Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi Örneği

Bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi yazdırmak için mersin hukuk bürosu avukatlarımızdan destek alabilirsiniz.

Bilirkişi Raporuna İtiraz Nasıl Yapılır?

Bilirkişi raporuna itiraz, raporun taraflara tebliğinden itibaren 2 haftadır. Bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi mahkemeye verilecek yazılı bir dilekçe ile yapılmaktadır. Bu dilekçede taraf raporda aleyhe olan hususları tek tek belirtir. Bilirkişi raporuna itiraz etmek için öncelikle raporun gönderildiği mahkemeye yazılı bir itiraz dilekçesi vermeniz gerekmektedir. İtiraz dilekçesinde, raporda belirtilen konularda neden itiraz ettiğinizi açıkça belirtmeniz ve itirazınızı destekleyen gerekçeleri sunmanız önemlidir.

Bilirkişi raporuna İtiraz dilekçesi verildikten sonra mahkeme, raporu tekrar değerlendirmek üzere başka bir bilirkişi atayabilir veya raporun hatalı olduğunu düşünmüyorsa itirazınızı reddedebilir.

Ayrıca, rapora itiraz etmeden önce raporun neden hatalı veya eksik olduğunu belirlemek için bir avukattan veya konunun uzmanından görüş almanız faydalı olabilir. Dilekçenin sonunda ya ek rapor alınmasını yada yeniden rapor alınmasını talep eder. Ek rapor alınması yada yeniden rapor alınması hakimin takdirinde olup, hakim takdir yetkisini kullanarak karar verir. Bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi yazdırmak için mersin hukuk bürosu avukatlarımızdan destek alabilirsiniz.

Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi Örneği

MERSİN 4.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

DOSYA NO:

İTİRAZ EDEN DAVACI:

VEKİLİ: AV. TUNÇ SUDİ TOL ( Adres antettedir.)

DAVALI:

VEKİLİ:

KONU:Bilirkişi raporuna karşı itirazlarımızın sunulmasından ibarettir.

AÇIKLAMALAR:

Bilirkişi raporuna karşı itirazlarımızı sunuyoruz. Şöyle ki;

1) Davalı 98.006,76 TL’lik mal almış 40.000 TL ödeme yapmış ve 40.000 TL lik ödeme dekontu mahkemenize sunmuştur. Bu nokta da bakiye 58.006,76 TL borcu olduğu sabittir.

Bilirkişi raporunun 3. Sayfasında davalı defter kaydından alınan kesitte davalının 20.01.2017 tarihinde 4 numaralı yevmiye ve fiş numarasına göre müvekkil firmaya 98.006,76 TL borçlu olduğu, bu borçtan 31.03.2017 tarihinde 40.000 TL ödediği, 2017 senesini müvekkil firmaya 58.006,76 TL borçlu olarak kapattığı, 2018 senesini 58.006,76 TL müvekkil firmaya borçlu olarak açtığı, bu borcun 31.01.2018 tarihinde ödendiği beyan edilmiştir.

Davalı cevap dilekçesinde müvekkil firmadan 47.500 TL tutarında bir ürün satın aldığını, bunun parasını ödediğini beyan etmiş, 40.000 TL’lik ödeme dekontlarını mahkemenize sunmuştur. Oysa incelenen muhasebe kayıtlarından AÇIKÇA GÖRÜLECEĞİ ve AKSİ ANCAK YAZILI DELİLLE İSPAT EDİLECEĞİ ÜZERE DAVALI 47.500 TL’lik ürün değil 98.006,76 TL’lik ürün almış ve bunu muhasebe kayıtlarına işlemiştir.

(Bilirkişi raporu 3. sayfa 20.01.2017 tarihli kayıt)

BU 98.006,76 TL’DEN 40.000 TL SİNİ ÖDEMİŞ VE DEKONTLARINI MAHKEMENİZE SUNMUŞTUR.

FAKAT DAVALI 31.01.2018 TARİHİNDE YAPTIĞINI İDDİA ETTİĞİ VE KAYITLARINA İŞLEDİĞİ 58.006,76 TL’LİK ÖDEMEYE AİT BİR DEKONT DOSYAYA SUNAMAMIŞTIR.

DAVALI İLGİLİ DAVASINDA HAKLI İSE BANKA KAYITLARINA GİRİP 58.006,76 TL’NİN DEKONTUNU SUNMASI PEK TABİ MÜMKÜNDÜR. Sayın mahkemenizden böyle bir ödeme var ise bu dekontun sunulmasının istenmesini talep etmekteyiz. (40.000 TL’lik ödeme dekontları davalı tarafça kolayca sunulabilmiştir.)

2)Yerleşik Yargıtay Kararları Uyarınca Defter Kayıtlarının Dayanağı Olan Belgelerin Davalı Tarafından Sunulması, Akabinde Bu Belgeler İle Ek Rapor Aldırılması Gerekmektedir. Dayanağı Olmayan Kayıtların Geçerliliği Yoktur.

Davalı ve davacının ticari defterlerinden 98.006 TL’lik borcu olduğu aksi ispat edilemeyecek şekilde sabittir. Davalı cevap dilekçesinde bu borcu ödediğini beyan etmiş yine defter kaydında bu borcun davalı tarafından ödendiği beyan edilmiştir. Defter kayıtlarından böyle bir ödeme yapıldığı gözükse de Davalı bu iddiasını ispatlayacak dayanak belge olarak mahkemenize 98.006 TL’lik bir ödeme dekontu sunamamıştır. Sadece 40.000 TL’lik bir ödeme dekontu sunmuştur. Bu nokta da davacının bakiye kısımdan borçlu olduğu sabittir. Ticari defterlerin kayıtları dayanak belgelerle doğrulanması gerekmekte olup, ödemenin ispat külfeti de davalıya aittir. Ayrıca ilgili defterde ki kayıtlara ilişkin dayanak belgeler davalıdan istendikten sonra tekrardan bu belgeler ile ek rapor aldırılması gerekmektedir.

Aşağıda konuya ilişkin Yargıtay kararlarından kesitleri paylaşıyoruz. Kararların tam metnini de ekte paylaşıyoruz.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi , Esas Numarası: 2013/15850, Karar Numarası: 2014/355 , Karar Tarihi: 16.01.2014:

“…Mahkemece, davalının ticari defter ve belgelerine göre fatura bedellerinin davacıya ödendiği, davalının sözleşmedeki edimini yerine getirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Usulüne uygun tutulmuş ticari defterler sahibi lehine delil teşkil eder. Ancak, bunun için ticari defterlerdeki kayıtların dayanak belgelerle doğrulanması gerekir. Davalı ticari defterlerindeki ödeme kaydı davacıyı bağlamaz…”

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, Esas Numarası: 2002/1230, Karar Numarası: 2002/2508 , Karar Tarihi: 14.05.2002:

“…davalı bedelin ödendiğini savunmuştur. Ödemenin ispatı külfeti davalıya aittir. Bu konuda davalı yazılı bir belge ibraz etmemiş ve davacıya karşı yemin teklif etmeyeceğini bildirmiştir. Ticari defterin usulüne uygun tutulması defterde yer alan kayıtların yazılı dayanaklarının bulunmasına bağlıdır. Bulunmayan kaydın yer aldığı defterlerin usulüne uygun tutulduğundan söz edilemez. Davalı defterlerinde yer alan ödeme kaydının yazılı belgesi bulunmadığından davalının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu kabul edilemez…”

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi ,Esas Numarası: 2012/11931, Karar Numarası: 2012/13203, Karar Tarihi: 13.11.2012:

“…O halde mahkemece; tarafların tacir olduğu gözetilerek TTK’nın 79 ve 80 ile 6100 sayılı HMK’nın 219. maddesi gereğince dava konusuyla ilgili ticari defterler ve dayanağı belgelerin mahkeme kalemine ibrazı, bunların zayi edildiği iddia ediliyorsa verilen süre içerisinde zayi edildiğine dair tespit kararının mahkemeye ibrazı, aksi takdirde bunlara dayanmaktan ve ibrazdan kaçınmış sayılacağının ihtar edilmesi ve taraf delilleri toplandıktan sonra bilirkişiden rapor alınması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir…”

“Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, Esas Numarası: 1992/3112, Karar Numarası: 1993/3405 Karar Tarihi: 11.05.1993:

“…defterlerdeki borç kaydının dayanağı olan tediye ve tahsil fişlerinin mevcut olmaması karşısında bu kaydın hukuken bağlayıcı olup olmayacağı irdelenmek ve incelenmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken eksik inceleme ile davanın kabulü doğru olmamıştır…”

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi , Esas Numarası: 1986/3492, Karar Numarası: 1986/4315 Karar Tarihi: 09.07.1986:

“…Diğer yandan her ne kadar usulüne uygun tutulmuş davalı defterlerindeki iki kalem halinde (1.923.531.75) lira nakden ödeme görülmekte ise de, bu kaydın dayanağı olan belgenin mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. Oysa TTK.’nın 66 ve devamı maddeleri hükümleri gereğince defter kayıtlarının dayanağı belgelerin bulunması gerekir…”

3) Bilirkişi Raporunda Geçen Müvekkil Firmaya Ait Defter Kayıtlarına İtiraz ediyoruz.

Bilirkişi raporunda 3. Sayfa da müvekkil firmaya ait muhasebe kayıtlarında geçen 30.11.2017 tarihli 201 yevmiye ve sıra no’lu kayıt baz alınarak yazılmıştır. Yani davacının ticari defter kaydında geçen “tahsilatlarımız” kaydı sebebiyle bilirkişi tarafından tarafların birbirlerinden alacağı olmadığına kanaat getirilmiştir. Bu kayıtta müvekkil firmanın 98.006,76 TL tahsil ettiği yazmaktadır. . Oysa somut gerçek yukarıda açıklandığı şekilde çok farklıdır. Bu kaydın müvekkil aleyhine delil olmamasını talep etmekteyiz. Bu kayıt dışarıdan çalışan muhasebeci tarafından müvekkil firmadan habersiz olarak o yılı kapatabilmek adına işlenmiştir. İşlenen kaydın gerçekliği yoktur. Uygulamada muhasebeciler seneyi kapatabilmek adına bu tür durumları hep yapmaktadır. Zaten yukarıda da açıkladığımız üzere böyle bir kayıt olsa da bunu destekleyen dayanak belgelerin olması kanuni bir mecburiyettir.

Zaten tarafların kayıtları da incelendiğinde beyanların birbirini tutmadığı açıkça ortadadır. Davacı ticari defterinde 30.11.2017 tarihinde tahsilat edildi diye kayıt düşmüş, davalı ise 31.01.2018 tarihinde ödendi şeklinde kayıt düşülmüştür.

Tüm dosya kapsamı incelendiğinde davalının 58.006,76 TL ödediğine dair bir beyanı yoktur. Davalı borcunun 47.500 TL olduğunu beyan etmektedir. Bu nokta da şu soruyu sormak gerekmektedir: Eğer davalının borcu 47.500 TL ise neden defterlerine 98.006,76 TL’lik kayıt düşmüştür? Eğer borç 47.500 TL ise müvekkil firma neden 98.006,76 TL’lik bir fatura kesip birde bunun kdv ve stopajını ödemiştir?

Tüm bu sorular cevaplandığında hayatın olağan akışına da uygun olan davalının müvekkil firmadan 98.006,76 TL’lik mal alınmış olduğu gerçeğidir.

3) 58.006,75 TL’lik Yapılan Ödeme İçin Senetle İspat Zorunluluğu Vardır. Ticari Kayıtlar Fatura Gibi Tek Taraflı Tutulan Kayıtlardır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 200 uyarınca 2.500 Türk Lirası üzeri ödemeler senetle ispat edilmelidir. Davalı 58.006,76 TL’lik ödemeye ilişkin bir dekont sunmamıştır. Bu nokta da ispat külfetini yerine getirememiş ve iddiasını ispatlayamamıştır.

Bir alıntı: Senetle ispat zorunluluğu

MADDE 200- (1) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri iki bin beş yüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir.

SONUÇ VE İSTEM:

Yukarıda açıklanan nedenlerle,

-Davalıya 58.006,76 TL’lik ödemeye ilişkin dekont ibraz etmesi için süre verilmesine, ibraz etmediği taktirde ibrazdan kaçınmış sayılacağının ihtarına,

-Davalı dekont sunamıyor ise mahkeme gerekli gördüğü taktirde davalının 31.01.2018 tarihli banka kayıtlarının incelenmesi için Türkiye Bankalar Birliğine müzekkere yazılmasına,

-İtirazlarımız doğrultusunda ek rapor aldırılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz.26.01.2021

Ek:1 Yargıtay 6. Hukuk Dairesi , Esas Numarası: 2013/15850, Karar Numarası: 2014/355 , Karar Tarihi: 16.01.2014

Ek:2 Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, Esas Numarası: 2002/1230, Karar Numarası: 2002/2508 , Karar Tarihi: 14.05.2002:

Ek:3 Yargıtay 14. Hukuk Dairesi ,Esas Numarası: 2012/11931, Karar Numarası: 2012/13203, Karar Tarihi: 13.11.2012:

Ek:4 Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, Esas Numarası: 1992/3112, Karar Numarası: 1993/3405 Karar Tarihi: 11.05.1993:

Ek:5 Yargıtay 11. Hukuk Dairesi , Esas Numarası: 1986/3492, Karar Numarası: 1986/4315 Karar Tarihi: 09.07.1986:

DAVACI VEKİLİ

Av. Tunç Sudi TOL

Yorum yapın

Open chat
Merhaba 👋
Size yardımcı olabilir miyiz?
Hemen Ara