Nafaka Artırım Davası ve Nafaka İndirim Davaları, boşanma sonrasında tarafların ekonomik durumlarının değişmesi veya çocukların (ergin olmayanların) ihtiyaçlarının farklılaşması halinde mahkemeden mevcut nafaka tutarının yeniden belirlenmesini isteme yoludur. Uygulamada; gelirde kalıcı azalma, iş değişikliği, emeklilik, yeni aile yükümlülükleri, eğitim basamağının değişmesi, sağlık giderlerindeki artış gibi nedenler öne çıkar. Mahkeme, tarafların güncel sosyo-ekonomik durumunu (gelir, gider, yaşam standardı) somut verilerle tespit eder; çocuğun üstün yararı ve hakkaniyet (TMK m.4) gereğince nafakayı artırabilir, azaltabilir ya da kaldırabilir. Aşağıda, kaynak metinlerdeki başlıklar esas alınarak; tanım, şartlar, kendiliğinden sona erme halleri, yargılama usulü ve Yargıtay uygulamasına yansıyan kritik noktalar sistematik biçimde özetlenmiştir.
Sayfa İçeriği
Nafaka İndirim Davası Nedir?
Nafaka indirim davası, daha önce hükmedilmiş bir nafakanın, koşulların değişmesi nedeniyle düşürülmesi talebidir. Değişiklik; nafaka borçlusunun gelirinde kalıcı azalma (işsiz kalma, emeklilik, ücret düşüşü), borçlunun yeni aile sorumlulukları, nafaka alacaklısının gelirindeki artış veya ihtiyaçlarının azalması gibi nedenlere dayanabilir. Yoksulluk nafakasında alacaklının çalışma yaşamına katılması, düzenli ve yeterli gelire kavuşması; iştirak nafakasında ise çocuğun giderlerindeki azalma ya da borçlunun ödeme gücündeki belirgin düşüş indirim gerekçesi yapılabilir. Ancak Yargıtay uygulamasında asgari ücret düzeyinde gelire sahip olmak tek başına “tam kaldırma” sebebi değildir; çoğu durumda miktar indirimi uygun görülür. İndirim için, değişikliğin kalıcı ve belgelendirilebilir olması beklenir; geçici dalgalanmalar genellikle yeterli sayılmaz.
İştirak Nafakası Nedir?
İştirak nafakası (çocuk için nafaka), velayet kendisine verilmeyen ebeveynin, çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve barınma giderlerine mali gücü oranında katılmasını sağlayan nafakadır. Kusur dikkate alınmaz; amaç, çocuğun yaşam standardının korunmasıdır. Boşanma veya ayrılık sürecinde bağlanan tedbir nafakası (geçici nafaka) karar kesinleşince iştirak nafakasına dönüşebilir. Hakim, talep olmasa bile kamu düzeni niteliği nedeniyle çocuğun yararını gözeterek iştirak nafakasına hükmedebilir. Miktar belirlenirken çocuğun yaşı ve eğitim basamağı, paranın alım gücü, ebeveynlerin ekonomik durumları ve çocuğun varsa gelirleri dikkate alınır. Uygulamada, karar metnine her yıl endeks (TÜİK ÜFE benzeri) oranında artış ibaresi eklenmesi sonraki artırım taleplerini azaltır.
İştirak Nafakası Nasıl Hesaplanır?
Hesaplamada temel ölçüt, çocuğun somut ihtiyaç listesi ile ana-babanın ödeme gücünün birlikte değerlendirilmesidir. İlköğretim çağındaki bir çocuk ile üniversite öğrencisinin giderleri aynı değildir; okul türü, servis, barınma ve eğitim materyalleri kalem kalem ele alınır. Ebeveynlerden geliri daha yüksek olanın katkı payı artar; düşük gelirli ebeveynin katkısı düşer. Hakim; önceki nafaka tarihinden bugüne geçen süre, enflasyon, asgari ücret ve hayat pahalılığındaki artışı dikkate alır. Karara artan nafaka ibaresi eklenmişse ilerleyen yıllarda, belirlenen endeks oranında otomatik güncelleme yapılır. Endeks belirtilmemişse veya şartlar olağanüstü değişmişse, nafaka artırım davası açılarak yeni denge kurulur.
Nafaka İndirim Davası Nasıl Açılır?
Öncelikle mevcut nafaka ilamı (hüküm) bulunmalıdır. Davacı, değişen koşulları belge ile ispatlar: maaş bordrosu, işten ayrılış, emeklilik belgeleri; sağlık raporları; yeni bakmakla yükümlü olunan kişiler; alacaklının düzenli geliri vb. Dava, aile mahkemesinde ve nafaka alacaklısının yerleşim yerinde açılır. Uygulamada mahkeme, tarafların sosyal-ekonomik durum araştırmasını (SED) yaptırır; SGK, banka, tapu kayıtları incelenir; gerekiyorsa tanık ve bilirkişi deliline başvurulur. Talep sadece “kaldırma” olarak yazılsa bile, Yargıtay’ın benimsediği “çoğun içinde az da vardır” ilkesi gereği hakim indirim kararı da verebilir. Geçici ve kısa süreli gelir artışlarına dayanmak, davanın reddine yol açabilen tipik bir hatadır.
Nafakanın Kendiliğinden Ortadan Kalkması
Kendiliğinden sona erme (hakim kararı aranmayan hâller), irat biçiminde ödenen nafakada sınırlı olarak söz konusudur: Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü halinde yoksulluk nafakası kendiliğinden biter. İştirak nafakası ise çocuğun ergin olması (kural olarak 18 yaş), evlenmesi ya da ölümüyle sona erer. Bu durumlarda borçlu, ilgili nüfus veya evlenme kayıtlarını icra dosyasına sunarak ödemeyi durdurabilir. Ancak çocuk ergin olsa dahi eğitime devam ediyorsa, bakım yükümlülüğü yardım nafakası olarak devam edebilir; bu durumda yeni hukuki çerçeveye göre talep ve değerlendirme yapılır.
Nafakanın Hakim Kararıyla Ortadan Kalkması
Hakim kararı gereken haller; alacaklının fiilen evliymiş gibi yaşaması (süreklilik göstermeli), yoksulluğun ortadan kalkması (düzenli ve yeterli gelir), haysiyetsiz hayat sürme (ör. süreklilik arz eden ahlaka aykırı yaşam tarzı) gibi durumları kapsar. Bu tür iddialar somut kanıt (barınma birlikteliği, düzenli ortak yaşam göstergeleri, gelir kayıtları) gerektirir. İştirak nafakasında odak çocuğun üstün yararıdır; alacaklı ebeveynin gelirindeki artış tek başına indirim/kaldırma sebebi sayılmaz; borçlu ebeveynin ödeme gücündeki kalıcı ve belirgin düşüş aranır. Yargıtay, asgari seviyedeki gelirin varlığının genellikle “kaldırma” için yeterli olmadığını, miktar indirimi ile denge kurulması gerektiğini vurgular.
Nafaka İndirim Davasında Görevli, Yetkili Mahkeme ve Yargılama Usulü
Görevli mahkeme aile mahkemesidir; bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Yetkili mahkeme kural olarak nafaka alacaklısının yerleşim yeridir. Usulde, çoğunlukla basit yargılama uygulanır; mahkeme, taraf beyanları ve belgeler yeterliyse dosya üzerinden de karar verebilir. Delil listesinde SED raporları, SGK ve vergi kayıtları, banka hareketleri, eğitim/sağlık giderleri, kira sözleşmeleri gibi belgeler yer alır. İştirak nafakasında çocuğun gider kalemleri ayrıntılı gösterilmeli; yoksulluk nafakasında alacaklının yoksulluğu somutlanmalıdır. Eksik araştırma, yanlış gelir tespiti veya endeks hususunun hatalı düzenlenmesi kararların bozulma sebeplerindendir.
İştirak Nafakasının Arttırılması Davası
Çocuğun büyümesi, okul kademesinin değişmesi, eğitim ve sağlık giderlerinin artması veya nafaka borçlusunun gelirindeki kalıcı artış, artırım davasının tipik dayanaklarıdır. Hakim; çocuğun yaşı, eğitim düzeyi, önceki nafaka tarihinden bu yana geçen süre, ekonomik göstergeler ve tarafların gelirlerini birlikte değerlendirerek yeni bir denge kurar. Yerleşik uygulamada, karar metninde TÜİK ÜFE oranına bağlı yıllık artış hükmü kurulması tercih edilir; aksi yöndeki oranlamalar düzeltilerek onanabilmektedir. Talep aşırı yüksek belirlenirse, hakkaniyet ilkesi gereği daha düşük bir rakamla kısmen kabul kararı verilebilir.
İştirak Nafakasının Yardım Nafakasına Dönmesi Şartları
İştirak nafakası, çocuğun ergin olmasıyla kural olarak sona erer. Ancak ergin çocuk eğitime devam ediyorsa (ör. lise/üniversite), ebeveynlerin yardım nafakası yükümlülüğü TMK çerçevesinde sürer. Bu durumda artık “artırım/indirim” değil, nitelik değişikliği söz konusudur; talep ve karar “yardım nafakası” başlığı altında kurulur. Uygulamada, hüküm fıkrasında nafakanın niteliğinin doğru yazılmaması düzeltilerek onama konusu olabilmektedir. Ergin çocuk için yardım nafakası talebinde, eğitim belgesi, gider listesi ve ebeveynlerin ödeme gücü yine belirleyicidir.
İştirak Nafakası Kaç Yaşına Kadar Ödenir?
Kural, çocuğun 18 yaşına kadar (erginlik) ödenmesidir. Ergin olmadan evlenme veya mahkeme kararıyla ergin kılınma (TMK m.12) hallerinde de sona erer. Eğitim devamı varsa, yardım nafakası olarak sürdürülebilir; bu aşamada miktar, çocuğun eğitim gereksinimleri ve ebeveynlerin mali gücüyle orantılıdır. Çocuğun gelirleri (burs, yarı zamanlı iş vb.) de denge hesabında dikkate alınır. Çocuğun eğitime devam ettiği belgelenemezse, iştirak nafakasının erginlikle birlikte sona erdiği kabul edilir.
İştirak Nafakası Davasının Harç ve Masrafları
Başvurma harcı, dilekçedeki tüm talepler için ödenir; ancak nispi karar ve ilam harcı nafakanın yıllık tutarı üzerinden peşin dörtte bir oranında ayrıca yatırılmalıdır. Velayet, iştirak nafakasının kaldırılması/azaltılması talepleri birlikte ileri sürülüyorsa, her talebin harç rejimi ayrı ayrı gözetilmelidir. Uygulamada eksik harçla esasa girilmesi, bozma sebebidir. Masraflar; tebligat, SED araştırması, varsa bilirkişi ve keşif giderlerini kapsar; haksız çıkan tarafa yükletilir.
Nafaka İndirim Davasında Zamanaşımı
Nafakanın kaldırılması/indirilmesi için zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmemiştir; nafaka devam ettiği sürece koşullar değiştiğinde her zaman dava açılabilir. Buna karşılık, birikmiş nafaka alacakları (geçmiş aylıklar) genel ilamlı icra zamanaşımı ve 10 yıllık tahsil zamanaşımı bakımından ayrı değerlendirilir; ilam geçerliliğini korusa da, belirli dönemler zamanaşımına uğrayabilir. Bu nedenle, artırım veya indirim ihtiyacı doğduğunda gecikmeden uyarlama talebinde bulunmak pratikte önemlidir.
Anlaşmalı Boşanma Davasında Kararlaştırılan Nafakanın Kaldırılması
Anlaşmalı boşanma protokolünde taraflar nafaka miktarını belirleyebilir ve hakim onaylayabilir. Ancak bu durum, gelecekte koşulların olağanüstü değişmesi halinde uyarlama talebine engel değildir. Protokol ile yüksek bir tutarın kabul edilmiş olması, sonradan borçlunun ödeme gücünü aşan bir yük haline gelmişse indirim gündeme gelebilir. Tersi durumda, çocuğun giderleri ciddi biçimde artmışsa artırım istenebilir. “Hiçbir sebep yokken” salt protokoldeki tutardan cayma, hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilir. Bir kerelik toplu ödeme veya protokolde yer alan başka bir malvarlığı devri, ileride iştirak nafakası yükümlülüğünü tamamen ortadan kaldırmaz; olsa olsa miktar tayininde dikkate alınır.
İştirak Nafakasının Miktarı Nasıl Belirlenir?
Hakim, çocuğun yaşı-eğitim düzeyi-giderleri, nafaka borçlusunun gelir ve yaşam standardı, nafaka alacaklısı ebeveynin katkısı ve önceki karar tarihinden beri geçen süreyi birlikte değerlendirir. Aşırı yüksek miktarlar, borçlunun ödeme gücüyle orantısızsa düşürülür; aşırı düşük miktarlar ise çocuğun ihtiyaçlarını karşılamıyorsa yükseltilir. Velayet sahibi ebeveynin üstlendiği görünmeyen emek ve zaman maliyeti de denge hesabına dâhil edilir. Kararlara genellikle yıllık ÜFE artışı bağlanır; endeks hatalı yazılmışsa daha sonra düzeltilmesi mümkündür.
Peki Nafaka Nasıl Hesaplanır? Daha detaylı bilgi için web sitemizi ziyaret edebilirsiniz.
Nafaka Artırım Dava Dilekçesi Örneği
MERSİN 1.AİLE MAHKEMESİNE
DOSYA NO :
DAVACI :
VEKİLİ :
Av. xxxxxxxxxx
DAVALI :
DİLEKÇE :
KONUSU :
Sayın mahkemeniz tarafından 19/12/2019 tarihli tahkikat duruşmasında takdir edilen tedbir nafakasının arttırılması talebimizden ibarettir.
AÇIKLAMALAR :
Sayın mahkemeniz tarafından görülmekte olan yukarıda esas numarası yazılı Boşanma Dava dosyasının 19/12/2019 tarihli tahkikat celsesinde velayeti tedbiren anneye verilen çocuk lehine 1.000 Türk Lirası Tedbir Nafakasına hükmedilmiştir. Üstelik bu nafaka genel uygulamadan farklı olarak dava tarihinden itibaren değil duruşma tarihinden itibaren bağlanmıştır. İlgili tedbir nafakası takdiri hakkaniyete aykırıdır ve yükseltilmesi gerekmektedir.
Şöyle ki:
- Müşterek çocuk 6 yaşındadır. Eğitim hayatına özel okulda devam etmektedir. Mevzu bahis davamızın davalısı baba bir firmada üst düzey yönetici olarak görev yürütmektedir ve 8.000 dolar maaş almaktadır. Babanın Türkiye standartlarına göre hayli yüksek olan geliri sebebiyle müşterek çocuk evlilik birliğinin bozulmasından evvel hayat standartları yüksek şekilde yetiştirilmeye alışmış bir çocuktur. Evlilik birliğinin dağılması ve müşterek çocuğun velayetinin tedbiren davacı anneye verilmesini müteakiben annesi ile yaşamaya başlamış bulunan müşterek çocuğun hayat standartlarının karşılanmaya devam edilebilmesi için davalı babanın maaşına ölçülü bir oranda arttırılarak mevcut nafakadan daha yüksek bir tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekmektedir.
- Ara karar ile hükmedilen nafaka miktarı çocuğun üstün yararına aykırıdır. Kabaca bir hesap yapmak gerekirse ;
- İlgili çocuğun aylık okul ücreti aylık 1.300 TL’dir.
- Bir günde üç öğün olarak öğün başı 15 TL den , günlük 45 TL gıda masrafı , aylık 1.350 TL – Kırtasiye, oyuncak, giyim ve diğer harcamalar 500 TL’dir. Kısacası sayın mahkemeniz tarafından takdir edilmiş bulunan 1.000 Türk Lirası tedbir nafakası taraflar için çok düşük kalmaktadır.
SONUÇ VE İSTEM :
Yukarıda arz ve izah edilen sebepler dolayısıyla ve takdiri sayın mahkemenize ait olmak üzere;
- Müşterek çocuk lehine hükmedilen 1.000 Türk Lirası Tedbir Nafakasının, takdiri sayın mahkemenize ait olmak üzere tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, küçüğün ihtiyaçları ve hakkaniyet ilkesi gözetilerek arttırılmasını vekaleten arz ve talep ederiz.29.07.2020
Davacı Vekili