Yürütmeyi Durdurma Talebinin Reddine İtiraz Dilekçesi Örneği

Türk hukukunda, yürütme durdurma, bir idari işlemin uygulanmasının, ilgili idari işlemin iptal davası sonuçlanıncaya kadar, geçici olarak durdurulması anlamına gelmektedir. Bu hukuki prosedür, idari işlemin hukuka aykırı olması ve bu işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların ortaya çıkması durumunda kullanılmaktadır.

Yürütme Durdurma Ne Demek? 

Yürütme durdurma kararlarına karşı mahkemeler bazen ret kararı verebilmektedir. Ret kararının verilmesi durumunda ise yürütme durdurma talebinin reddine itiraz dilekçesi örneği hazırlanarak mahkemeye sunulmalıdır. İdare hukuku alanı özel bir alan olup adli yargıdan ayrılmaktadır. Tamamen konusunda uzman bir idare hukuku avukatı tarafından dosyanın takip edilmesi gerekmektedir. 

Yürütme durdurma kararı alınabilmesi için öncelikle idari işlemin hukuka aykırı olması şarttır. Hukuka aykırılık, ilgili işlemin kanuna, hukuka veya hakkaniyete aykırı olması anlamına gelir.

Bunun yanı sıra, yürütme durdurma kararı alınabilmesi için idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması gerekmektedir. Telafisi güç veya imkansız zarar, işlemin uygulanması durumunda geri dönülemeyecek veya oldukça zor telafi edilebilecek zarar anlamına gelir.

Yürütme durdurma kararı, idare mahkemesi tarafından verilmektedir. Bu karar, idari işlemin iptali davası sonuçlanıncaya kadar ilgili idari işlemin uygulanmasını geçici olarak durdurur.

Yürütme durdurma kararı kesinleştiğinde, ilgili idari işlemin uygulanması tamamen durdurulur. Ancak, kararın kesinleşmemesi durumunda, idari işlem uygulanmaya devam eder.

Yürütme durdurma, idari hukukta önemli bir hukuki koruma mekanizmasıdır. Bu karar, hukuka aykırı idari işlemlerin geçici olarak durdurulmasını sağlayarak, bireylerin haklarını koruma amacını taşır.

Yürütme durdurma kararı alabilmek için, idari işlemin hukuka aykırı olduğunu ve telafisi güç veya imkansız zararların ortaya çıkabileceğini gösteren bir dilekçe ile idare mahkemesine başvurulması gerekmektedir. Dilekçede, hukuka aykırılığı kanıtlayan belgeler ve telafisi güç veya imkansız zararların detaylı bir şekilde açıklandığı bilgiler bulunmalıdır.

Yürütmeyi Durdurma Talebinin Reddine İtiraz Dilekçesi Örneği

ANKARA BÖLGE İDARE MAHKEMESİNE SUNULMAK ÜZERE

ANKARA 1. İDARE MAHKEMESİNE

DOSYA NO : 2023/4242

DAVACI

VEKİLİ : Av. Tunç Sudi TOL

DAVALI :  

KONU : 21.11.2023 tarihinde yürütmenin durdurulması talebimize verilen ret kararına karşı istinaf dilekçemizdir.

AÇIKLAMALAR :

Müvekkil hakkında Osmaniye Diş Hekimleri Odasınca açılan disiplin soruşturma dosyasında; müvekkile ait diş kliniğine gerçekleştirilen olağan dışı denetimde; x  isimli çalışanın implant tedavisi yapılan hasta başında olduğu görüldüğü, x isimli çalışana x’in kim olduğu sorulduğunda, x’in diş hekimi olduğunu söylediği, yapılan araştırmalarda x’in diş hekimi olmadığı tespit edildiği bu sebeple müvekkilin Türk Diş Hekimleri Birliği ve Diş Hekimleri Odalarının Disiplin Yönetmeliğinin 9/g bendine aykırı hareket ettiğine kanaat getirilmiştir.

Yapılan soruşturma sonucunda müvekkil aleyhinde Türk Diş Hekimleri Birliği ve Diş Hekimleri Odalarının Disiplin Yönetmeliğinin 9/g bendi uyarınca x Diş Hekimleri Odasınca 2 ay geçici meslekten el koyma cezası verilmiştir. Daha sonra bu karara tarafımızca itiraz edilmiş, 2 ay verilen meslekten men cezası Türk Diş Hekimleri Birliği tarafından aynı gerekçeler ile 1 ay  düşürülerek onanmıştır. Daha sonra ilgili kararın iptali için Ankara 1. İdare Mahkemesine dava açılmıştır. Yapılan yargılamada haksız olarak yürütme durdurma talebimiz gerekçesiz şekilde ret olmuştur.

21.12.2023 tarihinde Ankara 7. İdare Mahkemesince yürütmenin durdurulması talebimiz ret olmuştur. Ret kararını süresi içinde istinaf ediyoruz.  Şöyle ki;

1-İDARİ İŞLEM AÇIKÇA HUKUKA AYKIRIDIR.

A) Soruşturma 6 Ayda Tamamlanmış, Yasal Süresinde Tamamlanmamıştır.  Süresinde Tamamlanmadığı Davalı Tarafından Dosyaya Sunulan Resmi Belgeler İle Sabittir. Verilen Karar Açıkça Hukuka Aykırıdır.

Türk Diş hekimleri Birliği Ve Diş hekimleri Odalarının Disiplin Yönetmeliğinin Soruşturmanın Yapılış Biçimi başlıklı 20. Maddesi: “Soruşturmacı atanma gününden itibaren en geç bir ay içinde soruşturmayı tamamlamak zorundadır.” Ancak, soruşturmacının haklı sebepler göstererek yönetim kuruluna başvurması halinde, en çok üç kez olmak üzere bu süre birer ay uzatılabilir” Şeklindedir.

Kanun metninden de anlaşılacağı üzere soruşturmacının atanma tarihinden itibaren 1 ay içinde bitirmesi soruşturma için bir geçerlilik şartıdır. İlgili madde yoruma açık değil doğrudan bir kanun hükmüdür.

Davalı idare tarafından sunulan belgelerde soruşturmacının 11.01.2023 tarihinde atandığı açıkça görülmektedir. Bu noktada ilgili kanun hükmü uyarınca soruşturmanın en geç 11.02.2023 tarihine kadar sonlandırılması gerekmektedir. (Ek 1 de ve aşağıda soruşturmacı atanma tarihini gösterir resmi evrakı paylaşıyoruz.)

¸

Kanun hükmü yeterince açık olmasına rağmen müvekkil hakkında açılan soruşturma 6 ay sonra davalı idare tarafından tamamlanmıştır. bu 6 aylık süre hiçbir yönetim kurulu kararı olmadan ve soruşturmacının talebi olmadan hukuka aykırı olarak davalı idare tarafından kasten uzatılmıştır. 6 ay boyunca kişisel husumet nedeniyle davalı yöneticileri tarafından  müvekkilime mobbing yapılmıştır.

Davalı idare müvekkilimin ilk savunmasını 13.01.2023 tarihinde istemiş, daha sonra müvekkilime ulaşamayınca derhal savunmasının istemek yerine tam 4 ay sonra bilerek geciktirerek 17.05.2023 tarihinde müvekkilin 2. savunmasını istemiştir. Tüm bu ara zamanda da müvekkilime mobing yapmıştır. Daha sonra bu hukuka aykırılığı fark eden davalı yöneticileri bilerek fezleke tarihini yani soruşturma tamamlanma tarihini evrakta boş bırakarak hazırlamışlardır. (Ek 2 de ve aşağıda  bilerek tarihinin boş bırakıldığı fezleke evrakı paylaşıyoruz.

Davalı idare her ne kadar tüm evraklarında hukuka aykırı şekilde yürütülen soruşturmanın sonlandırma tarihini gizlese de 1 aylık soruşturma aşamasında alınması gereken  savunmayı 17.05.2023 tarihinde alması ve  müvekkili 05.07.2023 tarihinde soruşturmayı sonlandırılıp disipline sevk etmesi açıkça ve aksi sabit olunamayacak şekilde yasal süre içinde soruşturma yürütmediğini göstermektedir. (Ek 3 de ve aşağıda 2. Savunmanın istendiği tarihi gösterir resmi evrakı ve müvekkilin disipline sevk edildiği oda kararını paylaşıyoruz.

Bu noktada soruşturma 11.01.2023 tarihinde açılmış, fezleke 17.05.2023 tarihinden sonra  bir tarihte hazırlanmış, soruşturma 05.07.2023 tarihli karar ile sonlandırılmıştır. Yani  soruşturma dosyası 6 ay 6 gün geç hazırlanmıştır. Kanun hükmü açık ve nettir. En geç 1 ay içinde soruşturmanın tamamlanması zorunlulukken bu sürede soruşturma tamamlanmamıştır. Bu sebeple müvekkile verilen ceza usul ve yasaya aykırıdır, iptali gerekmektedir.

Konuya ilişkin Danıştay 12. Dairenin 2011/6930 esas, 2012/1639 karar sayılı 21.01.2022 tarihli kararından alıntı:

“657 sayılı Yasa’nın zamanaşımı başlıklı 127. maddesinde düzenlenen ve ilgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle disiplin soruşturmasını açmaya yetkili amirlerce uyulması zorunlu olan süreler olduğundan anılan Yasada öngörülmüş olan 1 aylık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra yapılan disiplin soruşturması neticesinde davacıya verilen disiplin cezasında ve bu ceza nedeniyle teşvik ikramiyesi kesintisi yapılmasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

B) Etkin Bir Soruşturma Yapılmamış, Sadece Tek Taraflı Düzenlenen Bir Tutanak İle Ceza Verilmiştir.

İlgili yönetmeliğin Soruşturmanın Yapılış Biçimi başlıklı 20. Maddesi: “Soruşturmacı, gerekli olan her türlü delilleri toplar. İhbar veya şikayette bulunanları dinleyebilir ve soruşturma ile ilgili olarak gerekli gördüğü kişilerin ifadesini yeminli olarak da alabilir. Her soruşturma işlemi bir tutanak ile belirlenir. Tutanak, işlemin ne zaman ve nerede yapıldığını, işlemin niteliğini, kimlerin katıldığını, soruları ve alınan cevaplan belirtecek şekilde düzenlenir ve katılanlarca birlikte imzalanır.” şeklindedir.

Kanun metninden de anlaşılacağı üzere soruşturma etkin bir şekilde yapılmalı, deliller toplanmalı, ihbar ve şikayette bulunanlar dinlenmeli ve her soruşturma işlemi bir tutanakla belirlenmelidir. Huzurda bulunan soruşturma dosyasında ise bu araştırmaların hiç biri yapılmamış, yüzeysel şekilde incelenerek eksik araştırma yapılarak karar verilmiştir. Dosya kapsamı incelenirse müvekkilimin talep etmesine rağmen x, x  ve hastanın ifadesi alınabilmesi mümkünken alınmamıştır. Dosyada sadece sağlık bakanlığının tuttuğu hukuka aykırı tutanağı vardır. Bu tutanak yukarıda açıklandığı üzere tamamen bakanlığın personeli ile girdiğim münakaşa sebebiyle hazırlanmıştır.

Müvekkil yıllardır hizmet vermekte olan başarılı bir hekimdir. 39 yıldır bu mesleği yapan müvekkilimin sicili bugüne kadar tertemizdir. İddia edilen hususların hiçbiri gerçeği yansıtmamaktadır. Yasal dayanaktan yoksundur. Verilen karar ise tamamen hiçbir somut delile dayanmadan sadece beyanlara dayanılarak verilmiştir.

Nitekim ilgili olay ile alakalı Savcılık soruşturma açmış ve Rahime Hatun Polis Merkezi Amirliğince olayın tek tanığı, o gün bulunan hastanın ifadesi alınmıştır. Olayın tek tanığı olan hasta ifadesinde; x  benim diş tedavimi yapan diş hekimidir, o gün diş tedavimi yapan Serdar Beydir.” demiştir.  ( İfade tutanağı dosyadadır.)

2) İDARİ İŞLEMİN UYGULANMASI HALİNDE TELAFİSİ GÜÇ VEYA İMKANSIZ ZARARLAR DOĞACAKTIR:

Müvekkil yıllardır diş hekimi olarak hizmet vermekte olup saygın bir diş hekimidir. Bir meslek büyüğüdür. Bugüne kadar tam 39 yıldır mesleğini gururla yapmıştır. Muayenesinin 1 gün bile kapanacak olduğunun duyulması, müvekkile geri dönüşü olmayan hak ve itibar kaybı yaşatacaktır. 10 gün içinde yürütme durdurma kararı verilmemesi durumunda müvekkilin 100’lerce hasta randevuları iptal edilecek, 1 ay kapısına mühür vurulacaktır.

Bunu gören hastaları gözünde yıllardır kazandığı tüm itibar kaybolacaktır. Üstelik bu zarar sadece kendi hastaları ile de kalmayacaktır. Ayrıca müvekkilim küçük bir ilçede yaşamaktadır. Böyle bir dedikodunun yayılması halinde bu durum abartılacak ve müvekkilimi bundan sonra o ilçede iş yapamaz hale getirecektir. Bu geri dönüşü olmayan kayıp sadece itibar açısından değil maddi açıdan da olacaktır. Müvekkilim 1 ay muayenesini kullanamayacak ve geri dönüşü olmayacak şekilde maddi zarara da uğrayacaktır.

Daha önceki dilekçelerimize belirttiğimiz üzere müvekkil ile davalı idare yöneticileri arasında husumet vardır. Bu husumet müvekkilime küfürlü hakaret ve tehditlere kadar uzanmıştır. Bu sebeple müvekkilim şikayetçi olmuştur. Şikayet dilekçemiz dosyadadır.

Davalı idare soruşturma aşamasında göstermediği hızı, kararın icrasında göstermiştir. Adeta yangından mal kaçırırcasına müvekkilin muayenesini kapatmaya çalışmıştır. Fakat en son olayın karakola taşınması  sebebiyle şuan aldığı kararın icrasını yerine getirmeyi durdurmuştur. Fakat müvekkil her an kararın icrasının davalı tarafından yerine getirilme korkusu altındadır. Çünkü kararın iptaline yönelik idare herhangi bir karar almamıştır.

Davalı idare savunma dilekçesinde her ne kadar meslek dışı kişilerin dış hekimlerinin ofisinde çalışmasının yanlış olduğunu belirtse de yine buna ilişkin bir delil sunamamıştır. Tabii ki bu durum yanlış ve hukuka aykırıdır. Bu durumu müvekkilim davalı idare yöneticilerinden daha iyi bilmektedir. Müvekkilim bir meslek büyüğüdür. Yıllardır diş hekimi olarak hizmet vermiş, 1 tane disiplin cezası almamıştır.

Verilen karar tamamen idare yöneticilerinin kamu gücünü kötüye kullanmasından ibarettir. Nitekim fezleke tarihinin bilerek boş bırakılması,  kararın icrasının alelacele alınması, eksik inceleme yapılarak hastanın ifadesinin alınmaması bunun en temel göstergesidir.

Yukarıda anlatılan sebeplerden ve sayın mahkemenizin resen göz önünde bulunduracağı hususlar dahilinde ivedi şekilde yürütmenin durdurulmasını isteme ve müvekkilimiz hakkında verilen disiplin cezası mahiyetinde idari para cezasının  iptalini istemek gereği hasıl olmuştur.

SONUÇ VE İSTEM :

Yukarıda arz ve izah etmiş olduğumuz ve sayın başkanlığınız tarafından resen göz önünde bulundurulacak hususlar doğrultusunda;

1-) Öncelikle hukuka aykırı kararın yürütülmesinin DURDURULMASINA,

2-) Davamızın KABULÜNE,

3-)  x Diş Hekimleri Odasının Verdiği Karar ile Türk Diş Hekimleri Birliğinin  kararının asli ve feri sonuçları ile İPTALİNE,

4-) Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı idare üzerine yükletilmesine karar verilmesini müvekkilim adına vekaleten ve saygıyla arz ve talep ederim. 21.11.2023

EKLER                                              :

1-) Soruşturmacı atanma tarihini gösterir resmi evrak

2-) bilerek tarihinin boş bırakıldığı fezleke

3-) 2. Savunmanın istendiği tarihi gösterir resmi evrakı ve müvekkilin disipline sevk edildiği oda kararı

Davacı Vekili

Av. Tunç Sudi TOL

Yorum yapın

Open chat
Merhaba 👋
Size yardımcı olabilir miyiz?
Hemen Ara