Askerlik Borçlanması 2026: Şartlar, Hesaplama, Başvuru

Askerlik Borçlanması 2026: Şartlar, Hesaplama, Başvuru konusu, emeklilik planlamasında prim gün eksiği olan kişiler için doğrudan sonuç doğuran bir sosyal güvenlik uygulamasıdır. Askerlikte geçen belirli sürelerin, geriye dönük prim ödenerek hizmete saydırılması sayesinde prim gün sayısı tamamlanabilir; bazı durumlarda ise ilk sigortalılık başlangıcı geriye çekilerek emeklilik koşulları (yaş ve kademeler) lehine değişebilir. Ancak borçlanma, her dosyada aynı etkiyi yaratmaz. Borçlanmanın kapsamı, hangi statüde (4A/4B/4C) olunduğu, askerliğin sigorta girişinden önce mi sonra mı yapıldığı, kaç gün borçlanılacağı ve hangi kazanç düzeyinden beyan verileceği gibi kritik değişkenlere bağlıdır. Bu yazıda; askerlik borçlanmasının kapsamını, kimlerin yararlanabileceğini, 2026 hesaplama mantığını, başvuru-ödeme sürecini, stratejik planlama başlıklarını ve uygulamada sık yapılan hataları, hukuki çerçeve içinde ve pratik ihtiyaçlara göre ele alıyorum.

Askerlik Borçlanması Nedir?

Askerlik borçlanması; er veya erbaş olarak silah altında geçirilen süreler ile yedek subay/yedek astsubay okulunda geçen eğitim dönemlerinin, Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde hizmet süresine eklenmesini sağlayan bir mekanizmadır. Borçlanma, fiilen çalışılmayan bir dönemin “primle satın alınması” gibi düşünülse de teknik olarak, belirli bir süreyi prime esas kazanç üzerinden geriye dönük prim ödeyerek hizmete saydırma işlemidir. Prime esas kazanç, prim hesaplamasında dikkate alınan gelir matrahıdır; borçlanmada alt-üst sınırlar mevzuatla belirlenir ve kişi bu aralıkta beyan yapar.

Bu uygulama iki temel işlev görür: Birincisi, askerlik sırasında çoğu zaman sigortalılık bildirimi bulunmadığından oluşan prim boşluğunu kapatmak; ikincisi, emeklilik için aranan prim gün şartının tamamlanmasına katkı sağlamaktır. Burada önemli nokta, borçlanmanın her zaman yalnızca “gün kazandırma” etkisiyle sınırlı olmamasıdır. Eğer sigorta başlangıcı askerliğin ardından oluşmuşsa, borçlanma bazı durumlarda ilk sigortalılık tarihini geriye çekerek emeklilik koşullarında daha avantajlı bir kademeye geçiş sonucu doğurabilir. Bu nedenle askerlik borçlanması, yalnızca ödeme yapılıp gün eklenen bir işlem değil; dosya bazlı planlama gerektiren bir sosyal güvenlik tercihi olarak ele alınmalıdır.

Kimler Askerlik Borçlanması Yapabilir?

Askerlik borçlanması, kural olarak erkek sigortalılar bakımından düzenlenmiş bir haktır ve 4A (SSK), 4B (Bağ-Kur) ve 4C (Emekli Sandığı) statülerinde bulunan kişiler için uygulanır. Statü (4A/4B/4C), kişinin hangi sigortalılık rejimine tabi olduğunu ifade eder; borçlanma başvurusunun yapılabilmesi açısından statüler arasında yöntem farklılıkları olsa da temel mantık aynıdır: Fiili askerlik süresi, borçlanma kapsamında hizmete saydırılabilir. Başvuruda aktif olarak çalışıyor olma şartı aranmaz. Çalışmayan, işsiz veya emekliliğe yaklaşmış sigortalılar da gerekli koşulları sağladığında borçlanma talep edebilir.

Kadın sigortalılar açısından askerlik borçlanması söz konusu değildir; benzer mantıkla düzenlenen doğum borçlanması farklı şartlara tabidir ve ayrı değerlendirilir. Borçlanılabilecek süre bakımından üst sınır, fiilen yapılan askerlik süresi ile sınırlıdır; bu süreyi aşan bir borçlanma talebi kabul edilmez. Ayrıca tüm süreyi borçlanma zorunluluğu yoktur. Kişi, emeklilik hedefi bakımından yalnızca ihtiyaç duyduğu kadar günü borçlanabilir. Bu esneklik, hem maliyet kontrolü sağlar hem de “gerektiği kadar gün” yaklaşımıyla daha rasyonel bir emeklilik planlamasına imkân tanır.

Askerlik Borçlanması Şartları ve Gerekli Belgeler

Askerlik borçlanmasında temel şart, fiilen askerlik yapılmış olmasıdır. Askerlikten muafiyet (askere alınmama) hâlinde borçlanma imkânı doğmaz; çünkü borçlanma, ancak fiilen geçirilen askeri hizmet süresinin hizmete saydırılması mantığına dayanır. Borçlanılacak gün sayısı, kişinin fiili askerlik süresini aşamaz. Bu nedenle başvurudan önce, askerlik süresinin başlangıç-bitiş tarihleriyle netleştirilmesi ve talep edilecek gün sayısının gerçek süreye uygun belirlenmesi gerekir.

Başvuru için genellikle kimlik belgesi ve askerlik süresini ispatlayan evraklar istenir. Uygulamada en sık kullanılan belge terhis belgesi/tezkeredir. Bazı dosyalarda SGK’nın, askerlik şubesinden teyit (resmî doğrulama) yazısı isteyebilmesi mümkündür. Belgelerin eksik veya tutarsız sunulması, süreci uzatabileceği gibi başvurunun işleme alınmasını da geciktirebilir. Başvuru kabul edildiğinde SGK, talep edilen gün ve seçilen kazanç düzeyi üzerinden borç tutarını hesaplayıp tebliğ eder. Tebliğ, kurumun hesapladığı borcu resmen bildirmesi anlamına gelir ve ödeme süresi bu bildirimle işlemeye başlar. Bu noktada, belge- gün- kazanç üçlüsünün baştan doğru kurulması, hem zaman hem maliyet bakımından belirleyicidir.

Askerlik Borçlanması Nasıl Yapılır? Adım Adım Başvuru

Askerlik borçlanması başvurusu, SGK il/ilçe müdürlüklerine doğrudan yapılabileceği gibi e-Devlet üzerinden de tamamlanabilir. Başvurunun çekirdeğinde üç bilgi yer alır: borçlanılacak sürenin tarih aralığı, borçlanılacak gün sayısı ve prime esas günlük kazanç beyanı. Prime esas kazanç beyanı, borcun günlük tutarını doğrudan etkiler; bu nedenle rastgele değil, emeklilik hedefi ve mali kapasite birlikte değerlendirilerek seçilmelidir. Başvuruda verilen bilgiler doğrultusunda SGK, borç hesaplamasını yapar ve borcu tebliğ eder.

Tebliğ edilen tutarın 1 ay içinde ödenmesi gerekir. Bu süre içinde ödeme yapılmaması hâlinde borçlanma talebi düşer; yeniden başvuru gerekir ve yeni başvuruda yeni yıl tutarları devreye girebilir. Ödeme yapıldıktan sonra borçlanılan günler hizmet dökümüne işlenir. Hizmet dökümü, kişinin prim günlerini ve sigortalılık dönemlerini gösteren kayıttır; e-Devlet üzerinden kontrol edilmesi pratik bir doğrulama sağlar. Uygulamada en kritik yönetim noktası, tebliğ tarihinin kaçırılmamasıdır. İkinci kritik nokta ise kısmi borçlanma seçeneğinin doğru kullanılmasıdır: Tam süreyi tek seferde borçlanmak yerine ihtiyaç kadar günü borçlanmak, gereksiz yüksek ödeme riskini azaltır ve nakit akışını korur.

Askerlik Borçlanması Nasıl Hesaplanır? Formül ve Sınırlar

Askerlik borçlanmasında tutar, başvurunun yapıldığı yılın alt-üst sınırlarına göre belirlenir. 2026 yılı bakımından günlük borçlanma tutarının hesaplanmasında, mevzuatta öngörülen alt sınır yaklaşımı esas alınır ve borçlanmaya esas kazancın belirli bir oranı üzerinden günlük tutar oluşur. Pratik düzeyde mantık şudur: seçilen kazanç düzeyi arttıkça günlük borçlanma bedeli yükselir; toplam borç ise günlük borçlanma tutarı × borçlanılan gün sayısı formülüyle bulunur. Burada “ay hesabı” çoğu hesaplamada 30 gün kabul edildiğinden, 12 ay için 360 gün, 15 ay için 450 gün gibi standart kabullerle toplam gün hesaplaması yapılır.

Aşağıdaki tablo, 2026 yılı için alt-üst sınır yaklaşımını ve örnek karşılıklarını, pratik okuma amacıyla özetler:

Kalem2026 Değeri (Örnekleme Amaçlı)Açıklama
Taban kazanç33.030 TLBrüt asgari ücrete dayalı alt sınır
Tavan kazanç297.270 TLAsgari ücretin katlarına göre hesaplanan üst sınır
Günlük en düşük borçlanma495,45 TLAlt sınır esas alınarak hesaplanan günlük tutar
Günlük en yüksek borçlanma4.459,05 TLÜst sınır üzerinden oluşabilecek günlük tutar

Buradaki kritik hukuki ilke şudur: Hesaplama, askerliğin yapıldığı döneme göre değil, başvuru yılının parametrelerine göre yapılır. Bu nedenle başvurunun zamanı maliyeti etkileyebilir. Ayrıca kısmi borçlanma yapılırsa, kalan süre için ileride yapılacak yeni başvuruda o tarihteki yeni tutarlar uygulanır. Dolayısıyla “bugün borçlanmak mı, sonra borçlanmak mı” sorusu, dosyanın hedeflerine ve piyasa koşullarına göre değerlendirilmelidir.

Asgari Ücretin Üzerinde Askerlik Borçlanması Yapılabilir mi?

Evet, askerlik borçlanmasında kişi, mevzuatta belirlenen alt-üst sınırlar arasında kalmak kaydıyla daha yüksek kazanç düzeyinden borçlanmayı tercih edebilir. Bu tercih, günlük borçlanma bedelini artırır ve toplam maliyeti yükseltir. Ancak yüksekten borçlanmanın emekli aylığına etkisi, her zaman “ödenen para kadar” doğrusal biçimde artmaz. Emekli aylığı hesabında yalnızca borçlanılan günlerin kazancı değil, tüm çalışma hayatı içindeki kazançların ortalaması, dönemsel katsayılar ve bağlama oranları gibi unsurlar devrededir. Bu nedenle “yüksek beyan = kesin yüksek maaş” şeklinde bir otomatik sonuç varsaymak doğru değildir.

Bu başlık altında pratik yaklaşım şu şekilde kurulmalıdır: Eğer hedef yalnızca prim gün eksiğini kapatarak emekliliğe hak kazanmaksa, çoğu dosyada asgari düzeyden ve ihtiyaç kadar gün borçlanmak maliyet-etkin bir yöntemdir. Eğer hedef emekli aylığını artırmaksa, önce hizmet dökümündeki kazanç dağılımı incelenmeli, borçlanmanın ortalamaya ne ölçüde etki edeceği hesaplanmalıdır. Uygulamada bazı dosyalarda yüksek beyanın etkisi sınırlı kalabilir. Bu nedenle kazanç düzeyini seçerken, yalnızca toplam ödeme tutarına değil, beklenen emeklilik çıktısına (aylık artışı ve emeklilik tarihi) birlikte bakmak gerekir. Böylece borçlanma, “yüksek ödeme” ile değil, “doğru hedef” ile yönetilen bir araç hâline gelir.

Askerlik Borçlanması Yılın İstenilen Ayında Yapılabilir mi?

Askerlik borçlanması başvurusu yılın herhangi bir ayında yapılabilir. Uygulamada önemli olan, borcun hesaplanmasında esas alınan parametrelerin, başvurunun yapıldığı yıl boyunca sabit kabul edilmesidir. Bu nedenle aynı yıl içinde Ocak veya Aralık ayında başvuru yapılması, yıl içindeki borçlanma tutarı açısından çoğunlukla aynı tabanı takip eder. Bununla birlikte, borçlanmanın maliyeti yalnızca yıl içi değişimlerle değil, yıllar arası değişimlerle belirgin şekilde etkilenir. Dolayısıyla, “bu yıl mı, gelecek yıl mı” sorusu mali sonuç doğurabilir.

Başvuru zamanlaması, yalnızca maliyetle sınırlı bir konu değildir. Emeklilik hakkına erişimde kritik eşikler (prim gün sayısı, sigortalılık süresi, yaş) söz konusu olduğunda, borçlanmanın hangi tarihte hizmete işleneceği de önem kazanır. Borçlanma ödemesi yapıldıktan sonra günler hizmete işlendiğinden, emeklilik başvurusu planlanıyorsa sürelerin doğru senkronize edilmesi gerekir. Ayrıca kısmi borçlanma yapılacaksa, kalan günler için ileri tarihte yeni başvuru yapılabileceği unutulmamalıdır. Her yeni başvuru, o günün koşullarına tabi olacağından, yıl ve ay seçimi “tek bir ödeme kararı” değil, bazen “çok aşamalı bir strateji” olarak planlanmalıdır.

Askerlik Borçlanması Tutarı Ne Kadar Sürede Ödenmelidir?

Askerlik borçlanmasının en katı kuralı, SGK tarafından tebliğ edilen borcun tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içinde ödenmesidir. Bu süre içinde ödeme yapılmazsa borçlanma talebi iptal olur ve işlem kendiliğinden düşer. Burada “iptal” ifadesi, talebin hukuki sonuç doğurmadan kapanması anlamına gelir; günler hizmete eklenmez. Uygulamada bu süre kaçırıldığında, kişi yeniden başvuru yapabilir; ancak yeniden başvuruda, yeni tarihte geçerli olan tutarlar esas alınabileceğinden maliyet değişebilir.

Süre içinde ödeme yapılmamasının ayrıca bir ceza veya gecikme zammı doğurmadığı durumlar bulunsa da pratikte asıl risk, emeklilik takviminin gecikmesi ve yeniden başvuruda daha yüksek bir maliyetle karşılaşma ihtimalidir. Bu nedenle borç tebliği alındığında ödeme planı hazır olmalıdır. Borçlanma finansmanı bakımından “taksit” gibi bir kurumsal yapı bulunmadığı için, ödeme süresini yönetmenin en pratik yolu kısmi borçlanma stratejisidir. Kişi tüm süreyi tek seferde borçlanmak yerine, önce emekliliğe yeten kritik gün kadar borçlanıp ödeyerek süreci güvence altına alabilir. Böylece hem süre riski kontrol edilir hem de gereksiz yüksek ödeme baskısı azaltılır.

Kısmi Askerlik Borçlanması Yapılabilir mi?

Evet, askerlik borçlanması “tamamı veya bir kısmı” şeklinde yapılabilir. Kişi isterse yalnızca bir gün dahi borçlanabilir; isterse fiili askerlik süresinin tamamını borçlanabilir. Kısmi borçlanma, özellikle emeklilikte aranan prim gün sayısına ulaşmak için az sayıda güne ihtiyaç duyulan dosyalarda çok işlevseldir. Bu yöntem, borçlanmanın maliyetini kontrol etmeyi sağlar ve nakit yönetimi açısından daha sürdürülebilir bir yol sunar.

Ancak kısmi borçlanmanın hukuki ve mali bir sonucu daha vardır: Kalan süre için daha sonra yeniden başvuru yapılırsa, yeni başvuru tarihindeki tutarlar uygulanır. Bu durum, ekonomik koşullar veya asgari ücret parametreleri değiştiğinde maliyetin artmasına neden olabilir. Dolayısıyla kısmi borçlanma kararı verilirken iki soru birlikte düşünülmelidir: “Bugün kaç güne gerçekten ihtiyacım var?” ve “Kalanı daha sonra borçlanırsam maliyet artışı riski yönetilebilir mi?” Uygulamada doğru yaklaşım, emekliliğe hak kazandıracak günleri önceliklendirmek ve ikinci aşamada maaş artışı gibi hedefler varsa, bunun dosya bazında etkisini analiz ederek karar vermektir. Böylece kısmi borçlanma, rastgele bölme değil, planlı bir emeklilik aracı hâline gelir.

Askerlik Borçlanması Sigorta Giriş Tarihini Etkiler mi?

Askerlik borçlanmasının en kritik etkilerinden biri, bazı dosyalarda ilk sigortalılık başlangıcını geriye çekebilmesidir. Burada belirleyici kriter, askerliğin sigorta girişinden önce mi sonra mı yapıldığıdır. Eğer kişi, ilk sigortalı olduğu tarihten sonra askerlik yapmışsa, borçlanma yalnızca prim gün sayısını artırır; sigorta başlangıcı geriye gitmez. Bu durumda borçlanma, çoğunlukla “eksik gün kapatma” işlevi görür ve emeklilik yaşını doğrudan değiştirmeyebilir.

Buna karşılık kişi, ilk sigortalı olmadan önce askerlik yapmışsa ve bu süreyi borçlanırsa, borçlanılan gün kadar ilk sigortalılık tarihi geriye çekilebilir. Bu geri çekilme, emeklilik koşullarının belirlendiği kademeyi etkileyebileceğinden, pratik sonucu yalnızca gün artışı değil, bazı dosyalarda “daha erken emeklilik koşuluna” geçiş olabilir. Uygulamada bu noktada sık yapılan hata, herkes için başlangıcın geriye gideceğini varsaymaktır. Doğru değerlendirme, kişinin hizmet dökümüne bakılarak yapılır. Özellikle emeklilik hesaplarında başlangıç tarihi, yaş şartı ve sigortalılık süresi birlikte ele alındığından, borçlanmanın etkisi “tek değişkenli” değil, “çok değişkenli” bir sonuç üretir.

Emeklilik Yaşına Etkisi ve Stratejik Planlama

Askerlik borçlanmasının emeklilik yaşına etkisi, “borçlanma yapıldı mı yapılmadı mı” sorusundan daha çok, borçlanmanın hangi hukuki sonucu doğurduğuna bağlıdır. Eğer borçlanma yalnızca prim gününü artırıyorsa, yaş şartı değişmeyebilir; çünkü yaş şartı çoğu durumda ilk sigortalılık başlangıcı ve kademeye göre belirlenir. Ancak borçlanma, sigorta başlangıcını geriye çekiyorsa, bu kez yaş şartı ve tabi olunan koşullar lehine değişebilir. Bu nedenle borçlanma kararı, sadece “para ödeyip gün ekleme” kararı değil; emeklilik stratejisi kararıdır.

Stratejik planlamada iki temel soru öne çıkar: Kaç gün borçlanmalıyım? ve Hangi kazanç düzeyinden borçlanmalıyım? Hedef yalnızca emeklilik hakkına ulaşmaksa, kural olarak ihtiyaç kadar gün borçlanmak daha rasyoneldir. Hedef maaş artışı ise, yüksek kazanç beyanının gerçekten aylığa etki edip etmeyeceği dosya bazında incelenmelidir. Ayrıca statü (4A/4B/4C) farkı, prim gün hedefleri ve emeklilik koşulları üzerinde farklı sonuçlar doğurabildiğinden, planlama tek bir tablo üzerinden değil, kişinin kendi kayıtları üzerinden yapılmalıdır. Pratikte en doğru yaklaşım, önce emeklilik hakkını doğuran eşiği güvenceye almak, ardından varsa ikinci hedefleri (aylık artışı gibi) kontrollü şekilde değerlendirmektir.

Özel Durumlar

Askerlik borçlanması, bazı özel dosyalarda “kritik boşluğu kapatan” bir araç hâline gelir. Örneğin sağlık engeli nedeniyle çalışma gücünde kayıp yaşayan ve erken emeklilik mekanizmalarına (malullük gibi) yönelen kişilerde, aranan prim gün şartını tamamlamak her zaman kolay olmayabilir. Bu tür dosyalarda askerlik borçlanması, eksik günlerin tamamlanmasına katkı sağlayarak kişinin emeklilik hakkına erişim sürecini hızlandırabilir. Burada önemli olan, ilgili emeklilik türünün (malullük, engellilik indirimi, yaşlılık emekliliği vb.) kendi şartlarının ayrıca değerlendirilmesidir; borçlanma tek başına “hak kazandırıcı” değil, çoğu zaman “şart tamamlayıcı” işlev görür.

Diğer bir özel alan, yeni askerlik sistemine göre “6+6” şeklinde askerlik yapanların ikinci altı aylık dönemidir. Bazı durumlarda ikinci dönem primlerinin farklı bir mekanizma ile ödenmesi veya kişi tarafından fark ödenmesi gündeme gelebilir. Ayrıca hava değişimi (askerlikte istirahat/izin benzeri süreler) gibi sürelerin borçlanmaya dahil edilip edilemeyeceği, askerliğin yapıldığı döneme ve mevzuatta öngörülen sınırlara göre değişebilir. Bu nedenle özel durumlarda “genel bilgi” ile işlem yapmak yerine, tarih ve belge bazlı değerlendirme yapılması gerekir. Bu yaklaşım, yanlış başvuru riskini azaltır ve borçlanmanın gerçekten hedeflenen hukuki sonuca hizmet etmesini sağlar.

Sık Yapılan Hatalar ve Uygulama Notları

Uygulamada en sık karşılaşılan hata, askerlik borçlanmasının her koşulda emekli maaşını belirgin biçimde artıracağı düşüncesidir. Oysa emekli aylığı hesaplaması, yalnızca borçlanılan günlerin kazancı ile şekillenmez; tüm çalışma hayatındaki kazanç ortalaması ve sistem parametreleri belirleyicidir. Bu nedenle yüksek kazançtan borçlanma kararı, “maaş artacak” varsayımıyla değil, dosyanın gerçek verileriyle analiz edilerek verilmelidir. İkinci yaygın hata, tüm askerlik süresini borçlanmanın zorunlu sanılmasıdır. Kısmi borçlanma mümkündür ve çoğu dosyada yalnızca ihtiyaç kadar gün borçlanmak daha doğru bir maliyet yönetimi sağlar.

Üçüncü hata, tebliğ edilen borcun 1 ay içinde ödenmesi kuralının gözden kaçırılmasıdır. Süre kaçırıldığında borçlanma talebi düşer, emeklilik takvimi gecikebilir ve yeniden başvuruda daha yüksek tutarla karşılaşılabilir. Dördüncü hata, sigorta girişinin askerlikten önce/sonra olmasına göre başlangıç tarihinin etkisini dikkate almadan hareket etmektir. Bazı kişiler başlangıcın geriye gideceğini düşünerek plan yapar; ancak askerlik sigorta girişinden sonra ise bu etki doğmayabilir. Son olarak, başvuruda belge eksikliği veya gün/tarih tutarsızlığı, işlemin uzamasına ve gereksiz yazışmalara yol açar. Pratikte en güvenli yol, hizmet dökümü ile askerlik tarihlerini uyumlu hale getirip başvuruyu net verilerle yapmaktır.

Sıkça Sorulan Sorular

Askerlik borçlanması başvurusu e-Devlet üzerinden yapılınca SGK’ya gitmek gerekir mi?

Başvuru, e-Devlet üzerinden tamamlanabilse de SGK’nın dosya içeriğine göre ek belge veya teyit isteyebilmesi mümkündür. Bu nedenle e-Devlet başvurusu, süreci kolaylaştırır; ancak her dosyada “hiç kuruma gitmeden” sonuç garantisi vermez. Tebliğ edilen borcun takip edilmesi ve hizmete işlenme kontrolünün yapılması da başvurunun ayrılmaz parçasıdır.

Askerlik borçlanması ödemesi yapıldıktan sonra iade alınabilir mi?

Askerlik borçlanması kapsamında yapılan ödeme, kural olarak iade edilebilen bir ödeme değildir. Bu nedenle başvuru öncesinde kaç güne ihtiyaç olduğu ve borçlanmanın hangi hedefe hizmet edeceği netleştirilmelidir. İade imkânının olmaması, “fazla gün borçlanma” hatasını mali açıdan daha riskli hâle getirir.

Askerlik borçlanması taksitle ödenebilir mi?

SGK, borçlanma tutarını resmî bir taksit planına bölmez; tebliğ edilen borç 1 ay içinde ödenir. Bunun yerine kısmi borçlanma yoluyla kademeli bir strateji kurulabilir. Kişi önce emekliliğe yetecek gün kadar borçlanıp ödeyebilir; kalan süre için ileride yeniden başvuru yaparak ikinci aşamayı planlayabilir.

Sigorta girişim askerden sonraysa askerlik borçlanması yaşımı geri çeker mi?

Sigorta girişi askerden sonraysa borçlanma çoğu dosyada yalnızca prim gün sayısını artırır; sigorta başlangıcını geriye çekmeyebilir. Başlangıcın geriye çekilmesi ihtimali, askerliğin ilk sigortalılıktan önce yapılmış olmasına bağlıdır. Bu nedenle borçlanmanın yaşa etkisi, “askerlik tarihi–sigorta başlangıcı” ilişkisi üzerinden hizmet dökümüyle birlikte değerlendirilmelidir.

Yorum yapın

Hemen Ara