Hakaret Nedeniyle Manevi Tazminat Davası

Bireysel onuru, şerefi veya saygınlığı rencide eden davranışlarla, maalesef günümüzde sıkça karşılaşılmaktadır. Hakaret suçu, kişinin onurunu zedeleyen bu tür fiiller için yasal bir çerçeve çizerken, maruz kalan bireylerin haklarını koruma altına almaktadır. Bu bağlamda, “hakaret nedeniyle manevi tazminat” talebi, haksızlığa uğramış kişilere manevi zararlarını giderme imkânı sunar. Blog yazımızda, hakaret suçu nedeniyle başlatılabilecek manevi tazminat davası süreçleri, bu tür davalarda gerekli olan belgeler ve tazminat miktarının nasıl belirlendiği gibi önemli bilgileri sizlerle paylaşacağız. Hakaret karşısında suskun kalmak yerine haklarınızı nasıl savunabileceğiniz ve adalet arayışınıza nasıl bir yön verebileceğiniz konusunda faydalı ipuçları sunmayı hedefliyoruz.

Hakaret Suçu

Hakaret, bir kişinin şeref, haysiyet ve saygınlığını zedeleyecek sözler söyleme veya davranışlarda bulunma suçunu ifade eder. Anayasamız ve Türk Ceza Kanunu kapsamında kişilik haklarını koruma altına alan yasal düzenlemeler bulunmaktadır. İnsan onurunun ve kişilik değerlerinin muhafazası amacıyla, hakaret suçu ciddi yaptırımlarla karşılanmaktadır. TCK’nın 125. Maddesinde hakaret suçu düzenlenmiştir. Buna göre; 

“ (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…) veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.

(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

(3) Hakaret suçunun;

Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,

Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,

Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.

(4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.

(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır.”

Hakaret nedeniyle manevi tazminat, mağdurun uğradığı manevi zararı gidermek amacıyla hukuki bir yoldur. Hakaret suçuyla ilgili olarak şu unsurlar öne çıkar:

  • Mağdurun Şeref ve Onuruna Saldırı: Bir kişinin toplum içindeki değerini düşürecek söz ve eylemler.
  • Kasten Hakaret: Faillik unsurunun oluşması için hakaretin kasten yapılması gerekmektedir.
  • Aleniyet: Hakaretin başkalarının huzurunda yapılması, suçun niteliğini etkileyebilecek bir durumdur.

Hakaret suçu, şahsa karşı işlenen suçlar kategorisinde yer almakta ve mağdura hakaret nedeniyle manevi tazminat davası açma hakkını tanımaktadır. Bu, mağdurun yaşadığı ruhsal sarsıntı ve üzüntünün tazmin edilmesi amacını taşır. Bu tür bir tazminat davasının açılabilmesi için fail tarafından hakaret suçunun işlendiğinin sabit görülmesi ve bu suçtan dolayı kişinin manevi zarara uğramış olması şarttır.

Hakaret Suçu Nedeniyle Tazminat Davası

Hakaret suçu, kişinin onur, şeref ve saygınlığını zedeleyecek sözler sarf etmesi veya davranışlarda bulunması sonucu işlenen bir suç türüdür. Bu durum, zarar gören kişinin “hakaret nedeniyle manevi tazminat” talep etme hakkını da doğurur. Tazminat davası açma sürecinde, öncelikle hakaret eyleminin gerçekleştiğinin kanıtlanması gerekir. İşte bu süreçte dikkate alınması gerekenler şunlardır:

  • Hakareti kanıtlayan ses kayıtları, yazışmalar, görgü tanıkları gibi deliller toplanmalı.
  • Hakaretin niteliğine ve durumun vahametine failin Cumhuriyet Başsavcılığı veya kolluk kuvvetlerine şikayet edilmesi gerekmektedir. 
  • “Hakaret nedeniyle manevi tazminat” miktarı, mahkeme tarafından diğer koşulların yanı sıra, zarar gören kişinin sosyal ve mesleki durumu da gözetilerek belirlenir.

Manevi tazminat davası açılabilmesi için zarar gören kişinin, hakaretin etkileri ve uğradığı manevi zararlar detaylıca açıklanmalıdır. Bu davaların genel amacı mağdurun uğradığı manevi zararın bir nebze olsun karşılanması ve adaletin sağlanmasıdır. “hakaret nedeniyle manevi tazminat” konusu, sadece hukuki bir süreç değil, aynı zamanda kişisel haysiyetin korunması açısından da büyük önem taşımaktadır.

Hakaret Nedeniyle Manevi Tazminat Davası Nedir?

Kişisel haklara yapılan saldırılardan biri de hakaret suçudur ve bu durumda mağdurlara yönelik hukuksal bir koruma mekanizması olarak “hakaret nedeniyle manevi tazminat” davası devreye girecektir. Peki, hakaret nedeniyle manevi tazminat davası nedir?

Hakaret suçunun işlenmesi sonucu, mağdurun ruh sağlığının bozulması, onur, şeref ve saygınlığının zedelenmesi gibi manevi zararlara uğraması durumunda, bu zararların telafi edilmesi amacıyla açılan bir davadır. Manevi tazminat davası; kişilik haklarının ihlali neticesinde meydana gelen ve maddi bir karşılığı olmayan manevi zararların giderilmesi için talep edilebilen bir hukuki yoldur.

Bu davada temel amaç, mağdurun maruz kaldığı manevi acının hafifletilmesi ve mağdura manevi bir tatmin sağlanmasıdır. Aynı zamanda, hakaret eyleminin caydırıcı bir sonuç doğurarak toplumda benzer hak ihlallerinin önlenmesine katkı sağlamaktır. Bu nedenle, “hakaret nedeniyle manevi tazminat” talebi sıklıkla gündeme gelmektedir ve bir hukuki çözüm aracı olarak değerlendirilmektedir. Bu tür bir dava, mağdurun ruhsal çöküntüsünü yargı önünde dile getirmesi ve adalet arayışının bir yansıması olarak görülebilir.

Hakaret Nedeniyle Manevi Tazminat Davası Açma Süreci ve Gerekli Belgeler

Hakaret nedeniyle manevi tazminat davası açma süreci, titizlikle takip edilmesi gereken adımlardan oluşur. Mağdurun haklarını arayabilmesi için izlenmesi gereken belirli yol ve yöntemler vardır. İşte davayı açma süreci ve hazırlanması gereken belgeler şöyle sıralanabilir:

  • Adli Sicil Kaydı: Hakarete uğrayan kişinin sicil durumunu gösteren belgedir.
  • Olaya Ait Belgeler: Hakaretin yazılı, sözlü veya elektronik kanıtları (mesajlar, mailler, ses kayıtları gibi).
  • Tanık Beyanları: Olaya şahit olan kişilerin ifadeleri.
  • Psikolojik Rapor: Olayın mağdurda yarattığı manevi zararı belgeleyen medikal raporlar.

Bu belgelerle birlikte, ‘hakaret nedeniyle manevi tazminat’ talebiyle bir avukata danışılması ve hukuki sürecin profesyonel destek altında yürütülmesi tavsiye edilir. Davayı açmadan önce, davanın niteliğine bağlı olarak görevli ve yetkili mahkeme belirlenmelidir. Ayrıca, hakaretin mağduru olan kişinin duygusal çöküntü ve itibar kaybını ortaya koyabilmesi, manevi tazminatın hak edilmesinde önemli bir rol oynar. Bu nedenle, davanın başarısı büyük ölçüde dosyanın kapsamlı ve doğru bir şekilde hazırlanmasına bağlıdır.

Hakaret Nedeniyle Manevi Tazminat Miktarı Neye Göre Belirlenir?

Hakaret nedeniyle manevi tazminat miktarının belirlenmesinde birkaç kritik unsur bulunmaktadır. İşte bazı önemli unsurlar:

  • Mağdurun Sosyal ve Ekonomik Durumu: Mağdurun sosyal ve ekonomik gücü, tazminat miktarının belirlenmesinde önemli bir etkendir. Toplum içindeki saygınlığının ve sosyal ilişkilerinin hakaret nedeniyle zarar görmesi durumu göz önünde bulundurulur.
  • Hakaretin Şiddeti ve Süresi: Hakaretin yoğunluğu ve devam ettiği süre zararın boyutunu etkiler ve buna göre manevi tazminat miktarı hesaplanır.
  • Hakaretin Yayılma Alanı: Hakaretin ne kadar geniş bir kitleye ulaştığı ve mağdur üzerindeki olumsuz etkileri manevi tazminatın miktarını etkileyebilir.
  • Mağdurun Uğradığı Ruhsal ve Duygusal Zarar: Manevi tazminatta belirleyici bir diğer unsur ise mağdurun maruz kaldığı ruhsal ve duygusal sarsıntıdır.

Hakaret nedeniyle manevi tazminat davası, mağdurların kişilik haklarına yapılan saldırının telafisi amacı gütmektedir. Ortaya çıkan maddi olmayan zararların tespiti ve bu zararların hukuki yollardan giderilmesi için belirli ölçütler kullanılır. Her somut olay kendi içerisinde farklılık gösterse de, mahkeme tarafından değerlendirmeler bu kıstaslara dayanarak yapılır. Yargıtay kararlarında da bu kıstaslar ışığında hakaret nedeniyle manevi tazminat miktarının belirlenmesi uygun görülmüştür. 

Bu kapsamda, hakaret nedeniyle manevi tazminat miktarının adil ve objektif bir şekilde tespit edilebilmesi için, yukarıda belirtilen unsurların dikkatlice değerlendirilmesi gerekmektedir.

Hakaretten Dolayı Talep Edilebilecek Manevi Tazminat Miktarı

Hakaret nedeniyle manevi tazminat talep etmek hakaret mağdurunun en önemli haklarından birisidir. Manevi tazminat miktarını belirlerken net bir unsur bulunmamaktadır; fakat belirli faktörlere göre miktar değişkenlik gösterebilmektedir. İşte hakaret nedeniyle manevi tazminat miktarını etkileyebilecek başlıca etkenler:

  • Hakaretin Şiddeti: Hakaretin yoğunluğu ve kullanılan dil, tazminat miktarını etkiler.
  • Mağdurun Kişisel Durumu: Mağdurun sosyal ve mesleki yaşamı üzerindeki etkisi dikkate alınır.
  • Hakaretin Yayılma Alanı: Hakaretin yapılış şekli ve ne kadar kişiye ulaştığı, tazminat miktarını etkileyebilir.

Ayrıca, hakaret nedeniyle manevi tazminat miktarı, Yargıtay içtihatları ile de şekillenirken, somut olayın özellikleri ve toplumsal etkisi de göz önünde bulundurulur. Şüphesiz ki her dava özeldir ve tazminat miktarı, yargı sürecinde belirlenen bu faktörlere dayalı olarak hâkimin takdirine bırakılır. Ancak hukuksal çerçeveye uygun şekilde talepte bulunabilmek için profesyonel bir hukuk desteği almak faydalı olacaktır. Hakaret nedeniyle manevi tazminat miktarı konusunda adaletin tecelli etmesi için davanın şartlarına uygun hareket edilmesi gerektiği unutulmamalıdır.

Hakaretin Suç Olmadığı Durumlarda Manevi Tazminat

Hakaret nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunabilmek için hakaretin hukuki olarak bir suç teşkil etmesi esastır. Ancak bazı durumlar söz konusu olduğunda, hakaret suçu oluşmayabilir ve failler hakkında mahkumiyet hükmü verilmeyebilir. Fakat bu, kişinin manevi tazminat hakkını tamamen ortadan kaldırmaz.

Öncelikle, ifade özgürlüğü kapsamında yapılan eleştirilerin hakaret suçu kapsamına girmeyebileceğini belirtmek gerekir. Ancak eleştiri sınırlarını aşan, kişinin şeref ve haysiyetini zedeleyen ifadeler için yine de “hakaret nedeniyle manevi tazminat” talep edilebilir.

İşte bazı örnek durumlar:

  • Sanat eseri veya edebi eserlerde karakterler aracılığıyla yapılan eleştiriler,
  • Kamu görevlilerinin resmî görevlerini ifa ederken maruz kaldıkları eleştiriler,
  • Bir olayın haber değeri taşıması sebebiyle yapılan haber yorumları.

Bunlar hakaret suçu olarak değerlendirilmese de kişilik haklarına saldırı niteliğinde olup, zarar gören kişinin hakaret nedeniyle manevi tazminat davası açma hakkına zeval vermemektedir. Burada, hakaretin suç oluşturup oluşturmadığı ve manevi tazminata konu olup olamayacağına ilişkin ince bir çizgi bulunmaktadır ve her durumun detaylı bir biçimde hukuki analize tabi tutulması gerekmektedir.

Hakaret Nedeniyle Manevi Tazminat Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkemeler

Hakaret nedeniyle manevi tazminat talep edilen davalarda görevli ve yetkili mahkemelerin belirlenmesi, davanın sağlıklı işleyişi için önemlidir. Bu davalarda görevli mahkeme, Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Hakaret suçunun işleniş şekline ve yargılama yerine göre:

Yetkili mahkeme ise, tazminat davasını açan kişinin veya davalının yerleşim yerinin bulunduğu Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Bununla birlikte, tarafların dava açılmadan önce yazılı olarak anlaşmaları halinde, farklı bir mahkemenin yetkilendirilmesi de mümkündür.

Hakaret nedeniyle manevi tazminat davası açmadan önce, davanın hangi mahkemede açılacağı konusunda hassasiyet göstermek, yargılama sürecinin daha hızlı ve adil bir şekilde işlemesini sağlayacaktır.

Hakaret İle İlgili Önemli Yargıtay İçtihatları  

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ 2016/12846 E. 2018/7816 K. 10/12/2018 TARİHLİ KARARI 

“ Mahkemece; davalının, davacı hakkında sarf ettiği sözlerin davacıyı küçük düşürücü ve hakaret içerikli olduğu, kişilik haklarını ihlal ettiği, bu nedenle ceza mahkemesince cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamından, davalı tarafından davacıya sarf edilen söz ve ifadelerin kamu görevlisi olan davacının tutum ve uygulamalarına yönelik eleştirel mahiyette olduğu, kişilik haklarına saldırı olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmaktadır. Şu halde, mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi ile davalının manevi tazminatla sorumlu tutulmuş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.” 

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ 2015/9731 E. 2018/7739 K. 06/12/2018 TARİHLİ KARARI

“Mahkemece, toplanan delillere göre; davalının eyleminin, davacının manevi zararını oluşturacak nitelikte olmadığı ayrıca davacının manevi yönden yıprandığı hususunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava dilekçesinde, davacının hem aldatılma hem de hakaret eylemleri nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalının, davacının eşine gönderdiği mesajlarla davacıya hakaret ettiği iddia olunmuş olup bu hususta davacı tarafından bir kısım belgeler sunulması ile dosyada mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde, davalının davacıya yönelik hakaret eyleminin sabit olduğu ve mezkûr hakaret içerikli mesajların davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu kabul edilmelidir. Hal böyle iken; Mahkemece, davacı yararına hakaret eylemi nedeniyle uygun bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle istemin tümden reddi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.”

YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ 2017/835 E. 2020/18940 K. 17.12.2020 TARİHLİ KARARI

“Somut uyuşmazlıkta; davacıya amiri konumunda ve işveren vekili sıfatıyla hareket eden doktor tarafından hakaret edilmiş olduğu ceza yargılaması neticesinde verilen mahkûmiyet kararı ile sabittir. Davacının hakaret nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğradığından ve işveren de yukarıda belirtilen hüküm nedeniyle işveren vekili konumundaki doktorun davacıya karşı yükümlülüklerinden sorumlu olacağından, davacı işçinin manevi tazminat talebinin kabulü yerine reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. Nitekim Dairemizin daha önce temyiz incelemesi yapılan 2015/2295 esas 2016/11588 karar sayılı emsal mahiyetteki dosyasından verilen kararı da bu doğrultuda bulunmaktadır.”

Türk hukuk sistemi, hakaret ile ilgili pek çok Yargıtay kararıyla zenginleşmiştir. Hakaret nedeniyle manevi tazminat talepleri, bu kararlar ışığında şekillenmekte ve uygulamada belli başlı örnekler oluşturmaktadır.

Öncelikle, hakaret suçunun ve dolayısıyla manevi tazminatın niteliği açısından Yargıtay’ın duruşunu belirleyen birkaç önemli ölçüt bulunmaktadır:

  • Mağdurun Sosyal Statüsü: Yargıtay, mağdurun toplumdaki yerini ve sosyal statüsünü dikkate alarak, hakaretin etkisini değerlendirmektedir.
  • Hakaretin Kamuoyuna Açıklığı: Kamuoyunun bilgisine yapılan hakaretler, birebir veya özel haberleşme yolu ile yapılan hakaretlere nazaran, Yargıtay tarafından daha ağır bir manevi zarar olarak kabul edilmektedir.
  • Hakaretin Sürekliliği ve Yoğunluğu: Tek seferlik bir olay yerine, sürekli ve sistematik hakaret içeren durumlar Yargıtay’ın manevi tazminat miktarını belirlemesinde miktarı arttıran unsurlardandır.

Yargıtay’ın dikkate aldığı diğer önemli noktalar arasında hakaretin vasfı, kullanılan ifadelerin ağır olup olmadığı ve hakaretin şahsın onur, şeref ve saygınlığını ne derecede zedelediği yer almaktadır.

Bu kararlar, “hakaret nedeniyle manevi tazminat” davalarının sonuçlarına önemli ölçüde yön verir. Yargıtay içtihatları, hem avukatlar için hem de mağdurlar için kritik öneme sahiptir. Zira benzer olaylarda referans noktası oluştururlar. Dolayısıyla, hakaret nedeniyle manevi tazminat davası açmadan önce Yargıtay içtihatlarını gözden geçirmek ve mevcut kararları analiz etmek büyük önem taşır.

Hakaret Nedenli Tazminat Davasında Zamanaşımı

Hakaret nedeniyle manevi tazminat davası açmak için belirli bir zamanaşımı süresi bulunmaktadır. Bu süre hakaret fiilinin gerçekleştiği ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her halde 10 yıldır. Ancak zamanaşımı süresinin hesaplanması konusu bazı durumlarda farklılık gösterebilir, örneğin; fiilin tekrar eden bir hakaret içermesi gibi.

  • Hakaret fiilinin öğrenildiği tarih: Manevi tazminat davasında zamanaşımı süresi, hakaret eyleminin mağdurlar tarafından öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
  • Hakaretin tekrarlanması durumu: Eğer hakaret eden kişi aynı fiili tekrarlar ise, her yeni hakaret eylemi için zamanaşımı süresi yeniden başlayabilir.
  • Ceza hukuku süreci: Eğer hakaret suçu için açılan bir ceza soruşturma veya kovuşturması mevcut ise manevi tazminat davası için ceza davasının sonucunun beklenmesi söz konusu olabilir.

Bu gibi özel durumlar ve zamanaşımının başlangıcı, her davanın kendine özgü koşulları göz önünde bulundurularak değerlendirilmelidir. Hakaret nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunulacaksa, zamanaşımı süresinin aşılması durumunda hakların kaybedilebileceği unutulmamalıdır. Bu sebeple mağdurun, hakaret fiilinin farkına vardığı anda hukuki süreç başlatarak zamanaşımı süresi içerisinde haklarını aramaya özen göstermesi gerekmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Hakaret nedeniyle manevi tazminat davası nasıl açılır?

Hakaret nedeniyle manevi tazminat davası, hakarete uğrayan kişinin, uğradığı duygusal zararın giderilmesi amacıyla ilgili mahkemeye başvurarak açtığı bir davadır. Bu davayı açabilmek için, öncelikle resmî bir şikayet sürecinin başlatılmış olması gerekmektedir. Hakaretin gerçekleştiği tarihten itibaren kişisel hakların korunması için başvurulan hukuki yolda, zararın boyutu ve kişinin uğradığı mağduriyet detaylı bir şekilde ifade edilmeli, hakaretin niteliği ve sonuçları kanıtlarla desteklenmelidir. Dava dilekçesi, ilgili kanunlar ve önceki yargı kararlarına atıf yaparak hazırlanmalı ve yetkili Asliye Hukuk Mahkemesine sunulmalıdır.

Manevi tazminat davasında dava açma süresi ne kadardır?

Manevi tazminat davasının açılabilmesi için belirlenen zamanaşımı süresi, hakaretin gerçekleştiği ve failin öğrenilmesinden itibaren 2 yıldır. ( Her halde 10 yıldır. ) Bu süre içerisinde dava açılmazsa, zamanaşımı dolmuş sayılır ve dava açma hakkı kaybolur. Ancak bu süre zarfında ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunulmuş ve ceza davası süreci işletilmiş ise, ceza kanununda o suç için öngörülen dava zamanaşımı süresi ne ise maddi manevi tazminat davası açma süresi de odur. Bu sebeple zamanaşımı süreleri dolmadan mağdurların haklarına kavuşmasını sağlamak oldukça önem teşkil etmektedir. 

Hakaretin ispatı için hangi deliller kullanılabilir?

Hakaretin ispatı için birçok farklı delil türü kullanılabilir. Örneğin görgü tanıkları, hakaretin yazılı olduğu mesajlar (e-posta, SMS, sosyal medya mesajlaşmaları gibi), ses kayıtları, video kayıtları ve hakaretin yapıldığı anı gösteren güvenlik kamerası görüntüleri ispat olarak kabul edilebilir. Bunların haricinde, hakaretin kamuoyu önünde gerçekleşmiş olması durumunda bu durumu teyit edecek gazete, dergi gibi yayınlar veya internet sitelerindeki haberler de delil olarak sunulabilir. En etkili delil, doğrudan hakaretin içeriğini ve gerçekleştiği anı gösteren, yargı organlarında inandırıcı bulunan kanıtlardır.

Manevi tazminat talep edilirken nelere dikkat edilmelidir?

Manevi tazminat talep edilirken, öncelikle talep edilen tazminat miktarının hakaretin şiddeti ve kişiye verdiği zararla orantılı olması önemlidir. Yüksek meblağlarda tazminat talepleri, davanın reddedilmesine yol açabilir. Ayrıca, tazminat talebine neden olan hakaret olayının detayları, zarar gören tarafın uğradığı duygusal etki ve talebin hukuki dayanakları açık ve anlaşılır bir şekilde ifade edilmelidir. Mahkemeye sunulacak delillerin de yasalara uygun şekilde toplanmış olması gerekmektedir; aksi takdirde deliller hukuki anlamda geçersiz sayılabilir. Tüm bu süreçlerde bir avukattan hukuki yardım alınması, davanın doğru bir şekilde sürdürülmesine ve adil bir sonuca ulaşılmasına katkı sağlayacaktır.

Yorum yapın

Open chat
Merhaba 👋
Size yardımcı olabilir miyiz?
Hemen Ara