Hukuk yargılamasında taraflar bazen davanın sonucundan doğrudan veya dolaylı olarak etkilenecek üçüncü kişileri sürece dahil etmek isteyebilir. İşte bu noktada devreye giren kurum “davanın ihbarı”, hem yargılama ekonomisi açısından hem de tarafların ileride doğabilecek ihtilaflardan korunması bakımından son derece önemlidir. Uygulamada özellikle tazminat davalarında, sigorta uyuşmazlıklarında, iş kazalarında, eser sözleşmelerinde ve rücu sorumluluğu doğuran ilişkilerde sıkça karşımıza çıkar.
Bu makalede davanın ihbarı nedir, hangi durumlarda kullanılır, şartları nelerdir, hangi hukuki sonuçları doğurur ve nasıl dilekçe yazılır gibi merak edilen tüm soruları kapsamlı şekilde ele alacağız. Ayrıca sonunda güncel bir dilekçe örneği ve en sık sorulan 10 kritik soru yer almaktadır.

Sayfa İçeriği
Davanın İhbarı Nedir? (Temel Tanım)
Davanın ihbarı, HMK m. 61–63 arasında düzenlenen, bir davanın tarafının, davanın sonucundan etkilenebilecek üçüncü bir kişiye davayı bildirmesi işlemidir. Bu bildirim sayesinde üçüncü kişi isterse davaya fer’î müdahil olarak katılabilir; isterse katılmaz ancak ihbarın hukuki sonuçları onu yine bağlar.
Davanın ihbarı;
- bir “ihbar” niteliği taşır,
- üçüncü kişiye haber verme işlevi görür,
- taraflar arasında ileride doğacak sorumluluk davaları için güvence sağlar.
Uygulamada en sık kullanılan kurumlar arasında yer almasının nedeni, sorumluluğun paylaştırılması ve ileride doğacak rücu davalarında “ben davaya dahil edilmedim” savunmasını ortadan kaldırmasıdır.
Davanın İhbarının Amacı Nedir?
Davanın ihbarı yalnızca prosedürel bir bildirim değildir; stratejik bir hukuk aracıdır. Taraflar çoğu zaman ihbarı aşağıdaki amaçlarla yapar:
1. Rücu Davalarının Önüne Geçmek
Örneğin, bir iş kazası davasında işveren, alt işverene ihbar yaparak ileride doğabilecek rücu davası açısından kendini güvenceye alır.
2. Sorumluluğu Paylaştırmak
Sigorta şirketiyle sorumluluğu paylaşmak isteyen taraf, davanın ihbarını yapabilir.
3. Maddi gerçeğe ulaşmayı kolaylaştırmak
İhbar edilen taraf davaya müdahil olursa yeni deliller sunabilir ve mahkeme daha doğru bir sonuca ulaşabilir.
4. Süreci hızlandırmak
İhbar ile daha fazla bilgi ve belge toplanması mümkün olur, böylece dava daha sağlıklı ilerler.
5. İleride “haberim yoktu” savunmasını engellemek
İhbar edilen kişi, davaya katılmasa bile, hüküm sonuçlarından belirli ölçüde etkilenir.
Davanın İhbarının Şartları Nelerdir?
HMK’ya göre davanın ihbarının geçerli olabilmesi için bazı şartlar aranır. Uygulamada eksik bırakılan şartlar ihbarın etkisini ortadan kaldırabilir.
1. Devam Eden Bir Davanın Bulunması
Davanın ihbarı sadece devam eden davalarda mümkündür.
Kesinleşmiş, henüz açılmamış veya arabuluculuk aşamasındaki uyuşmazlıklar için ihbar yapılamaz.
2. Üçüncü Kişinin Hukuki Yararı Bulunması
- İhbar yapılacak kişinin davanın sonucundan etkilenme ihtimali bulunmalıdır.
- Bu kişi davaya taraf olmadığı için süreci bilmemesi, ileride adaletsiz sonuçlara yol açabilir.
Örnekler:
- Tazminat davasında sorumluluğu paylaşacak sigorta şirketi
- Alt yüklenici
- Eser sözleşmesinde işçilik yapan taşeron
- Kusur iddiası olan teknik personel
3. İhbarın Usulüne Uygun Bir Dilekçe ile Yapılması
İhbar dilekçe ile yapılır ve mahkeme üzerinden üçüncü kişiye tebliğ edilir.
Dilekçede mutlaka yer alması gereken unsurlar:
- İhbar olunanın kimliği
- İhbarın dayanağı
- Davanın numarası
- Davaya müdahale hakkının hatırlatılması
4. İhbarın Davayı Geciktirmeyecek Şekilde Yapılması
Kanunen kesin bir süre olmamakla birlikte yargılamayı gereksiz yere uzatmayacak aşamada yapılmalıdır.
Davanın İhbarının Hukuki Sonuçları Nelerdir?
Davanın ihbarı, hem taraflara hem de ihbar edilen kişiye önemli etkiler doğurur.
1. İhbar Edilen Kişi Davaya Katılabilir
İhbar edilen kişi isterse davaya “fer’î müdahil” olarak katılır.
Bu durumda:
- Tarafı destekleyebilir,
- Delil sunabilir,
- Hukuki görüş bildirebilir.
Müdahale zorunlu değil, bir haktır.
2. Katılmamanın Sonuçları
İhbar edilen kişi davaya katılmasa bile, ileride ihbarı yapan taraf aleyhine açılacak rücu davasında şu savunmayı yapamaz:
“Sen yanlış savunma yaptın, kötü yönettin, ben olsaydım dava böyle sonuçlanmazdı.”
Bu durum “ihbarın bağlayıcılık etkisi” olarak bilinir.
3. Yargılamanın Sağlıklı Yürütülmesi
İhbar edilen kişinin sürece katılması daha fazla delilin toplanmasını sağlayarak yargılamayı güçlendirir.
4. Hak Kaybını Önleme Etkisi
Örneğin müteahhit bir kusur iddiası karşısında taşerona ihbar yaparak kendini güvenceye alır.
Taşeron daha sonra “ben sürece dahil edilmedim” diyemez.
Davanın İhbarının Şekli Nasıl Olmalıdır?
Davanın ihbarı belirli bir şekil şartına bağlıdır ve HMK tarafından bu şekil düzenlenmiştir. İhbarın geçerli olması için şu unsurların tamamlanması gerekir:
1. Yazılı Dilekçe ile Yapılmalıdır
Davanın ihbarı sözlü beyanla yapılamaz; mutlaka mahkemeye sunulan bir dilekçe ile gerçekleştirilir. Bu dilekçede:
- İhbar olunan kişinin kimliği
- İhbarın hukuki gerekçesi
- Davanın ihbar edilmesini gerektiren olay
- Davaya katılma hakkı
açık şekilde yer almalıdır.
2. Mahkeme Üzerinden Tebligat Yapılmalıdır
İhbarın geçerlilik kazanması için mahkeme ihbar olunan kişiye dilekçeyi tebliğ eder. Bu tebligat, üçüncü kişiye davaya katılma hakkını gösteren resmi bir bildirim niteliğindedir.
3. İhbar Edilen Olaya ve Tarafa Özgü Olmalıdır
İhbar, davanın konusuyla ilgisi olmayan kişilere yapılamaz.
Üçüncü kişinin hukuki yararı somut şekilde gösterilmelidir.
4. İhbar Davayı Geciktirme Amaçlı Yapılamaz
İhbarın kötü niyetli, yalnızca süre kazanmak amacıyla yapılması hâkim tarafından engellenebilir.
Bu şekil şartlarının doğru uygulanması, ihbarın tüm hukuki etkilerini doğurması için kritik öneme sahiptir.

Davanın İhbarı Nasıl Yapılır? (Adım Adım Rehber)
Davanın ihbarı pratikte oldukça kolaydır. Yalnızca doğru kişiye, doğru gerekçeyle ve doğru zamanlamada yapılması gerekir.
Adım 1: İhbar Edilecek Kişiyi Belirleme
Davanın sonucundan direkt veya dolaylı etkilenecek kişi tespit edilir.
Adım 2: İhbar Dilekçesi Hazırlama
Dilekçe sade, anlaşılır ve hukuki dayanaklara uygun olmalıdır.
Adım 3: Mahkemeye Sunma
İhbar dilekçesi UYAP veya fiziki dosya üzerinden mahkemeye sunulur.
Adım 4: Tebligat
Mahkeme, ihbar olunan kişiye dilekçeyi tebliğ eder.
Adım 5: İhbar Olunanın Tavrı
İhbar olunan kişi:
- Davaya katılabilir,
- Katılmayabilir,
- Delil sunabilir,
- Müdahil olarak tarafı destekleyebilir.
Davanın İhbarı Yapılırken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Davanın ihbarı basit bir işlem olsa da bazı yanlışlar sürecin etkisini azaltabilir.
1. Yanlış kişiye ihbar yapılmamalıdır
Hukuki yararı olmayan kişiye yapılan ihbar sonuç doğurmaz.
2. Gerekçe açık yazılmalıdır
Mahkemenin ihbarı anlaması açısından ihbar edilen kişinin neden sürece dahil edilmesi gerektiği açıklanmalıdır.
3. Davanın başında yapılması önerilir
Her ne kadar dava boyunca yapılabilse de gecikme davayı uzatabilir.
4. İhbar edilen kişiye davaya katılma hakkı açıkça belirtilmelidir
Bu, HMK’nın açık bir gereğidir.
İhbarda Bulunan Kişinin Durumu ve İhbarın Etkisi Nedir?
Davanın ihbarını yapan taraf, aslında bir anlamda kendisini koruma altına alır. Çünkü:
- İleride ihbar olunan kişiye karşı açacağı rücu davasında daha güçlü olur,
- “Dava kötü yönetildi, zarar bana ait değildir” savunmasını engeller,
- Üçüncü kişinin kusurunun dosyaya yansımasını sağlar,
- Olası sorumluluğu paylaşabilir.
İhbarın etkisi şu şekilde özetlenebilir:
- Üçüncü kişiye “dava açılabilir ve seni etkileyebilir” uyarısı yapılmış olur.
- Üçüncü kişi davaya katılmazsa bunun sonuçlarına katlanır.
- Üçüncü kişi daha sonra “beni haberdar etmedin” diyemez.
- Davanın yeniden görülmesi veya yeni bir dava açılması ihtimali azalır.
Bu nedenle davanın ihbarı, ihtimal hesaplarının önemli olduğu hukuk davalarında oldukça yaygın bir güvence mekanizmasıdır.
Davaya Müdahale
Davanın ihbarından sonra üçüncü kişinin davaya dahil olması müdahale yoluyla mümkündür. HMK, müdahaleyi ikiye ayırır:
- Asli müdahale
- Fer’î müdahale
Her ikisi de farklı amaçlara ve sonuçlara sahip kurumlardır.
Asli Müdahale
Asli Müdahale Nedir ve Ne Zamana Kadar İleri Sürülebilir?
Asli müdahale, üçüncü kişinin, mevcut davada tarafların iddialarının ötesinde tamamen kendi hakkının ihlal edildiğini iddia ederek davaya “ayrı bir dava” niteliğinde katılmasıdır.
Asli müdahil, tarafların yerine geçmez; fakat kendi bağımsız talebini ileri sürer.
Örnek:
Miras kalan bir taşınmaz üzerinde iki kişi arasında tapu iptal davası devam ederken üçüncü bir kişi “o taşınmazın gerçek sahibi benim” diyerek davaya asli müdahil olabilir.
Asli Müdahale Ne zamana kadar ileri sürülebilir?
Asli müdahale, hüküm verilinceye kadar talep edilebilir.
Yani karar açıklanmadan önce her aşamada başvuru yapılabilir.
Asli Müdahale Kime Karşı ve Nasıl Yürür?
Asli müdahale talepleri, davanın taraflarına yöneltilmiş olur.
Başka bir ifadeyle:
- Asli müdahil kendi talebini hem davacıya hem de davalıya karşı ileri sürmüş sayılır.
- Bu nedenle asli müdahale, yöneldiği taraf bakımından bağımsız bir dava niteliği taşır.
Nasıl yürür?
- Üçüncü kişi mahkemeye asli müdahale dilekçesi verir.
- Mahkeme dilekçeyi taraflara tebliğ eder.
- Taraflar bu müdahaleye karşı beyanda bulunabilir.
- Asli müdahil bağımsız taleplerini yargılama boyunca ileri sürmeye devam eder.
Asli Müdahalenin Etkisi Nedir?
Asli müdahalenin en önemli etkisi, üçüncü kişinin bağımsız bir hak iddiası ileri sürmesidir.
Bunun sonuçları:
- Mahkeme davayı yalnız taraflar arasında değil, asli müdahil açısından da değerlendirir.
- Müdahilin ileri sürdüğü talep kabul edilirse, davanın taraflarının hak ve borç dengesi tamamen değişebilir.
- Asli müdahil, davayı taraflarla birlikte yürütür ve kendi iddiası doğrultusunda hüküm oluşturulmasını sağlar.
Asli müdahale, üçüncü kişiye en güçlü dahil olma hakkını tanıyan müdahale türüdür.
FER’İ MÜDAHALE
Fer’i Müdahale Nedir ve Ne Zamana Kadar İleri Sürülebilir?
Fer’î müdahale, davanın taraflarından birinin yanında yer alarak ona yardım etmek amacıyla davaya katılma kurumudur.
Fer’î müdahil bağımsız bir hak iddiasında bulunmaz; yalnızca tarafı destekler.
Örnekler:
- Sigorta şirketinin sigortalısını desteklemek için davaya katılması
- Alt yüklenicinin yükleniciyi desteklemesi
- Bir şirket ortağının şirketin taraf olduğu davaya destek vermesi
Feri Müdahale Ne zamana kadar ileri sürülebilir?
Fer’î müdahale talebi, hüküm verilinceye kadar her aşamada ileri sürülebilir.
Fer’i Müdahale Talebi Ve İncelenmesi Nasıl Olur?
Fer’î müdahale talebi dilekçeyle yapılır. Dilekçede:
- Müdahale edilen tarafın kim olduğu
- Müdahilin neden o tarafı desteklediği
- Davanın sonucundan nasıl etkileneceği
açık şekilde belirtilir.
Feri Müdahale Talebine Mahkemenin incelemesi nasıl olur?
- Müdahale dilekçesi mahkemeye sunulur.
- Mahkeme dilekçeyi taraflara tebliğ eder.
- Taraflar bu müdahaleye itiraz edebilir.
- Mahkeme müdahalenin haklı ve hukuken gerekçeli olup olmadığına bakar.
- Uygun görülürse müdahaleye izin verilir.
Fer’î müdahale taleplerinin reddi de mümkündür; özellikle hukuki yarar yoksa mahkeme müdahaleyi kabul etmez.
Fer’i Müdahalenin Etkisi
Fer’î müdahalenin etkisi, asli müdahaleye göre daha sınırlıdır.
Müdahil:
- Sadece desteklemek amacıyla davaya katılır.
- Taraf yerine geçmez; kendi başına işlem yapamaz.
- Tarafın usul işlemlerini sınırlayamaz.
- Kendi lehine bağımsız bir hüküm kurulmasını isteyemez.
Fer’i müdahalenin temel sonuçları şunlardır:
1. Müdahil tarafın iddiasını güçlendirebilir
Yeni deliller sunabilir, hukuki görüşler paylaşabilir.
2. Hükmün sonuçları müdahili etkiler
Fer’î müdahil, davayı kaybeden tarafla birlikte belirli ölçüde sonuçlardan etkilenebilir.
3. Meydana gelen zararın sorumluluğunu paylaşma imkânı doğabilir
Özellikle sigorta ve rücu davalarında bu etki önemlidir.
4. Davanın tekrar açılma riskini azaltır
Müdahil sonradan “benim de hukuki yararım vardı, ama süreç bana bildirilmedi” diyemez.
5. Müdahil tarafın beyanları esas kararı etkileyebilir
Hakim, müdahilin sürece sunduğu teknik bilgi ve hukuki argümanları dikkate alabilir.
Davanın İhbarı Dilekçe Örneği
MERSİN 9 .AİLE MAHKEMESİNE
DOSYA NO : 2025/655
DAVACI :
ADRESİ :
VEKİLİ : Av. Tunç Sudi Tol – Mersin Barosu-2742
ADRESİ : Adres Antettedir.
DAVALI :
ADRESİ : Mernis Adresi
İHBAR EDİLEN :
DİLEKÇE KONUSU : HMK 241. Madde uyarınca davanın X ile Y’ya ihbar edilmesi, davaya konu ve ihbar edilen X ile Y’ adına kayıtlı taşınmazlara tedbir konulması talepli dilekçemizdir.
AÇIKLAMALAR :
Taraflar evlilik birliği sonrası;
-Mersin ili Yenişehir İlçesi Menteş Mah. 1222 ada, 11 parsel
-Mersin ili Yenişehir İlçesi Menteş Mah. 1222 ada, 10 parsel
-Mersin ili Yenişehir İlçesi Menteş Mah. 1222 ada, 9 parsel
-Mersin ili Yenişehir İlçesi Menteş Mah. 1222 ada, 8 parsel
-Mersin ili Yenişehir İlçesi Menteş Mah. 1063 ada, 7 parsel taşınmazları satın almıştır. Ancak söz konusu malvarlığının tamamı davalının adına kaydedilmiştir. Nitekim müvekkilimin TMK’nın 218. maddelerinde düzenlenmiş ve taraflar arasında geçerli olan edinilmiş mallara katılma rejimi hükümlerinden kaynaklanan, karar tarihindeki değerinin yarısı üzerinde katılma alacağı mevcuttur. Ancak davalı, söz konusu taşınmazları müvekkil davacı ile yaşadığı sorunlar nedeniyle, müvekkilin katılma alacağı taleplerine engel olabilmek amacıyla muvazaalı şekilde bedelsiz olarak X ile Y’ ya satış göstermiştir. Daha sonra mal kaçırmaya yardımcı olan ve davaya konu taşınmazları edinen üçüncü kişiler, davalıyla husumet yaşamış ve malları geri vermemek üzere fiilen çökmüştür. Bunun üzerine davalı, üçüncü kişiye karşı Mersin 10. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2025/555 Esas sayılı dosyası ile dava açmıştır.
Yasaya ve yerleşik içtihatlara göre bu devirler davalının malvarlığının aktifini azaltmak ve mal kaçırmak amaçlı art niyetli devirler olup, öncelikle iptali olmadığı taktirde katılma alacağı hesap edilirken bu taşınmazların bedellerinin de tasfiyeye eklenecek değer olarak dahil edilmesi gerekmektedir.
Davalının adına kayıtlı başkaca bir mal varlığı olmayıp, müvekkilin katılma alacağının tahsilinin sağlanabilmesi amacı ile TMK Madde: 229 ve TMK Madde: 241. Maddeleri birlikte değerlendirilmek sureti ile davanın ihbar edilmesini ve tedbir konulmasını talep etme mecburiyeti hasıl olmuştur. Şu halde, TMK’nın 229. maddesinin uygulanabilmesi için bu tür kazandırma veya devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda katılma alacağının elde edilemediği ve tasarrufta bulunan eşin mal varlığının bunu karşılamadığını belirtir mahkeme kararı, tasarruf ve devirden yararlanan üçüncü şahıslara ancak davanın ihbar edilmesi olması koşuluyla ileri sürülebilecektir. Bu halde alacaklı durumda olan müvekkilin davanın ihbarını ve tedbir konulması talebinin hukuki dayanağı açıktır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları da bu talebimizin haklılığını vurgulamaktadır.
SONUÇ VE İSTEM :
Yukarıda arz ve izah edilen nedenler ile;
Davanın X ile Y'ya İHBAR EDİLMESİNE,
-İhbar edilenin adına kayıtlı, davalıdan devir olan aşağıda bildiğimiz ve bilmediğimiz var ise bilmediğimiz;
-Mersin ili Yenişehir İlçesi Menteş Mah. 1222 ada, 11 parsel
-Mersin ili Yenişehir İlçesi Menteş Mah. 1222 ada, 10 parsel
-Mersin ili Yenişehir İlçesi Menteş Mah.1222 ada, 9 parsel
-Mersin ili Yenişehir İlçesi Menteş Mah. 11063 ada, 8 parsel
-Mersin ili Yenişehir İlçesi Menteş Mah. 1063 ada, 7 parsel taşınmazlara ihtiyaten tedbir konulmasına;
Yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim. 09.12.2025
Davacı Vekili
Av. Tunç Sudi TOL
Davanın İhbarı İle İlgili Sıkça Sorulan Sorular
Davanın ihbarı zorunlu mudur?
Hayır ancak hak kaybını önlemek için çoğu dosyada fiilen zorunlu hale gelmiştir.
Davanın ihbarı hangi aşamada yapılır?
Dava devam ettiği sürece her aşamada yapılabilir ancak erken yapılması tavsiye edilir.
Kimler davanın ihbarı yapabilir?
Davada taraf sıfatına sahip olan herkes.
Davanın ihbarı yapılınca üçüncü kişi davaya katılmak zorunda mıdır?
Hayır. Müdahale tamamen isteğe bağlıdır.
İhbar edilen kişinin davaya katılmaması bir hak kaybı yaratır mı?
Evet. İleride “savunma hatası vardı” diyemez.
Davanın ihbarı tebligatı nasıl yapılır?
Mahkeme tarafından resmi tebligatla yapılır.
Davanın ihbarı masraflı mıdır?
Genelde yalnızca tebligat giderleri vardır.
Davanın ihbarı ile fer’î müdahale aynı şey midir?
Hayır. Davanın ihbarı davaya davet niteliğindedir; müdahale ise davaya katılmayı ifade eder.
İhbar yapılırsa dava uzar mı?
Bazı durumlarda kısa süreli gecikme olur ancak genel olarak delillerin zamanında toplanmasını sağlar.
Davanın ihbarı yapılmazsa ne olur?
İleride rücu davasında ciddi savunma kayıpları yaşanabilir.
Davanın ihbarı nasıl yapılır?
Davanın ihbarı davayı gören mahkemeye verilecek bir dilekçe ile yapılmaktadır.
Davanın ihbarı en geç ne zaman yapılır?
Dava bitene kadar yani tahkikat bitene kadar ihbar yapılabilmektedir. Dava bittikten sonra ihbar yapılması mümkün değildir.
Dava dosyasında ihbar olunan ne demek?
Devam etmekte olan bir yargılamada, davanın taraflarından birinin, uyuşmazlığın sonucundan etkilenmesi muhtemel üçüncü bir kişiyi süreçten haberdar etmesi ve bu kişiyi davada kendisini desteklemeye davet etmesi, davanın ihbarı (duyurulması) olarak adlandırılır.
İhbar olunan duruşmaya katılmak zorunda mı?
Hayır. İhbar olunan kişinin duruşmaya katılma zorunluluğu yoktur. Davaya katılmak, ihbar olunan açısından bir hak olup yükümlülük değildir. Katılmaması hâlinde yargılama mevcut taraflar arasında devam eder.
İhbar olunan kişinin istinaf hakkı var mıdır?
İhbar olunan kişi, davaya fer’î veya asli müdahil olarak katılmamışsa istinaf yoluna başvuramaz. Ancak davaya usulüne uygun şekilde müdahil olmuşsa, yalnızca müdahil sıfatının sınırları içinde istinaf hakkını kullanabilir.
İhbar olunan duruşmada nerede durur?
hbar olunan kişi davaya müdahil olmamışsa, duruşmada taraf sıfatı bulunmaz ve yargılamaya katılamaz. Davaya fer’î müdahil olarak katılmışsa, desteklediği tarafın yanında yer alır; asli müdahil ise taraflardan bağımsız olarak duruşmada yer alır.