Basit Yargılama Usulü Savunma Dilekçesi

Hakim basit yargılamaya karar vermesi durumunda bu kararını ilgililere tebliğ eder ve basit yargılama usulü kapsamında savunmalarını ister. İşte bugün ki yazımızda basit yargılama usulü savunma dilekçesi örneğini paylaşacağız. İlgili dilekçe örnek dilekçe olup muhakkak konusunda uzman bir ceza avukatından destek alınması gerekmektedir.

Basit Yargılama Usulü Nedir?

Basit yargılama usulü; Ceza Muhakemesi Kanunu 251. madde ve devamında yer almaktadır. İlgili maddeye göre iddianamenin kabul kararından sonra üst sınırı 2 yıldan az olan suçlarda hakim tarafından basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilecektir. Hakim basit yargılamaya karar vermesi durumunda bu kararını ilgililere tebliğ eder ve basit yargılama usulü kapsamında savunmalarını ister. İlgili dilekçe örnek dilekçe olup muhakkak konusunda uzman bir ceza avukatından destek alınması gerekmektedir. Basit yargılama usulü savunma dilekçesi hazırlanırken elinizde bulunan tüm deliller dosyaya sunulmalı ve söylenecek her şey yazı ile dilekçeye dökülmelidir. Duruşma yapılmadığından mahkeme kısıtlı bir inceleme yapmaktadır. Fakat gerekli görülürse hakim diğer davalarda olduğu gibi basit yargılama usulünde de delil toplayabilecektir.

Basit Yargılama Usulü Savunma Dilekçesi Örneği

MERSİN 19 ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE

DOSYA NO :

DAVALI :

VEKİLİ : AV.TUNÇ SUDİ TOL

D.KONUSU : Basit yargılama usulüne kapsamında karşı savunmalarımızdır.

AÇIKLAMALAR :

Mahkemenizce basit yargılama usulü yapılmasına karar verilmiştir. Basit yargılama kapsamında esasa ilişkin savunmalarımız istenmiştir. Savunmalarımızı sunuyoruz. Şöyle ki;

Müvekkil ilgili kaza sebebiyle Savcılık aşamasında alınan bilirkişi raporuna göre asli kusurlu olarak tespit edilmiştir. Oysa tespit edilen bu kusur tayinine katılmak mümkün değildir. Çarpışma aracın YAN TARAFINDAN GERÇEKLEŞMİŞTİR. TANIKLARIMIZ BULUNMAKTADIR. TEKRARDAN KEŞİF YAPILARAK , KEŞİF MAHALİNDE TANIKLARIN DİNLENMESİNİ VE TEKRARDAN BİLİRKİŞİ RAPORU ALDIRILMASINI ARZ VE TALEP ETMEKTEYİZ.

Mağdur aracı fark etmediğinden yürümeye devam etmiş ve araç kendisine ÖNDEN DEĞİL, YAN ÇAMURLUKTAN ÇARPMIŞTIR. Bu da mağdurenin halen hareketine devam ettiğinin en güzel delilidir. Kısaca, müvekkilim çarpmamış, araca kendisi yandan çarpmıştır. Bu sebeple de müvekkilimin kişiyi fark ettiği ve direksiyon da kırdığı ve önden değil yandan çarptığı dikkate alınır ise aslında sürücünün yola dikkat ettiği ortaya çıkmaktadır. Dikkat etmeden yola devam eden mağdurun kendisidir.

Dosyada aracın hasarlı fotoğrafları incelendiğinde:

Müvekkilimin mağdura ÇARPMADIĞI, aksine mağdurun müvekkilime çarptığı açıktır. Yukarıda da izah edilmiştir.

a-Darbe önden değil, aracın yan aynasından çarpışmanın gerçekleştiği bellidir. Demek ki müvekkilim kişiye direk çarpmamıştır, darbenin geliş yeri önden değil, yandandır. Bu dikkate alınır ise, mağdur kişinin yandan çarptığı belli olacaktır.

b-Eğer mağdur kaza anında öne doğru hamle yapmayıp yerinde dursa idi, fizik kurallarına göre yandan gelen darbede arka tarafa düşmesi gerekirdi. Halbuki mağdur yan aynaya çarptığına göre demek ki araç kendisini tam olarak geçtiği zamanda mağdur kişi halen araca doğru hareket halindeydi ki yandan darbe almasına rağmen başını ön tarafa vurmuştur. Aksini düşünmek fizik kurallarına aykırıdır.

Mağdur aniden yola çıkmıştır. Elinde cep telefonu vardır ve muhtemelen de telefonla konuşmaktadır. Bu nedenle de yola dikkatini verememiş ve kontrolsüzce taşıt yoluna girmiştir. Açıklanan nedenlerle müvekkilimin meydana gelen kazada herhangi bir kusuru bulunmamaktadır.

c-Müvekkilin kullandığı araç kamyonettir. Yaklaşık 5 tondur. Mağdurun ani şekilde öne fırlamasına karşı bir kamyonetin ani şekilde durması ağırlığı sebebiyle fiziken mümkün değildir. Hayatın olağan akışına uygun olan yayanın karşıdan karşıya geçerken yolu kontrol etmesi, önce sağa, sola sola, sonra bir daha sağa bakıp, kontrollü bir şekilde geçmesidir.

d-Kabul manasına gelmemek ile birlikte, hükmün açıklanması kararı verilecek olması durumunda müvekkil hükmün açıklanması kararını kabul etmektedir.

e-Ayrıca müvekkil hayatını idame ettirebilmek için kereste işi ile uğraşmaktadır. Bir adet çocuğu bulunmaktadır. Sürekli huzurda bulunan aracı kullanarak kereste almaktadır. Başkaca çalışanı yoktur. Müvekkilin ehliyetine en konulması durumunda, müvekkil hayatını idame ettirmesi mümkün değildir. Sayın mahkemenizce yapılacak tahkikatta bu hususa dikkat edilmesini önemle arz ve rica olunur.

SONUÇ VE İSTEM:

Yukarıda açıklanan nedenlerle itirazlarımız doğrultusunda tekrardan keşif yapılarak ve tanıklarımız dinlenilerek bilirkişi raporu aldırılmasını, sanığın beraatini, aksi yönde karar verilecek ise HAGB dair tüm indirim ve seçenek yaptırımların uygulanması arz ve talep olunur. 12.12.2022

Sanık Vekili

Av. Tunç Sudi TOL

Yorum yapın

Open chat
Merhaba 👋
Size yardımcı olabilir miyiz?
Hemen Ara