Araç Mahrumiyet Tazminatı (İkame Araç Bedeli) Dava Dilekçesi Örneği

Araç mahrumiyet tazminatı, trafik kazasında hasar gören aracın tamirat süresi boyunca araç sahibinin araçtan mahrum kalmasından dolayı uğradığı maddi zarardır. Bu zararın tazmini, kazada kusurlu olan araç sahibinden  ve sürücüden talep edilir. Sigorta teminatı dahilinde değildir. Araç Mahrumiyet Tazminatı (İkame Araç Bedeli) Davası teknik bir dava olup muhakkak konusunda uzman bir sigorta avukatından hukuki destek almak gerekmektedir. 

Araç Mahrumiyet Tazminatı Yani Araç İkame Bedeli Ne Demek?

Araç mahrumiyet tazminatı, aracın günlük kiralama bedeli esas alınarak hesaplanır. Aracın markası, modeli, yaşı, kilometresi ve hasar durumu gibi faktörler tazminat tutarını etkileyebilir.

Araç mahrumiyet tazminatı talep etmek için, kazada kusurlu olan araç sahibine veya sürücüye başvuru yapılması gerekir. Başvuruda, kaza tarihi, kaza tutanağı, aracın bilgileri ve araçtan mahrum kalınan gün sayısı gibi bilgiler yer almalıdır.

Araç mahrumiyet tazminatı, kazada kusurlu olan araç sahibinden tazmin edilebileceği gibi, aracın kasko sigortası kapsamında da karşılanabilir. Kasko sigortası kapsamında ikame araç hizmeti sunan sigorta şirketleri, kazada hasar gören aracın tamirat süresi boyunca aracın sahibine ikame araç tahsis edebilir.

Araç mahrumiyet tazminatı, kazada kusurlu olan araç sahibinin ve sürücünün sorumluluğunda olan bir tazminat türüdür. Bu tazminatın talep edilmesi ve ödenmesi, trafik kazalarının hukuki sonuçlarından biridir. Araç mahrumiyet tazminatı davasını belirsiz alacak davası yada kısmı alacak davası olarak açmak mümkündür. 

Araç mahrumiyet tazminatı talep etmek için gereken belgeler şunlardır:

  • Kaza tutanağı
  • Araç ruhsatı
  • Araç kasko poliçesi (varsa)
  • Araç ekspertiz raporu (varsa)
  • Araç mahrumiyet tazminatı hesaplanırken dikkate alınan faktörler şunlardır:
  • Aracın markası
  • Modeli
  • Yaşı
  • Kilometresi
  • Hasar durumu
  • Aracın günlük kiralama bedeli

Araç Mahrumiyet Tazminatı (İkame Araç Bedeli) Dava Dilekçesi Örneği

MERSİN NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

İhtiyati Haciz Taleplidir

DAVACI :  

VEKİLİ : Av. Tunç Sudi TOL

  Adres antettedir.

DAVALILAR

KONU : 01.08.2023 tarihinde meydana gelen kazada hasar alan müvekkile ait şirket aracı olan  33 ANP 852 plakalı aracın, onarımda kaldığı 59 gün boyunca kullanılamaması nedeniyle oluşan hak mahrumiyeti bedelinin davalılardan tahsili talebidir.

DAVA DEĞERİ : Bilirkişi raporu ile tespit edildikten sonra arttırılmak üzere şimdilik 100,00 Türk Lirası hak mahrumiyeti tazminatı  (HMK 107 uyarınca belirsiz alacak davasıdır.)

AÇIKLAMALAR :

1- Müvekkil şirkete ait olan  33 ANP 852  plakalı araç 01.08.2023  tarihinde  sürücüsünün X, sahibinin X olduğu  33 AGT 821  plakalı araçla birlikte İzmir ilinde maddi hasarlı trafik kazasına karışmıştır. İlgili kazada davalı araç sürücüsü %100 kusurludur.

2- Dava konusu kaza nedeniyle, müvekkil şirketin aracı 59 gün serviste kalmış olup; müvekkil şirket tarafından kullanılamadığından; meydana gelen hasarın yanında işbu davaya konu takibin konusu olan hak mahrumiyeti de meydana gelmiştir.

3- Dava konusu 01.08.2023 tarihli kaza sonucu müvekkile ait araçta maddi hasarda oluşmuştur. Bu hasarın tutarı, davalıya ait aracın 4323222189 numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi kapsamında sigortacısı olan MAPFRE Sigorta A.Ş. tarafından karşılanmıştır. İşbu tutar, söz konusu sigorta şirketince müvekkilimize ödenmiş olduğundan dava konusu değildir. MAPFRE Sigorta A.Ş.’ye müzekkere yazılarak 4232321  numaralı hasar dosyası ile ödeme bilgilerinin ve diğer tüm evrakların celbini talep ederiz. Ayrıca dosyada eksik evrak kalmaması adına Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davaya konu araçlarla ve kaza ile ilgili  bilgi ve belgelerin istenilmesini de arz ve talep ederiz. 

4- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 49. Maddesi uyarınca davalı/davalılar kusuruyla müvekkile verdiği zararlardan sorumludur. Türk Borçlar Kanunun 49. Maddesi: “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.”  şeklindedir. 

5- Davacı, kaza gerçekleşmeden önce; her gün aracını kullanmakta, iş için gerekli olan yerlerin tamamına söz konusu araçla gitmekte ve günlük işlerini yapmaktadır. Ancak, Davacı; bu kaza sebebiyle aracının onarımda kaldığı süre boyunca aracını kullanamadığından, oldukça olumsuz etkilemiş, tüm işlerini taksi kullanarak  halletmeye çalışmış, bu nedenle de zaman ve para kaybı meydana gelmiş olup; müvekkil şirketin mağduriyeti söz konusudur. Nitekim, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2008/2243 E. Ve 2008/4182 K. sayılı kararında; ”Bir şeyin kısmen hasar görmesi halinde, kullanılamamasından doğacak zararlar sorumlu kişiden talep edilebilir. Motorlu araç zarar görmüş ise, aracın kullanış amacına göre araçtan mahrumiyet zararı belirlenmelidir.” denilmektedir.

Araç, xxxx isimli serviste onarım görmüş olup; bu servise müzekkere yazılarak aracın onarım süresinin sorulmasını, ayrıca servis kayıtlarının getirtilmesini arz ve talep etmekteyiz.

Ayrıca, belirtmek gerekir ki; davalıya ait aracın ZMMS kapsamında sigortası mevcuttur. Ancak, dolaylı bir zarar olan hak mahrumiyeti, sigorta teminatı kapsamında olmayıp; dava konusu alacağı, sigortadan talep etme imkanımız söz konusu değildir.

Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlar A.4 maddesinde, “Ek Sözleşme ile Teminat Kapsamına Dahil Edilebilecek Zararlar” 4.8. Fıkrasında; ”Aracın sigorta kapsamına giren tam veya kısmi bir zarara uğraması nedeni ile tam hasar halinde tazminatın ödenmesine, kısmi hasar halinde hasarın giderilmesine kadar olan sürede poliçede bu korumaya ilişkin belirtilen limitle sınırlı olmak üzere kullanım ve gelir kaybından doğan zararlar…” denilmekte olup, işbu hükme binaen; müvekkil ile kasko şirketi arasında böyle bir ek sözleşme olmadığı için kasko şirketinin sorumluluğuna da gidilememiştir. İşbu sebeplerle, KTK m. 85 uyarınca; aracın sahibi olan davalılardan  talep etme zorunluluğumuz doğmuştur. 

Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2008/2243 E., 2008/4182 K. Sayılı 22.09.2008 kararında, ”  “Mahkemece, davacının araç mahrumiyetine ilişkin delilleri sorulmalı, ne iş yaptığı belirlenmeli, evi ile işyeri arasındaki uzaklık dikkate alınmalı, aracı ile gidip gelmesi halinde yapacağı zorunlu giderler (yakıt gideri gibi) belirlenecek zararından indirilmelidir. Açıklanan konularda gerektiğinde bilirkişiden rapor (veya ek rapor) alınmalıdır. ARAÇ MAHRUMİYETİNE İLİŞKİN DELİL SUNULAMAMASI HALİNDE BK’NIN 42. MADDESİ UYARINCA MAHKEMECE HAKKANİYETE UYGUN BİR BEDEL TAYİN VE TAKDİR EDİLMELİ, SONUCUNA GÖRE KARAR VERİLMELİDİR.” denilmektedir. Bu karardan da anlaşılacağı üzere; Sayın Mahkemenizce tarafımızca sunulan ve celbi talep edilen deliller ışığında hakkaniyette uygun şekilde bir hesaplama yapılması gerekmektedir. 

Borçlar Kanununun 51. maddesine göre; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” denilmektedir. İşbu hüküm doğrultusunda; sayın mahkemenizden, hak mahrumiyetimizin bilirkişi marifetiyle belirlenmesini ve hakkaniyete uygun bir tazminata hükmedilmesini talep etmekteyiz.

Ayrıca, önemle belirtmek gerekir ki; kazanç kaybı ya da araç mahrumiyeti talep edilirken BELGE GÖSTERME ZORUNLULUĞU YOKTUR. Nitekim, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2021/26777 E., 2022/11236 K. Sayılı ve 29.9.2022 tarihli kararı da bu yöndedir:

”Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50’nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca daavacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davacının bu talebini objektif kriter ve delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

”Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2017/1625 E.-2018/1686 K. sayılı kararında da; ”Davacının ikame araç bedeli talebi mahkemece davacı tarafından araç kiraladığına dair belge sunulmaması nedeni ile ret edilmiş olup bu süre ile ilgili araç kiralandığına dair belge sunulmasa da B.K.42 maddesi (50.md) uyarınca hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında olusan hasarın niteligine göre makul tamir süresinin belirlenmesi ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan dogan, bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir rapor almak suretiyle davacının mahrumiyet bedeli talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı oldugu biçimde eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli değildir.” şeklinde değerlendirmede bulunulmuştur.

  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 390/3 maddesi hükmünde, “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” denilmektedir. Bu hükme göre, ihtiyati haciz talep eden taraftan kesin ispat koşulu sağlamasının beklenmesi hakkaniyete aykırılık olacağından iddiasını “yaklaşık olarak ispat etmesinin” yeterli olacağı hususu anlaşılmaktadır. Hal böyleyken, davalıya ait plakalı araca ihtiyati haciz konulması için tarafımızca tam ispat koşulunun sağlanması gerekmemektedir. Ayrıca, müvekkilin işbu kaza sebebiyle aracının serviste kaldığı süreler boyunca hak mahrumiyetine uğradığı her türlü izahtan vareste olup aracın elden çıkarılması durumunda müvekkilin zararının karşılanmasının tehlikeye düşeceği aşikardır.

Tek başına bu husus bile “yaklaşık ispat” koşulunu sağlamaktadır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2012/436 E. 2012/7 K. 10.01.2012 tarihli kararında, “…İhtiyati tedbir kararının kabul edilebilmesi bakımından tedbir isteyenin haklılığı konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı öngörülmüştür.” denilmektedir. Hal böyleyken, müvekkile ait aracın işbu davaya konu kaza sebebiyle onarımda kaldığı ve bu onarımda kaldığı süre boyunca hak mahrumiyetine uğradığı her türlü izahtan varestedir. Bu hususun yaklaşık ispat koşulu sağladığının kabulü ile; müvekkilin alacağını tahsil kabiliyetinin sağlanabilmesi açısından davaya konu davalıya ait araç üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi gerekmektedir.

HMK m. 107/1 uyarınca; ”Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.” Nitekim, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2020/7981 E., 021/9679 K. Sayılı kararında; “… 6100 sayılı HMK’nin 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davası, özellikle zararın baştan belirlenemediği ancak bir incelemeden sonra zararın tam olarak tespitinin mümkün olduğu tazminat taleplerinde söz konusu olur. Alacaklının böylesi bir davayı açabilmesi için alacağının miktarını tam ve kesin olarak belirlemesinin objektif olarak mümkün olmaması gerekir.

Alacak miktarı biliniyorsa ya da bilinebilecek durumdaysa böyle bir dava açılamaz. Çünkü bu durumda her davada arandığı gibi hukuki yarar aranacak olup alacak miktarının biliniyor ya da bilinebilecek olması halinde davacının hukuki yararından söz edilemez.” Ayrıca, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2014/15596 E. , 2017/156 K. Sayılı ve 17.1.2017 tarihli kararında; ”Davaya konu kaza sonucunda araçtaki hasarın giderilmesi için gereken onarım süresi içinde emsal nitelikteki bir aracın, araç mahrumiyeti bedelinin tespiti hususunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Tabi bu yapılırken, kaza olmasaydı dahi yapılması gereken yakıt vs gibi zorunlu giderlerin de indirilmesi gerekmektedir. ” denilmektedir. İşbu sebeple, söz konusu durumda, tarafımızdan dava değerinin tam ve kesin olarak belirlemesini beklemek, hayatın olağan akışına aykırı olacağından; işbu dava, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalması kaydıyla; belirsiz alacak davası olarak ikame edilmiştir. 

Açıklanan tüm sebeplerle; davaya konu kaza sebebiyle, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00 TL’lik hak mahrumiyeti alacağının kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini talep etme zarureti doğmuştur. 

HUKUKİ NEDENLER : TBK, HMK ve ilgili sair mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER : Karşı tarafın delillerine karşı delil ve tanık ismi sunma hakkımız saklı kalmak kaydı ile;

-Ruhsat Bilgileri,

-Kaza tespit tutanağı,

-Eksper raporu,

-Poliçe,

-Tanık Anlatımları,

-Bilirkişi,

-Keşif,

-İspat külfetinin tarafımıza düştüğü ancak sayın mahkemece ispatlanamadığı düşünülen her konuda yemin teklifi ve sair her türlü yasal delil.

SONUÇ ve İSTEM

Yukarıda açıklanan ve  sayın mahkemece resen göz önüne alınacak nedenlerle; – Davamızın kabulü ile bilirkişi raporu ile tespit edildikten sonra arttırılmak üzere  şimdilik 100,00 TL hak mahrumiyeti tazminatının kaza tarihi olan 01.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi davalılardan tahsiline,

– Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davaya konu  33 ANP 852 ve 33 DAS 821 plakalı araçlarla ve kaza ile ilgili  bilgi ve belgelerin istenilmesine,

– Mapfre Sigorta A.Ş. müzekkere yazılarak davaya konu  kazaya ilişkin 4100913374/1 numaralı dosyada bulunan araçlarla ve kaza ile ilgili, ödeme bilgileri dahil tüm bilgi ve belgelerin istenilmesine,

– Davalının aracı elden çıkartma ve dava sonucu alınabilecek tazminatın sonuçsuz kalma ihtimali bulunduğundan davaya konu davalıya ait aracın trafik kaydına ihtiyati haciz konmasına,

– XXXX  servisine müzekkere yazılarak müvekkile ait 33 ANP 852 plakalı aracın ne kadar süreyle serviste kaldığının sorulmasına, servis kayıtlarının getirtilmesine,

– Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine

  karar verilmesini vekil eden adına saygılarımızla talep ederiz. 20.11.2023

EKLER

1-Ruhsat ve kimlik fotokopileri

2-Kaza tespit tutanağı

3-SBM Kusur Kaydı,  Eksper Raporu, Kazaya ilişkin fotoğraflar ile belgeler

4-Vekaletname

DAVACI VEKİLİ      AV. TUNÇ SUDİ TOL

Yorum yapın

Open chat
Merhaba 👋
Size yardımcı olabilir miyiz?
Hemen Ara