Nafaka, aile hukukunda eşlerin ve çocukların zorunlu geçim giderlerini karşılamak amacıyla mahkemece hükmedilen düzenli parasal yükümlülüktür. Türk Medeni Kanunu’nun TMK m. 169, 175, 182, 197, 328–330 ve 364 hükümleri uyarınca nafaka; evlilik birliği sürerken veya boşanma/ayrılık sürecinde, tarafların mali gücü, ihtiyaç durumu ve çocuğun üstün yararı esas alınarak belirlenir. Uygulamada dört temel nafaka türü bulunmaktadır: tedbir nafakası (dava öncesi ve dava süresince geçim ve düzenin korunması), iştirak nafakası (velayet kendisine verilmeyen ebeveynin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılımı), yoksulluk nafakası (boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş lehine), ve yardım nafakası (altsoy, üstsoy ve kardeşlere yönelik destek). Bu çerçevede nafaka; kişisel hak niteliği, hakkaniyet ve ölçülülük ilkeleriyle değerlendirilir; miktar ve ödeme şekli somut dosyadaki sosyal–ekonomik tespitlere göre takdir edilir. Bu rehberde, “Nafaka Nedir? Nafaka Türleri Nelerdir?” sorusuna ilişkin tüm türleri mevzuat dayanakları ve uygulama kriterleriyle adım adım ele alacağız.
Sayfa İçeriği
Nafaka Nedir?
Nafaka, genellikle boşanma davalarında veya ayrılık sürecinde devreye girer. Boşanma sonrasında, çocukların bakımı ve geçimleri, eşlerin yaşam standartlarının sürdürülmesi, engelli veya yaşlı akrabaların bakımı gibi durumlarda, nafaka ödenmesi gerekebilir.
Nafaka miktarı, ödeme süresi ve şartları, mahkeme kararı veya taraflar arasında yapılan anlaşmaya göre belirlenir. Nafaka ödeme yükümlülüğü genellikle daha güçlü olan tarafın üstlenmesi beklenir. Örneğin, boşanma sonrası çocukların bakımı ve geçimleri için ödenecek nafaka genellikle babaya verilir.
Nafaka, bir kişinin temel ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli olan maddi desteği sağlar ve bu nedenle hayatî öneme sahiptir. Nafaka alacaklıları, alacaklarının ödenmemesi durumunda yasal yollara başvurabilirler. Bu nedenle, nafaka ödemeleri yükümlüleri için ciddi bir yükümlülük olabilir. Peki nafaka türleri nelerdir?
Nafaka Çeşitleri
Nafaka, geçimi sağlama ve temel ihtiyaçları karşılama amacıyla hükmedilen düzenli bir ödemedir. Nafaka nedir? Nafaka türleri nelerdir? sorularına yanıt verirken, Türk Medeni Kanunu çerçevesinde dört ana kategoriye ayrıldığını belirtmek gerekir:
Tedbir Nafakası: Boşanma davası açılmadan önce veya dava devam ederken, eşlerden birinin ve/veya ergin olmayan çocuğun zorunlu geçimini teminen hükmedilen geçici nitelikli nafakadır. Tarafların kusur durumundan bağımsız olarak, geçim, barınma ve çocuğun korunması için hızlı önlem niteliği taşır.
İştirak Nafakası: Boşanma kararı sonrasında, velayet kendisine verilmeyen ebeveynin, çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve barınma giderlerine mali gücü oranında katılımını sağlamak için hükmedilen nafakadır. Amaç çocuğun üstün yararıdır ve ebeveynin kusuru dikkate alınmaz.
Yoksulluk Nafakası: Boşanma sebebiyle yoksulluğa düşecek olan eş lehine, diğer eş aleyhine hükmedilir. Koşul, talep eden eşin daha ağır kusurlu olmamasıdır. Süreklilik arz eden bir irat olarak belirlenebilir ve hakkaniyet ilkesi gözetilerek artırılıp azaltılabilir.
Yardım Nafakası: Boşanma ile doğrudan bağlantılı değildir. Altsoy, üstsoy ve kardeşler arasında; yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek kimseler yararına hükmedilir. Eğitimine devam eden ergin çocuk bakımından da destek fonksiyonu görür.
Bu temel ayrım, ilerleyen başlıklarda her bir nafaka türünün şartları, hesaplanması, süresi ve icrası yönlerinden ayrıntılandırılacaktır.
Tedbir Nafakası Davası
Tedbir nafakası, TMK m.169 ve m.197 hükümleri uyarınca; evlilik birliği sürerken ya da boşanma/ayrılık davası açıldıktan sonra, geçim ve düzenin korunması amacıyla geçici nitelikte hükmedilen bir nafaka türüdür. Görevli mahkeme Aile Mahkemesi olup, miktar belirlenirken tarafların sosyal–ekonomik durumları, ihtiyaçlar ve hakkaniyet esas alınır.
Boşanma Davası Açılmadan Önce Tedbir Nafakası
Eşler arasında henüz boşanma/ayrılık talebi yokken, ayrı yaşamada haklılık şartı gerçekleşirse, TMK m.197 kapsamında bağımsız bir dava ile tedbir nafakası talep edilebilir.
- Haklı sebep; şiddet, ağır geçimsizlik, aldatma, bağımlılık, ortak konutun terk edilmesi, birlikte yaşama iradesinin haksız reddi gibi olgularla somutlaştırılabilir.
- Hâkim, TMK m.197/2 gereği parasal katkı, konut ve ev eşyasından yararlanma ve malların yönetimi hakkında geçici önlemler alabilir.
- Yetkili yer, talep eden eşin yerleşim yeri Aile Mahkemesidir (TMK m.201).
- Bu dava nispi harca tabidir; talep edilen yıllık nafaka tutarı üzerinden harç hesaplanır.
- Talep eden eşin yanında ergin olmayan çocuklar bulunuyorsa, onlar için de tedbir nafakası istenebilir.
- Koşullar değişirse, TMK m.200 uyarınca uyarlama ile artırma-azaltma ya da kaldırma kararı verilebilir. Uygulamada değişiklik talebi, ilk kararı veren mahkemede değerlendirilir.
Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Tedbir Nafakası
Boşanma veya ayrılık davası açılınca, hâkim TMK m.169 gereği re’sen (kendiliğinden) geçici önlemleri alır; bu kapsamda eş ve ergin olmayan çocuklar yararına tedbir nafakasına hükmedebilir.
- Tedbir nafakası geçicidir; bu nedenle kusur dikkate alınmaz. Esas olan geçim, barınma, bakım ve korunma ihtiyaçlarıdır.
- Talep varsa talep ile bağlılık ilkesi geçerlidir; hâkim talebi aşamaz.
- Yargılama sürecinde mali koşullar değiştiğinde nafaka artırılabilir veya azaltılabilir.
- Boşanma davasıyla birlikte talep edilen tedbir nafakası, boşanmanın fer’î niteliğindedir ve ayrı harca tabi değildir.
- Süre: Boşanma kararı kesinleşene kadar devam eder; kesinleşmeden sonra kendiliğinden sona erer veya dosya durumuna göre yoksulluk ya da iştirak nafakasına dönüşür.
Tedbir Nafakası Ne Kadar Süreyle Bağlanır?
- Dava öncesi açılan bağımsız tedbir nafakası, yeni bir karar verilene kadar sürer. Uyarlama talepleri TMK m.200 çerçevesinde, ilk kararı veren mahkemece karara bağlanır.
- Dava sürecinde hükmedilen tedbir nafakası, kararın kesinleşmesine dek devam eder; sonrasında kalkar veya yoksulluk/iştirak nafakası olarak devam eder.
- Uygulamada sosyal–ekonomik durum araştırmaları (SED) zaman alabilmekte, bu da geçici korunma ihtiyacı olan taraf bakımından mağduriyet doğurabilmektedir.
Tedbir Nafakası Nasıl Hesaplanır?
Miktar, hâkimin takdirinde olmakla birlikte;
- Tarafların gelir–gider ve malvarlığı,
- Çocukların yaşı, eğitim/sağlık durumu,
- Barınma koşulları (kira/konut kullanımı),
- Yeme–giyinme–ulaşım–sağlık gibi zorunlu ihtiyaçlar,
- Nafaka borçlusunun mali gücü
kriterleri birlikte değerlendirilir. Amaç, asgari geçim dengesini ve çocuğun üstün yararını ölçülü biçimde güvence altına almaktır.
Tedbir Nafakası Ödenmezse Ne Olur?
Tedbir nafakasının ödenmemesi halinde ilamlı icra yoluna başvurularak cebri tahsil istenebilir. Geçici/ara karar niteliği gereği, tedbir nafakasında İİK m.344 kapsamındaki tazyik hapsi kural olarak uygulanmaz; amaç alacağın tahsilidir. Bu nedenle alacaklı, icra takibiyle aylık alacaklarını faiziyle talep edebilir.
İştirak Nafakası Davası
İştirak nafakası, boşanma veya ayrılık sonrasında velayet kendisine verilmeyen ebeveynin, çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve barınma giderlerine mali gücü oranında katılımını sağlamak amacıyla hükmedilen nafakadır (TMK m.182/2, m.327–330). Çocuğun üstün yararı esastır; kusur durumu dikkate alınmaz. Hâkim, koşulları gerçekleştiğinde talep olmasa dahi çocuk yararına iştirak nafakasına hükmedebilir. İştirak nafakası, çocuğun ihtiyaçları ile ana–babanın sosyal ve ekonomik durumu birlikte değerlendirilerek belirlenir.
- Kimler talep edebilir? Fiilen çocuğa bakan ebeveyn, çocuğa atanmış vasi/kayyım veya ayırt etme gücüne sahip çocuk (TMK m.329).
- Başlangıç ve süre: Boşanma davası içinde istenmişse, karar kesinleşmesinden itibaren iştirak nafakası ödenir; dava süresince tedbir nafakası yürür.
- Ödeme şekli: Kural olarak aylık irat şeklindedir; artırma/azaltma, koşulların değişmesi veya hakkaniyet gereğince istenebilir.
İştirak Nafakası Nasıl Hesaplanır?
Hâkim, TMK m.330 uyarınca;
- Çocuğun yaşı, eğitim durumu, özel ihtiyaçları,
- Günün ekonomik şartları ve paranın alım gücü,
- Ana ve babanın gelir–gider durumu ile yaşam standardı,
- Çocuğun kendi gelirleri (varsa),
kriterlerini birlikte dikkate alır. Aynı yaşta iki çocuk için dahi, okul türü, servis/yemek, kurs/rehabilitasyon gibi kalemler farklılaştırıcı etki doğurabilir. Hâkim, tarafların sosyal–ekonomik durum raporları, bordrolar, kira/konut kullanımına ilişkin belgeler ve fiili bakım yükümlülüğü ışığında ölçülü bir tutar takdir eder. Kararda, ilerleyen yıllarda artış yöntemi (örneğin TÜİK ÜFE/TÜFE oranı gibi) gösterilebilir; gösterilmemişse, uyarlama davası ile artış talep edilebilir.
İştirak Nafakası Kaç Yaşına Kadar Ödenir?
Kural olarak iştirak nafakası, çocuğun ergin olması (18 yaş), evlenmesi veya mahkemece ergin kılınması ile sona erer (TMK m.328/1).
- Çocuk ergin olduktan sonra eğitimine devam ediyorsa, ana–babanın bakım yükümlülüğü, koşullarına göre yardım nafakası olarak eğitim bitimine kadar sürer (uygulama ve içtihat). Bu aşamada artık iştirak değil, yardım nafakası gündeme gelir.
İştirak Nafakası Hangi Hallerde ve Ne Zaman Kesilir?
- Ergin olma/evlenme/ergin kılınma ile kendiliğinden sona erer.
- Nafaka borçlusunun ölümü ile sona erer; tereke borcu niteliği doğurmaz.
- Çocuğun kendi geçimini sağlayacak düzeyde gelir elde etmesi veya ihtiyaçların ortadan kalkması hâlinde, karar ile kaldırılabilir ya da azaltılabilir.
- Koşulların değişmesi (ebeveyn gelirindeki önemli artış/azalış, çocuğun okul düzeyi değişimi vb.) durumunda uyarlama mümkündür.
İştirak Nafakası Ödenmezse Ne Olur?
- İlâmlı icra yoluyla cebrî tahsil istenir; maaş haczi, mal haczi uygulanabilir.
- Emekli maaşı yönünden, nafaka alacağı için haciz konulabilir (nafakaya tanınan öncelik).
- Sıra cetvelinde öncelik: Aylık nafaka alacakları, satış bedelinden öncelikle ödenir.
- Tazyik hapsi: İİK m.344 uyarınca, mahkeme kararındaki aylık nafakayı ödemeyen borçlu hakkında şikâyet üzerine 3 aya kadar tazyik hapsi uygulanabilir.
- Faiz ve birikmiş alacaklar: Birikmiş taksitler için faiz talep edilebilir; uzun süreli ödememe hâlinde birikmiş nafaka için de ilâmlı icra takibi yapılır.
Özet: İştirak nafakası, çocuğun üstün yararını merkeze alan, ebeveynin mali gücüyle orantılı katılımını sağlayan zorunlu bir yükümlülüktür. Tutar, somut ihtiyaç ve sosyal–ekonomik veri esas alınarak belirlenir; koşullar değiştiğinde karar uyarlanabilir.
Yoksulluk Nafakası Davası
Yoksulluk nafakası, boşanma kararı sonucunda yoksulluğa düşecek olan eş lehine hükmedilen bir nafaka türüdür (TMK m.175). Nafaka alacaklısının, boşanma sebebiyle gelir düzeyinin temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmemesi gerekir. Burada ölçüt, yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, eğitim ve kültürel ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde geliri bulunmamasıdır.
Yoksulluk Nafakası Şartları
- Yoksulluğa düşme: Talepte bulunan eşin, boşanma sonrası asgari geçimini sağlayamayacak duruma gelmesi gerekir.
- Kusur şartı: Talep eden tarafın, diğer taraftan daha ağır kusurlu olmaması şarttır.
- Talep zorunluluğu: Hâkim, yoksulluk nafakasına kendiliğinden hükmedemez; mutlaka tarafın açık talebi olmalıdır.
- Evlilik süresi: Yoksulluk nafakası için evliliğin uzunluğu aranmaz; bir gün ya da bir saat bile sürmüş olması yeterlidir.
- Süre: Yoksulluk nafakasına süresiz olarak hükmedilebilir; ancak belirli hâllerde kaldırılabilir.
Yoksulluk Nafakası Ne Zaman Kalkar?
- Nafaka alacaklısının evlenmesi,
- Taraflardan birinin ölümü,
- Nafaka alacaklısının evliymiş gibi fiilen birlikte yaşaması,
- Haysiyetsiz hayat sürmesi,
- Yoksulluğun ortadan kalkması,
durumlarında kendiliğinden ya da mahkeme kararıyla kaldırılır (TMK m.176/2).
Yoksulluk Nafakası Talebi Nasıl Yapılır?
- Boşanma davası sırasında talep edilebilir.
- Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde bağımsız dava olarak da açılabilir (TMK m.178).
- Görevli mahkeme, nafaka alacaklısının yerleşim yerindeki Aile Mahkemesidir.
Yoksulluk Nafakası Miktarı Nasıl Belirlenir?
Hâkim, tarafların gelir–gider durumlarını, yaşam standartlarını, ekonomik göstergeleri dikkate alır. Kararda, ilerleyen yıllarda nafakanın TEFE/TÜFE oranında artırılması öngörülebilir (TMK m.176/3).
- Yargıtay içtihatlarına göre, artış talebinde ÜFE oranının aşılmaması gerektiği belirtilmektedir.
- Tarafların gelir ve giderlerinde olağanüstü bir değişiklik olursa, nafaka uyarlama davası ile artırılabilir ya da azaltılabilir.
Yoksulluk Nafakası ile Tazminat İlişkisi
Boşanma davasında maddi/manevi tazminat lehine hükmedilmiş olsa dahi, şartları varsa yoksulluk nafakası ayrıca verilebilir. Çünkü nafaka ve tazminat farklı hukuki kurumlar olup, birbirini ortadan kaldırmaz.
Yoksulluk Nafakasında Feragat
Nafaka, şahsa bağlı hak niteliğindedir. Önceden yapılan feragat veya vazgeçme, kesin hüküm doğurmaz. Koşullar oluştuğunda yeniden talep edilebilir.
Sonuç: Yoksulluk nafakası, boşanma sebebiyle ekonomik yönden zayıf düşen tarafı koruma amacına hizmet eder. Kusur durumu, talep şartı ve ekonomik göstergeler birlikte değerlendirilerek, hakkaniyete uygun bir tutar belirlenir.
Nafaka davalarına hangi mahkemeler bakmakla görevlidir ?
Makalemizin konusunu Tedbir Nafakası, İştirak Nafakası ve Yoksulluk Nafakası oluşturmaktadır. Bu nafaka türlerine bakmakla görevli mahkemeler ise Aile Mahkemeleridir.
Nafaka hangi şartlarda talep edilebilir ?
Medeni Kanunumuzun 175. Maddesi uyarınca ‘Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.’ Denilmektedir. Yani nafaka sadece kadınlara değil, ekonomik gücü daha düşük olan erkeğe de bağlanabilir. Nafakalar aslında süresiz değildir. Nafaka bağlanmış olan tarafın iş bulması veya yoksulluk durumunun ortadan kalkması, yeniden evlenmesi veyahut ölmesi durumunda nafaka kaldırılır. Tarafların maddi durumunun değişmesi gibi etkenler dahilinde de nafaka miktarının azaltılması veya arttırılmasına karar verilebilir. Nafaka miktarının arttırılması nafaka artırımı dava dilekçesi örneği ile yapılmaktadır.
Nafaka talebinin kabul edilmesi için belirli şartlar vardır. Türk Medeni Kanunu’na göre, nafaka talep edebilmek için şu şartlar aranmaktadır:
Boşanma veya ayrılık davası: Nafaka talebi, boşanma veya ayrılık davası açılmışsa veya açılacaksa yapılabilir. Bu dava sonuçlanmadan önce de geçici nafaka talebinde bulunulabilir. Geçim sıkıntısı: Nafaka talebinde bulunacak kişinin geçim sıkıntısı çekmesi gerekmektedir. Bu durumun belirlenmesi için kişinin gelir durumu, yaşam standardı, sağlık durumu, çalışma kapasitesi, eğitim seviyesi gibi faktörler dikkate alınır.
Karşı tarafın maddi durumu: Nafaka talep edecek kişinin geçim sıkıntısı çekmesinin yanı sıra, nafaka borçlusunun maddi durumunun da yeterli olmadığı durumlarda nafaka talebi kabul edilebilir. Nafaka borçlusunun gelir durumu, mal varlığı, borçları, yaşam standardı gibi faktörler dikkate alınır.
Haklı sebep: Nafaka talebinin kabul edilmesi için haklı bir sebebinin olması gerekmektedir. Örneğin, boşanmanın nedeni olarak gösterilen tarafın kusuru, ayrılık nedeniyle oluşan haksızlık veya ayrılığın nedeniyle ortaya çıkan geçim sıkıntısı haklı sebepler arasında sayılabilir.
Bu şartlar doğrultusunda nafaka talebi yapılabilir ve talep edilen nafakanın belirlenmesi de yine bu şartlar ve tarafların durumlarına göre yapılmaktadır.
Nafaka talep etmek için boşanma davası açmış olmak şart mıdır ?
Hayır değildir. Nafaka talebi boşanma davasından ayrı olarak, evlilik birliği içerisinde de aile mahkemesinden talep edilebilir. Türk hukukunda nafaka, boşanma dışındaki birçok durumda da talep edilebilir. Örneğin, eşlerin ayrılması veya ayrılma aşamasında, eşlerden birinin diğerine maddi destek sağlamak üzere nafaka talebinde bulunabileceği gibi, çocukların bakımı ve geçimleri için de nafaka talep edilebilir. Ayrıca, yaşlı veya engelli akrabaların bakımı için de nafaka talep edilebilir.
Nafaka talebi, ilgili kişinin durumuna ve ihtiyacına göre belirlenir. Mahkeme, nafaka taleplerini değerlendirir ve nafakanın ne kadar süreyle ve hangi şartlar altında ödeneceğine karar verir. Taraflar arasında yapılan anlaşma da nafaka taleplerini belirleyebilir.
Eşim nafaka ödemez ise ne olur ?
Nafaka ödenmesine karar verilen eş nafaka borcunu yerine getirmezse nafaka ödememe suçu olarak 3 ay tazyik hapsi ile zorlanır. Eşinizin mahkeme kararı veya anlaşma gereği ödemesi gereken nafakayı ödememesi durumunda, nafaka alacaklısı tarafından icra yoluyla takip edilebilir.
İlk olarak, nafaka alacaklısı, nafaka borçlusuna ödeme ihtarı gönderir. Eğer nafaka borçlusu bu ihtarı dikkate almaz veya ödeme yapmazsa, nafaka alacaklısı icra takibi başlatabilir. İcra takibi kapsamında nafaka borçlusunun maaşı veya mal varlığı haczedilebilir ve nafaka borcunun ödenmesi sağlanabilir.
Ayrıca, nafaka borçlusunun ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda, hukuki yaptırımlar da uygulanabilir. Nafaka alacaklısı, nafaka borçlusuna karşı icra takibi başlatabileceği gibi nafakanın ödenmemesi şikayet dilekçesi hazırlanarak hukuki yollarla da haklarını arayabilir. Örneğin, nafaka borçlusuna karşı hukuki yaptırımlar uygulanarak, borcun ödenmesi sağlanabilir veya nafaka ödeme yükümlülüğü ihlal edildiği için nafaka borçlusuna para cezası verilebilir.
Nafaka miktarı neye göre belirlenir ?
Nafaka miktarı nafakayı ödeyecek ve alacak olan eşin mali durumu , sosyal kültürel durumu gibi etkenler göz önünde bulundurularak hakim tarafından takdir edilir. Nafaka miktarı, nafaka talebinde bulunan kişinin ihtiyaçlarına, nafaka borçlusunun gelir durumuna, nafakanın ödeneceği süreye ve diğer faktörlere bağlı olarak belirlenir.
Nafakanın belirlenmesinde dikkate alınan bazı faktörler şunlardır:
Nafaka talebinde bulunan kişinin ihtiyaçları: Nafaka talebinde bulunan kişinin yaşam standardı, sağlık durumu, eğitim durumu, geliri gibi faktörler, nafaka miktarının belirlenmesinde dikkate alınır.
Nafaka borçlusunun gelir durumu: Nafaka borçlusunun gelir durumu, nafaka miktarının belirlenmesinde önemli bir faktördür. Nafaka borçlusunun gelirinin ne kadarı nafaka ödemesi için kullanılabilir, belirlenir.
Nafakanın ödeneceği süre: Nafakanın ödeneceği süre, nafaka miktarının belirlenmesinde etkilidir. Örneğin, geçici bir süre için nafaka talebinde bulunulması durumunda, nafaka miktarı daha düşük olabilir.
Taraflar arasındaki ekonomik ve sosyal durum: Tarafların ekonomik ve sosyal durumları, nafaka miktarının belirlenmesinde etkilidir. Örneğin, eşlerden birinin diğerine göre daha düşük geliri varsa, nafaka miktarı buna göre belirlenebilir.
Nafaka miktarı, nafaka talebinde bulunan tarafın durumu ve ihtiyaçlarına göre belirlendiğinden, her nafaka davası için farklı olabilir. Örneğin asgari ücretli ne kadar nafaka öder dediğimizde her asgari ücretlinin aynı nafaka miktarını ödemesi söz konusu olmamaktadır.
Yardım Nafakası Davası
Yardım nafakası, boşanma veya evlilikten bağımsız olarak, altsoy, üstsoy ve kardeşler arasında geçerli olan bir nafaka türüdür (TMK m.364). Amaç, yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan kişilere asgari geçim desteği sağlamaktır. Bu yönüyle diğer nafaka türlerinden ayrılır ve aile bağından doğan karşılıklı dayanışma yükümlülüğünün bir yansımasıdır.
Yardım Nafakası Şartları
- Nafaka alacaklısı, yoksulluğa düşme tehlikesiyle karşı karşıya olmalıdır.
- Nafaka yükümlüsü, kendi geçimini sağlayacak ölçünün üzerinde bir gelir düzeyine sahip olmalıdır.
- Yargıtay uygulamasında; yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım ve eğitim gibi temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak kişilerin yoksul kabul edileceği belirtilmiştir.
- Talep, öncelikle altsoy–üstsoy ilişkisi içinde yapılır; kardeşler için ise ancak diğer yükümlülerin imkânı yoksa gündeme gelir.
Yardım Nafakasının Süresi ve Kapsamı
- Ergin çocuk eğitimine devam ediyorsa, bu süreç boyunca anne–baba yardım nafakası ödemekle yükümlüdür.
- Nafaka miktarı, alacaklının geçim ihtiyacını karşılayacak ölçüde belirlenir; lüks ya da fazla talepler dikkate alınmaz.
- Ödeme genellikle aylık irat şeklinde olur.
Yardım Nafakasında Yetkili Mahkeme
Talep, taraflardan birinin yerleşim yeri Aile Mahkemesinde açılır. Mahkeme, tarafların sosyal–ekonomik durum araştırması sonucuna göre hakkaniyete uygun miktarı belirler.
Yardım Nafakasının Arttırılması veya Azaltılması
TMK m.365/5 gereğince, hâkim gelecek yıllar için nafakanın nasıl artırılacağını belirleyebilir. Ayrıca tarafların mali durumları değişirse, nafaka uyarlama davası ile artırılabilir, azaltılabilir veya tamamen kaldırılabilir.
Özet: Yardım nafakası, boşanma ile bağlantılı olmayan, aile bireylerinin birbirine karşı yardım yükümlülüğünden doğan bir nafaka türüdür. Özellikle öğrenimine devam eden ergin çocuklar, yaşlı ebeveynler veya maddi imkânsızlık içindeki kardeşler lehine hükmedilebilir. Amaç, aile bağları çerçevesinde asgari yaşam standardını güvence altına almaktır.
Nafaka Alacaklarında Zamanaşımı Nedir?
Nafaka, kişisel hak niteliğinde olduğundan genel ilke olarak zamanaşımına uğramaz. Ancak, birikmiş nafaka alacakları bakımından durum farklıdır.
- Mahkeme ilamları ve ilam hükmündeki kararlar, son işlem tarihinden itibaren 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (İİK m.39, TBK m.146).
- Nafakaya ilişkin kararlar bu kuralın istisnasıdır. Yani nafaka ilamı üzerinden 10 yıl geçse bile karar geçerliğini korur.
- Buna rağmen, birikmiş nafaka alacakları için 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanır. Örneğin; 2006 yılında hükmedilen nafakanın, 2017’de icraya konulması halinde 2007 öncesine ait alacaklar zamanaşımına uğramış sayılır.
Uygulamada Önemli Noktalar
- Nafaka alacaklısı, ödenmeyen nafakaları tahsil için ilamlı icra takibi başlatabilir.
- Zamanaşımı itirazı, nafaka borçlusu tarafından ileri sürülebilir.
- İlamın kendisi geçerliliğini korur; ancak geçmiş yıllara ilişkin ödenmemiş nafaka alacakları tahsil edilemez hale gelebilir.
Sonuç: Nafaka kararının kendisi süre sınırına tabi değildir, fakat birikmiş alacaklar için 10 yıllık zamanaşımı uygulanır. Bu nedenle nafaka alacaklılarının tahsil işlemlerini geciktirmemeleri önem taşır.
Nafaka Alacaklarının Ödenmesine Dair Yasal Kurallar
Nafaka, kanun koyucu tarafından özel düzenlemelere tabi tutulmuş bir alacak türüdür. Bu nedenle, ödenmemesi halinde sıradan alacaklardan farklı yaptırımlar ve koruma mekanizmaları öngörülmüştür.
- İcra ve İflas Kanunu m.344 gereğince, nafakaya ilişkin mahkeme kararlarını yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine 3 aya kadar tazyik hapsi uygulanabilir.
- Nafaka alacakları, sıra cetvelinde birinci sırada yer alır. Bu sayede borçlunun malvarlığı üzerinde yapılan haciz ve satışlarda, elde edilen bedelden nafaka alacakları öncelikle ödenir.
- Normal alacaklarda maaşa en fazla 1/4 oranında haciz konulabilirken, nafaka alacaklarında aylık nafaka miktarının tamamı maaştan kesilebilir. Bunun için borçlunun rızası aranmaz.
- Emekli maaşına haciz kural olarak konulamazken, nafaka borcu için istisnaen emekli maaşı üzerine haciz uygulanabilir.
Özet: Nafaka borçlusu, ödemelerini aksatması halinde hapis riski, öncelikli tahsilat, tam maaş kesintisi ve emekli maaşına haciz gibi ciddi yaptırımlarla karşılaşır. Böylece kanun koyucu, nafaka alacaklarının hızlı ve etkin şekilde tahsilini güvence altına almıştır.
Nafaka Davası Yargıtay Kararları
Nafaka hukukunda, Yargıtay içtihatları uygulamanın yönünü belirleyen en önemli kaynaklardandır. Kararlar, nafakanın niteliği, miktarı, uyarlanması, sona ermesi ve dönüştürülmesi gibi konularda önemli ölçütler ortaya koymaktadır.
- İştirak nafakasının yardım nafakasına dönüşmesi: Çocuğun ergin olmasıyla iştirak nafakası kendiliğinden sona erer. Ancak eğitimine devam ediyorsa, bu kez yardım nafakası gündeme gelir. Yargıtay, bu durumda davanın niteliğini doğru belirlemenin önemini vurgulamaktadır.
- Nafaka miktarının belirlenmesi: Yargıtay kararlarında, çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları ile ebeveynlerin mali güçleri dikkate alınarak nafaka miktarının hakkaniyete uygun şekilde takdir edilmesi gerektiği açıkça belirtilmektedir.
- Yoksulluk nafakası şartları: Ağır kusurlu eş lehine yoksulluk nafakasına hükmedilemeyeceği içtihatlarla sabittir. Ayrıca fiilen evliymiş gibi yaşayan veya haysiyetsiz hayat süren kişinin nafaka hakkı ortadan kalkar.
- Tazminat ile nafaka ilişkisi: Yargıtay, maddi veya manevi tazminat verilmiş olsa dahi, şartları varsa ayrıca yoksulluk nafakasına hükmedilebileceğini kabul etmektedir.
- Uyarlama davaları: Ekonomik koşulların değişmesi halinde nafaka artırılabilir veya azaltılabilir. Yargıtay, özellikle TÜİK ÜFE artış oranının aşılmaması gerektiğini sıkça vurgulamaktadır.
- Tedbir nafakası: Başkasıyla evli olmaksızın birlikte yaşayan taraf lehine tedbir nafakası verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
- İcra ve hapis yaptırımı: Nafaka borçlusunun aylık nafakayı ödememesi halinde, İİK m.344 uyarınca tazyik hapsi uygulanabileceği yönündeki kararlar, nafaka borcunun yaptırım gücünü göstermektedir.
Sonuç: Yargıtay kararları, nafaka hukukunda hem ilk derece mahkemelerine yol gösterici hem de taraflar için hak arama özgürlüğünü yönlendirici bir işlev görmektedir. Uygulamada birçok konuda hakkaniyet ilkesinin temel ölçüt olduğu, içtihatlarla sürekli vurgulanmaktadır.
İştirak Nafakasının Miktarı Nasıl Belirlenir?
İştirak nafakası tutarı belirlenirken hâkim, TMK m.330 uyarınca çocuğun yaşı, eğitim–sağlık–barınma ihtiyaçları ile ana–babanın mali gücünü birlikte değerlendirir. Sosyal–ekonomik durum raporları, gelir belgeleri, kira/konut kullanımı, servis–yemek–kitap–kurs giderleri ve çocuğun varsa kendi geliri dikkate alınır. Amaç, çocuğun üstün yararını koruyacak, tarafların yaşam standardına ve ölçülülük ilkesine uygun bir katkı payı oluşturmaktır. Kararda ileriki yıllara ilişkin artış yöntemi (örneğin TÜİK endeksleri) gösterilebilir; gösterilmemişse uyarlama davası ile artış talep edilebilir.
İştirak Nafakası Davalının Mali Gücü Oranında Arttırılmalıdır
İştirak nafakasının artırılması, çocuğun artan giderleri ile nafaka yükümlüsünün ödeme gücü arasında hakkaniyetli denge kurularak mümkündür. Geliri sınırlı olan yükümlüye, fiilen karşılayamayacağı tutarlar yüklenmemeli; öte yandan çocuğun eğitim ve bakım ihtiyaçları da eksiksiz karşılanmalıdır. Uygulamada, gelir–gider kalemleri, enflasyon, okul düzeyi değişikliği gibi olgular ispatlandığında artışa hükmedilir; nafakanın niteliği ve velayet sahibinin fiili emeği de denge unsurudur.
İştirak Nafakasının Arttırılması Davası
Artırım davaları, koşulların değişmesi (gelir artışı/azalışı, çocuğun eğitim düzeyi ve giderlerindeki belirgin artış, ekonomik göstergelerdeki değişim) halinde açılır. Yetkili mahkeme Aile Mahkemesi olup, önceki karar tarihi ile yeni dava tarihi arasındaki farklılıklar somut delillerle ortaya konulmalıdır. Hâkim, TMK m.4’teki hakkaniyet ölçütüyle, önceki dengeyi bozmadan yeni bir aylık irat belirler; artırma oranı çoğu zaman TÜİK endeksleri ile ilişkilendirilir.
İştirak Nafakası Davasının Harç ve Masraflarının Ödenmesi
İştirak nafakasının artırılması/kaldırılması davaları, yıllık nafaka tutarı üzerinden nispi harca tabidir. Başvurma harcı tüm talepleri kapsar; nispi peşin karar ve ilam harcının 1/4’ü dava açarken yatırılır. Harç ve gider avansı tamamlanmadan esasa girilmesi usule aykırıdır. Harç, talep edilen fark üzerinden hesaplanır; adli yardım şartları oluşmuşsa geçici muafiyet mümkündür.
Ağır Kusurlu Eşe Yoksulluk Nafakası Verilemez
Yoksulluk nafakası (TMK m.175) için aranan temel koşullardan biri, talep edenin daha ağır kusurlu olmamasıdır. Boşanmaya yol açan olaylarda ağır kusur talep eden tarafta ise yoksulluk nafakasına hükmedilmez. Ayrıca, evliymiş gibi fiilen birlikte yaşama veya haysiyetsiz hayat sürme durumları ortaya konulursa mevcut nafaka kaldırılabilir.
Terk Nedenine Dayanan Boşanma Davası ve Yoksulluk Nafakası
Terk sebebiyle boşanmada (TMK m.164), haklı sebep olmaksızın ortak konuta dönmeyen taraf kusurlu sayılır. Bu halde tam kusurlu eş lehine yoksulluk nafakası takdiri mümkün değildir. Ancak her somut olayda kusur dağılımı ve yoksulluğa düşme koşulu ayrıntılı delil değerlendirmesiyle tespit edilir.
Boşanma Davasının Tahkikat Aşamasında Yoksulluk Nafakası Talebi
Yoksulluk nafakası talebi açıkça ileri sürülmelidir; hâkim re’sen hükmedemez. HMK m.141 gereğince, ön inceleme sonrası talep genişletilmesi kural olarak mümkün değildir; bunun için ya karşı tarafın açık muvafakati ya da ıslah gerekir. Usule uygun talep yoksa “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilir; doğrudan hüküm kurulması usul hatası oluşturur.
Yoksulluk Nafakası Nasıl Arttırılır?
TMK m.176/4 uyarınca tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyet gereği, yoksulluk nafakası artırılabilir/azaltılabilir. Uygulamada, enflasyon ve geçim endeksleri gözetilerek TÜİK ÜFE/TÜFE oranları üst sınır olarak benimsenir; tarafların olağanüstü gelir değişimleri ayrıca dikkate alınır. Kararda artış formülü yoksa, uyarlama davası açılır.
Boşanma Davasının Kesinleşmesinden Sonra Yoksulluk Nafakası Davası Açılması
Yoksulluk nafakası, boşanma davasında talep edilmemişse, kararın kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde bağımsız dava olarak istenebilir (TMK m.178). Kesinleşmeden önce açılan bağımsız yoksulluk davası usulen erken sayılır. Yetkili mahkeme, alacaklının yerleşim yerindeki Aile Mahkemesidir; yoksulluğa düşme ve kusur kriterleri birlikte incelenir.
İş Göremezlik Aylığı Alan Kadının Yoksulluk Nafakası Talebi
Düzenli gelir bulunması yoksulluk nafakasını otomatik dışlamaz. İş göremezlik aylığı, dul–yetim aylığı veya asgari ücret düzeyindeki kazanç, talep sahibinin asgari geçimini karşılamaya yetmiyorsa yoksulluk koşulu yine oluşabilir. Mahkeme, gelir belgeleri, harcama kalemleri ve sosyal–ekonomik rapor ile fiilî yoksulluğu değerlendirir.
Reşit Çocuğun Yardım Nafakası Davası
Ergin çocuk, eğitimine devam ediyorsa anne–babanın bakım yükümlülüğü yardım nafakası olarak eğitim bitimine kadar sürer (TMK m.328/2, m.364). Miktar, öğrencinin barınma–beslenme–ulaşım–eğitim giderleri ile ebeveynlerin mali gücü gözetilerek belirlenir. Çocuğun kısmi gelir elde etmesi tek başına nafakanın kaldırılmasını gerektirmez; denge esastır.
Bağımsız Tedbir Nafakası Davası Nispi Harca Tabidir
TMK m.197 kapsamında açılan bağımsız tedbir nafakası davası nispi harçlıdır; harç talep edilen yıllık nafaka üzerinden hesaplanır. Peşin nispi harç yatırılmadan hüküm kurulamaz. Koşullar değiştiğinde uyarlama yine ilk karar mahkemesi önünde talep edilir; harç yeni talep üzerinden alınır.
Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Doğan Çocuğa Tedbir ve İştirak Nafakası
Boşanma/ayrılık davası devam ederken çocuk dünyaya gelirse, doğum tarihinden itibaren tedbir nafakasına hükmedilir; kararın kesinleşmesiyle bu ödeme iştirak nafakasına dönüşür. Böylece çocuğun bakım ve korunması dava sürecinde de kesintisiz güvence altına alınır.
Yoksulluk Nafakasının Toptan Ödenmesi
TMK m.176/1 gereğince yoksulluk nafakası toptan veya aylık irat biçiminde kararlaştırılabilir. Toplu ödeme için, yükümlünün ödeme gücü, evlilik süresi, tarafların sosyal–ekonomik durumları ve hakkaniyet ölçütleri değerlendirilir. Toplu ödeme, ilişkiyi ekonomik olarak sonlandırma ve tahsil riskini azaltma avantajı sağlayabilir; ancak sürdürülebilirlik mutlaka gözetilmelidir.
Başkasıyla Yaşayan Kadına Tedbir Nafakasına Hükmedilemez
Tedbir nafakası (TMK m.169) geçim ve düzenin korunması için öngörülmüştür. Evli olmaksızın fiilen birlikte yaşama gibi durumlarda, bağımsız geçim desteği amacına aykırılık oluştuğundan tedbir nafakasına hükmedilemeyeceği yönünde yerleşik içtihat bulunmaktadır. Somut olayda deliller ve sosyal–ekonomik veriler birlikte değerlendirilir.
Boşanma Davasında Nafaka Talebinin Reddedilmesi Halinde Avukatlık Ücretine Hükmedilmez
Boşanmanın fer’î talepleri (yoksulluk/iştirak nafakası, tazminat) bakımından, kabul–ret oranına göre ayrı vekâlet ücreti takdiri yapılması kural olarak mümkün değildir. Nafaka talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varıldığında, bu kalem üzerinden ayrıca avukatlık ücretine hükmedilmesi usule aykırıdır.