Ceza muhakemesinde maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, çoğu zaman klasik soruşturma yöntemleriyle mümkün olamamaktadır. Özellikle örgütlü suçlar, uyuşturucu ticareti, silah kaçakçılığı ve benzeri ağır suç tiplerinde, faillerin gizlilik içinde hareket etmeleri, delillere ulaşmayı son derece güçleştirmektedir. Bu noktada, ceza muhakemesinin istisnai fakat etkili araçlarından biri olan gizli soruşturmacı görevlendirilmesi devreye girmektedir.
Gizli soruşturmacı, kamu görevlisi sıfatıyla, kimliğini gizleyerek suç örgütlerinin veya şüpheli yapıların içine sızan ve bu süreçte suç faaliyetlerine ilişkin delil toplayan özel bir muhakeme tedbiridir. Bu tedbir, hem birey hak ve özgürlükleri hem de adil yargılanma ilkesi bakımından ciddi sınırlamalar içermesi nedeniyle sıkı şartlara bağlanmıştır.
Bu makalede, gizli soruşturmacı nedir, gizli soruşturmacı nasıl görevlendirilir, CMK 139’un kapsamı, toplanan delillerin hukuki durumu ve uygulamada en sık karşılaşılan sorunlar ayrıntılı biçimde ele alınacaktır.
Sayfa İçeriği
Gizli Soruşturmacı Nasıl Görevlendirilir?
Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi, re’sen veya basit bir kolluk talebiyle gerçekleştirilebilecek bir işlem değildir. Bu tedbir, kanunda açıkça düzenlenmiş, istisnai ve sıkı denetime tabi bir yöntemdir.
Uygulamada gizli soruşturmacı görevlendirilmesi süreci şu şekilde işler:
- Somut şüpheye dayalı bir soruşturma bulunmalıdır.
- Suçun niteliği itibarıyla başka yöntemlerle delil elde edilmesi mümkün olmamalı veya son derece güç olmalıdır.
- Cumhuriyet savcısı, gizli soruşturmacı tedbirine başvurulmasını gerekli görmelidir.
- Savcı tarafından hazırlanan talep, görevli ve yetkili sulh ceza hâkimine sunulmalıdır.
- Hâkim, dosya kapsamını inceleyerek gerekçeli bir karar vermelidir.
Bu karar olmaksızın yapılan her türlü gizli soruşturmacı faaliyeti hukuka aykırı delil niteliği taşır.

Gizli Soruşturmacı Nedir?
Gizli soruşturmacı; kamu görevlisi olan, gerçek kimliği gizlenen ve hâkim kararıyla belirli bir suç soruşturması kapsamında görevlendirilen kişidir. Bu kişi, şüpheli ya da suç örgütü mensuplarıyla temas kurarak, suçun işleniş biçimi, failler, deliller ve örgüt yapısı hakkında bilgi ve belge toplar.
Burada altı çizilmesi gereken en önemli husus şudur:
Gizli soruşturmacı, bir ajan provokatör değildir.
Yani kişileri suç işlemeye yönlendiremez, kışkırtamaz veya suçun işlenmesini teşvik edemez.
Gizli soruşturmacı, yalnızca mevcut suç faaliyetlerini gözlemleyen ve belgeleyen pasif bir konumda kalmak zorundadır.
CMK 139 Nedir?
CMK 139, ceza muhakemesinde gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin temel yasal düzenlemeyi içermektedir. Bu hüküm, gizli soruşturmacı tedbirinin hangi koşullarda uygulanabileceğini, görevlendirmenin usulünü, süresini, yetkili makamları ve bu yöntemle elde edilen delillerin hukuki statüsünü ayrıntılı biçimde düzenler. Kanun koyucu, bu tedbirin kişilerin temel hak ve özgürlüklerine doğrudan müdahale niteliği taşıması nedeniyle uygulanma alanını sınırlı tutmuştur. Bu nedenle gizli soruşturmacı yalnızca CMK 139’da sayılan katalog suçlar bakımından ve mutlaka hâkim kararıyla görevlendirilebilir. Aynı zamanda madde, gizli soruşturmacının görev sınırlarını aşacak şekilde hareket etmesini açık biçimde yasaklamaktadır.
CMK 139, gizli soruşturmacı tedbirini düzenleyen temel yasal hükümdür. Bu madde, gizli soruşturmacı görevlendirilmesinin:
- Şartlarını
- Usulünü
- Süresini
- Yetkili makamları
- Delillerin hukuki statüsünü
ayrıntılı biçimde düzenlemiştir.
CMK 139’a göre gizli soruşturmacı, ancak katalog suçlar bakımından görevlendirilebilir ve bu görevlendirme hâkim kararı ile mümkündür.
Gizli Soruşturmacı Görevlendirilmesinin Şartları
Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi için aşağıdaki şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir:
- Somut delillere dayalı kuvvetli şüphe bulunmalıdır.
- Suçun CMK 139’da sayılan suçlardan biri olması gerekir.
- Başka yöntemlerle delil elde edilmesi mümkün olmamalı veya orantısız derecede zor olmalıdır.
- Tedbir, ölçülülük ilkesine uygun olmalıdır.
- Görevlendirme, belirli bir süreyle sınırlı olmalıdır.
- Kişiye özel olarak çıkarılmalıdır.
Bu şartlardan herhangi birinin eksikliği, gizli soruşturmacı tedbirini hukuka aykırı hâle getirir.
Yani öncelikle soruşturma dosyasında, soyut varsayımlara değil somut delillere dayanan kuvvetli suç şüphesinin bulunması zorunludur. Bunun yanı sıra isnat edilen suçun, CMK 139 kapsamında sayılan katalog suçlardan biri olması gerekir. Kanun, bu tedbire ancak başka yöntemlerle delil elde edilmesinin mümkün olmadığı veya mevcut yöntemlerin orantısız derecede güç olduğu hâllerde başvurulmasına izin vermektedir. Tedbirin ölçülülük ilkesine uygun olması, belirli bir süreyle sınırlandırılması ve somut olay ile belirli kişilere özgülenerek uygulanması da zorunludur. Bu şartlardan herhangi birinin eksikliği, gizli soruşturmacı tedbirini hukuka aykırı hâle getirir.
Gizli Soruşturmacı Görevlendirilmesi Kararı Kim Tarafından Verilir?
Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin karar verme yetkisi yalnızca sulh ceza hâkimine aittir. Cumhuriyet savcısının tek başına bu yönde karar alma yetkisi bulunmamaktadır. Hâkim tarafından verilecek kararın gerekçeli olması, suçun niteliğinin açıkça ortaya konulması, görevin kapsamı ve süresinin net biçimde belirtilmesi zorunludur. Ayrıca kararın olaya ve kişiye özgü olarak düzenlenmesi gerekir. Bu unsurları taşımayan kararlar, Anayasa’da güvence altına alınan özel hayatın gizliliği ve adil yargılanma hakkı bakımından ihlal oluşturabilir. Hâkim kararı:
- Gerekçeli olmalı,
- Suçun niteliğini açıkça belirtmeli,
- Görevin kapsamını ve süresini net biçimde göstermelidir.
- Olaya ve kişiye özel olmalı,
Aksi hâlde verilen karar, Anayasa’nın özel hayatın gizliliği ve adil yargılanma hakkı kapsamında ihlal teşkil edebilir.
Gizli Soruşturmacı Görevlendirilmesi Usulü
Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi, keyfî uygulamaların önüne geçmek amacıyla sıkı bir usule bağlanmıştır. Bu süreç, Cumhuriyet savcısının talebiyle başlar ve dosya içeriğinin sulh ceza hâkimi tarafından ayrıntılı şekilde incelenmesiyle devam eder. Hâkim, inceleme sonucunda gerekçeli bir karar verir ve görevlendirilecek kişi ile görev kapsamı açıkça belirlenir. Gizli soruşturmacının hangi sınırlar içinde faaliyet göstereceği yazılı olarak tespit edilir. Bu usule uyulmaksızın yapılan görevlendirmeler hukuka aykırı kabul edilir.
Yani usul bakımından gizli soruşturmacı görevlendirilmesi şu aşamalardan oluşur:
- Savcılık talebi
- Dosya içeriğinin hâkim tarafından incelenmesi
- Gerekçeli karar verilmesi
- Görevlendirilecek kişinin belirlenmesi
- Görev sınırlarının yazılı olarak belirlenmesi
Bu usul, keyfî uygulamaların önüne geçmek amacıyla son derece katı tutulmuştur.
Gizli Soruşturmacı Görevini Nasıl Yapar?
Gizli soruşturmacı, görevi süresince gerçek kimliğini gizleyerek şüphelilerle temas kurar ve suç faaliyetlerini gözlemleyerek delil niteliği taşıyan bilgileri raporlar. Ancak bu faaliyetler tamamen pasif nitelikte olmak zorundadır. Gizli soruşturmacının suça aktif şekilde katılması, suç işlemeye teşvik etmesi veya provokatif davranışlarda bulunması kesin olarak yasaktır. Görevin amacı, yalnızca mevcut suç faaliyetlerinin izlenmesi ve belgelendirilmesidir.
Gizli soruşturmacı, görevi süresince:
- Kimliğini gizler
- Şüphelilerle temas kurar
- Suç faaliyetlerini gözlemler
- Delil niteliği taşıyan bilgileri raporlar
Ancak aktif suç katılımı yasaktır. Sadece suçun işlenişini izlemek ve belgelemek mümkündür.
Gizli Soruşturmacı Tedbirinin Süresi
Gizli soruşturmacı tedbiri süresiz olarak uygulanamaz. Hâkim kararında tedbirin süresi açık ve net biçimde belirtilmelidir. Belirlenen sürenin sona ermesiyle birlikte tedbir kendiliğinden ortadan kalkar. Sürenin uzatılabilmesi için ise yeniden hâkim kararı alınması zorunludur. Belirsiz süreli veya süresi açıkça gösterilmeyen görevlendirmeler hukuka aykırı kabul edilir.
Yani süre dolduğunda:
- Tedbir kendiliğinden sona erer
- Uzatma için yeniden hâkim kararı gerekir
Belirsiz süreli görevlendirmeler hukuka aykırıdır.
Gizli Soruşturmacının Topladığı Delillerin Yargılamada Kullanılması
Gizli soruşturmacı tarafından elde edilen delillerin yargılamada kullanılabilmesi, bu delillerin hukuka uygun şekilde elde edilmiş olmasına bağlıdır. Görev sınırlarının aşılmaması, delillerin provokasyon içermemesi ve tedbirin CMK 139’da öngörülen usule uygun olarak uygulanması hâlinde, söz konusu deliller hukuken geçerli kabul edilir. Aksi durumda, elde edilen deliller hukuka aykırı delil niteliği taşıyacak ve yargılamada dikkate alınamayacaktır.
Yani gizli soruşturmacı tarafından elde edilen deliller:
- Hukuka uygun şekilde elde edilmişse
- Görev sınırları aşılmamışsa
- Provokasyon içermiyorsa yargılamada delil olarak kullanılabilir.
Aksi hâlde bu deliller hukuka aykırı delil sayılır ve hükme esas alınamaz.
Gizli Soruşturma Yapan Kolluk İle Gizli Soruşturmacının Farkı Nedir?
Gizli soruşturma yapan kolluk, klasik istihbarat ve araştırma faaliyetleri yürütür. Ancak gizli soruşturmacı, kimliğini gizleyerek doğrudan suç çevresine sızan kişidir.
En temel fark, gizli soruşturmacının CMK 139 kapsamında özel yetkilere sahip olmasıdır.
Gizli Soruşturmacı Tarafından Elde Edilen Delillerin Hukukiliği
Gizli soruşturmacı tarafından elde edilen delillerin hukuken geçerli kabul edilebilmesi, sıkı şartların birlikte sağlanmasına bağlıdır. Öncelikle bu delillerin, usulüne uygun şekilde verilmiş bir hâkim kararına dayanması zorunludur. Bunun yanı sıra gizli soruşturmacının, kendisine tanınan görev ve yetki sınırları içinde hareket etmesi ve bu sınırları aşmaması gerekir. En önemli hususlardan biri de, soruşturmacının şüpheliyi suç işlemeye teşvik eden veya suçu kışkırtan bir tutum sergilememesidir. Bu koşullardan herhangi birinin ihlali hâlinde, elde edilen deliller Anayasa’da güvence altına alınan temel haklara ve Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine aykırı sayılır ve yargılamada kullanılamaz.
Yani delillerin hukuki sayılabilmesi için:
- Hâkim kararı bulunmalı
- Görev sınırları aşılmamalı
- Suça teşvik olmamalıdır
Aksi hâlde deliller, Anayasa ve CMK’ya aykırı kabul edilir.
Hangi Suçlar İçin Gizli Soruşturmacı Görevlendirilebilir?
Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi, her suç bakımından mümkün olmayıp yalnızca kanunda açıkça sayılan katalog suçlarla sınırlıdır. Bu sınırlamanın amacı, ağır bir müdahale niteliği taşıyan bu tedbirin keyfî biçimde uygulanmasının önüne geçmektir. CMK 139 kapsamında gizli soruşturmacı; uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti, silah kaçakçılığı, suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüt faaliyetleri, insan ticareti ve terör suçları gibi topluma yönelik ağır ve örgütlü suçlar bakımından görevlendirilebilir. Katalog suçlar dışında kalan fiiller yönünden gizli soruşturmacı atanması hukuken mümkün değildir.
Yani gizli soruşturmacı yalnızca katalog suçlar için görevlendirilebilir. Bunlar arasında:
- Uyuşturucu ticareti
- Silah kaçakçılığı
- Suç örgütleri
- İnsan ticareti
- Terör suçları yer almaktadır.
Gizli Soruşturmacının Görev Ve Sınırları
Gizli soruşturmacının görevi, mevcut suç faaliyetlerini gözlemlemek ve bu faaliyetlere ilişkin delil niteliği taşıyan bilgileri tespit etmekle sınırlıdır. Bu çerçevede gizli soruşturmacı, şüphelileri suç işlemeye yönlendiremez, suçun oluşumuna katkıda bulunamaz ve provokatif davranışlarda bulunamaz. Kendisine verilen yetkinin dışına çıkarak aktif rol üstlenmesi veya suçun işlenmesini kolaylaştırıcı şekilde hareket etmesi kesin olarak yasaktır. Bu sınırların ihlali hâlinde yalnızca elde edilen deliller geçersiz hâle gelmekle kalmaz, aynı zamanda yürütülen soruşturmanın tamamı hukuki açıdan sakatlanmış olur.
Yani gizli soruşturmacı:
- Suç işlemeye yönlendiremez
- Provokasyon yapamaz
- Yetkisi dışında hareket edemez
Bu sınırların ihlali, hem delillerin geçersizliğine hem de soruşturmanın sakatlanmasına yol açar.
Gizli Soruşturmacının Tanık Olarak Dinlenmesi
Gizli soruşturmacı, kimliğinin korunması şartıyla tanık olarak dinlenebilir. Ancak bu durum, istisnai ve sıkı güvenlik önlemleri altında gerçekleştirilir.
Gizli Soruşturmacı Suç İşleyebilir Mi?
Hayır. Gizli soruşturmacı, görevini yerine getirirken suç işleyemez. Suça katılması veya teşvik etmesi hâlinde, görev gerekçesiyle hukuki koruma sağlanmaz.
Yargıtay Kararlarına Göre Gizli Soruşturmacı Atanma Usulü
📌 1) Gizli soruşturmacı görevlendirilmesinde hâkim kararı zorunludur
Yargıtay uygulamasına göre, CMK 139 kapsamındaki gizli soruşturmacı görevlendirme kararının sadece hâkim tarafından verilmesi gerekir; savcılık veya kolluk kararı tek başına yeterli değildir. Bu, hem kanun metnine hem de Yargıtay değerlendirmelerine uygundur.
👉 Yargıtay’ın çeşitli kararlarında da bu ilke doğrultusunda değerlendirme yapılır; hâkim kararı olmayan işlem hukuka aykırıdır.
📌 2) Gizli soruşturmacı sadece katalog suçlar için görevlendirilebilir
CMK 139’un 7. fıkrası ve Yargıtay değerlendirmeleri, bu tedbirin sadece kanunda sayılan katalog suçların örgüt ilişkisini ortaya koymak üzere yapılabileceğini açıklar.
👉 Buna göre sadece örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar bakımından gizli soruşturmacı görevlendirmesi yapılabilir; bu suçlar dışında delil toplamak amacıyla görev verilemez.
📌 3) Gizli soruşturmacı provokasyon yapamaz
Uygulamada, Yargıtay ve akademik kaynaklar gizli soruşturmacının failde mevcut olmayan suç işleme kastını yaratmasının hukuka aykırı olduğunu belirtirler. Bu, AİHM içtihatlarıyla da desteklenen bir ilkedir.
➡️ Provokasyon sonucunda elde edilen deliller “hukuka aykırı delil” sayılır.
📌 4) Suç işlemeye teşvik edemez
Gizli soruşturmacının suça teşvik etmesi ya da suçun devamını sağlaması hem Ceza Hukuku hem de Ceza Muhakemesi hukuku açısından kabul edilmez. Akademik kaynaklara göre bu durumda elde edilen delil, adil yargılanma ilkesi açısından da sakat olur.
Gizli Soruşturmacı Savunma Dilekçesi Örneği
Gizli soruşturmacı savunma dilekçesi teknik bir dilekçe olup muhakkak bu konuda uzman olan avukat tarafından yazılması ve mahkemeye sunulması gerekmektedir. Gizli soruşturmacı olgusu Ceza Muhakemesi Kanunda yer almakta olup, ceza avukatlarının alanına girmektedir.
MERSİN NÖBETÇİ ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE
GÖNDERİLMEK ÜZERE
MERSİN 2. SULH CEZA MAHKEMESİNE
SORGU NO :
SORUŞTURMA NO :
SANIK :
MÜDAFİ :Av.Tunç Sudi TOL
-adres antettedir.-
DİLEKÇE KONUSU : Sanık hakkında 23.10.2025 tarihinde verilen tutuklama kararına itiraz dilekçemizdir.
İTİRAZ NEDENLERİ :
Sanık hakkında 23.10.2025 tarihinde verilen tutuklama kararı usul ve yasaya aykırı olup iptali gerekmektedir. Şöyle ki:
Savunma Hakkımız Kısıtlanmıştır. Adil Bir Yargılanma Yapılmamıştır:
Karakol, Cumhuriyet Başsavcılığı ve mahkeme aşamalarında vekâlet görevimizi ifa etmemize rağmen, dosyayı incelememize izin verilmemiş, “dosya gizli” denilerek tüm dosya içeriği tarafımızdan gizlenmiştir.
Ayrıca, yaklaşık 500 şüphelinin aynı gün içinde, yetersiz personel sayısına rağmen ifadelerinin alınması, soruşturmanın sağlıklı yürütülmesini engellemiştir. Bu durum, ifadelerin adeta seri ve yüzeysel biçimde, kasap usulüyle alınmasına neden olmuş; bu yönüyle hem usul hem de adil yargılanma ilkeleri açıkça ihlal edilmiştir.
Yerleşik içtihatlara göre bir dosyada gizlilik kararı verilebilirse de, bu durum her evrakın saklanmasını gerektirmez. Örneğin, soruşturma kapsamında yer alan “Gizli Soruşturmacı Kararı” ile “Görüntü Alma ve Kaydetme Tutanağı” gibi belgeler, gizlilik kararı ile saklanamayacak belgeler olmasına rağmen tarafımıza gösterilmemiştir. Böylelikle savunma yürütülürken dosya adeta “gözler kör” bırakılmıştır.
Bu durumda savunma hakkımız ciddi biçimde kısıtlanmış, adil yargılanma ilkesi çerçevesinde haklarımızın gereği gibi kullanılması engellenmiştir. Dolayısıyla yargılamanın makul, eşitlikçi ve açık biçimde yürütüldüğünü söylemek mümkün değildir.
Gizli Soruşturmacı Kararı Hukuka Aykırıdır. Hükme Esas Alınmaması Gerekmektedir:
Dosya üzerinden inceleme yapamamış olsak da şunu belirtmek isteriz: İfade akışından kararda belirtilen gizli soruşturmacıların müvekkil ile tesadüfen karşılaştığı anlaşılmaktadır. Bu durumda müvekkil şahsına yönelik, usulüne uygun ve şahsa özel hazırlanmış bir gizli soruşturmacı görevlendirme kararı bulunmamaktadır. Bilindiği üzere usulüne uygun hükme esas alınacak bir gizli soruşturmacı görevlendirmesi için (i) şahsa özel ve belirli süreli bir kararın verilmesi; (ii) suç şüphesinin mevcut olması; (iii) başka yollardan delil elde etme imkânının bulunmaması gerekir. Huzurda ki olay da ise bu 3 şart mevcut değildir. Buna göre, alınan karar bu yönüyle hukuka aykırıdır.
Gizli Soruşturmacının Eylemleri Hukuka Aykırıdır:
Gizli soruşturmacı eylemlerinin de hukuka uygun biçimde yürütülmesi gerekir. Önceden failde bulunmayan suç işleme kastı oluşturularak failin suç işlemeye azmettirilmesi hukuka aykırıdır. Dosya kapsamında müvekkili adeta tuzağa düşürecek bir yöntemle suça sevk eden uygulamalar ve kışkırtmalar söz konusudur. Müvekkil defalarca bu tür davranışlara direnmiş olmasına rağmen gizli soruşturmacılar ısrar ile müvekkilin iradesini kırmışlardır. Dosyada yer alan ifade tutanağında, kolluk görevlilerinin beyanına göre alışveriş anından önceye ait herhangi bir görüntü kaydı bulunmamaktadır. Bu durumda, müvekkilin kışkırtmaya yönelik beyanları kabul edilmesi gerekir ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince müvekkilin beraatine karar verilmesi gerekir.
—-Bir alıntı: Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/17496 E. , 2022/13453 K.). Sayılı kararı: Olay tutanaklarına göre; sanığın uyuşturucu madde satışı yaptığı bilgisi edinilen bölgeye gizli soruşturmacıların sivil bir araçla gittikleri, bölgede bir müddet bekledikten sonra sanığın yanına giderek … verdikleri, sanıkla konuşmaya başladıkları ve sonrasında sanığı araca davet ettikleri, araçta sanığa uyuşturucu madde olup olmadığını sorduklarında, sanığın eroin olduğunu söylemesi üzerine sanıktan 400 TL karşılığında 1 paket eroin satın alınması şeklinde gerçekleşen somut olayda, ilgili kolluk görevlilerinin suç teşkil eden fiili yalnızca pasif davranışlarla izlemedikleri, delil üretmek ve bir soruşturma başlatmak için kişiyi başka türlü işlemeyeceği bir suçu işlemeye sevk etmek yönünde davranışlar sergiledikleri, bu şekilde gizli soruşturmacı sınırlarını aşmış oldukları, 08.12.2020 tarihli gizli soruşturmacı alım tutanağı, 08.12.2020 tarihli cd çözüm tutanağı, 23.01.2021 tarihli yakalama, üst arama ve ev arama tutanakları, 12.04.2021 tarihli gizli soruşturmacıların mahkeme beyanları, sanık savunması ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; sanığı suça sevk etmek suretiyle elde edilen delillerin hukuka aykırı yasak delil kapsamında olduğu ve Anayasanın 38/6 ncı ve CMK’nın 206/2-a maddeleri uyarınca hükme esas alınamayacağı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
—-Bir alıntı:Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/17496 E. , 2022/13453 K.). Sayılı kararı: Olay tutanaklarına göre; sanığın uyuşturucu madde satışı yaptığı bilgisi edinilen bölgeye gizli soruşturmacıların sivil bir araçla gittikleri, bölgede bir müddet bekledikten sonra sanığın yanına giderek … verdikleri, sanıkla konuşmaya başladıkları ve sonrasında sanığı araca davet ettikleri, araçta sanığa uyuşturucu madde olup olmadığını sorduklarında, sanığın eroin olduğunu söylemesi üzerine sanıktan 400 TL karşılığında 1 paket eroin satın alınması şeklinde gerçekleşen somut olayda, ilgili kolluk görevlilerinin suç teşkil eden fiili yalnızca pasif davranışlarla izlemedikleri, delil üretmek ve bir soruşturma başlatmak için kişiyi başka türlü işlemeyeceği bir suçu işlemeye sevk etmek yönünde davranışlar sergiledikleri, bu şekilde gizli soruşturmacı sınırlarını aşmış oldukları, 08.12.2020 tarihli gizli soruşturmacı alım tutanağı, 08.12.2020 tarihli cd çözüm tutanağı, 23.01.2021 tarihli yakalama, üst arama ve ev arama tutanakları, 12.04.2021 tarihli gizli soruşturmacıların mahkeme beyanları, sanık savunması ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; sanığı suça sevk etmek suretiyle elde edilen delillerin hukuka aykırı yasak delil kapsamında olduğu ve Anayasanın 38/6 ncı ve CMK’nın 206/2-a maddeleri uyarınca hükme esas alınamayacağı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür
Genel Usullerle Soruşturma Yapılacak Hallerde Gizli Soruşturmacı Tedbirine Başvurulamaz:
Müvekkilim sabit ikametgah sahibi olup, kimliği adresi bellidir. Müvekkilim suçlu ise genel hükümler çerçevesinde tahkikat yapılabilecekken yapılmamıştır. Kolluk görevlilerinin kimliği, adresi ve suçu işleme yöntemi belirlenen sanığı genel soruşturma usulleri ile takip ederek ya da 5271 sayılı Kanun’un 135 inci maddesi uyarınca iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması veya aynı Kanun’un 140 ıncı maddesinde yazılı teknik araçlarla izlenme koruma tedbirlerine başvurarak suça ilişkin delilleri elde etmeleri mümkün olduğu halde öncelikle şüphelisi belli olmayan suçun işlendiği hususunda delil toplamaya yönelik uygulanması gereken gizli soruşturmacı kararına dayanarak delil toplamaları hukuka uygun aykırıdır.
—-Bir alıntı :Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/13699 E. , 2024/17883 K. Sayılı kararı: Kolluk görevlilerinin kimliği, adresi ve suçu işleme yöntemi belirlenen sanığı genel soruşturma usulleri ile takip ederek ya da 5271 sayılı Kanun’un 135 inci maddesi uyarınca iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması veya aynı Kanun’un 140 ıncı maddesinde yazılı teknik araçlarla izlenme koruma tedbirlerine başvurarak suça ilişkin delilleri elde etmeleri mümkün olduğu halde öncelikle şüphelisi belli olmayan suçun işlendiği hususunda delil toplamaya yönelik uygulanması gereken gizli soruşturmacı kararına dayanarak delil toplamaları hukuka uygun olmadığı gibi gizli soruşturmacı olarak görevlendirilen kamu görevlisinin adli kolluk görevlisi olduğu kabul edilse dahi, kolluk görevlisinin suç teşkil eden fiilleri yalnız pasif davranışlarla izleyip tespit etmek yerine, ikametin camını tıklatarak uyuşturucu madde satın alma iradesini ortaya koyduğu, yani kanıt toplamak amacıyla sanığın suç teşkil eden bir eylem hazırlığında olmadığı aşamada suça teşvik edecek nitelikte uyuşturucu madde isteyerek sanığın iradesi üzerinde etkili olduğu ve bu nedenle elde edilen delilin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu, Anayasa’nın 38 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hukuka aykırı delilin hükme esas alınamayacağı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür
Müvekkil Satıcı Değil İçicidir:
Müvekkil satıcı değildir. İçidir. İçiciliğe dair derdest soruşturma dosyaları bulunmaktadır. Olay günü beraber içmek için uyuşturucu maddeye almaya gitmişlerdir. Beraber içmek için uyuşturucu almaya ikan edende gizli soruşturmacılardır. Bu noktada müvekkilin satışa yada temin etmeye dair suç işleme kastı olmadığı, tamamen soruşturmacıların birlikte içelim demesi üzerine beraber hareket ettikleri ortadadır.
Cmk 100/3 Maddesindeki Koşullar Oluşmamıştır:
Müvekkilim, sabit bir yerleşim yeri sahibidir ve ailesiyle birlikte yaşamaktadır. Anne ve babası memur olup, müvekkil ile aynı ikamette ikamet etmektedirler. Müvekkilim emlakçıdır. Hukuki yollarla kendisini savunmak istemekte olup, yargılamaya katılma iradesini açıkça ortaya koymuştur. Kaçma şüphesi bulunmamaktadır.
Suça ilişkin tüm deliller toplanmış ve muhafaza altına alınmıştır. Bu nedenle delilleri karartma ihtimali de bulunmamaktadır.
HUKUKİ NEDENLER : CMK 101/5 ve 267,268 vd. maddeleri
SONUÇ VE İSTEM :
1-) Yukarıda açıklanan sebeplerle, Sanık hakkında verilen tutuklama kararının itirazen kaldırılmasını, sanığın tahliye edilmesini ve yargılamanın tutuksuz devam edilmesine karar verilmesini,
2) Mahkeme aksi görüşte ise, tutukluluğun devamına ilişkin kararın CMK 109 vd. hükümleri gereğince “adli kontrole” çevrilmesini, sanık müdafii olarak saygılarımla talep ederim. 23.10.2025
AV.TUNÇ SUDİ TOL SANIK MÜDAFİ
GİZLİ SORUŞTURMACI KARARINA İLİŞKİN YARGITAY KARARLARI
-Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2015/61 E. , 2015/3471 K. sayılı kararı:
“Somut olayda; Bursa ili Yıldırım ve Osmangazi ilçelerinde bazı kişilerin uyuşturucu madde ticareti yaptıklarına ilişkin istihbarî bilgi edinilmesi üzerine, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararı alınmıştır. Gizli soruşturmacı 20/08/2014 tarihinde Yıldırım ilçesi Anadolu mahallesinde sanık ile iletişime geçerek, sanıktan 30 TL karşılığında MDMA içeren 2 adet uyuşturucu hap satın almıştır.
Sanık atılı suçu “örgüt faaliyeti çerçevesinde işlemediğinden” bu suçla ilgili gizli soruşturmacı atanması kanuna aykırıdır. Ancak kolluk görevlisi “suçu ve failini belirleme, suçla ilgili delilleri toplama” konusundaki genel görevi kapsamında, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmese de, uyuşturucu ticareti yapma suçu ile ilgili olarak, alıcı rolüne girerek sanıktan uyuşturucu madde alabilir. Bu şekilde elde edilen delil gizli soruşturmacının adli kolluk görevlisi olması halinde hukuka uygundur.”
-Burada Yargıtay kararı özetle şunu ifade etmektedir:
Örgüt faaliyeti kapsamında işlenmeyen uyuşturucu ticareti suçlarında gizli soruşturmacı görevlendirilemez; ancak kolluk görevlisi, genel adli görevleri kapsamında alıcı rolüne girerek uyuşturucu temin edebilir ve bu şekilde elde edilen deliller hukuka uygundur.
-Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2019/243 E. , 2021/7282 K. sayılı kararı:
“Gizli soruşturmacının 11.06.2013 tarihinde sanık …’ndan suç konusu uyuşturucu maddeyi satın alması üzerine sanığın ”satmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçu belirlenmiş ve bu suçun delili elde edilmiştir. Buna rağmen, gizli soruşturmacının sanıktan farklı tarihlerde tekrar uyuşturucu madde satın alması gereksiz olduğu gibi görevi kapsamında da değildir. Öte yandan, gizli soruşturmacıların asıl görevi ”uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak” değil, ”suçu ve failini belirlemek, suçla ilgili delilleri elde etmek”ten ibarettir. Bu nedenlerle gizli soruşturmacı tarafından sanıktan birden çok kez uyuşturucu madde satın alınmasının, ayrıca suç oluşturmayacağı ve gerçek anlamda bir ”alım-satım”ın söz konusu olmadığı gözetilmeden atılı suçun zincirleme olarak işlendiği kabul edilerek, sanığın cezasının TCK’nın 43. maddesi ile artırılması,”
-Burada Yargıtay kararı özetle şunu ifade etmektedir:
Gizli soruşturmacı, suçu ve faili tespit ettikten sonra aynı sanıktan tekrar tekrar uyuşturucu madde satın alamaz; zira gizli soruşturmacının görevi alım-satım yapmak değil, suçu ve faili belirleyip delil toplamaktır. Bu nedenle gizli soruşturmacı tarafından yapılan mükerrer alımlar gerçek bir alım-satım sayılmaz ve bu işlemler zincirleme suç kabul edilerek cezanın artırılmasına dayanak yapılamaz.
-Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/229 E. , 2015/260 K sayılı kararı:
Gizli soruşturmacı, görevi sırasında suç işlemeyecektir.’ Bu cümleler 139. maddenin gerekçesidir.
Kanun koyucu, 139. maddenin gerekçe bölümünü bu şekilde açıkladığı gibi, gizli soruşturmacının, uygulamada, sanıkları suça teşvik eden, azmettiren veya suça iten kışkırtıcı bir ajan durumunda olmaması gerektiğini belirtmektedir.
Bu olayda gizli soruşturmacı, kanun maddesine aykırı olarak, sanığın evine kadar gidip, uyuşturucuyu satın almak istediğini bildirip, eyleme iştirak ederek, uyuşturucu malı istemiştir. Soruşturmacının bu talebi olmasaydı, sanığın uyuşturucu maddeyi, gizli soruşturmacıya götürüp satma düşüncesi, sanığın aklından ve fikrinden bile geçmeyecekti.
Gizli soruşturmacı olmasaydı, eylemin gerçekleşmesi mümkün değildi. Bu durumda gizli soruşturmacının olayımızda sanık Funda’yı bilfiil suça teşvik eden, bir kışkırtıcı ajan olduğu net ortadadır. Bu nedenle bu uygulama, kanuna aykırı bulunduğundan, sanık Funda yönünden hükmün bozulması gerekmektedir.
Burada Yargıtay şunu söyler:
Gizli soruşturmacı, suçun işlenmesini sağlayan veya sanığı suça yönlendiren kışkırtıcı bir ajan hâline gelemez; eylemin gizli soruşturmacının talebi ve yönlendirmesiyle gerçekleştiği durumlarda hem uygulama hem de elde edilen deliller hukuka aykırıdır ve bu hâlde sanık hakkında kurulan hükmün bozulması gerekir.
-Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2019/2565 E. , 2022/336 K. sayılı kararı:
Yapılan soruşturma işlemleri kovuşturma kapsamı ve tüm dosya içeriğine göre sonuç olarak;
a) Suçun sübutunun tespiti için sanıktan uyuşturucu madde alma – temin etme eylemini gerçekleştiren gizli soruşturmacılar kolluk görevlisi ise “suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama” konusunda faaliyette bulunabileceklerinden, öncelikle gizli soruşturmacıların adli kolluk görevlisi olup olmadığının sorulması, adli kolluk görevlisi ise CMK’nın 139/3. maddesi hükmü de gözetilerek gerekirse tanık olarak dinlenilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Gizli soruşturmacıların adli kolluk görevlisi olmadığının tespiti halinde “suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama” konusunda faaliyette bulunamayacaklarından bu yöntemle elde edilen bilgilerin delil olarak değerlendirilemeyeceği hususu gözetilerek sanığın hukuki durumunun tartışılmadan hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu nedenle yerinde olduğundan CMUK’un 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA.”
Burada Yargıtay şunu söyler:
Uyuşturucu madde temin edilmesi suretiyle delil elde eden gizli soruşturmacıların adli kolluk görevlisi olup olmadığı mutlaka araştırılmalıdır; adli kolluk görevlisi iseler bu işlemler hukuka uygun kabul edilebilir ve gerekirse tanık olarak dinlenmeleri gerekir, adli kolluk görevlisi değillerse bu şekilde elde edilen bilgiler delil sayılamaz. Bu ayrım yapılmadan sanık hakkında hüküm kurulması hukuka aykırıdır ve bozma sebebidir.
GİZLİ SORUŞTURMACI ATANMASINA YÖNELİK SIKÇA SORULAN SORULAR
Gizli soruşturmacı nedir?
Gizli soruşturmacı, CMK 139 kapsamında hâkim kararıyla görevlendirilen ve kimliğini gizleyerek suç örgütleri içine sızan kamu görevlisidir. Amaç, ağır ve örgütlü suçlara ilişkin delil elde etmektir.
Gizli soruşturmacı nasıl görevlendirilir?
Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi, Cumhuriyet savcısının talebi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından verilecek gerekçeli karar ile mümkündür. Kolluğun veya savcının tek başına bu yetkisi yoktur.
CMK 139 hangi suçlar için uygulanır?
CMK 139 yalnızca katalog suçlar bakımından uygulanabilir. Uyuşturucu ticareti, silah kaçakçılığı, suç örgütleri ve terör suçları bu kapsamdadır.
Gizli soruşturmacı suç işleyebilir mi?
Hayır. Gizli soruşturmacı suç işleyemez, suça teşvik edemez ve provokasyon yapamaz. Aksi hâlde elde edilen deliller hukuka aykırı sayılır.
Gizli soruşturmacının topladığı deliller geçerli midir?
Deliller, hâkim kararıyla ve görev sınırları içinde elde edilmişse hukuka uygundur. Provokasyon veya yetki aşımı varsa deliller geçersizdir.
Gizli soruşturmacı tanık olarak dinlenebilir mi?
Evet. Gizli soruşturmacı, kimliği korunarak tanık olarak dinlenebilir. Ancak bu durum istisnaidir ve sıkı güvenlik önlemleri altında yapılır.
Gizli soruşturmacı ile gizli soruşturma yapan kolluk arasındaki fark nedir?
Gizli soruşturmacı, CMK 139’a özgü özel bir muhakeme tedbiridir. Gizli soruşturma yapan kolluk ise klasik araştırma ve istihbarat faaliyeti yürütür.
Gizli soruşturmacı süresiz görevlendirilebilir mi?
Hayır. Gizli soruşturmacı tedbiri belirli süreyle uygulanır. Süre bitiminde yeni hâkim kararı alınmadan devam edilemez.