Tutuklama Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği

Bugün ki yazımızda tutuklama kararına itiraz dilekçesi örneğini paylaşacağız.

Tutuklama Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği

Tutuklama ceza kanunu uyarınca işlenmiş bir suç ardından verilen Ceza Muhakemesi Kanunu 100. madde uyarınca verilen, tedbir niteliğinde bir karardır. Bir suç işlendiği zaman şüpheli öncelikle sulh ceza mahkemesi karşısına çıkartılarak sorgusu yapılır ve dava süresince tutuklu yada tutuksuz yargılanmasına karar verilir. Tutuklama kararı bir tedbir olup asıl olan tutuksuz yargılanmaktır. Masumiyet karinesi bunu gerektirmektedir. Hukukumuzda tutuklama şartları Ceza Muhakemesi Kanunu 100. madde de tek tek sayılmıştır. Bu şartların varlığı halinde sulh ceza mahkemesi tarafından tutuklama kararı verilebilmektedir. Tutukluluk kararına karşı 7 gün içinde itiraz yolu açıktır. İtirazın kabul olması durumunda şüphelinin derhal salıverilmesi gerekmektedir. Aşağıda tutukluluk kararına itiraz dilekçesini örneğini paylaşıyoruz. İlgili dilekçe örnek bir dilekçe olup muhakkak konusunda uzman bir ceza avukatından destek alınması gerekmektedir.

Tutuklama Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği

MERSİN NÖBETÇİ SULH CEZA MAHKEMESİNE

DOSYA NO : 2016/234 E.

TUTUKLAMAYA İTİRAZ EDEN :

VEKİLİ : Av. Tunç Sudi TOL

DİLEKÇE KONUSU : 30.08.2022 tarihinde verilen tutuklama kararının itirazımızın kabulü ile kaldırılarak sanığın tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılması talebidir.

AÇIKLAMALAR :

Müvekkil 30.08.2022 tarihinde, 4.Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2017/22 Sorgu sayılı kararı ile tutuklanmış olup, verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki;

Tutukluma kararına müvekkilimin üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti ,mevcut delil durumu ,hakkında kuvvetli suç şüphesinin olduğunu gösteren somut delillerin varlığı gerekçe olarak gösterilmiştir. Aşağıda tek tek hukuka aykırılığın nerelerde olduğu hususuna değinmeden önce tutuklama kararının bir ceza olmadığı fakat tutuklamanın kişi hak ve özgürlüklerini sınırlayıcı bir muamele olduğu ve bu yüzden de ancak zorunlu görüldüğü anlarda uygulanmasına başvurulması gerektiği hususu önemlidir. Müvekkilim için CMK 100 ve devamında müvekkilim hakkında adli kontrolün neden yetersiz kalacağı hususunda tatmin edici bir gerekçe (CMK101/1) yoktur.

Anayasamızda tutuklamanın ancak zorunlu görülen hallerde başvurulması gerekilen bir muamele olduğu, ilk önce yapılması gerekilenin tutuksuz yargılama olduğu , tutuklama için kuvvetli suç şüphesinin olması, kaçma ve delilleri karartma ihtimalinin göz önünde bulundurulması gerekir.

Verilen tutuklama kararı, müvekkil için telafisi mümkün olmayan ağır tedbir niteliğindedir. Ayrıca CMK nın 100/2a,b ve devamında sayılan hiçbir unsur olayda bulunmamaktadır. Şöyle ki;

a- Müvekkilin sabit ikametgahı mevcuttur. Müvekkilim annesi ile beraber yaşamaktadır.

b- Müvekkil, üzerine atılı bu suçu kesinlikle kabul etmemektedir. Müvekkilim suçsuzdur. Dosya incelendiğinde görülecektir ki , dosyada delil olarak sadece bulanık bir kamera kayıt görüntüsü ve müştekinin teşhisi vardır. Söz konusu kayıt izlenildiğinde de görülecektir ki, sadece sanığa benzer bir şahsın, olay yerinde müştekinin yanından geçtiği görülmektedir. Yani suçun işlendiği ana dair hiçbir kamera görüntü kaydı yoktur. Sayın mahkeme sadece teşhisten yola çıkarak tutuklama kararı vermiştir. Sadece müştekinin teşhisine dayanarak tutuklamaya karar vermek, gerek Yargıtay kararları, gerekse “Şüpheden sanık yararlanır ilkesi” doğrultusunda hukuka aykırıdır.

c Toplanacak herhangi bir delil kalmadığı gibi müvekkilin bunları yok etmek veya gizlemek gibi bir niyeti de olmamış ve yoktur.

d- Gerek mevcut delil durumu, gerek sanığın üzerine atılı suçun mahiyeti dava aşamasında sanık müvekkilin beraat etmesi kuvvetle muhtemeldir.

Tutukluluk müvekkil için çok ağır bir tedbirdir. Aynı zamanda tüm hazırlık aşamasında müvekkilimin hiçbir makamda herhangi bir saygısızlığı da söz konusu değildir. Dolayısıyla CMK 100/2 a, b sayılan hiçbir neden müvekkilde mevcut değildir.

SONUÇ VE İSTEM :

1-) Yukarıda açıklanan sebeplerle, Sanık hakkında verilen tutuklama kararının itirazımızın kabulü ile kaldırılmasını, sanığın tahliye edilmesini ve yargılamanın tutuksuz devam edilmesine karar verilmesini,

2-) Mahkeme aksi görüşte ise, tutukluluğun devamına ilişkin kararın CMK 109 vd. hükümleri gereğince “adli kontrole” çevrilmesini, sanık müdafi olarak saygılarımla talep ederim. 08.09.2022

Sanık Vekil

Av. Tunç Sudi TOL

Yorum yapın

Open chat
Merhaba 👋
Size yardımcı olabilir miyiz?
Hemen Ara