Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu TCK 134

Bireylerin özel yaşantılarının korunması, modern hukuk sistemlerinin temel taşlarından birini oluşturur. Bu kapsamda, özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesinde düzenlenmiş ve bu alandaki en önemli yasal sınırlamalardan biri olarak karşımıza çıkar. Kanunun detaylarını incelediğimizde, bireylerin en hassas ve kişisel alanlarının ne şekilde korunduğunu ve hangi eylemlerin suç teşkil ettiğini görebilmekteyiz. İşbu makalede, özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun cezası, suçun unsurları, yetkili ve görevli mahkemelerin yanı sıra Yargıtay kararları ve şikâyet süreçleri gibi önemli başlıkları ele alacağız. Ayrıca, özel hayata ilişkin görüntü ve seslerin ifşa edilmesi gibi güncel sorunlar ve bu suçun uzlaşma ile çözülüp çözülemediği gibi konulara da değinerek, kişisel verilerin korunması konusunda farkındalığı artırma amacındayız.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Cezası 2024

Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesinde tanımlanan Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu ( TCK 134) her bireyin mahremiyetini koruma altına almaktadır. 2024 yılında, bu suçu işleyen kişilere verilecek cezalarda önemli değişiklikler söz konusudur. İşte dikkate almanız gereken bazı noktalar:

  • Suçun Kapsamı Genişletildi: Özel hayatın gizliliği daha kapsamlı bir biçimde tanımlanmış ve dijital çağın gerektirdiği düzenlemelere uygun hale getirilmiştir.
  • Yeni Koruma Mekanizmaları: Mağdurlar için ek koruma mekanizmaları geliştirilmiş ve özel hayatın gizliliğine yönelik saldırılar daha hızlı bir şekilde engellenebilmektedir.

Bu yıl itibariyle TCK 134. Maddesinde düzenlenen Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu neticesinde verilen cezalar aşağıdaki gibidir:

Suçun NiteliğiCezası
Özel hayatın gizliliğini ihlal  1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası
Kişisel verilerin kaydedilmesi  1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası
İfşa edilmesi  2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası

Görüldüğü üzere, Türk Ceza Kanunu’nda özel hayatın gizliliğinin korunması konusunda caydırıcı yaptırımlar mevcuttur. Bu yaptırımlar, kişisel alanın ve bireysel özgürlüklerin korunmasını daha da ön plana çıkarmaktadır. Bu bağlamda, özel hayatın gizliliğini ihlal eden kişi veya kişileri etkili bir şekilde caydırmak hedeflenmektedir.

Özel Hayat Kavramı

Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) özel hayatın gizliliğini koruma çerçevesi önemli bir yer tutar. Özel hayat; kişilerin genel olarak başkaları tarafından bilinmesini istemedikleri, sadece kendilerine ve seçtikleri kişilere ait bilgileri, yaşam tarzını, aile içi ilişkileri, sağlık durumunu ve benzeri kişisel verileri kapsar. Bu kavram, bireylerin huzuru, şerefi ve sosyal yaşamdaki nüfuzunun korunması adına temel bir hak olarak tanınmıştır.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu (TCK 134)“, bireyin özel hayatına dair bilgilerin izinsiz bir şekilde ifşa edilmesini veya kaydedilmesini yasaklayarak kişisel gizliliği korumaktadır. Kanun maddesinde yer alan bu suç, kişisel verilerin korunması konusundaki farkındalığın artmasıyla daha da önem kazanmıştır.

Özetlemek gerekirse:

  • Kişisel veriler: Özel hayatın merkezinde yer alan, korunması gereken bilgilerdir.
  • İzinsiz paylaşım: Bireyin izni olmadan özel bilgilerinin ifşa edilmesidir.
  • Yasal koruma: TCK’nın 134. Maddesinde özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun cezası belirlenmiş ve suçun işlenmesinin önüne geçilmek istenmiştir. 

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal suçu, bireyin temel haklarından biri olan özel hayatın gizliliğine karşı işlenen ciddi bir suç olarak kabul edilmektedir. Bu suçun işlenmesi halinde uygulanacak cezalar TCK’nın 134. Maddesi kapsamında düzenlenmiştir. Söz konusu kanun maddesi insanların özel alanlarının korunmasını sağlayarak, toplumsal huzuru ve kişisel güvenliği desteklemek amacıyla düzenlenmiştir.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun Unsurları

Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesi, “Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu ” olarak bilinir ve bu suçu işleyenler için ciddi yaptırımlar öngörür. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, belirli unsurları içermektedir. Söz konusu unsurların ihlal suçunun meydana gelmesi için somut olayda birlikte mevcut olması gerekmektedir. Söz konusu unsurlar suçun varlığı için zorunludur:

  • Kişisel Verilerin Korunması: Bireyin rızası olmaksızın kişisel verilerin kaydedilmesi, bu suçun oluşmasında temel rol oynar.
  • İletişimin Gizliliği: Başkalarının özel iletişimine izinsiz olarak müdahale edilmesi de suç teşkil eder.
  • Gizlilik İhlali: Özel hayata dair görüntü veya seslerin izinsiz bir şekilde ifşa edilmesi, kişilerin özel hayatına yapılan bir müdahaledir.

Bu suçun oluşması için, faaliyetin hukuka aykırı ve kasıtlı olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. 

  • TCK 134 maddesinde düzenlenen Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu kapsamında cezalandırılacak faaliyetlerin bireyin özel yaşam alanına müdahale teşkil etmesi gerekmektedir. 
  • Mağdurun açık rızasının olmaması ve ihlalin kamuoyuna mal olmuş bilgiler dışında gerçekleşmiş olması gerekmektedir. 

Mahkemeler, suçun unsurlarının varlığını değerlendirirken, ilgili kanun maddelerinin yanı sıra Yargıtay kararlarını da göz önünde bulundururlar. Bu yüzden, ilgili suçun tüm detaylarının titizlikle irdelenmesi ve suçun unsurlarının net bir şekilde belirlenmesi büyük önem taşır.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Yetkili ve Görevli Mahkeme

ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL SUÇU TCK’nın 134. maddesinde düzenlenmiştir ve bu suça ilişkin yürütülecek soruşturma ve kovuşturma ile ilgili olarak yetkili ve görevli mahkeme belirlenmiştir. Bu bağlamda, Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu işlendiğinde aşağıdaki mahkemeler görevli olacaktır.

  • Asliye Ceza Mahkemeleri: Asliye ceza mahkemesi, ceza yargılaması sisteminin temel mahkemelerinden biridir. Diğer ceza mahkemelerinin görevli olmadığı tüm dava ve işlere asliye ceza mahkemesi bakmakla görevlidir. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında işlenen suçlarda diğer mahkemelerin görevli olmadığı durumlarda Asliye Ceza Mahkemesi görevli olacaktır.
  • Ağır Ceza Mahkemeleri: Özel hayatın gizliliğini İhlal Suçunun daha ağır halleri veya başka suçlarla birleşmesi halinde ceza dosyası Ağır Ceza Mahkemelerinin görev alanına girecektir. 

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu bakımından yetkili mahkeme ise, suçun işlendiği yer mahkemesidir. Bununla beraber, suçun birden çok yerde işlenmiş olması durumunda, suçun işlendiği yerlerden birinde bulunan ceza mahkemesi yetkili olacaktır.

Özetle, Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu TCK 134 kapsamında suçun niteliğine ve işlendiği yere göre davanın hangi mahkemede görüleceği belirlenmektedir. Suçun unsurları, şüphelinin ve mağdurun durumu, suçun işleniş biçimi gibi faktörler mahkemenin belirlenmesinde önemli rol oynar.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, kişilerin özel yaşamlarına ait bilgilerin izinsiz şekilde ifşa edilmesi veya yayılmasını kapsar. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 134. maddesi kapsamında bu suça ilişkin düzenlemeler getirilmiştir. Peki, mahkeme tarafından verilen hüküm geri bırakılabilir mi?

Söz konusu Olan Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunu düzenleyen TCK’nın 134. maddesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) yer vermektedir. Ancak bazı şartların sağlanması gerekmektedir:

  • Suçun Niteliği: Suçun, HAGB uygulamasına izin veren türden bir suç olması ve kanunda belirtilen ceza süresi sınırları içinde kalmış olması gerekmektedir. 
  • Sanığın Durumu: Sanığın ilk defa bu suçu işliyor olması ve gelecekte suç işlemeyeceğine dair mahkemede kanaat oluşması gerekmektedir.
  • Yargılama Süreci: Mahkemece, sanığın yargılama süreci boyunca gösterdiği tutum ve davranışlar da dikkate alınmaktadır.

HAGB Uygulaması ve Özellikleri

HAGB kararı verilebilmesi için, TCK’nın 134. Maddesindeki Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu kriterlerinin yanında, ayrıca adli sicil kaydı, suçun işleniş biçimi, mağdurun durumu gibi unsurlar da etkili olmaktadır. Bu süre zarfında sanık herhangi bir suç işlemezse, verilen hüküm ortadan kalkar ve bu durum adli sicile işlenmez. Ancak belirlenen sürede sanık yeni bir suç işlerse, HAGB kararı iptal edilir ve ilk suç için verilmiş olan ceza infaz edilmeye başlanır.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu, mağdurun yaşadığı mağduriyet ve yargının verdiği kararlarla toplumda önemli bir yer teşkil etmektedir. Bu sebepten dolayı, HAGB gibi yargı süreçleri hakkındaki bilgiler, suçun mağdurları ve uygulamacılar için büyük önem arz etmektedir.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Örnek Yargıtay Kararları

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu, TCK’nın 134ç maddesinde tanımlanan bir suçtur ve Yargıtay kararları da bu alandaki uygulamaları şekillendirmektedir. Örnek olarak ele alınacak Yargıtay kararları, maddenin uygulanabilirliğini ve yargı pratiğini gözler önüne sermektedir.

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2015/1388 E. 2015/10363 K. Sayılı Kararı:
    • İnternet ortamında kişinin özel hayatına ilişkin bilgi veya görüntülerin paylaşılması durumunda, ‘özel hayatın gizliliğini ihlal’ suçu kapsamında cezai sorumluluk doğabileceğini hükme bağlamıştır.
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2016/3770 E. 2016/4303 K. Sayılı Kararı:
    • Haberleşmenin gizliliğini ihlal etme ve bu yolla elde edilen özel hayata ilişkin verileri yayma eylemlerinin Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu TCK 134 maddesince cezalandırılması gerektiği vurgulanmıştır.

Kararlar incelendiğinde, bu suça yönelik müdahalelerin şiddetine ve mağdurun maruz kaldığı zararın boyutuna göre cezanın değişkenlik gösterdiğini görmekteyiz. Yargıtay kararları, bu konuda bir yol haritası görevi görmekte ve özel hayatın gizliliğine yönelik ihlallerde adaletin sağlanmasında kritik bir rol oynamaktadır.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu TCK 134 hükümlerinin uygulanış biçimi konusunda kullanılabilecek yargı kararları, hem alanında uzman olan kişiler hem de bu suçun faili veya mağduru olabilecek kişiler için önemli referans noktalarıdır.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Şikayete Tabi Midir?

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, bireylerin özel alanlarının korunması adına Türk Ceza Kanunu (TCK) 134. maddede düzenlenmiştir. Bu bağlamda pek çok kişi, “Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu” ile ilgili önemli bir soru olan şikayete tabi olup olmadığını merak etmektedir.

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, şikayete tabi suçlardandır. Yani, mağdurun şikayeti olmadan soruşturmaya başlanamaz ve kamu davası açılamaz. 

Bu açıdan bakıldığında, kişinin özel hayatının gizliliğine yönelik bir saldırıyla karşı karşıya kalması durumunda, Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu TCK 134 kapsamında hakkını arama sürecini başlatmak için şikayet yoluyla hukuki işlem yapması gerekmektedir.

Unutulmamalıdır ki, özel hayatın gizliliği temel bir haktır ve kanunlarla koruma altına alınmıştır. Bu suçu işleyen kişiler, gerekli şartlar altında yargı önünde hesap vermek durumundadır.

Özel Hayata İlişkin Görüntü ve Sesleri İfşa Etmek

Özel hayatın mahremiyetine saygı, her bireyin temel haklarından biridir. Bu çerçevede, “Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu TCK 134” maddesi altında, bir kişinin özel yaşamına ait görüntü ve seslerin izinsiz bir şekilde kaydedilmesi ve bu materyallerin ifşa edilmesi ciddi bir suç teşkil etmektedir. İşte bu suçun temel bileşenleri:

  • Kasten hareket etmek: Failin, mağdurun rızası olmadan bu eylemi gerçekleştirmesi gerekmektedir.
  • Özel yaşama ait olmak: kaydedilen görüntü ve seslerin, kişinin özel hayatını ilgilendirmesi gerekmektedir.
  • İzinsiz yayınlamak: Failin, mağdurun izni olmaksızın elinde bulunan ve kişinin özel hayatı ile ilgili kişisel verileri kamuoyuna sunması gerekmektedir. 

Özel hayatın gizliliğine ait görüntü ve seslerin izinsiz ifşası, “Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu TCK 134” maddesi kapsamında yaptırıma tabidir ve mağdurlar, yasal haklarını koruma altına almak için hukuki yollara başvurabilmektedirler. Bu suçun mağduru olduğunuzda ise en kısa sürede yetkili makamlara başvurmanız önem taşır.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Uzlaşmaya Tabi Midir?

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesinde detaylı bir şekilde tanımlanmıştır. Bu suçun uzlaşıya tabi olup olmadığı konusu ise oldukça önemlidir. Özellikle “Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu TCK 134” maddesinin öngördüğü cezai yaptırımlar, mağdurun ve failin yaşamını doğrudan etkileyebilmektedir.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu uzlaşma prosedürünün uygulanması zorunlu suçlardandır. Uzlaştırma, özellikle ceza adalet sisteminde ağır olmayan suçlarda taraflar arasındaki ihtilafların çözülmesi amacıyla kullanılan bir yöntemdir ve mağdur ile failin gerek edimsiz gerekse de edimli olarak anlaşması üzerine kuruludur.

  • TCK’nın 134. Maddesinde belirtilen suç, öncelikle ciddi bir ihlali temsil eder ve şahsi hakların korunmasını amaçlar.
  • Uzlaşma; failin kabul ettiği, mağdurun ise onayladığı durumlarda ve tarafların rızasıyla meydana gelebilmektedir. TCK’nın 134ç maddesinde belirtilen Özel Hayatın Gizliliğini ihlal suçu uzlaştırma kapsamında sayılan suçlardandır. 
  • Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu şikayete bağlı suçlardandır ve soruşturma başlatılabilmesi için suçtan zarar gören kişilerin şikayeti aranmaktadır. 

Sonuç olarak, “Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu TCK 134” maddesi kapsamında işlenen suçlarda hukuki danışmanlık alınması, hem fail hem de mağdur açısından faydalı olacaktır.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu İle İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Nedir?

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 134. maddesinde tanımlanmıştır. Bu suç; bireylerin özel hayatına dair ses veya görüntüleri izinsiz olarak kaydetme, bu kayıtları başkalarına verme, yayma veya yayınlama eylemleri kapsamaktadır. Bu suç, kişisel verilerin korunması ve özel yaşamın gizliliği gibi temel hakların ihlal edilmesine dayanmaktadır.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun Cezası Nedir?

TCK’nın 134. Maddesi kapsamında özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işleyen kişilere bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilebilir. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır. Ayrıca, ilgili kayıtları hukuka aykırı olarak elde etme, verme, yayma veya yayınlama faaliyetleri, ayrı ayrı suç olarak değerlendirilir ve her bir eylem için ayrıca cezai yaptırım uygulanabilir.

Kişisel Verilerin İzinsiz Kullanılması Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Sayılır mı?

Evet, kişisel verilerin izinsiz kullanılması TCK 134 çerçevesinde özel hayatın gizliliğini ihlal suçu olarak kabul edilmektedir. Kişilerin yazılı, görsel veya dijital ortamda sakladıkları kişisel verilerin rızaları olmaksızın toplanması, kaydedilmesi, saklanması, değiştirilmesi, yayılması veya başka şekillerde kullanılması bu suçu oluşturmaktadır. Özellikle bireylerin mahremiyetine yönelik bilgilerin korunması esastır.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Şikayet Süresi Nedir?

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarına ilişkin şikayet süresi, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay ve her halükarda suçun işlendiği tarihten itibaren sekiz yıl içerisindedir. Mağdurun, bu süre zarfında suçu yetkili makamlara şikayet etmesi gerekmektedir. Ancak, şikayet süresi geçirilse bile, suç işlendikten sonra sekiz yıl içinde kamu davası açılabilir. Bu süre zarfında şikayet hakkının kullanılmaması durumunda, ceza hukuku açısından zamanaşımı gerçekleşir ve suçun takibi mümkün olmaz.

Ev Gözetlemenin Cezası Nedir?

Kişilerin evi, özel ve mahrem alanlarıdır. Dolayısıyla TCK’nın 134. Maddesinde belirtilen özel hayat kapsamında yer almaktadır. Bu halde başkasına ait evi gizlice gözetlemek, kişinin özel hayatının ihlali suçunu oluşturmaktadır. Evi gözetlenen kişinin faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içerisinde yetkili mercilere şikayet etme hakkı bulunmaktadır. Fail hakkında yapılacak olan soruşturma ve kovuşturma neticesinde faile 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilecektir. 

Eve Gizli Kamera Koymanın Cezası Nedir?

Kişilerin evleri özel ve mahrem alanlarıdır. Bu halde başkasının evine gizli kamera koyan kişi, özel hayatın gizliliğini ihlal etmiş olacaktır. TCK’nın 134. maddesinde belirtildiği üzere; Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır. Bu kapsamda başkasının evine gizli kamera koyan failin işlemiş olduğu suç nedeniyle faile verilecek olan cezada arttırım yapılmaktadır. 

İfşa Yaymanın Cezası Nedir?

TCK’nın 134/2 maddesi uyarınca; Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur. 

Telefonu İzinsiz Kullanmanın Cezası Nedir?

Kişilerin telefonları, özel hayatlarına ilişkin birçok bilgi barındırması sebebiyle özeldir. Bu sebeple başkasının telefonunu izni olmadan almak, kurcalamak özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturacaktır. TCK’nın 134. Maddesi kapsamında düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun cezası ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıdır. 

Gizlice Video Çekmenin Cezası Nedir?

TCK’nın 134. Maddesinde belirtildiği üzere; “ Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.” Şeklinde belirtilmiştir. Bu halde şahsın rızası olmadan videosunun çekilmesi TCK 134 .madde kapsamında suç sayılmış ve görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle işlenmiş olması sebebiyle faile verilecek olan ceza arttırılacaktır. 

Sonuç: Bu yazıda, 2024 itibarıyla TCK 134 maddesine göre Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun tanımı, unsurları, ilgili cezaları ve Özel Hayata ilişkin görüntü ve seslerin ifşasının yasal sonuçları ele alınmaktadır, yanı sıra konuyla ilgili Yargıtay kararları ve uzlaşma koşulları incelenmektedir.

Detaylı bilgi almak ve bizlere ulaşmak için buraya tıklayınız.

Yorum yapın

Open chat
Merhaba 👋
Size yardımcı olabilir miyiz?
Hemen Ara