Boşanma davalarında davayı ilk açan tarafın avantajlı olup olmadığı, özellikle boşanma sürecine giren kişiler tarafından en çok merak edilen konulardan biridir. Halk arasında, “boşanma davasını ilk açan haksızdır” veya “ilk açan taraf daha avantajlıdır” şeklinde çeşitli algılar bulunsa da bu düşünceler hukuken doğru değildir. Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, boşanma davalarında önemli olan husus, eşlerin kusur oranları ve ileri sürülen iddiaların ispat edilebilmesidir. Dolayısıyla davayı önce açmak tek başına bir üstünlük sağlamaz.
Bununla birlikte, yetkili mahkemenin seçilmesi gibi bazı teknik durumlarda davayı ilk açan tarafın süreci yönlendirme konusunda belirli avantajlara sahip olabileceği de göz ardı edilmemelidir. Bu yazımızda “Boşanma Davasında Davayı İlk Açan Daha Mı Avantajlıdır?” sorusuna hem çekişmeli hem de anlaşmalı boşanma davaları yönünden ayrıntılı şekilde cevap vereceğiz.
Sayfa İçeriği
Çekişmeli Boşanma Davasında Davayı İlk Kim Açmalıdır?
Çekişmeli boşanma davasında davayı ilk açan tarafın avantajlı olduğu yönündeki algı, toplumda sıkça dile getirilse de hukuken gerçeği yansıtmaz. Hakim, boşanma davasında tarafların kusur oranlarını dikkate alır; davayı kimin önce açtığına önem vermez. Bu nedenle, ilk davayı açan eşin süreci kazanma olasılığı diğer eşe kıyasla daha yüksek değildir.
Türk Medeni Kanunu’na göre, tam kusurlu eşin dava açma hakkı yoktur. Ancak kusursuz ya da daha az kusurlu olan eş boşanma davası açabilir. Bu durumda hakim, ileri sürülen boşanma sebebini, tarafların kusur oranlarını ve sunulan delilleri değerlendirir.
Davacı eş, açtığı davada karşı tarafın kusurlu olduğunu ispat etmekle yükümlüdür. Eğer bu ispat gerçekleşmezse, mahkeme davayı reddedecektir. Dolayısıyla çekişmeli boşanma davalarında asıl önemli olan, delil sunma, tanık beyanları ve iddiaların hukuka uygun şekilde ispatlanmasıdır.
Özetle, çekişmeli boşanma davasını ilk açmak tek başına avantaj sağlamaz. Avantaj sağlayan unsur, davanın sağlam gerekçelere dayandırılması ve kusurun doğru şekilde ortaya konulmasıdır.
Boşanma Davasında Yetkili Mahkeme Belirleme Fırsatı
Boşanma davasını ilk açan tarafın avantaj sağlayabileceği en önemli noktalardan biri, yetkili mahkemenin belirlenmesidir. Türk Medeni Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca boşanma davalarında yetkili mahkeme;
- Davacının yerleşim yeri mahkemesi,
- Davalının yerleşim yeri mahkemesi,
- Eşlerin son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
Bu düzenleme gereği, davayı ilk açan eş, hangi mahkemede dava açılacağını seçme imkânına sahiptir. Örneğin; eşler evlilik boyunca Muğla’da yaşamış, ancak taraflardan biri sonradan farklı bir şehirde ikamet etmeye başlamışsa, dava o şehirde açılabilir. Bu durum, diğer eş için dava takibini zorlaştırabilir.
Özellikle çekişmeli boşanma davalarının uzun sürdüğü dikkate alındığında, davanın başka bir şehirde açılması karşı taraf için hem maddi hem de manevi yük oluşturabilir. Bu açıdan bakıldığında, ilk dava açanın yetkili mahkemeyi seçmesi, sürecin takibi bakımından stratejik bir avantaj doğurabilir.
Yani sonuç olarak; boşanma davalarında davayı önce açmak, kusur yönünden değil fakat mahkeme seçimi bakımından belirli bir avantaj sağlayabilmektedir.
Anlaşmalı Boşanma Davasında Davayı Kim Açmalıdır?
Anlaşmalı boşanma davası, eşlerin boşanma ve boşanmanın tüm sonuçları konusunda mutabakata varmalarıyla açılan dava türüdür. Bu davada taraflar; nafaka, velayet, tazminat, mal paylaşımı ve çocukla kişisel ilişki kurulması gibi tüm konularda önceden anlaşmalıdır.
Anlaşmalı boşanma davasında, davayı ilk açanın kim olduğu hiçbir şekilde önem taşımaz. Çünkü mahkeme, tarafların kusur durumunu araştırmaz. Hakim yalnızca, tarafların yaptığı anlaşmanın kanuna uygun olup olmadığını denetler. Eğer anlaşma, çocukların ve tarafların menfaatlerini koruyorsa, boşanmaya karar verilir.
Burada önemli olan nokta, tarafların hazırladığı boşanma protokolüdür. Protokolde nafaka miktarı, çocukların velayeti, mal paylaşımı ve diğer hususlar net biçimde düzenlenmelidir. Hakim, gerek görürse bazı maddelerde değişiklik yapabilir ancak tarafların iradelerine aykırı ağır müdahalelerde bulunmaz.
Dolayısıyla anlaşmalı boşanmalarda;
- Davayı ilk açanın kim olduğu değil, tarafların uzlaşmasının tam olması,
- Protokolün açık ve hukuka uygun şekilde hazırlanması,
- Hakimin onayına sunulacak belgelerin eksiksiz olması önem arz etmektedir.
Sonuç itibarıyla anlaşmalı boşanma davasında ilk davayı açmak herhangi bir avantaj sağlamaz. Burada asıl avantaj, sürecin hızlı ve sorunsuz ilerlemesini sağlayan uzlaşmadır.
Boşanma Davasını İlk Kimin Açtığı Önemli mi?
Boşanma davasında davayı ilk kimin açtığı, hukuken tek başına bir önem taşımaz. Çünkü mahkeme, sürecin sonunda tarafların kusur oranlarını ve iddiaların ispatını dikkate alır. Bu noktada önemli olan, davayı açan tarafın ileri sürdüğü sebeplerin hukuka uygun şekilde kanıtlanabilmesidir.
Türk Medeni Kanunu’nda yer alan ilkelere göre boşanma davalarında şu esaslar geçerlidir:
- Kusur ilkesi: Kusursuz ya da az kusurlu eşin dava açabileceği, tam kusurlu eşin Boşanma davası açamayacağı kabul edilmiştir.
- Evlilik birliğinin temelden sarsılması ilkesi: Evlilik, eşler açısından çekilmez hale gelmişse, tarafların kusuru olmasa dahi boşanma kararı verilebilir.
- İrade ilkesi: Taraflar anlaşarak evlilik birliğine son verebilir.
- Elverişsizlik ilkesi: Eşlerden birinin sağlık durumu nedeniyle ortak yaşamın sürdürülemez hale gelmesi boşanma sebebidir.
Bunların yanı sıra, boşanma davasında hakimin serbest takdir yetkisi bulunur. Hakim, tarafların sunduğu delilleri değerlendirerek evlilik birliğinin sona erip ermeyeceğine karar verir.
Halk arasında, “boşanma davasını ilk açan taraf daha avantajlıdır” veya “ilk açan haksızdır” şeklinde yanlış bir algı bulunsa da, bu durum hukuki açıdan doğru değildir. Önemli olan, tarafların kusurlarını ispat edebilmesi ve davanın gerekçesini sağlam temellere oturtmasıdır.
Hatalı Eş Dava Açabilir Mi?
Tam kusurlu eşin dava açma hakkı bulunmamaktadır. Çünkü boşanma davası bir haktır ve haksız olarak nitelendirilen kişi kendi kusuruyla bendenizi için lehine haklar kazanamaz. Ancak boşanma davası gerçekleşmesi için kusursuz ya da az kusurlu eş talebini mahkemeye iletebilir. Eşin kusurlu olması ve bu kusurun ispatlanmasıyla beraber boşanma davasının red olunacağı bilinmesi lazımdır. Bu yüzden davayı açan taraf diğer taraftır. Bu sebebiyetle gerçekten boşanma düşüncesi olan çiftler hatası az görülen tarafça açılır.
Özel Boşanma Sebeplerinde Süre
Boşanma davasında davayı ilk açan daha mı avantajlıdır sorusunun sorulmasının yanında bir diğer merak edilen konu özel boşanma sebeplerinde belirtilen sürelerdir. Çünkü boşanma davaları özel boşanma sebepleri ve genel boşanma sebepleri
- Terk
- Pek kötü muamele
- Hayata kast
- Haysiyetsiz hayat sürme
- Suç işleme
- Zina (Aldatma)
Genel boşanma sebeplerinde hakim evliliğin sona erdirilip erdirilemeyeceği konusunda kanunlar bir takdir yetkisi vermiş bulunsa da özel boşanma sebeplerinde ise mahkeme hakimine bu evliliğin sona erdirilip erdirilemeyeceği konusunda bir takdir yetkisi vermemiştir. Özel boşanma sebepleri belirli bir süreye tabi tutulur.
Özel bir boşanma sebebini öğrenen eşin bu sebebe dayalı olarak dava açma süreleri kanunen belirtilmesi yapılmıştır. Belirtilen süreler geçtikten sonra artık özel sebebe dayalı dava açılması halinde dava ret edilir. Genel itibariyle 6 ay olarak nitelendirilen durum bu süre zarfında dava açma gerçekleşirse ancak özel boşanma sebepli olarak görülür. Süre zarfında dava açılırsa haklı konum içerisine girilebilmesinden kaynaklı boşanma davasında davayı ilk açan daha mı avantajlıdır durumu yaşanabilir.
Evliliği Bitiren Sebeplerin Davada Etkisi
Kusurlu bir eylemin gerçekleşmesinin ardından uzun bir süre sessiz kalınması, söz konusu eyleme rıza gösterildiği ya da affedildiği anlamını taşır. Diğer tarafın önemli bir konuda boşanma sebebini tespit etmek ve sebebi boşanma nedeni haline getirilmeyip dava açılmaksızın beklenilmesi davanın hayata geçmesi için yeterli olarak görülecek bir durum olmaz. Beklenme durumu tüm sebeplerin kabul edildiği anlamını taşır. Kabul edileme durumu gözetildiğinde davada etkisinden bahsedebilmek mümkün olmaz.
Gelin şimdi Çekişmeli Boşanma İle Anlaşmalı Boşanma Arasındaki Fark Nedir? inceleyelim. Bizlere ulaşmak için buraya tıklayınız.