Memuriyetten Çıkarılma Kararına Karşı İptal Davası Dilekçe Örneği

İlgili davalar özel hukuki alanlar olup muhakkak idare hukukunda uzman bir idare hukuku avukatından destek alınması gerekmektedir. Memuriyetten Çıkarılma Kararına Karşı İptal Davası Dilekçe Örneği hazırlanırken muhakkak iptale konu uyuşmazlık iyi açıklanmalı, yürütme durdurma istenmeli ve iddiaların hangi deliller ile ispatlanacağı açık şekilde yazılmalıdır.

Memuriyetten Çıkarılma Kararına Karşı İptal Davaları

Memuriyetten Çıkarılma Kararına Karşı 60 gün içinde iptal davası açılması mümkün olup, görevli mahkeme idare mahkemesidir. İlgili dava ile birlikte yürütmenin durdurulması kararı talep etmek mümkündür. Mahkeme idare davaya cevap verdikten sonra yürütmenin durdurulması kararını ele almaktadır. İlgili davalar özel hukuki alanlar olup muhakkak idare hukukunda uzman bir idare hukuku avukatından destek alınması gerekmektedir. Memuriyetten Çıkarılma Kararına Karşı İptal Davası Dilekçe Örneği hazırlanırken muhakkak iptale konu uyuşmazlık iyi açıklanmalı, yürütme durdurma istenmeli ve iddiaların hangi deliller ile ispatlanacağı açık şekilde yazılmalıdır. Memuriyetten Çıkarılma Kararına Karşı İptal Davası Dilekçe Örneği verildikten sonra idare 30 gün içinde savunma dilekçesi verecektir. Savunma dilekçesi verildikten sonra idare mahkemesi savunmaya cevap dilekçesi vermek gerekecektir. Bu dilekçe de tamamlandığında dilekçeler aşaması tamamlanıp duruşma aşamasına geçilecektir.

Memuriyetten Çıkarılma Kararına Karşı İptal Davası Dilekçe Örneği

T.C.MERSİN NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

Yürütmenin Durdurulması ve Duruşma Taleplidir.

DAVACI :

VEKİLİ : Av. Tunç Sudi TOL

DAVALI : Milli Eğitim Bakanlığı

KONU :

Müvekkil hakkında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından “Kamu Görevinden Çıkarılması” şeklinde verilen kararının iptali isteminden ibarettir.

TEBLİĞ TARİHİ : 27.10.2020

AÇIKLAMALAR :

Müvekkil …… Akdeniz İmam Hatip Ortaokulu Fen bilimleri öğretmeni olarak Milli Eğitim Bakanlığına bağlı görev yapmaktayken, Diyarbakır 5.Ağır Ceza Mahkemesince Terör Örgütüne üye olma suçu ile yargılanmış ve yapılan yargılama sonucu “Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması” kararı verilmiştir. İlgili dosyanın esas numarası 2012/23, karar numarası ise 2019/225’dir. (Ek:1 de gerekçeli kararı paylaşıyoruz.)

Bu karar sebebiyle müvekkil Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kamu görevinden çıkartılmıştır. Çıkarılma kararı ek:2 de bulunan resmi yazılar ile yapılmış olup bu yazılar müvekkile 27.10.2021 tarihinde tebliğ edilmiştir. Verilen bu karar hukuka aykırı olup iptali gerekmektedir. Şöyle ki;

1) Hükmün Açıklanması Geri Bırakılması Kararı Mahkumiyet Değildir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi boyunca kasıtlı bir suç işlenmez ve yükümlülüklere uygun davranılırsa ceza kararının ortadan kaldırılması ve davanın düşmesine yol açan bir cezanın bireyselleştirilmesi kurumudur (CMK md.231). Erteleme, takdiri indirim gibi bireyselleştirme kurumlarında mahkeme kararı birtakım hukuki sonuçlar doğrururken, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunda ortada sonuç doğuracak bir mahkeme hükmü yoktur. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bu sebeple mahkumiyet olarak değerlendirilemez. Çünkü HAGB gerekli denetim süresi içerisinde şartlar sağlandığında hiç suç işlenmemişçesine etki doğurur.

Devlet Memurları Kanunu’nun 48. Maddesinde memur olmak için gerekli şartlar ayrıntılı şekilde açıklanmıştır. 98. Maddede ise bu şartlardan herhangi birinin taşınmadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan birinin kaybedilmesi halinde, memuriyete son verileceği belirtilmiştir. Buna göre 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun, ceza hukukuyla yakından bağlantılı 48. Maddesinin Genel Şartlar başlıklı 5. fıkrası aşağıdaki gibidir: “

Belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak”

Görüldüğü üzere kanun belli suçlarda (yüz kızartıcı suçlar olarak da adlandırılmaktadırlar) mahkum olunan ceza ne olursa olsun memuriyete son verileceği açıkça belirtilmektedir. Katalog suçlar dışında ise, kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla hapis cezasına hükmedilmesi halinde, memur olma şartlarının ortadan kalkacağını belirtmiştir.

Ceza hukukumuzda ise, sanık için iki yıl veya daha az süreli hapis cezası veya adli para cezası verilmesi halinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu noktada hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın bir mahkumiyet kararı olmadığını, özellikle belirtmek gerekmektedir. Kanun ise memuriyete engel olarak bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkum olunmayı şart koşmuştur. Bu sebeple tek tek sayılan katalog suçlardan olsa dahi tek başına hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı memuriyete engel değildir.

Bir alıntı:Devlet Personel Başkanlığı’nın 08.07.2013 tarihli 9571 sayılı görüşünde “adı geçenin işlemiş olduğu suçların 657 Sayılı Kanun’un 48/A – 5 kapsamında memuriyete engel bir suç niteliğinde olduğu ancak 5271 sayılı Kanunun 231. Maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinden bu durumun memuriyete engel teşkil etmediği, bu kapsamda ilgilinin memuriyet görevine son verilmesinin mümkün bulunmadığı değerlendirilmektedir.” şeklinde konu hakkında görüş belirtilmiştir.

Bir alıntı: Danıştay 12. Dairenin 09.07.2008 tarihli 2007/2534 E. 2008/ 4502 K. sayılı kararında ise: “Davacı hakkında mahkumiyet kararını veren Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmede; davacının durumunun Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. Maddesi kapsamında olduğu ve bu maddede aranılan koşulların gerçekleşmiş olduğu sonucuna ulaşılarak sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilmesi karşısında, hükmün sanık hakkında sonuç doğurmayacağının anılan maddede açıkça belirtilmiş olması nedeniyle davacının memuriyetine engel bir mahkumiyet hükmünün bulunduğundan söz etme olanağı kalmamıştır.” denilmiştir. Bir alıntı: Danıştay 1. Dairesinin E: 2009/221 K: 2009/535 sayılı Kararında; “…hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, yüklenen suçtan dolayı kurulan hükmün, sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade etmekte, denetim süresinin koşullan uygun olarak geçirilmesi durumunda da açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kalkmakta ve ceza davası düşmektedir…”

2) Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Hukuki Sonuç Doğurmaz. Doğurması Hukuka Aykırıdır.

Ceza Muhakemesi Kanunun 231/5. Maddesi çok açık ve nettir:”Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl(2) veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir HUKUKİ SONUÇ DOĞURMAMASINI ifade eder.”

Görüldüğü gibi kanun koyucu HAGB kararının hukuk alanında yaratacağı sonuçları tamamen açık ve net şekilde belirtmiştir.

Davalı kurum her ne kadar müvekkile tebliğ ettiği evrakta 375 Sayılı Kanun Hükmünde kararnameyi kararında gerekçe olarak gösterse de, yukarıda görüldüğü gibi ilgili kararname Türk Ceza Muhakemesi Kanuna aykırı olarak çıkartılmıştır. Kanuna aykırı olarak çıkartılan kararnameye dayalı müvekkili kamu görevinden çıkarmak hukuka aykırıdır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, yargılanan kişiye verilen ikinci bir şanstır. HAGB kararı, kişinin mevcut hukuki statüsünde olumsuz bir değişiklik olmaması için düzenlenmiş bir kurumdur. Hakkında HAGB kararı verilen kişinin devlet memurluğu, milletvekilliği, avukatlık veya başkaca bir kamu hizmeti ifa etmesinin önünde hiçbir yasal engel yoktur. Hakkında HAGB kararı verilen kişinin mahkumiyete esas cezası ne olursa olsun memuriyetten veya başkaca bir kamu görevinden atılması mümkün değildir.

Yukarıda anlatılan sebeplerden ve sayın mahkemenizin re’sen göz önünde bulunduracağı hususlar dahilinde müvekkilimiz hakkında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından tesis edilen “Kamu Görevinden Çıkarılma” kararının iptalini istemek gereği hasıl olmuştur.

HUKUKİ NEDENLER :

Ceza muhakemesi kanunu, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, İdari Yargılama Usulü Kanunu, 2577 Sayılı Kanun İlgili Maddeleri ve sair yasal mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER :

1-) Milli Eğitim Bakanlığı Tarafından Müvekkile Tebliğ Edilen Resmi Yazı

2-) Diyarbakır 9.Ağır Ceza Mahkemesi 2018/587 Esas 2019/7887 Karar nolu kararı.

3-) Bilirkişi incelemesi ve sair tüm yasal deliller.

SONUÇ VE İSTEM :

Yukarıda arz ve izah etmiş olduğumuz ve sayın başkanlığınız tarafından re’sen göz önünde bulundurulacak hususlar doğrultusunda;

1-) Davamızın KABULÜNE,

2-) Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 27/10/2020 tarihinde tebliğ edilen “Kamu görevinden çıkarılma” İşleminin tüm asli ve feri sonuçları ile İPTALİNE,

3-) Hukuka aykırı kararın yürütülmesinin DURDURULMASINA,

4-) Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı idare üzerine yükletilmesine karar verilmesini müvekkilim adına vekaleten ve saygıyla arz ve talep ederim. 16.12.2020

EKLER :

1-) Milli Eğitim Bakanlığı Tarafından Müvekkile Tebliğ Edilen Resmi Yazı2-) Diyarbakır 9.Ağır Ceza Mahkemesi 2018/45 Esas 2019/78 Karar nolu kararı.3-) Noter onaylı vekaletname

Davacı Vekili

Av. Tunç Sudi TOL

Yorum yapın

Open chat
Merhaba 👋
Size yardımcı olabilir miyiz?
Hemen Ara