Kesinleşmiş Cezanın Usulsüz Tebligat Sebebiyle İptali Dilekçesi Örneği

Süresinde itiraz edilmeyen kararlar Ceza Muhakemeleri Kanunu ve Ceza Kanunu uyarınca kesinleşir ve infazına geçilir. Fakat burada ince bir nokta vardır. Eğer gerekçeli karar sanığın yüzüne yada avukatına okunmadıysa, ve gerekçeli karar sanık ve avukatının yokluğunda verildiyse, gerekçeli karar taraflara tebliğ edilir. Yapılan bu tebliğ Tebligat Kanuna aykırı biçimde yapılır ise kesinleşmiş süre durumu iptal edilerek sanığa veya avukatına tekrardan itiraz hakkı tanınır. Bugün ki yazımızda Kesinleşmiş Cezanın Usulsüz Tebligat Sebebiyle İptali Dilekçesi Örneği paylaşacağız. İlgili dilekçe örnek dilekçe olup muhakkak ağır ceza avukatımızdan destek alınız.

Kesinleşmiş Cezanın Usulsüz Tebligat Sebebiyle İptali Dilekçesi Örneği

Kesinleşmiş Cezanın Usulsüz Tebligat Sebebiyle İptali Dilekçesi:

MERSİN İNFAZ HAKİMLİĞİNE

DOSYA NO:

HÜKÜMLÜ:

MÜDAFİ:AV. TUNÇ SUDİ TOL( Adres antettedir.)

KONU: Eski hale getirme talebimizi içerir dilekçe ile, talebimizin kabulü halinde talep ve itiraz dilekçemizin sunulması hakkındadır.

AÇIKLAMALAR:

Müvekkil hakkında Mersin 5 Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2022/833 esas, 2022/714 sayılı kararı ile 11 ay 15 gün hapis cezasını infaz etmekte iken, 6411 Sayılı Yasa gereği kalan cezasını Denetimli Serbestlik tedbiri olarak uygulanmak suretiyle tahliyesine karar verildiği, müvekkilin belirlenen yükümlülüklere uymamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine Hakimliği’nizin 23/10/2022 tarih, 2022/2120 Esas ve 2022/2369 sayılı kararı ile kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmiştir.

İlgili kararınızda ” …hükümlünün ilk defa 29/07/2019 pazartesi günü karakol imzasını atmayarak yükümlülüğünü ihlal etmesi üzerine usulüne uygun olarak uyarının 21/08/2019 tarihinde tebliğ edildiği ve hükümlünün söz konusu uyarıya rağmen 1 yıl içerisinde ikinci kez 26/08/2019 pazartesi günü karakol imzası atmayarak yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığı…” şeklinde gerekçe kurulmuştur.

Öncelikle belirtmek isteriz ki müvekkile yerleşik Yargıtay kararlarınca ısrar şartına uygun iki kez tebligat yapılmamıştır. Bunun yanında müvekkil haberli bir şekilde kasten denetime uymamama gibi bir durum etmemiştir. Ayrıca yapılan tebligatlar usulsüz olup, müvekkilin ilgili tebligatlardan haberi olmamıştır.

1)Müvekkil yıllardır Belçika da ikamet etmekte olup, orada karısı ve küçük çocukları ile birlikte yaşamaktadır. Müvekkil imza yükümlülüğünü ihlal etmeden hemen önce 04.07.2022 günü geri kalan imzalarını haftada 1 gün şeklinde atmasının fiziken mümkün olmadığını beyan etmek üzere ceza aldığı mahkemesi olan Mersin 5.Asliye Ceza Mahkemesine tarafınıza gönderilmek üzere dilekçe sunmuştur. (ek:1 de dilekçe örneğini ve ek:2 de Mersin 5 Asliye Ceza Mahkemesinin tarafınıza gönderilmek üzere hazırladığı üst yazısını sunuyoruz.)

Bu dilekçede yurt dışında yaşadığını, eşinin sigortalı bir işte çalıştığını, 5,3 ve 1 yaşında bebeklerinin olduğunu, çocuklarının ve karısının bakıma muhtaç olduğunu, özel izin ile Türkiye’ye giriş yaptığını, izninin bitmek üzere olduğunu, GERİ DÖNMEZ İSE BELÇİKADAN SINIRDIŞI EDİLECEĞİNİ VE OTURMA İZNİNİ KAYBEDECEĞİNİ bu sebeple imzalarının 2 ayda 1 güne indirilmesini yada yaptırımın herhangi bir seçenek yaptırıma çevrilmesini talep etmiştir.

Fakat ilgili talebiniz mahkemece değerlendirilmemiştir. Olumlu yada olumsuz bir karar kurulmadığı gibi, gerekçeli kararda ilgili dilekçenin tarafınıza ulaşıp okunduğu tutanak altına alınmamıştır. Bunun üzerine hakimliğiniz ilgili talebi değerlendiremeden ihlal ihtarı çıkarmış, gerek ilgili tebligatın usulsüz olması gerekse müvekkilin o tarihte yurt dışında olması sebebiyle karar itiraz edilemeden kesinleşmiştir.

2)Müvekkil aleyhinde denetimli serbestliğinin kamu davasına çevrilme şartları gerçekleşmemiştir. Müvekkil ne iki kez ihtar edilmiştir, nede kasten ısrarlı bir şekilde denetime uymama etmiştir.

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkında kanun; Şüphelinin erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ve herhangi bir şekilde haberdar olmasına rağmen ısrarla denetime uymaması halinde kamu davası açılacağını belirtmiştir.

Burada hükümlünün fiilinin ısrar olarak değerlendirilebilmesi için Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce en az 2 kez ihtar yapılmış olması ve hükümlünün usulüne uygun 2 haklı ihtara rağmen davete icabet etmemesi veya başka herhangi bir şekilde haberdar olmasına rağmen ısrarla denetime uymaması gerekmektedir.

Bir alıntı: Yargıtay 10.ceza dairesi esas no: 2017/ 1057 karar no: 2017 / 5152 : “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak kamu davası açılabilmesi için şüphelinin erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar etmesi gerektiği, şüphelinin fiilinin ısrar olarak değerlendirilebilmesi için en az 2 kez ihtar yapılmış olması ve şüphelinin usulüne uygun iki haklı ihtara rağmen davete icabet etmemesi veya başka herhangi bir şekilde haberdar olmasına rağmen ısrarla denetime uymaması gerektiği…”

3)Hem yapılan ihtar hem de gerekçeli kararın tebliği usulsüzdür.

a)Posta memuru araştırma yapmadan tebligatı direk muhtara bırakmıştır.

Tebligat kanunu 28. maddesi, tebliğ memuruna ilgilinin neden adreste bulunmadığını “tahkik etme” görevini yüklemiştir. Buna göre tebliğ memuru tahkik etmekle kalmayıp, buna tevsike yönelik olarak yaptığı tahkikatın sonucunu tebliğ evrakına yazarak ve maddede açıkça belirtildiği üzere ilgilisine imzalatması gerekmektedir. Huzurda ki davada ise posta memuru hiçbir araştırma yapmadan direk tebligatı muhtara teslim etmiştir.

Bir alıntı: T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2013/12-19 K: 2013/817 K.T.: 12.06.2013 : “… Muhatabın tebliğ adresinde ikamet etmekle birlikte, kısa ya da uzun süreli ve geçici olarak adreste bulunmadığının, tevziat saatlerinden sonra geleceğinin beyan ve bunun tevsik edilmesi halinde ancak; maddede sayılanlardan, örneğin muhtara imza karşılığı tebliğ edilip, 2 numaralı fişin kapıya yapıştırılması ve komşunun durumdan haberdar edilmesi işlemlerine geçilebilecektir…”

b)Posta memuru herhangi herhangi bir komşu, yönetici veya kapıcıya haber vermemiş, kapıya herhangi bir ihbarname yapıştırmamıştır.

Tebligat Kanunu madde 21″… mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır.” demektedir. İlgili olayda posta memuru ilgili sorumluluğunu yerine getirmemiştir. Zaten getirmiş olsaydı müvekkilin yurt dışında olduğu öğrenilmiş olacaktı.

(T.C. YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ E. 2002/1552 K. 2002/3218 T. 12.3.2002 sayılı kararı)

c)Mahkemenizce tebliğ zarfı Tebligat Kanunu 21/2. Madde usulü şartlarına göre hazırlanmamış olmasına rağmen, memur tebligata Tebligat Kanunu 21/2 muamelesi yapmıştır.

21/2’ye göre tebligatın şekil ve şartları 7201 Tebligat Kanunu ve Tebligatların Uygulanmasına Dair Yönetmelikte gösterilmiştir. İlgili kanun ve yönetmelik 21/2’ye göre tebligat yapılabilmesi için öncelikle bilinen adrese tebligat çıkartılması gerektiği, bunun iade dönmesi sonucunda, kanun ve yönetmeliğe uygun olacak şekilde açık mavi kağıda basılı ve adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek yeni bir tebligat zarfı yollanması gerektiği belirtilmiştir.

Müvekkile ise tüm bu usulü işlemler yapılmamış olup, bilinen adrese çıkarılan İLK tebligat sanki 21/2’ye göre tebligatmış gibi muhtara teslim edilerek kesinleşmiştir.

(Tebligatların Uygulanmasına Dair Yönetmelik madde 16 :

“Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir.”)

4- Sonuç olarak yukarıda açıklandığı üzere müvekkilin ilgili gelişmelerden haberi olmadığı sabit olup, savunma ve adil yargılanma hakkı zedelenmiştir. Müvekkil ilgili durumu hakkında kamu davası açılınca e devlet üzerinden şans eseri öğrenmiştir.

Talebimizin reddi halinde, müvekkil özgürlük bağlayıcı ceza alacak, Belçika da ki oturma izni iptal olacak ve ailesi param parça olacaktır.

SONUÇ VE İSTEM:

Yukarıda açıklanan sebeplerden ötürü, Müvekkile yapılan tebligatın Tebligat Kanunu uyarınca geçersiz olması sebebiyle “Eski hale getirme” talebimizin kabulünü,

-Kesin kararının kaldırarak, müvekkilin yükümlülüklerinin seçenek yaptırımlara çevrilmesini,

-Kararın kaldırılması mümkün değilse, itiraz süresinin eski hale getirme ile yeniden tanınarak, işbu itiraz dilekçemizin Mersin 1.Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesini, vekaleten arz ve talep ederim.16.04.2022

Ek:1 Hükümlü talep dilekçesi

Ek:2 Mersin 5 Asliye Ceza Mahkemesi Üst yazısı

Ek:3 Yargıtay 10.ceza dairesi esas no: 2017/ 1057 karar no: 2017 / 5152

Av.Tunç Sudi TOL

Hükümlü Vekili

Yorum yapın

Open chat
Merhaba 👋
Size yardımcı olabilir miyiz?
Hemen Ara