manevi olarak yıpratmaya ve psikolojik şiddet uygulamaya çalışmıştır. Bu hakaretlere bir çok kez eve girip çıkan aile fertleri ve arkadaşlarda şahit olmuştur. Evlilik birliğine yakışmayan davalının duygusal ve psikolojik şiddet oluşturan bu davranışları, müvekkilin için bu evliliği müvekkil için çekilmez bir hale getirmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, vermiş olduğu 30.05.2011 tarihli 2010/8852 Esas- 2011/9402 Karar sayılı kararda, eşini sevmediğini söylemenin duygusal şiddet oluşturduğuna ve boşanma sebebi olduğuna karar vermiştir.

T.C. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 12.01.2016 Tarih ve 2015/9457 Esas – 2016/248 Karar sayılı kararı :“Davalı-davacı erkeğin davacı-davalı kadına hakaret ve beddua ettiği de anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı erkeğin kadına göre ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir.”

T.C. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2016/1691 Esas – 2017/7087 Karar sayılı kararı :“’Erkeğin kadına sataşma şeklinde hal ve hareketlerinin bulunduğu, çirkin karı gibi sözler söylediği, onun güzel ve zengin olmadığına, başkaları gibi güzel bir eşinin bulunmadığına ilişkin sözler söylediği ve yine eş ve çocuk her zaman bulunur anne baba bulunmaz dediği ve erkeğin tamamen kusurlu olduğu belirlenmiş ve kadın lehine kesin hüküm oluşmuştur.”

Giyim Tarzına ve Görüşeceği Kişilere Karışmak (Aşırı kıskançlık)

Davalı sürekli müvekkilimin özgürlüğüne müdahale etmektedir. Müvekkilim nerede ne giyeceğini çok iyi bilen bir insan olmasına rağmen, davalı sürekli sistematik şekilde bu konuda huzursuzluk çıkarmakta ve müvekkilimin giyimine karışmaktadır. Davalı ayrıca müvekkilim arkadaşlarıyla görüşecek olduğunda huzursuzluk çıkarmakta müvekkilimin görüşeceği arkadaşlarına karışmaktadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, vermiş olduğu 2020/1135 Esas- 2020/2210 Karar sayılı kararı: “Eşinin giyim tarzına, gideceği toplantılara ve görüşeceği kişilere karışmak sosyal şiddet olup boşanma sebebidir.”

Ziynet Eşyalarının Rızasız Alınması

Davalı taraf müvekkilin düğünde takılan ziynet eşyalarının hepsini müvekkilin rızası olmadan almıştır. Davalı aylarca bu konuda müvekkilime baskı yapmış, müvekkilimin altınlara bakamadığını ve kendisine teslim etmesi gerektiği konusunda psikolojik baskı yapmıştır. Ayrılma dönemlerine yakın bu baskı daha da artmış müvekkilimin kaynanası da bu baskıya dahil olmuştur. Müvekkil bir gün eve geldiğinde ziynet eşyalarının saklandığı yerden davalı tarafından alındığını görmüştür. İlgili olay sebebiyle kavgalar yaşanmıştır. Daha sonra davalı koca ilgili ziynet eşyaları ile müvekkilime ev alınacağını söyleyerek müvekkilimi sakinleştirmiştir. Fakat davalı müvekkilime ait olan altınlar ile evlilik öncesi borçlarını ödemiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, vermiş olduğu 2018/3154 Esas- 2019/7805 Karar sayılı kararı: “Evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan olaylarda, eşinden habersiz altınlarını bozdurup evlenmeden önceki borçlarını ödeyen, yerine sahte bilezik takıp eşinin güvenini sarsan davalı kadın tam kusurludur. “

Eşin Haberi Olmadan Kredi Çekmek

Davalı evlilik birliğinin gerektirdiği özen ve dikkate sahip değildir. Davalı müvekkilimden habersiz olarak aşırı derece borçlanmaktadır. Müvekkilimden habersiz olarak yaptığı borçlar evlilik birliğini sürdürülemez hale getirmiştir. Davalı en son 20.12.2022 tarihinde müvekkilden habersiz olarak kredi çekmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, vermiş olduğu 2016/16861 Esas- 2018/5575 Karar sayılı kararı: “Davalının kredi çekmek suretiyle güven sarsıcı davranışta bulunduğu, bu hale göre de erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda tamamen kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre… “

Ailesinin Evlilik Birliğine Müdahalesine Sessiz Kalmak

Davalının ailesi evlilik birliği boyunca sürekli müvekkilime ve müvekkilimin ev düzenine karışmaktadır. Sürekli müdahaleler ile müvekkilim psikolojik olarak yıpratılmaktadır. Davalı ise bu duruma tamamen sessiz kalmaktadır. Sessiz kaldığı gibi her seferinde ailesini haklı bulmaktadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, vermiş olduğu 10.05.2011 tarihli, 2020/356 Esas, 2020/1767 Karar sayılı kararı ile ailesinin evlilik birliğine aşırı müdahalesine sessiz kalan eş, boşanma davasında ağır kusurlu sayılmıştır.

Özel Günlerde ve Sosyal Ortamlarda Eşine Eşlik Etmemek ve İlgisiz Olmak

Davalı müvekkilime adeta sıradan bir arkadaşı gibi davranmaktadır. Asla özel günlerini kutlamamakta, sosyal ortamlarda müvekkilime eşlik etmemektedir. Sürekli özel günlerde ve sosyal ortamlarda müvekkilimi yalnız bırakmaktadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, vermiş olduğu 2015/20218 Esas- 2016/13513 Karar sayılı kararı: “Davacı karşı davalı erkeğin de eşine karşı ilgisiz olduğu, eşini sürekli özel günlerde ve sosyal ortamlarda yalnız bıraktığı ve boşanmaya sebebiyet veren olaylarda, kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.. “

Şimdi gelin Sadakatsizlik Sebebiyle Boşanmayı daha detaylı inceleyelim…

Yorum yapın

Open chat
Merhaba 👋
Size yardımcı olabilir miyiz?
Hemen Ara