Boşanmada Çocuğun Velayeti Kime Verilir?

Kural olarak velayet çocuğun üstün yararı dikkate alınarak verilmektedir. Boşanmada çocuğun velayeti anne ve baba evli değil ise velayet annenin hakkıdır. Anne ve baba evli ise velayet ortaktır. Yani eşler eşit söz söyleme hakkına sahiptir.

Boşanmada Çocuğun Velayeti

Toplum da çekirdek veya geniş olarak aileler yer alabilmektedir. Ailelerin kendi aralarında huzurlu bir yaşam sürdürmeleri önemli bir detaydır. Fakat zaman içerisinde oluşabilecek herhangi bir huzursuzluk sonucunda ve bu huzursuzluğun her geçen gün daha da artması sebebiyle çiftler kendi aralarında bir anlaşmaya varırlar. Birbirlerinin hayatlarına daha fazla zarar vermemek adına boşanmaya ve yollarını ayırmaya, yumuşak bir geçiş ile ayrı yaşamaya karar verirler.

Hâkim tarafından evliliklerin sonlandırma işlemine boşanma süreci de denilmektedir. Evlilik ile kurulmuş bir bağ boşanma ile birlikte tamamen ortadan kaldırılmaktadır. Yapılan her evlilik sonucunda kişilerin son ana kadar birbirleriyle olan iletişiminin kesilmesi durumunda verilen bir karardır. Bu karar her iki taraf için de anlaşmalı olarak verilmiş olmaktadır. Çiftlerden birisi ya da her ikisi boşanma davası açarak evlilikleri ile kurulmuş bağ da tamamen bitirilmektedir. İşte bu noktada boşanma davasında velayetin kime verileceği ortaya çıkmaktadır. Boşanmada çocuğun velayeti kime verilir; mahkemede çocuğun kararı ile de değişkenlik göstermektedir.

Boşanmada çocuğun velayeti kime verilir; hakim tarafından elde edilen veriler ve alınan raporlar sonucunda karara varılmaktadır. Mersin velayet davası avukatı olarak boşanma davaları süresinde genellikle çocuklu aileler için en önemli problem çocuğun velayetinin ne olacağı durumu olduğunu söylemekte fayda vardır. Çocuğun velayetinin anne de mi yoksa baba da mı kalacağına karar olarak hâkim tarafından belirlenen bir süreçtir. Hakim burada ilk olarak çocuğun anne de mi daha iyi bir hayat yaşayacağına yoksa baba da mı daha iyi bir hayatının olacağı konusun da karar vermektedir. Burada gözetilen ilki çocuğun üstün yararıdır.

Bununla birlikte anne veya babanın hayatlarının çocuğu büyütebilecek, çocuğun eğitimine katkı sağlayabilecek bir yaşam olup olmadığına dair de bilgiler de alınmaktadır. Çocuk anne de kaldığı zaman mı daha iyi bir hayatı olacak yoksa baba da kaldığı zamanda mı daha iyi bir hayatı olacak bu belirlenmektedir. Aynı zaman da bir pedagog yardımı ile de çocuğun annesi ve babası hakkında görüşleri alınırken aynı zamanda çocuğun kimde daha mutlu olacağına dair bilgiler de kesinleştirilmektedir. Çocuğun velayeti belirlenirken çocuğun yaşı ve okul durumu, ebeveynlerinin yaşı, eğitimi ve maddi durumu, çocuğun barındığı yerin durumu, kardeşlerinin durumu gibi bir çok etmen göz önünde bulundurulmaktadır.

bosanmada-cocugun-velayeti-kime-verilir-tuncsuditol-min

Boşanmada Velayet Hangi Durumlarda Anneye Verilir?

Küçük yaşta bir çocuğun velayetinin anneye verilmesi hususunda kesin bir kural bulunmamakta olup fakat akla ve mantığa uygun olarak yine genel kuralımız olan çocuğun üstün yararı gözetilerek velayete karar verilir. Yeni doğmuş ve süt emme çağında olan bir bebeğin anne yanında kalması ve sütünden emmesi çocuğun üstün yararıdır. Bu noktada küçük yaşta bir çocuğun velayetinin anneye verilmesi hukuka uygun olandır. Fakat bazı istisnai durumlar da küçük yaşta çocuğun velayeti babaya verilebilmektedir. Bu durumda çocuğun süt emmesinden daha üstün bir yarar göz önünde bulundurulmaktadır. Örneğin annenin barınacak bir yeri olmaması, annenin düşkün ve geçim sağlamayacak durumda olması, annenin çocuğa karşı bir suç işlemiş olmasıdır.

Hangi Durumlarda Çocuğun Velayeti Anneye Verilmez?

Velayetin kimde olacağına karar verilirken, çocuğun en iyi çıkarlarının göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Çocuğun en iyi çıkarları, güvenlik, sağlık, eğitim, refah ve duygusal ihtiyaçlarını kapsar. Çocuğun velayeti genellikle anne ve baba arasında paylaştırılır, ancak bazı durumlarda velayetin annede olmamasına karar verilebilir. Bazı durumlar şunlardır:

  • Anne, çocuğun sağlığına veya güvenliğine zarar veriyor veya çocuğun ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kalıyorsa, velayet babaya verilebilir.
  • Anne, çocuğun eğitimine yeterince ilgi göstermiyor veya çocuğun okulda başarısız olmasına neden oluyorsa, velayet babaya verilebilir.
  • Anne, çocuğun duygusal ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kalıyor veya çocuğun duygusal gelişimini engelliyorsa, velayet babaya verilebilir.
  • Anne, çocuğun kötü alışkanlıklar kazanmasına veya yanlış davranışlar sergilemesine neden oluyorsa, velayet babaya verilebilir.
  • Anne, çocuğun babayla ilişkisini engelliyor veya babanın çocuğu görmesini engelliyorsa, velayet babaya verilebilir.

Yukarıda bahsedilen durumlar, çocuğun velayetinin anne yerine babaya verilmesine neden olabilir. Ancak, her durum özeldir ve velayetin kimde olacağına karar verirken, çocuğun en üstün yararı göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

Mahkeme Çocuğu Kaç Yaşına Kadar Anneye Verir?

Küçük yaşta bir çocuğun velayetinin anneye verilmesi hususunda kesin bir kural bulunmamakta olup fakat akla ve mantığa uygun olarak yine genel kuralımız olan çocuğun üstün yararı gözetilerek velayete karar verilir. Yeni doğmuş ve süt emme çağında olan bir bebeğin anne yanında kalması ve sütünden emmesi çocuğun üstün yararıdır. Bu noktada küçük yaşta bir çocuğun velayetinin anneye verilmesi hukuka uygun olandır. Fakat bazı istisnai durumlar da küçük yaşta çocuğun velayeti babaya verilebilmektedir. Bu durumda çocuğun süt emmesinden daha üstün bir yarar göz önünde bulundurulmaktadır. Örneğin annenin barınacak bir yeri olmaması, annenin düşkün ve geçim sağlamayacak durumda olması, annenin çocuğa karşı bir suç işlemiş olmasıdır.

Boşanmada Velayet Hangi Durumlarda Babaya Verilir?

Mahkemede çocuğun velayeti aynı annede olduğu gibi çocuğun üstün yararı göz edilerek velayet babaya verilmektedir. Uygulamada velayet kararı verilirken kurulu düzene çok dikkat edilmektedir. Örneğin eğer boşanma davası sırasında velayet babadaysa ve çocuğun kurulu güzel bir düzeni varsa velayet hakkı babadan yana kullanılacaktır. Örneğin iki yaşıt kardeş varsa, kardeşler aynı evde babalarının yanında yaşıyorsa, kardeşleri ayırmamak adına velayet babadan yana kullanılabilecektir. Örneğin anne ve baba Türkiye’ de yaşarken, anne yurt dışına gitmek istiyorsa, velayet babadan yana kullanılacaktır. Örneğin çocuk 15 yaşında ve babasında kalmak istediğini söylüyorsa velayet babadan yana kullanacaktır.

Hangi Durumlarda Çocuğun Velayeti Babaya Verilmez?

Çocuğun velayeti, her zaman çocuğun en iyi çıkarlarının göz önünde bulundurulması ile karar verilmelidir. Bu nedenle, velayetin babada olup olmayacağına karar verilirken, çocuğun güvenliği, sağlığı, eğitimi, refahı ve duygusal ihtiyaçları göz önünde bulundurulmalıdır. Bazı durumlarda, çocuğun velayeti babaya verilmeyebilir. Bu durumlar şunları içerir:

  • Baba, çocuğun güvenliğini sağlamada yetersiz kalıyor veya çocuğun sağlığına zarar veriyor.
  • Baba, çocuğun eğitimine yeterince ilgi göstermiyor veya çocuğun okulda başarısız olmasına neden oluyor.
  • Baba, çocuğun duygusal ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kalıyor veya çocuğun duygusal gelişimini engelliyor.
  • Baba, çocuğun kötü alışkanlıklar kazanmasına veya yanlış davranışlar sergilemesine neden oluyor.
  • Baba, çocuğun annesiyle olan ilişkisini engelliyor veya annenin çocuğu görmesini engelliyorsa.

Yukarıdaki durumlardan herhangi biri, çocuğun velayetinin babada olmamasına neden olabilir. Ancak, her durum özeldir ve velayetin kimde olacağına karar verirken, çocuğun en iyi çıkarlarının göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

Boşanmada Ortak Velayet

Son yıllarda ortak velayet, boşanmada çocukların velayetinin verilmesi konusunda popüler bir seçenek haline gelmiştir.

Ortak velayet, çocukların velayetinin boşanmış eşler arasında eşit olarak paylaşıldığı bir düzenlemedir. Bu düzenleme, çocuğun hem annesi hem de babası ile yakın ilişkiler kurmasını ve her iki ebeveynin de çocuğun hayatındaki önemli kararlara katılımını sağlamayı amaçlamaktadır. Bu şekilde, çocuk, her iki ebeveynin de sevgi, ilgi ve desteğinden yararlanabilir.

Ortak velayetin verilmesi için bazı şartlar vardır. Öncelikle, her iki ebeveynin de çocuğun bakımı ve yetiştirilmesinde aktif rol alabilecek kapasiteye sahip olmaları gerekmektedir. Ayrıca, ebeveynlerin birbirleriyle işbirliği yapabilecekleri ve çocukların velayetinin eşit olarak paylaşılmasını destekleyecekleri konusunda kararlı olmaları gerekmektedir. Mahkeme, çocuğun güvenliği, sağlığı ve refahı için en iyi seçeneği belirlemek için her durumu ayrı ayrı değerlendirecektir.

Ortak velayetin diğer bir avantajı, ebeveynlerin boşanma sonrasında çocukların yaşamlarında aktif olarak yer almasını sağlamasıdır. Bu, çocukların bir ebeveynin yokluğunda diğer ebeveynle bağlantı kurabilmesini ve her iki ebeveynin de çocuklarının hayatındaki önemli olaylara katılmasını sağlar. Ayrıca, ortak velayet, çocukların ebeveynler arasındaki çatışmaların azalmasına yardımcı olabilir.

Ancak, ortak velayetin verilmesi her zaman uygun olmayabilir. Ebeveynlerin birbirleriyle iletişim kuramaması, şiddet veya istismar olayları gibi durumlarda, ortak velayet uygun olmayabilir. Mahkeme, çocuğun güvenliği, sağlığı ve refahı için en iyi seçeneği belirlemek için her durumu ayrı ayrı değerlendirecektir.

Sonuç olarak, ortak velayet, çocukların velayeti konusunda ebeveynler arasında bir işbirliği sağlamak isteyen ebeveynler için uygun bir yöntem olup, iletişimi sıfır olan yada kavgalı şekilde ayrılan eşler için ortak velayet önerilmemektedir.

Velayet Kime Hangi Şartlarda Verilir?

Velayet, çocuğun bakımı, eğitimi, sağlığı ve diğer konularıyla ilgili kararları verme hakkını ifade eder. Velayetin kimde olacağına karar verilirken çocuğun yararının gözetilmesi esastır. Türk Medeni Kanunu’na göre velayet, aşağıdaki şartlarda verilir:

Anne ve babadan birinin ya da her ikisinin birden velayet hakkından mahrum kılınması durumunda, velayet diğer ebeveyne verilir.

Velayet, ebeveynlerden birinin ölümü veya kaybolması durumunda diğer ebeveyne verilir.

Ebeveynlerin boşanması durumunda, velayet mahkeme tarafından belirlenir. Boşanma davası sırasında velayet konusu da görüşülür ve mahkeme, çocuğun yararı gözetilerek velayetin kimde olacağına karar verir.

Ebeveynler birbirleriyle anlaşarak ortak velayet talebinde bulunabilirler. Bu durumda, ebeveynler çocuğun bakımı, eğitimi, sağlığı ve diğer konularında birlikte karar verirler. Ancak, eğer mahkeme çocuğun yararı gereği buna karşı çıkarsa, velayet yine de bir ebeveyne verilebilir.

Velayetin kimde olacağına karar verirken, çocuğun psikolojik, sosyal, kültürel ve ekonomik durumu gibi faktörler de göz önünde bulundurulur. Mahkeme, çocuğun yararını en iyi şekilde koruyacak ve çocuğun gelişimine en uygun şekilde katkı sağlayacak olan velayet düzenlemesini belirler.

Çocuğun Velayetine Karar Vermede Pedagogun Önemi Nedir?

Pedagog kısaca çocuk psikoloğudur. Çocukların ruhani durumları hakkında lisans eğitimi almış kişilerdir. İçine kapanmış bir çocuk onun dilinden anlayan bir pedagog karşısında kendisini daha iyi hissederken hislerini de kelimelere dökebilmektedir. Bu yüzden boşanma davaların da pedagog ve bunların hazırladığı raporlar önemli bir yer tutmaktadır. Bir pedagog çocuğun aile içerisinde ki durumunu kelimelerinden anlayabilmektedir. Çocuk annesi ve babasına karşı konuşurken seçici olabilirken tanımadığı ancak onun dilinden anlayan birisi karşısında özgüvenli olabilmektedir. Boşanmada çocuğun velayeti kime verilir; pedagog burada yardımcı etken olmaktadır. Boşanma davası ile birlikte hakim konu dosyaya bir pedagog atamaktadır. Pedagog gerek anne gerek baba ve gerekse çocuk ile görüşerek Sosyal İnceleme Raporu isimli bir rapor hazırlamaktadır. İşte bu rapor ile birlikte hakim özgür iradesini kullanarak velayete karar vermektedir.

Çocuğun Velayetinin Değiştirilmesi Mümkün Müdür?

Boşanma davaları içerisinde karar kesinleşinceye kadar çocuk anne de kaldıysa ya da baba da kaldıysa velayet değiştirme talepleri ile durum değişebilmektedir. Anneye verilmiş bir çocuk anne tarafından ilgi görmeyip aksine yetersiz bir yaşam sürdürmesi üzerine, baba tarafından velayetin değiştirilmesi talep edilebilir. Bunun üzerine babasının ona sunacağı imkanlar daha fazla ve daha iyi olacağı için bu konuda mahkemeye talepte de bulunabilmektedir.

Boşanma davası kesinleştikten sonra ise ancak yeni bir velayet davası ile velayet değiştirilebilmektedir. Burada önemli bir husus vardır. Yeni bitmiş bir boşanma davası sonrasında velayet davası açıp kazanabilmenin ön şartı köklü bir durum değişikliğidir. Köklü bir durum değişikliği olmaması durumunda hakim daha yeni tartışılmış ve karar verilmiş bir karar olduğundan davayı esastan ret edecektir. Köklü ve esaslı durum değişikliğine örnek olarak velayet kararı sonrası eşlerden birinin evlenmesi ve yeni eşin çocuğa şiddet uygulaması, şehir değişikliği örnek gösterilebilmektedir.

Velayetin Değiştirilmesi Durumu Neye Göre Belirlenmektedir?

Boşanma davası süresinde çocuğun velayeti de anne de mi yoksa baba da mı kalacağına dair belirlenmektedir. İlerleyen zamanlarda çocuğun anne de ya da babada ki hayatı çocuk tarafından kötü etkilenmesine olanak sağlıyorsa burada velayet açılan dava ile değiştirilebilir. Bunun hangi durumlarda gerçekleşeceği ise bazı maddeler ile belirlenebilmektedir. Boşanmada çocuğun velayeti kime verilir; gerekli bilgiler ile tarafların durumuna göre değişkenlik gösterebilir.

Velayeti alan kişinin hayatını kaybetmesi üzerine velayet değiştirilebilmektedir. Çocuğu alan tarafın evlenmesi üzerine diğer taraf yine burada çocuğun velayetini alabilir. Anne veya babadan birisi çocuğu başka bir yere götürmesi üzerine diğer taraf dava ile çocuğunu yanına alabilir. Aynı zaman da çocuğun ileri ki yaşamını kötü etkileyecek bir durum yaşanırsa çocuğun velayetinin değiştirilmesi de yine mümkündür.

Mersin Velayet Davası Avukatı Nasıl Bulunur?

Velayet davası, aile hukuku ve çocuk hakları konularında uzman bir avukatın yardımıyla yürütülmelidir. Bu nedenle, velayet davası için avukat seçerken aşağıdaki faktörlere dikkat etmek faydalı olabilir:

  • Deneyim: Avukatın, velayet davaları konusunda deneyimli olması önemlidir. Deneyimli bir avukat, davayı daha etkili bir şekilde yönetebilir ve müvekkilinin çıkarlarını en iyi şekilde savunabilir.
  • Referanslar: Avukatın, daha önce çalıştığı müvekkillerinin referanslarına bakmak, avukatın iş tecrübesi ve müşteri memnuniyeti hakkında fikir sahibi olmanıza yardımcı olabilir.
  • İletişim: Avukat, müvekkiliyle iyi bir iletişim kurabilmesi ve müvekkilin durumunu açıklayabilecek kadar açık olması önemlidir.
  • Uygun fiyat: Velayet davası, uzun süreli bir süreç olabilir ve avukatların ücretleri yüksek olabilir. Bu nedenle, uygun fiyatlı bir avukat seçmek önemlidir.
  • Mahkeme deneyimi: Velayet davası genellikle mahkeme süreci içerir. Bu nedenle, avukatın mahkeme deneyimi ve dava sırasında nasıl davranacağı hakkında bilgi sahibi olmak önemlidir.
  • Ekip: Avukatın, bir ekiple çalışıyor olması ve ekibinde uzman avukatlar, danışmanlar ve uzmanlar bulundurması müvekkilin yararına olabilir.

Bu faktörlere dikkat ederek, velayet davası için en iyi avukatı seçmek mümkündür.

Peki Boşanma Davasında Maddi Ve Manevi Tazminat Talep Edilebilir Mi? Gelin inceleyelim..

Velayet Davası Nasıl Açılır?

Velayet davası, ebeveynler arasında çocukların velayeti konusunda anlaşmazlık olduğu durumlarda açılır. Bu davayı açarken velayet davası dava dilekçesi örneği kullanılarak açmak için belirli adımları izlemeniz gerekmektedir. İşte velayet davası nasıl açılır sorusunun cevabı:

Avukat tutun veya kendiniz hazırlayın: Velayet davası açmak için bir avukat tutmanız tavsiye edilir, ancak kendiniz de dava dilekçesi hazırlayabilirsiniz. Ancak, avukat desteği almak, sürecin daha kolay ve doğru bir şekilde ilerlemesine yardımcı olabilir.

İlgili mahkemeye başvurun: Velayet davası, çocuğun yerleşim yerindeki yerel aile mahkemesinde açılmalıdır. Davanın açılması için bir dilekçe hazırlamanız ve mahkemeye başvurmanız gerekmektedir.

Dava dilekçesini hazırlayın: Velayet davası açmak için bir dava dilekçesi hazırlamanız gerekmektedir. Dilekçede, neden velayet davası açtığınızı, taleplerinizi, kanıtlarınızı ve diğer önemli bilgileri belirtmeniz gerekmektedir. Ayrıca, çocuğun yaşamını ve refahını etkileyen diğer unsurları da dile getirebilirsiniz.

Dava dilekçesini mahkemeye sunun: Dilekçeyi mahkemeye sunmak için belirli bir ücret ödemeniz gerekebilir. Dilekçe, diğer belgeler ve ödemeyi içeren başvurunuzu mahkemeye sunmanız gerekmektedir.

Mahkeme sürecini takip edin: Dava açıldıktan sonra, mahkeme süreci başlayacaktır. Mahkeme, ebeveynlerin duruşmalara katılmasını isteyebilir ve diğer kanıtları da inceleyebilir. Mahkeme, velayet konusunda karar vermeden önce, çocuğun en iyi çıkarlarını gözeterek tüm kanıtları ve argümanları değerlendirecektir.

Velayet davası açmak oldukça karmaşık bir süreçtir ve doğru şekilde ilerlemesi için dikkatli bir planlama ve hazırlık gerektirir. Bir avukattan yardım almak, sürecin daha kolay ve doğru bir şekilde ilerlemesine yardımcı olabilir.

Peki Boşanma Davasında Maddi Ve Manevi Tazminat Talep Edilebilir Mi? Gelin inceleyelim..

Yorum yapın

Open chat
Merhaba 👋
Size yardımcı olabilir miyiz?
Hemen Ara