İdare Mahkemesi İstinaf Dilekçesi Örneği

İdare Mahkemesi İstinaf Dilekçesi Örneği idare mahkemesi kararlarına karşı üst mahkemeye itiraz yolu içeren dilekçe türüdür.

İdare Mahkemesinde İstinaf Nasıl Yapılır?

İstinaf talebinde bulunan taraf bu dilekçe ile Yerel mahkemece verilen kararı üst mahkemeye taşır. İdare mahkemesi istinaf dilekçesi örneği hazırlanırken istinaf nedenleri ve gerekçeleri tek tek yazılmalı, hukuka aykırı hususlar tek tek belirtilmelidir. İdare mahkemesine istinaf karar tarihinden itibaren 30 gün içinde kararı veren mahkemeye yapılacak bir dilekçe ile yada doğrudan üst mahkeme gönderilmek üzere yapılabilmektedir. İdare mahkemelerinde son celse karar anında çıkmamaktadır. Karar çıktıktan sonra taraflara tebliğ edilmektedir. İşte idare mahkemesi istinaf süresi bu tebliğden itibaren başlamaktadır. İdare mahkemesine istinaf dilekçesi hazırlanıp gönderildikten sonra “İstinaf harcı, karar harcı ve gider avansı.” yatırılmalıdır. Avans ve harçlarda eksiklik olması durumunda mahkemeler istinaf eden tarafa muhtıra çıkarabilmektedirler. İdare mahkemesi istinaf dilekçesi hazırlatmak için idare hukuku avukatımızdan destek alabilirsiniz.

İdare Mahkemesi İstinaf Dilekçesi Örneği

ANKARA BÖLGE İDARE MAHKEMESİ

GÖNDERİLMEK ÜZERE

ANKARA 22. İDARE MAHKEMESİNE

DOSYA NO:

KARAR NO:

İSTİNAF EDEN

DAVACI

VEKİLİ : Av. Tunç Sudi TOL

(Adres antettedir.)

DAVALI : Ticaret Bakanlığı

Söğütözü Mah. 2176. Sk. No:63 06530

Çankaya / ANKARA

KONU : Müvekkil hakkında Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu Başkanlığı tarafından “Durdurma Cezası” şeklinde verilen idari yaptırım kararının iptali isteminin reddine ilişkin 22.12.2022 tarihli karara karşı istinaf kanun yoluna başvurur dilekçemizdir.

TEBLİĞ TARİHİ : Tebliğ edilmedi UYAP’tan öğrenildi.

AÇIKLAMALAR :

Müvekkil hakkında 12.04.2022 tarihli 320 sayılı Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu Başkanlığınca; www.instagram.com adresli sosyal paylaşım sitesinde yer alan müvekkile ait “……….” kullanıcı isimli sayfada 09.02.2022 tarihli hastaların öncesi ve sonrasına ait görüntülerde övücü nitelikte hasta yorumlarına yer verildiği, bu suretle reklam yasağına aykırı davranıldığı gerekçesiyle müvekkil aleyhinde 6502 sayılı kanunun 63. ve 77/12. maddeleri uyarınca anılan reklamları durdurma cezası kararı verilmiştir. Bu karar üzerine ilgili idari yaptırım kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan iptali için Ankara 23. İdare mahkemesine başvurulmuş, davamız esastan incelenmiş ve ret edilmiştir. Süresi içinde ret kararına karşı itirazlarımızı sunuyoruz. Şöyle ki;

1) Reklama Yönelik Herhangi Bir Paylaşım Yoktur. Hasta Yorumlarından Müvekkilin Sorumlu Tutulması Hukuka Aykırıdır.

Müvekkilin ticari amaçla kullandığı bir instagram hesabı olmayıp bir çok vatandaş gibi kişisel bir instagram hesabı kullanmaktadır. Buradan günlük hayatına dair hepimizin yaptığı gibi paylaşımlar yapmaktadır. (Dava dilekçesinin ekinde müvekkilin instagram hesabına ait bir görsel paylaşmıştık.) İlgili görselden de görüleceği üzere, müvekkil seyahat ettiği yerleri, arkadaşlarıyla olan fotoğraflarını kişisel hesabından paylaşmıştır. Bunun yanında müvekkil, her zaman olmasa da bazen, arkadaşlarını ve çevresini ağız ve diş sağlığını konusunda koruyucu ve geliştirici nitelikte bilgilendirmek için paylaşımlarda yapmıştır.

Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 25. Maddesinin 2. Fıkrası “Sağlık kuruluşları ağız ve diş sağlığını koruyucu ve geliştirici nitelikte bilgilendirme yapabilir.” şeklinde olup müvekkilin paylaşımları yasal mevzuatlar çerçevesindedir. Nitekim ilgili idari yaptırım kararında da müvekkile ait bir eylem gerekçe gösterilmeyip, müvekkile ait instagram paylaşımının altında ki yorumlar kararda gerekçe gösterilmiştir. Bu durum hayatın olağan akışına aykırıdır. Müvekkil başarılı bir hekim olup çevresi tarafından takdir edilmektedir. Bu yapılan tebrik ve takdir mesajlarından müvekkil sorumlu değildir. Bu yorumlardan müvekkili sorumları tutmak abesle iştigaldir.

Örnek olması adına muhtelif sitelerden başka hekimlere ait görselleri daha önce dosyada paylaşmıştık. Daha önce ekte sunulan örnek fotoğraflardan da görüleceği üzere, bir hekimi, kişisel sayfasında övmek gayet doğal bir durumdur. Bu durum herhangi bir reklam amacı taşımamaktadır. Kaldı ki müvekkilin tebrik ve takdirlerin önüne geçmesi teknik açıdan da mümkün değildir.

2)Müvekkilin Ticari Bir Reklam Yapmamıştır. İnstagram Uygulaması Ticari Reklamları Normal Paylaşımlardan Ayırmak İçin Ticari Reklamların Başına “Sponsorlu” Uyarısı Düşmektedir.

İnstagram uygulaması ticari reklam yapabilmek adına uygulama üzerinde ayrı bir bölüm oluşturmuştur. Normal paylaşımlardan ayrı olarak belirli bir ücret karşılığında istenilen gönderi öne çıkarılmakta ve ticari reklamı yapılmaktadır. Müvekkilimin paylaşımları bu ticari reklam niteliğinde ki paylaşımlardan değildir. Herhangi bir ücret ödememiştir.

Ayrıca instagram uygulaması ticari reklam paylaşımlarını diğer normal paylaşımlardan açık bir şekilde ayırmaktadır. İnstagram uygulaması ticari paylaşımların başına “SPONSORLU” uyarısı düşmektedir. Bu sayede normal paylaşımlar ve ticari paylaşımlar birbirinden ayrılmaktadır.

Bu kapsamda dosyaya davalı tarafından sunulan müvekkile ait instagram paylaşımları açıkça görüldüğü üzere paylaşımların hiç biri “SPONSORLU” bir paylaşım değildir. Yani bu paylaşımlar ticari reklam mahiyetinde değildir.

4) Müvekkil 6502 sayılı Kanun Uyarınca Reklam Veren Sıfatına Haiz Değildir.

6502 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nde reklam veren : – m) Reklam veren: “Ürettiği ya da pazarladığı malın veya hizmetin tanıtımını yaptırmak, satışını artırmak veya marka algısını güçlendirmek amacıyla hazırlattığı ve içinde firmasının ya da markasının yer aldığı reklamları yayınlatan, dağıtan ya da başka yollarla sergileyen gerçek veya tüzel kişi” şeklinde tanımlanmıştır.

Madde metninden de anlaşılacağı üzere reklam veren “reklamları yayınlatan” şekline tanımlanmıştır. Yani bir reklamı yayınlatan kişiye reklam veren denmektedir. Oysa yukarıda açıklandığı üzere müvekkilin yayınlattığı herhangi bir reklam yoktur. Müvekkil uygulama üzerinde sponsorlu olarak reklam yayınlatabilme fırsatı varken bile yayınlatmamıştır. Kullanıcı yorumları müvekkile bağlanacak bir eylem değildir. Kanun metni “Yayınlatan” kelimesini kullanmıştır. Ortada müvekkilin yayınlattığı herhangi bir şey yoktur.

5) Reklam Kurulu Sadece Ticari Reklamlar İçin Kurulan Bir Kuruluştur. Ticari Olmayan İnstagram Paylaşımlara Ceza Verebilmesi Hukuken Mümkün Değildir.

Reklam Kurulu Başkanlığı müvekkilin kişisel instagram hesabında yaptığı paylaşım sebebiyle ceza vermiş olup yetkisini aşmıştır. Reklam Kurulu ticari reklamların denetimi için kurulan, tüketiciyi koruyan bir kuruluştur. Nitekim Tüketici Kanunu 63.maddede Kurulun görevlerini; “Ticari reklamlarda uyulması gereken ilkeleri belirleme ve haksız ticari uygulamalara karşı tüketiciyi korumaya yönelik düzenlemeleri yapma..” şeklinde sıralamıştır. Kanun metninde anlaşılacağı üzere Reklam Kurulunun görevi TİCARİ REKLAM”ları denetlemektir. Bu noktada ilgili cezanın verilebilmesi için ön şart TİCARİ BİR REKLAMIN OLMASI VE REKLAMIN TİCARİ İŞ NİTELİĞİNDE OLDUĞUNUN İDARECE KANITLANMASIDIR. Ekte paylaştığımız görselden de açıkça görüleceği üzere müvekkil ticari bir hesaptan ticari bir reklam yapmamıştır. Müvekkil kişisel instagram hesabından kişisel paylaşımlar yapmıştır. Bu noktada ticari bir reklamdan söz edilemeyeceğine göre ilgili kurul tarafından ceza verilebilmesi de mümkün değildir.

6) Uyuşmazlığa Bakmakla Görevli Kurum Diş Hekimleri Odasıdır.

Müvekkil ticari bir faaliyet yürütmemekte olup SERBEST MESLEK ERBABIDIR VE KAYITLI BULUNDUĞU BİR MESLEK ODASI BULUNMAKTADIR. Mesleğiyle alakalı disiplin gerektirir bir durum işlenmesi durumunda bu duruma ilişkin idari yaptırım uygulayacak kurum bağlı bulunduğu meslek odasıdır. Reklam Kurulu Başkanlığı değildir. Bu meslek odasına ait yönetmeliklerde huzurda bulunan eylemlere ilişkin kanuni düzenleme bulunmaktadır. Huzurda bulunan uyuşmazlık Türk Diş Hekimleri Birliği ve Diş Hekimleri Odalarının Disiplin Yönetmeliği 8. Maddesi uyarınca oda tarafından soruşturulup sonuçlandırılmalıdır.

Türk Diş Hekimleri Birliği ve Diş Hekimleri Odalarının Disiplin Yönetmeliği Para Cezası Madde 8 – Para cezasını gerektiren fiil ve hareketler şunlardır:

a) Reçete kağıtları, el ilanları, promosyon malzemeleri ve benzeri araçlarla reklam yapmak veya sanal ortamlar da dahil olmak üzere her türlü iletişim araçlarında reklam amacına yönelik veya haksız rekabeti sağlayıcı yazılar yazmak, yazdırmak veya açıklamalarda bulunmak; çalıştığı veya ortağı olduğu kuruluş veya şirket aracılığı ile anılan eylemlerin yapılmasını sağlamak veya yapılmasına göz yummak…

7)Ceza Tutanağı Usule Aykırıdır, Eksik Tahkikat Yapılmıştır, Savunma Hakkımız Kısıtlanmıştır.

Davalı müvekkil aleyhinde verilen idari yaptırım kararını ekleri olmayan bir tutanak ile müvekkile ihbar etmiştir. İlgili tutanakta idari yaptırıma konu olan fotoğraflar ve yorumlar paylaşılmamıştır. Müvekkil, davalının bugün tarihli sunduğu cevap dilekçesi ile hangi paylaşımlardan ceza yediğini tespit edilebilmiştir.

Davalı bu durumu cevap dilekçesinde kabul etmiş, cevap dilekçesinde bu durumu: “Davacı her ne kadar mevzuata aykırı olan görüntü ve yorumların tarafına tebliğ edilmediğini iddia etmekteyse de; idari yaptırıma konu reklamlar davacıya ait sosyal medya hesabında yer aldığından, reklam örneklerinin davacı şahsın kendisinde de olduğu değerlendirildiğinde; sözü edilen görüntülerin davacıya gönderilmesi gerekliliği bulunmamaktadır. Bu nedenle iptali istenen idari işlemin, “şekil” yönünden hukuka aykırı olduğu iddiasına katılmak mümkün değildir” şeklinde açıklamıştır. Bu durum hukuk devleti ilkesine aykırıdır. Davalı bir devlet kurumudur. Tüm tahkikatı usulüne uygun şekilde yürütmekle mükelleftir. Davalı ceza tutanağının eklerini sunmadığından savunma hakkımız kısıtlanmıştır. Tahkikat usule aykırıdır.

8) Davanın Esastan Reddi Söz Konusu Olacaksa Davanın Konusuz Kalması Şeklinde Karar Verilmesi Gerekirdi.

İşbu dosyaya konu olan paylaşımlar aylar önce müvekkilin instagram hesabından kaldırılmıştır. Fakat davalının hangi paylaşımlara karşı “durdurma kararı” verdiği belli olmadığından bu duruma ilişkin beyanda bulunulamamıştır. Mecburen dava açılması gerekmiştir. Gelinen noktada davaya konu olan paylaşımların kaldırıldığını beyan etmek isteriz. Fakat esasa ve iptale ilişkin itirazlarımız devam etmektedir. Esasa ilişkin savunmalarımıza halel gelmemek kaydıyla davamızın red olacak olması durumunda öncelikle davanın konusuz kalma ile sonuçlanması gerektiğini, davanın açılmasına tarafımız sebebiyet vermediği için, yargılama giderlerine davalının katlanması gerektiğini beyan etmek isteriz.

Yukarıda anlatılan sebeplerden ve sayın mahkemenizin resmen göz önünde bulunduracağı hususlar dahilinde müvekkilimiz hakkında Ticaret Bakanlığı tarafından tesis edilen “Reklam Durdurma Cezası” kararının iptalini istemek gereği hasıl olmuştur.

SONUÇ VE İSTEM:

Yukarıda arz ve izah etmiş olduğumuz ve sayın başkanlığınız tarafından resmen göz önünde bulundurulacak hususlar doğrultusunda;

1-) İstinaf talebimizin KABULÜNE,

2-) Yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi neticesinde ‘kaldırılmasını’ ve yeniden yargılama yapılarak talebimiz doğrultusunda ‘DAVAMIZIN KABÜLÜNE’ karar verilmesini, hukuka aykırı Ticaret Bakanlığı tarafından 31.05.2022 tarihinde tebliğ edilen “Durdurma Cezası” İşleminin tüm asli ve feri sonuçları ile İPTALİNE, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı idare üzerine yükletilmesine karar verilmesini müvekkilim adına vekaleten ve saygıyla arz ve talep ederim. 25.01.2023

İstinaf Eden Davacı Vekili

Av. Tunç Sudi TOL

Yorum yapın

Open chat
Merhaba 👋
Size yardımcı olabilir miyiz?
Hemen Ara