Taksirle Yaralama Suçu TCK 89

Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesinde yer alan ‘taksirle yaralama suçu’, sıklıkla karşımıza çıkabilen ve hukuki boyutları itibarıyla dikkate alınması gereken bir konudur. Kusurlu bir hareket sonucunda başka bir kişinin bedensel bütünlüğünün ihlal edilmesi anlamına gelen bu suç türü, özellikleri ve unsurları ile karmaşık hukuki prosedürler oluşturabilir. Bu yazımızda, taksirle yaralama suçunun genel özelliklerinden başlayarak, suçun nitelikli halleri ve bilinçli taksir durumlarına kadar birçok detayı ele alacağız. Ayrıca 2024 yılında uygulanacak cezai yaptırımlar, uzlaşma süreçleri ve şikâyet hakkı gibi önemli konuları da irdelerken, taksirli suçlar kapsamındaki trafik kazalarının özel şartlarını da gözden geçireceğiz. TCK 89 ve ‘taksirle yaralama suçu’ kavramları etrafında şekillenen bu rehber, konu hakkında merak ettiğiniz soruları her yönüyle ele alan ve bilgilendirici bir başvuru kaynağı olmayı hedeflemektedir.

Taksirle Yaralama Suçunun Özellikleri

Taksirle yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu (TCK) 89. maddesi çerçevesinde ele alınan ve başkasının beden bütünlüğünün ihlal edilmesiyle sonuçlanan bir fiili kapsar. Bu suçun bazı temel özellikleri şunlardır:

  • Öngörülebilirlik: Failin, davranışının potansiyel olarak zarar verici sonuçlar doğurabileceğini öngörmesi gerekir.
  • İhmal: Failin, gerekli özeni göstermeyerek suça yol açması, TCK’nın 89. Maddesinde düzenlenen Taksirle Yaralama Suçunun temel bir unsurdur.
  • Kusurluluk: Failin, meydana getirdiği eyleminde kusurlu olması gerekmektedir. 

Bu suçun oluşabilmesi için failin kasıtlı hareket etmesi şart değildir, bu nedenle fiil taksirle işlenmiş sayılır.

Taksirle Yaralama Suçunun ÖğeleriAçıklama
HareketFailin eylemi ya da ihmali
ZararMağdurun beden bütünlüğünün bozulması
Nedensellik BağıFailin hareketi ile zarar arasındaki doğrudan bağ
TaksirKusur ve öngörülebilirlik

Failin bu suçu işlemesi sonucunda Türk Ceza Kanunu’nun öngördüğü cezai yaptırımlara tabi tutulması söz konusudur ve failin bu yaptırımlardan kaçınabilmesi için gerekli olan savunmasını çok iyi bir şekilde hazırlaması gerekmektedir. Özetle, TCK’nın 89. Maddesinde düzenlenen Taksirle Yaralama Suçunun özellikleri, failin ihmal ve kusuru sonucu başkasının yaralanması üzerine kuruludur.

Taksirle Yaralama Suçunun Unsurları

Taksirle yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesinde düzenlenmiştir ve bu suçun oluşabilmesi için kimi unsurları ihtiva etmesi gereklidir. Taksirle Yaralama Suçu, TCK 89 maddesi çerçevesinde ele alındığında, suçun unsurlarını şöyle sıralayabiliriz:

  • Olumsuz Netice: Bir kişinin bedensel bütünlüğünün veya sağlığının zarar görmesi sonucunun doğması gerekmektedir.
  • Taksirli Davranış: Bu zararın, failin dikkatsizlik, özensizlik, deneyimsizlik ya da kurallara aykırı hareketi sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.
  • İlliyet Bağı: Failin taksirli davranışının olumsuz netice ile arasında nedensellik bağının bulunması gerekir.
  • Kusur: Failin, zararı meydana getiren davranışında kusurlu olması şarttır. Kusurluluk, kişinin davranışlarında gerekli özeni göstermemesi şeklinde ortaya çıkar.

Taksirle Yaralama Suçu, TCK 89 maddesi açısından değerlendirildiğinde, bu unsurların varlığının mevcut olması şartı aranmaktadır. Bu çerçevede, bir taksirli suç olarak değerlendirilen failin hareketlerinde ölçülü olup olmadığı, olayın gerçekleşme biçimi ve sonuçlarının ağırlığı büyük önem taşır. Bu özelliklere uygun durumlar, yargı makamları tarafından titizlikle incelenerek değerlendirilmekte ve suçun oluşup oluşmadığına karar verilmektedir.

Taksirle Yaralama Suçunun Nitelikli Halleri

Taksirle yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesinde tanımlanan ve ihmal ya da dikkatsizlik sonucu başka bir kişinin yaralanmasına sebep olan davranışları ifade eder. Ancak TCK 89 maddesinde belirtilen temel hallerin yanında bu suçun nitelikli halleri de bulunmaktadır. Nitelikli haller, suçun işleniş biçimi ya da sonuçları itibarıyla daha ağır yaptırımları gerektiren durumları kapsar. TCK’nın 89/1 maddesi taksirle yaralama suçunu düzenlerken; TCK’nın 89/2 ve 89/3 maddesi bu suçun nitelikleri halleri düzenlenmiştir. 

  1. Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, 3 aydan 1 yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
  2. Taksirle yaralama fiili, mağdurun;
    • Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
    • Vücudunda kemik kırılmasına,
    • Konuşmasında sürekli zorluğa,
    • Yüzünde sabit ize,
    • Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
    • Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına, Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır.
  3. Taksirle yaralama fiili, mağdurun;
    • İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
    • Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
    • Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
    • Yüzünün sürekli değişikliğine,
    • Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine, Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. 
  4. Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması halinde, altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
  5. Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz.

Bu nitelikli haller, Taksirle Yaralama Suçu, TCK 89 maddesine göre daha yüksek cezaların uygulanabilmesi için yasal zemin oluşturur. Sübut bulan her bir nitelikli hal, cezanın daha da ağırlaştırılmasını gerektirebilir. Bu bağlamda, taksirle yaralama suçunun olası sonuçları hakkında bilgi sahibi olmak, bireyleri bu tür suçları irtikap etmekten alıkoyacak bir faktör olarak önem teşkil eder.

Bilinçli Taksir ile Yaralama Suçu

Taksirle yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesinde tanımlanan ve kişinin ihmal veya dikkatsizliği sonucu başkasının yaralanmasına neden olduğu fiildir. Fakat, bilinçli taksir söz konusu olduğunda, bu durum bir adım daha ileriye taşınmıştır. Bilinçli taksir, failin yaralama ihtimalini öngörmesine rağmen, bu sonucun meydana gelmeyeceğini düşünerek hareket ettiği durumlarda ortaya çıkar.

Bu bağlamda Taksirle Yaralama Suçu, TCK 89 madde kapsamında ele alırken, bilinçli taksir ile işlenen yaralama suçunun ayrı bir düzenleme gerektirdiği söylenebilir. İşte bu farklılıklar:

  • Öngörülen Risk: Fail, olası zararı öngörmesine rağmen, bu riski göze almıştır.
  • Sonucun İhmali: Yaralama sonucunun gerçekleşmeyeceğine dair bir beklenti içinde hareket edilmiştir.

Bilinçli taksir durumu incelendiğinde, failin sorumluluğunun daha ağır olduğu göz önünde bulundurulur. Bu durum, Taksirle Yaralama Suçu, TCK 89 kapsamında cezanın artırılmasını gerektirebilir. Kanun koyucu bilinçli taksirli eylemlerde, cezai müeyyidenin daha caydırıcı olması gerektiği düşüncesindedir. Bu sebeple, yaralama suçunun bilinçli taksirle işlenmesi, hukuki sonuçları açısından önemlidir.

Taksirle Yaralama Suçunun Cezası 2024

Taksirle yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde gereğince, 2024 yılında taksirle yaralama suçunun cezasında önemli unsurlar dikkate alınmaktadır. Taksirle yaralama suçu, ihmali veya dikkatsiz davranışları sonucu başkasının yaralanmasına neden olan kişinin sorumlu tutulması durumudur.

TCK 89 kapsamında taksirle yaralama suçunun cezası şu şekildedir:

  • Temel ceza: Hapis cezası veya adli para cezası
  • Yaralanan kişinin hayatını tehlikeye düşüren durumlar: Artırılmış ceza
  • Mağdurun meslek veya sanatını icra edemez hale gelmesi: Daha da artırılmış ceza

TCK 89’a göre, 2024 yılında taksirle yaralama suçunun cezaları şunlardır:

  • 89/1 maddesi gereğince 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası verilir.
  • 89/2 maddesi gereğince 1. Fıkrada belirtilen ceza yarı oranında arttırılır. 
  • 89/3 maddesi gereğince 1. Fıkrada belirtilen ceza bir kat arttırılır. 
  • 89/4 maddesi gereğince 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası verilir.

Bu suçun cezası, yasal düzenlemelere ve yargıtay kararlarına göre belirlenirken şüphesiz kişinin eyleminin ağırlığı ve sonuçlarına göre de değişiklik gösterebilir. Taksirle Yaralama Suçu, TCK 89 maddesine göre yaralanan şahsın durumuna ve suçun ağırlığına bağlı olarak hükmedilen cezalar yıl içinde değişiklik gösterebilmektedir. Bu nedenle, bu suç türüne karışmamak ve daima dikkatli olmak büyük önem taşımaktadır.

Taksirle Yaralama Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme

Taksirle yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 89. maddesi kapsamında değerlendirilen ve önemli hukuki sonuçları olan bir suç tipidir. Kişilerin dikkatsizlik ve özensizlik sonucu başkasının yaralanmasına neden olmaları durumunda bu suçtan bahsedilir. Peki, bu suçun görüşüleceği ve karara bağlanacağı görevli ve yetkili mahkeme hangisi olacaktır?

Taksirle yaralama suçunda yetkili mahkemenin belirlenmesinde, suçun işlendiği yer prensibi önemlidir. Bu prensip gereğince, Taksirle Yaralama Suçu işlendiği iddia edilen yer mahkemesi yetkilidir. Örneğin, bir trafik kazası sonucu taksirle yaralama suçu meydana geldiyse, kaza yerinin bağlı olduğu Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yürütülecek ve ardından kaza yerinin bağlı olduğu ceza mahkemesince ceza davası görülecektir. 

Taksirle yaralama suçunun görüleceği görevli mahkeme ise Asliye Ceza mahkemeleridir. Fakat yaralama olası kast, yada neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama olması durumunda görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi olacaktır.  

Bu noktada, TCK 89 maddesi gereğince tanımlanan taksirle yaralama suçunun yargı sürecinde doğru mercilerin tercih edilmesi, hukuki işleyişin temel bir unsuru olarak karşımıza çıkmaktadır.

Taksirle Yaralama Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)

Taksirle Yaralama Suçu, TCK 89 kapsamında işlenen bir suçun hükmünün, belli şartlar altında açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) uygulanmasını öngören bir hukuki prosedürdür. HAGB sistemi ile amaçlanan, suçun ağırlık derecesine göre sanığa ikinci bir şans vermek ve topluma yeniden kazandırmaktır. HAGB uygulaması söz konusu olduğunda, şu özellikler ön plana çıkar:

  • Şartlı Deneme Süresi: Hükmün açıklanıp açıklanmamasına karar vermeden önce, belirli bir deneme süresi verilir.
  • Belirlenen Koşullara Uyma: Deneme süresi içinde sanığın, belirlenen şartlara uygun davranması gerekir.
  • Denetim Süreci: Sanığın bu süre zarfında denetlenmesi ve kurallara uyması talep edilir.

Taksirle Yaralama Suçu, TCK 89 hükmü uyarınca, taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verilmesi durumunda, şartlar uygun olduğunda HAGB kararı verilebilir. Ancak, bu durumun uygulanabilmesi için bazı kriterlerin karşılanması gerekmektedir. Bu kriterler arasında suçun niteliği, sanığın suç tarihinden önceki ve sonraki hali gibi faktörler yer alır. HAGB ile ilgili kararın verilmesi tamamen ceza mahkemesi hakimin takdirine bağlıdır ve sanığın sabıkasının temiz olması bu karar için önemli bir etkendir.

Taksirli Suç Kapsamında Trafik Kazası

Trafik kazaları sıklıkla taksir sonucu meydana gelir ve bu durumlar “TCK 89” maddesi kapsamında değerlendirilir. Taksirle yaralama suçu; dikkatsizlik, öngörüsüzlük veya ihmal sonucu bir başkasının beden veya ruh sağlığının bozulmasına neden olma eylemidir. Fakat bu suçun trafik kazaları bağlamında ele alınması bazı özellikli durumlar oluşturur:

  • Özensiz Sürücü Davranışları: Aşırı hız, hatalı sollama ve trafik ışıklarına uymama gibi sürücü hataları bu suçun sık rastlanan nedenlerindendir.
  • Yaya ve Bisikletliler: Yayaların veya bisiklet sürücülerinin trafik kurallarına uymaması sonucu yaşanan kazalar da taksirle yaralama kapsamında değerlendirilebilir.
  • Araç Bakım ve Kontrolü: Araçların düzgün bir şekilde bakımının yapılmaması, arıza sebebiyle kazalara yol açabilir ve bu da taksirle yaralama olarak nitelendirilebilir.

Trafik kazalarında “Taksirle Yaralama Suçu, TCK 89” hükümleri dikkate alındığında, suçun oluşabilmesi için kusurlu davranışla mağdurun yaralanması arasında illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Şu bir gerçek ki, trafik kazalarında taksir derecesi ve sonuçları her olayın kendine özgü şartlarına göre değerlendirilir. Bu tür durumlar yargı alanında titizlikle incelenmeli ve adaletin tecellisi için her bir detayın önemi göz ardı edilmemelidir.

Taksirli Yaralama Suçunda Uzlaşma

TCK 89 ile ilgili yasal süreçlerde uzlaşma, mağdur ile fail arasında çözüme ulaşma amacı taşıyan önemli bir adımdır. Taksirle yaralama suçları, genellikle ihmalkâr davranışlar sonucunda gerçekleşir ve tarafların uzlaşması Türk Ceza Kanunu’nda mümkün hallerden biridir.

Uzlaşma Süreci nasıl işler?

  • Fail ve mağdur, suçun niteliğine göre uzlaşma bürosuna ya da uzlaştırma yapan kişiye yönlendirilir.
  • Taraflar, bir araya gelerek yaralanmanın sonuçları ve telafi yolları konusunda anlaşabilirler.
  • Sonuç olarak fail ile mağdur arasında edim talepli ya da herhangi bir edim talebi olmadan olacak şekilde anlaşma sağlanırsa ceza soruşturma dosyası veya mahkeme dosyası uzlaşma sağlandığından bahisle kapatılır.
  • Uzlaştırma görüşmeleri neticesinde uzlaşma sağlanamadığı takdirde Ceza soruşturma dosyası veya mahkeme dosyası kapsamında yapılan işlemlere kaldığı yerden devam edilir.  

Uzlaşmanın Avantajları:

  • Yargılama sürecinin kısalması: Uzlaşma, dava süreçlerinin uzamasını önler ve taraflar açısından yıpratıcı ve uzun olan yargılama süreçlerini yaşamalarının önüne geçerek dosyayı hızlı bir şekilde çözüme kavuşturur.

Taksirle Yaralama Suçu, TCK 89 kapsamında yapılan uzlaşma, taraflar için tatmin edici bir sonuca varmayı kolaylaştırır. Bu süreç, uzman bir uzlaştırmacının rehberliğinde yürütülür ve tarafların anlaşmasına bağlı olarak dosyanın kapatılmasına olanak tanır. Uzlaşma süreci, hukuki danışmanlık alınarak doğru bir şekilde yönlendirilmelidir.

Taksirle Yaralama Suçunda Şikayet

Taksirle yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesinde düzenlenmiştir. Bu suç türü, kişinin ihmal veya dikkatsizliği sonucu başkasının yaralanmasına neden olması durumunda işlenmiş sayılır. Ancak TCK 89 maddesi gereğince, mağdur tarafından şikâyetçi olunması hâlinde yasal işlem başlatılabilir.

Bu suç türüyle ilgili şikayet sürecinde dikkat edilmesi gereken başlıca noktalar şu şekildedir:

  • Zaman Sınırı: Şikayet hakkı, suçun işlendiği tarihten itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır. Bu süre geçirildiğinde şikayet hakkı ortadan kalkacaktır.
  • Yetki: Şikayet, yaralamanın meydana geldiği yerdeki cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk kuvvetlerine yapılabilir. 
  • Fiziki veya Elektronik Başvuru: Şikayetine dair dilekçeyi mağdur, fiziki olarak elden ya da E-İmzaya sahip vatandaşlar için elektronik ortamda da bulunan e-Devlet kapısı üzerinden ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletilebilir. 

TCK 89 maddesi çerçevesinde şikayet süreci, mağdurun hukuki menfaatlerini koruma altına alır. Kanuni süreç içinde ve belirtilen usullere uygun olarak hareket edilmesi, mağdurun haklarının zamanında ve etkili bir şekilde savunulabilmesi açısından büyük önem taşır.

Taksirle Yaralama Suçu İle İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Taksirle yaralama suçu nedir?

Taksirle yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesinde düzenlenmiştir ve kişinin dikkatsizlik, özensizlik, bilgi ve tecrübe eksikliği gibi nedenlerle başka bir kişinin beden bütünlüğünü veya sağlığını bozacak şekilde yaralanmasına neden olması durumunu ifade eder. Kasıt olmaksızın gerçekleşen bu eylem, taksir sonucu meydana geldiği için bu suçun unsuru olarak kabul edilir.

Taksirle yaralama suçunun cezai yaptırımları nelerdir?

TCK’nın 89. maddesi uyarınca taksirle yaralama suçu işleyen kişilere, yaralamanın niteliğine ve sonuçlarına göre değişen cezalar uygulanabilir. TCK’nın 89/1 maddesi gereğince 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası verilir. TCK’nın 89/2 maddesi gereğince 1. Fıkrada belirtilen ceza yarı oranında arttırılır. TCK’nın 89/3 maddesi gereğince 1. Fıkrada belirtilen ceza bir kat arttırılır. TCK’nın 89/4 maddesi gereğince 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası verilir.

Taksirle yaralama suçundan mahkemeye taşınan bir dava süreci ne kadar sürer?

Taksirle yaralama suçundan açılan bir dava sürecinin süresi, davanın karmaşıklığına, delillerin incelenme süresine, tanık ifadelerine, mahkemenin iş yüküne ve diğer yargılama prosedürlerine göre değişebilir. Genel olarak, bu tür davalar birkaç aydan birkaç yıla kadar değişen sürelerde sonuçlanabilir. Ancak tarafların uzlaşmaya varması gibi durumlar süreci kısaltabilir.

Taksirle yaralama suçuyla ilgili uzlaşma mümkün müdür?

Evet, TCK’nın 89. maddesi gereğince taksirle yaralama suçunda mağdur ve fail arasında uzlaşma yoluna gidilebilir. Uzlaşma, dava açılmadan önce veya dava sürecinde gerçekleştirilebilir. Uzlaşma sağlandığında, ceza davası açılmayabilir veya açılmışsa dava düşebilir. Uzlaşmanın başarılı olması halinde, taraflar arasında mağduriyetin giderilmesi ve her iki tarafın da razı olduğu bir çözüme varılması amaçlanır. Uzlaşmanın şartları ve sonuçları konusunda her iki tarafın da anlaşması esastır.

Taksirle Yaralama Suçu Cezası Ne Kadar?

Taksirle yaralama suçu cezası Türk Ceza Kanunu 89. Maddede yer almaktadır. İlgili maddeye göre bu suçu işleyen kişi hakkında 3 aydan 1 yıla kadar hapis ve adli para cezasına hükmedilir. 

Detaylı bilgi almak ve bizlere ulaşmak için buraya tıklayınız.

Yorum yapın

Open chat
Merhaba 👋
Size yardımcı olabilir miyiz?
Hemen Ara