İstinaf Nedir? İstinaf Dilekçesi, Masrafı

Hukuk sistemimiz, adaleti tecelli ettirmek için çeşitli kademelerden oluşan bir yapıya sahiptir. Bu yapı içerisinde yer alan istinaf, bireyler için oldukça önemlidir. Peki, “İstinaf ne demek?” ve hukuk süreçlerimizin ayrılmaz bir parçası olan bu terim hukuk sürecini nasıl etkilemektedir? Makalemizde, istinafın tanımından başlayarak, istinaf kanun yolunun ne olduğunu, istinaf mahkemesinin işlevlerine ve istinaf başvurusunun nasıl yapıldığına kadar pek çok konuyu ayrıntılı bir şekilde ele alacağız. İstinaf sürecinin temel dinamiklerini anlamak, hukuki haklarınızın daha bilinçli kullanılmasına olanak tanırken, sürecin nasıl işlediğini bilmek, karşılaşabileceğiniz durumlar karşısında sizlere önemli bir rehberlik edecektir.

İstinaf Ne Demek?

İstinaf, hukuk sisteminde yer alan ve mahkeme kararlarına karşı başvurulan bir üst mahkeme sürecini ifade eder. Adli sistem içinde, bireyler veya taraflar, çeşitli nedenlerle aldıkları mahkeme kararlarından memnun olmayabilirler. İşte bu gibi durumlarda, mevcut karara itiraz etmek için üst derece mahkeme olarak bilinen istinaf mahkemelerine başvurulur. Dikkat edilmesi gereken husus ise; istinaf yolunun, mahkeme kararının tekrar gözden geçirilmesi için uygun yargı merciine başvurulmasına imkân tanıyan bir temyiz mekanizması olmasıdır.

İstinaf sistemi, yargı sürecinin adil ve doğru işlemesini güçlendiren bir araç olarak işlev görmektedir. Bu mekanizma sayesinde, hatalı ya da eksik inceleme neticesinde verilen mahkeme kararlarının düzeltilmesine olanak sağlanır. 

Özetlemek gerekirse, istinaf mekanizması, bir mahkeme kararının tekrar gözden geçirilmesi ve gerektiğinde düzeltilmesi için bireylere sunulan yasal bir seçenek olarak karşımıza çıkmaktadır.  İstinaf aşaması, kararın adil ve hukuk kuralları çerçevesinde olduğunun kontrol edilmesinde kritik öneme sahiptir. Bu süreçte, kararlara itiraz etme hakkı, adaletin sağlanmasında önemli bir role sahip olup, şeffaf ve hesap verilebilir bir yargı sürecinin temel taşlarından biri oluşturmaktadır. 

İstinaf Yolu Nedir?

İstinaf yolu, hukuk sisteminde bir davanın ilk derece mahkemesinde verilen kararının, taraflarca üst bir mahkemeye taşınarak tekrar incelenmesi sürecidir. Bu süreç, verilen kararın usul ve esas yönünden gözden geçirilerek yargısal denetiminin sağlanmasını amaçlar. İstinaf kanun yolu, hukuk düzenimizde daha adil bir yargılama ve hukuk güvenliğinin tesisi için büyük öneme sahiptir.

İstinaf prosedürüne “istinaf” adı verilir ve bu, hukuki terim olarak genellikle “bir üst mahkemeye başvurma” eylemini ifade eder. İstinaf yolu ile yapılan itirazlar, ilgili kanunlarda belirlenen süre ve şekil koşullarına uygun olmalıdır. İstinaf başvuruları, davaların türüne göre değişen süreler içinde yapılabilir. Örneğin, ceza davalarındaki itiraz süresi kararın tefhim veya tebliğinden itibaren 7 gün iken; hukuk davalarında bu süre gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftadır. 

Belirli dava değeri sınırlarını aşan hukuk davalarında ve CMK Madde 272’de belirtilen ceza davalarında istinaf yoluna başvuru hakkı vardır. İstinaf sürecinde, davanın tarafları Bölge Adliye Mahkemelerine itiraz gerekçelerini sunmakta ve mahkeme, bu gerekçeleri detaylı bir şekilde inceleyerek kararını vermektedir.

İstinaf mekanizması, adli kararların tek dereceli olmamasını ve daha üst bir mahkeme tarafından tekrar gözden geçirilebilmesini sağlamakta, böylece yargılama hatalarının önüne geçilmiş olmaktadır. İstinaf başvuruları, yerel mahkemeden temyiz mahkemesine gitmeden önce yapılan son başvuru aşamasını temsil etmektedir. Bu yönüyle, istinaf yolunun kullanılabilmesi adalet sisteminin temel taşlarından biri olarak kabul edilmektedir.

İstinaf Mahkemesi Nedir ?

İstinaf, hukuk sistemimizde kararların yeniden incelenmesi için başvurulan bir yargı merciidir. Peki, “istinaf mahkemesi nedir” sorusunun cevabı tam olarak nedir ve bu mahkemelerin işlevi nedir?

İstinaf mahkemesi, bir dava dosyası üzerinde, ilgili ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın, usul ve esas yönünden ikinci kez incelenmesi için başvurulan bölge adliye mahkemeleridir. Türkiye’de hukuk ve ceza davalarında kararlar, ilk olarak yerel mahkemeler tarafından verilir. Ancak, taraflar bu kararları adil bulmazsa ya da eksik bulurlarsa kararı “istinaf” yoluyla bölge adliye mahkemesine götürme hakkına sahiptirler.

Bu mahkemeler, daha çok hukuki süreçleri aksatmadan, adil bir yargılamanın gerçekleşmesine katkıda bulunmak üzere faaliyete geçmiştir. İstinaf mahkemeleri, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun uyarınca oluşturulmuş, yargı sistemimizin ikinci basamağını teşkil eden birimlerdir.

Özetleyecek olursak:

  • İstinaf mahkemeleri, bölge adliye mahkemeleri olarak da belirlenmiştir.
  • İlk derece mahkemelerinin verdiği kararlar, itiraz üzerine bu mahkemelerde tekrar değerlendirilmektedir.
  • İstinaf süreci, hatalı ya da eksik kararların düzeltilmesini sağlamakta ve adil yargılanma hakkını pekiştirmektedir.
  • İstinaf kararları, yargılama sürecinin daha hızlı ve etkin ilerlemesine yardımcı olmaktadır.

Türk yargı sisteminde, “istinaf” kavramının doğru anlaşılması ve etkili bir şekilde kullanılması, hukukun üstünlüğünü ve bireysel hakların korunmasını güçlendirmektedir. Bu sebeple, vatandaşların istinaf mahkemelerinin işleyişi ve sunduğu imkânlar konusunda bilinçlenmesi oldukça önemlidir. 

Kararı İstinaf Etmek Ne Demektir?

Bir mahkeme kararının doğrudan temyize götürülemeyeceği durumlarda, öncelikle istinaf yoluyla incelenmesi söz konusudur. Peki, kararı istinaf etmek ne demektir? Bu, aslında mahkeme kararına itiraz etme ve kararın bir üst mahkeme tarafından yeniden incelenmesini talep etme sürecidir. İstinaf, hukuki süreçte önemli bir yer tutmakta ve bazı durumlarda, yapılan hatalı yargılamaların veya usule ilişkin hataların düzeltilmesine olanak sağlar.

Özetleyecek olursak:

  • Bir davanın istinaf edilmesi, yerel mahkeme kararının, bölge adliye mahkemeleri olarak da bilinen istinaf mahkemelerinde yeniden gözden geçirilmesini talep etmek demektir.
  • Kararın istinaf edilmesi için ilgili kanunlarda belirlenmiş süre ve şartlar dâhilinde itiraz başvurusunda bulunulmalıdır.
  • İstinaf süreci, mahkemenin usul ve yasalara uygun hareket edip etmediğini, kararın delillere ve kanuna uygun olup olmadığını kontrol etmeyi amaçlamaktadır.

İstinafın önemi, adil yargılanma hakkı ve hukuki süreçlerin doğru işlemesi açısından büyük bir öneme sahiptir. Bahsedilen itiraz süreci sayesinde, vatandaşlar alınan kararlara karşı bir üst derece olan Bölge Adliye Mahkemelerinde hak arayabilmektedirler. Böylece yargı sürecinin daha şeffaf ve adil olması hedeflenmektedir.

İstinaf Yolu Açık Ne Demektir?

Bir dava sürecinde karşılaşılabilecek terimlerden biri de “istinaf yolu açık” ifadesidir. Peki, bu ifade ne anlama gelmektedir ve hukuki süreçteki önemi nedir? İstinaf, hukuk sisteminde bir kararın tekrar gözden geçirilmesi için yapılan başvuru anlamına gelir. Dolayısıyla, “istinaf yolu açık” denildiğinde, ilgili kararın bir üst mahkemeye taşınarak orada tekrar incelenebileceği ifade edilmektedir. 

Yukarıda açıklamış olduğumuz üzere; her karara karşı istinaf kanun yoluna başvuru yapılamayacaktır. Zira 2024 yılı itibariyle İstinaf kanun yoluna başvurma sınırı 28.250,00 TL’dir. Bu sınır davanın niteliği, hangi mahkemede görüldüğüne bağlı olarak değişkenlik gösterebilmektedir. 

İlk derece mahkemesi tarafından verilmiş olan karara karşı istinaf kanun yoluna başvuru yapılabilmesi için yerel mahkeme tarafından verilen karara karşı istinaf kanun yolunun açık tutulması gerekmektedir. Zira yerel mahkeme tarafından verilen “ KESİN” kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvuru yapılamayacaktır. 

Ceza yargılamasında istinaf kanun yoluna başvuru şartları ise; CMK’nın 272. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; 

Madde 272 – “(1) İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, on beş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesince re’sen incelenir.

(2) Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına karşı da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir.

(3) Ancak;

a) (Değişik: 31/3/2011-6217/23 md.) Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üç bin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine,

b) Üst sınırı beş yüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine,

c) Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere Karşı istinaf yoluna başvurulamaz. (Ek cümle:14/4/2020-7242/17 md.) Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.”

İstinaf sürecinin kilit noktaları şunlardır:

  • İstinaf başvurusunda bulunabilmek için yerel mahkemece dava hakkında karar verilmiş olması ve bu kararın “ KESİN “ olmaması, yani karara karşı istinaf kanun yolunun açık olması gerekmektedir. 
  • Karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf başvuru yapılması gerekmektedir.  

İstinafın amacı, hukuki sürecin adil bir şekilde işlemesini sağlamak ve yanlış bir kararın düzeltilmesine fırsat vermektedir. Bu sayede, yargılama hatalarına, usul ve esas yönden hukuka aykırı kararlara karşı bir düzeltme mekanizması işletilmiş olmaktadır. İstinaf başvurusu, adaletin gerçekleşmesinde önemli bir rol oynamakta ve bireylerin haklarının korunmasına yardımcı olmaktadır.

İstinaf Başvurusu Nedir?

Hukuki süreçlerde önemli bir aşama olan istinaf başvurusu, ilk derece mahkemeleri tarafından verilen kararların, bir üst mahkeme tarafından yeniden gözden geçirilmesi talebidir. İstinaf başvurusu yapmak, karara itiraz etmek ve bir üst mahkemeden kararın yeniden incelenmesini talep etmek demektir.

Bu süreç, hukuki anlamda bazı özelliklere sahiptir:

  • Başvuru Süresi: İstinaf başvuruları, kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren belirli bir süre içinde yapılmalıdır. Bu süre hukuk davalarında 2 hafta, ceza davalarında ise kararın tefhim veya tebliğden itibaren 7 gündür.
  • Yetkili Mahkeme: Başvuru, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk veya ceza dairesine sunulmak üzere, kararı veren ilk derece mahkemesine yapılmaktadır. 
  • Başvuru Şekli: İstinaf başvurusunun, belli bir form ve içerikte hazırlanması gerekmektedir.

İstinaf, yargılamada yeni bir fırsat ve adaletin sağlanmasında bir denge unsuru olarak görülmektedir. Bu nedenle, başvuru süreci titizlikle ve yasalara uygun olarak yürütülmelidir. İstinaf mahkemeleri, başvuru neticesinde kararı onama, kaldırma ya da değiştirerek onama yetkisine sahiptir. Ancak unutulmamalıdır ki her durum için istinaf yolu açık olmayabilir, bu nedenle bir avukat yardımıyla kararın istinafa tabi olup olmadığını anlamak ve süreçleri doğru takip etmek büyük önem taşımaktadır. 

Avukat Tunc Sudi Tol 1

Savcı Neden İstinafa Gider?

Bir ceza dosyasında mahkemece karar verildiği takdirde; gerek savunma makamı gerekse de iddia makamı verilen kararı usul ve yasal düzenlemelere aykırı bulabilmektedir. Bu husus CMK’nın 273. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre;

Madde 273 –“ (1) İstinaf istemi, hükmün açıklanmasından itibaren yedi gün içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır; beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime onaylattırılır. Tutuklu sanık hakkında 263 üncü madde hükmü saklıdır.

(2) Hüküm, istinaf yoluna başvurma hakkı olanların yokluğunda açıklanmışsa, süre tebliğ tarihinden başlar.

(3) (Değişik: 18/6/2014-6545/75 md.) Ağır ceza mahkemelerinde bulunan Cumhuriyet savcıları, mahkemelerinin yargı çevresi içerisindeki asliye mahkemelerinin hükümlerine karşı, Kararın o yer Cumhuriyet başsavcılığına geliş tarihinden itibaren yedi gün içinde istinaf yoluna başvurabilirler.

(4) Sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanların dilekçe veya beyanında, başvuruya ilişkin nedenlerin gösterilmemesi inceleme yapılmasına engel olmaz.

(5) Cumhuriyet savcısı, istinaf yoluna başvurma nedenlerini gerekçeleriyle birlikte yazılı isteminde açıkça gösterir. Bu istem ilgililere tebliğ edilir. İlgililer, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde bu husustaki cevaplarını bildirebilirler.”

Hukuka Aykırılık Tespiti: Cumhuriyet Savcısı, ceza mahkemesince verilen kararın hukuka aykırı olduğundan bahisle İstinaf Kanun Yoluna başvurabilmektedir. 

Delil Değerlendirmesi: İlk derece mahkemesi tarafından elde edilen delillerin yanlış değerlendirildiğini savunan Cumhuriyet savcısı, istinaf mahkemesinden bu delillerin yeniden incelenmesini ve değerlendirilmesini talep edebilmektedir. 

Cezanın Uygunluğu: Ceza mahkemesince verilen cezanın kanuna veya yargılama pratiğine uygun olmadığından bahisle Cumhuriyet Savcısı İstinaf Kanun Yoluna başvurabilmektedir. 

Kamu Yararı: Cumhuriyet Savcısı, kamu yararından bahisle istinaf kanun yoluna başvurabilmektedir. 

Yukarıdaki gerekçelerle harekete geçen Cumhuriyet savcısı, istinaf sürecini resmi olarak başlatarak, dosyanın ilgili istinaf mahkemesi tarafından gözden geçirilmesini sağlamaktadır. Bu süreç, hukukun üstünlüğü ve adaletin sağlanması adına büyük önem taşımaktadır. 

Temyiz İle İstinaf Arasındaki Farklar

Temyiz ve istinaf, Türk hukuk sisteminde hukuki itiraz yolları arasında yer alır. Ancak her iki süreç arasında önemli farklar bulunmaktadır. 

  • Temyiz, Yargıtay tarafından incelenmekte ve temyizde sadece hukuka uygunluk denetimi yapılmakta iken İstinaf Mahkemeleri adeta ilk derece mahkemesi gibi hareket etmektedir. Bu sebeple istinaf mahkemeleri ilk derece mahkemesi kararını kaldırma, onama veya değiştirerek onama yetkisine sahip iken; temyiz incelemesi yapan Yargıtay, kararı yalnızca onama veya bozma yetkisine sahiptir. 
  • İstinaf kanun yoluna ilk derece mahkemesi kararına karşı başvuru yapılmakta iken; temyizi Bölge Adliye Mahkemeleri kararlarına karşı yapılmaktadır. 

Bu farklar, hangi durumlarda “istinaf” yolunun tercih edileceği veya ne zaman temyiz sürecine geçileceği konusunda önemlidir. Her iki itiraz yolunun da amacı adil bir yargılamayı garanti altına almaktır. 

İstinaf Mahkemesinin Verebileceği Kararlar

İstinaf sürecinde mahkemenin verebileceği kararlar, hukuki sürecin seyrini önemli ölçüde değiştirebilmektedir. Bu kararlar şu şekilde sıralanabilir:

  1. Onama Kararı: İstinaf mahkemesi, yerel mahkeme tarafından verilen kararı onayabilmektedir. Örneğin; yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise Bölge Adliye Mahkemesi, karara karşı yapılan istinaf başvurularının esastan reddine karar verebilmektedir. 
  2. Kaldırma Kararı: Bölge Adliye Mahkemeleri, yerel mahkemece verilen kararı usul ve yasal düzenlemelere aykırı bulduğu takdirde, istinaf başvurularının kabulüne karar vererek yerel mahkeme kararını kaldırabilmektedir. Bunun yanı sıra Bölge Adliye Mahkemeleri, yerel mahkeme tarafından verilen kabul veya ret kararını, kısmen kabul veya kısmen ret etme yetkisine de sahiptir.   
  3. Değiştirerek Onama: Yerel mahkeme tarafından verilen kararda, maddi hata olarak tanımlanabilecek ve Bölge Adliye Mahkemelerince düzeltilebilecek hatalar için Bölge Adliye Mahkemeleri yerel mahkeme kararını düzelterek onama yetkisine sahiptir. 

İstinaf mahkemesinin vereceği kararlar, dava dosyasının incelenme şekli ve bulgulara göre değişkenlik göstermektedir. Örneğin, kanıtların yeniden değerlendirilmesi sonucunda yeni bir hüküm tesisi mümkün olabilmektedir. İstinaf süreci, adaletin daha iyi tecelli etmesi amacıyla önemli bir yere sahiptir ve hukuk sistemimizdeki “ikinci derece yargılama” olarak tanımlanmaktadır. Her karar, ilgili mevzuata ve hukuk prensiplerine uygun şekilde titizlikle verilmektedir. Sonuç olarak, istinaf süreci, mahkeme kararlarının daha adaletli ve hukuka uygun hale gelmesini sağlayan kritik bir aşamadır.

İstinaf Mahkemesinin Esastan Reddi Ne Demek?

Bölge Adliye Mahkemeleri, tarafların yapmış olduğu istinaf başvurusunu öncelikle usul yönünden incelemektedir. Örneğin, süresinde başvuru yapılmamış ise; Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun usulden reddi kararı verilmektedir.

Bölge Adliye Mahkemesince usule ilişkin inceleme yapıldıktan sonra usule ilişkin bir aykırılık tespit edilmediği durumda, İstinaf mahkemesi dosyayı esas yönünden incelemeye alacaktır. Bölge Adliye Mahkemesince; ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın yasal düzenlemelere uygun olup olmadığı, usule ilişkin herhangi bir eksiklik barındırıp barındırmadığı hususları incelenir. İstinaf mahkemesince yapılan inceleme neticesinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararda herhangi bir usul ve yasal düzenlemelere aykırılık tespit edilmez ise; yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmektedir.  

İstinaftan Kısmi Döndü Ne Demek?

Bölge Adliye Mahkemeleri, adeta ilk derece mahkemesi gibi dosyayı inceleme ve karar verme yetkisine sahiptir. Bu sebeple istinaf mahkemesi, yapılan başvurusu üzerine yerel mahkeme kararını onama, kaldırma ve değiştirerek onama yetkisine sahiptir. 

Bunun yanı sıra, istinaf mahkemesince yapılan başvuru üzerine yerel mahkeme kararı kısmen kabul ve kısmet ret şeklinde sonuçlanabilmektedir. 

Dosya İstinafta Ne Demek?

İlk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı taraflar istinaf kanun yoluna başvurabilmektedir. Bu halde ilk derece mahkemesi yapılan başvuru üzerine dosyayı yetkili bölge adliye mahkemesine göndermektedir. Dosya istinafta demek; ilk derece mahkemesi tarafından dosyanın yetkili istinaf mahkemesine gönderildiği ve henüz istinaf mahkemesince karar verilmediği anlamına gelmektedir.  

İstinaf İncelemesi Nedir?

İstinaf incelemesi, hukuk sistemimizde bir kararın yeniden değerlendirilmesi sürecini ifade etmektedir. İlk derece mahkemelerince verilen bir karara, tarafların veya savcının itirazı üzerine yapılan bu inceleme esasında, kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığını detaylı bir şekilde irdelenerek hukuki sürecin ikinci aşama oluşturulmaktadır. 

İstinaf incelemesi sırasında, öne sürülen itiraz noktaları titizlikle değerlendirilmektedir. Bu sürece dair öne çıkan bazı özellikler şunlardır:

  • Yeniden Yargılama Olarak Değil, İnceleme Olarak Anlaşılmalıdır: İstinaf incelemesi, ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasal düzenlemelere uygun olup olmadığını kontrol etme mekanizmasıdır. 
  • Usul ve Esas Yönünden İnceleme Yapılır: İstinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararı hem usul hem de esas yönünden inceleyerek, prosedürlerin doğru işleyip işlemediğine yönelik inceleme yapmaktadır.

İstinaf sürecinin uygulanış biçimi ve işleyişi hukuki prosedürlerle sıkı bir şekilde düzenlenmiştir. İlk derece mahkemesinin kararına karşı yapılan bu itiraz, bireylerin hakkaniyetli bir yargılama sürecine kavuşmaları açısından büyük önem taşımaktadır. İstinaf incelemesi, hukuk sisteminde kritik bir dengeleme ve kontrol mekanizması işlevi görürken, daha adil ve kaliteli yargı kararları alınmasına da katkıda bulunmaktadır. 

İstinaf Masrafı Nedir?

İstinaf masrafı, istinaf başvurusu yapan tarafından ödenmesi gereken harcı ifade etmektedir. Hemen belirtmek gerekir ki; istinaf harcı yalnızca hukuk davalarında yatırılmaktadır. Ceza yargılamasında istinaf başvurusu akabinde herhangi bir masraf veya harç yatırılmasına gerek yoktur. 

Hukuk davaları yönünden ise istinaf başvurusu ile birlikte istinaf harcı yatırılması zorunluluğu bulunmaktadır. Bu husus HMK’nın 344. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre;  

HMK Madde 344: “ İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır.” 

İstinaf Dilekçesi Nedir ?

İstinaf dilekçesi, istinaf kanun yoluna başvuru yapılabilmesi için ilk derece mahkemesine verilen dilekçedir. Bu dilekçe ile birlikte taraflar, istinaf kanun yoluna başvuru sebeplerini, ilk derece mahkemesi kararının ne açıdan usule veya yasal düzenlemelere aykırılık teşkil ettiğini açıkça ifade etmektedir. 

Avukat Tunc Sudi Tol

Gerekçeli istinaf dilekçesi nedir?

Gerekçeli istinaf dilekçesi ceza yargılamasında karşımıza çıkmaktadır. Zira ceza yargılamasında yapılan karar duruşması ile verilen hüküm duruşmaya katılan tarafların yüzüne karşı okunmakta (Tefhim), duruşmaya katılmayanlara tebliğ edilmektedir. Duruşmaya katılan taraflar yönünden kısa kararın yüzlerine karşı okunmasından itibaren istinaf kanun yoluna başvuru süreleri başlamaktadır. İstinaf kanun yoluna başvuru süresi ise 7 gündür.

Fakat İlk derece mahkemesi tarafından, iş yükü de dikkate alındığında 7 gün içerisinde gerekçeli kararın hazırlanması pek mümkün değildir. Bu sebeple duruşmaya katılan tarafların, kısa karara karşı ilk derece mahkemesine verecekleri istinaf süre tutum dilekçesi ile birlikte; gerekçeli kararın kendilerine tebliğ edilmesi akabinde gerekçeli istinaf dilekçesini sunacaklarını bildirmesi gerekmektedir. 

İstinaf süre tutum dilekçesi veren taraflara, gerekçeli kararın yazılması akabinde ilk derece mahkemesi tarafından tebliğ işlemi yapılmaktadır. Söz konusu gerekçeli karara karşı taraflar, gerekçeli istinaf dilekçesini ilk derece mahkemesine sunmaktadır. Bu dilekçe ile istinaf başvurusu yapılması sebepleri, usule veya yasal düzenlemelere aykırılıklar detaylıca yazılmalıdır. 

Ceza Mahkemelerince Verilen Kararlara Karşı İstinaf Dilekçe Örneği

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNE (    )   CEZA DAİRESİ BAŞKANLIĞINA

Sunulmak Üzere

MERSİN … ASLİYE CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

Duruşma taleplidir. 

DOSYA NO : 2024/… E. 

KARAR NO : 2024/… K. 

İSTİNAF KANUN YOLUNA

BAŞVURAN SANIK : X

MÜDAFİ : Av. Tunç Sudi TOL

ADRES : İhsaniye Mah. Zeytinlibahçe Cad. 4901 Sok. No:23 Profit İş Mrkz. Kat:15       Daire:136-137 Akdeniz/ MERSİN

KONU : Mersin… Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2024/… E. 2024/… K. Sayılı kararı ile müvekkil sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün usul ve yasal düzenlemelere ve dahi yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırılık teşkil ettiğinin tespiti ile istinaf incelemesi neticesinde KALDIRILMASINA karar verilmesi talebimizdir. 

AÇIKLAMALAR :

1-) Yukarıda esas ve karar numarası yazılı dosya kapsamında yapılan yargılama neticesinde müvekkil sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. Söz konusu karar usul ve yasal düzenlemelere ve dahi yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırılık teşkil etmekte olup; istinaf incelemesi neticesinde yerel mahkeme kararının KALDIRILMASI ve müvekkil hakkında BERAAT kararı verilmesi gerekmektedir. Şöyle ki; 

Yerel mahkeme gerekçeli kararında özetle; “ …” şeklinde belirtmiş ve müvekkil hakkında mahkûmiyet kararı vermiştir. Söz konusu kararın tarafımızca kabulü mümkün değildir. Zira istinaf incelemesi neticesinde de açıkça görüleceği üzere; dosya kapsamında müvekkilin isnat edilen suçu işlediğini gösterir hiçbir somut delil bulunmamaktadır.

2-) Müvekkil sanık gerek soruşturma aşamasında gerekse de kovuşturma aşamasında samimi beyanlarda bulunmuş olup isnat edilen suçu işlemediğini, dosyaya konu hırsızlık suçunun kim tarafından işlendiğini bilmediğini beyan etmiştir. Buna rağmen yerel mahkemece müvekkilimizin isnat edilen suçu işlediği sabit görülmüş ve müvekkilimiz hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. Açıkça belirtmek gerekir ki; müvekkilimizin isnat edilen suçu işlediğini gösterir dosya kapsamında herhangi bir somut delil elde edilememiştir. Bu halde müvekkilimizin mahkûmiyetine karar verilmesi açıkça usul ve yasal düzenlemelere aykırılık teşkil etmektedir. 

3-) Ceza yargılamasının amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden oluşturmaktır. Bu nedenle “suçsuzluk”  veya  “masumiyet karinesi” olarak adlandırılan kural ceza yargılamasının en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biridir.

Anayasa’nın 38. maddesinde “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz” denilmiş ve Anayasa koyucunun masumiyet karinesi olağanüstü durumlarda dahi sınırlandırılamayacak mutlak bir ilke olarak kabul edilmiştir. 

Kişinin bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak bir kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar kişi aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer bir kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır.

HUKUKİ NEDENLER :  CMK, TCK, AİHS ve İlgili Diğer Yasal Mevzuat.

SONUÇ VE TALEP : Yukarıda arz ve izah ettiğimiz nedenlerden ötürü;

1-) Mersin… Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2024/… E. 2024/… K. Sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden duruşmalı yargılama yapılarak müvekkilimin BERAATİNE karar verilmesini, aksi kanaat var ise lehe olan hükümlerin uygulanmasını,

2-) Ceza davasının mahkemenizce yeniden görülmesi mümkün değilse, hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel Mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederiz. 09/02/2024

SANIK MÜDAFİ

AV.TUNÇ SUDİ TOL

Hukuk Mahkemelerince Verilen Kararlara Karşı İstinaf Dilekçe Örneği

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ HUKUK DAİRESİNE

Sunulmak Üzere

MERSİN … İŞ MAHKEMESİ’NE

DOSYA NO : 2024/… E. 

KARAR NO : 2024/… K. 

İSTİNAF KANUN YOLUNA

BAŞVURAN DAVALI : X

VEKİLİ : Av. Tunç Sudi TOL

ADRES : İhsaniye Mah. Zeytinlibahçe Cad. 4901 Sok. No:23 Profit İş Mrkz. Kat:15       Daire:136-137 Akdeniz/ MERSİN

DAVACI :

ADRESİ :

KONU : Mersin… İş Mahkemesi’nin 2024/… E. 2024/… K. Sayılı kararının usul ve yasal düzenlemelere ve dahi yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırılık teşkil ettiğinin tespiti ile istinaf incelemesi neticesinde KALDIRILMASINA karar verilmesi talebimizdir. 

AÇIKLAMALAR :

1-) Mersin… İş Mahkemesi’nin 2024/… E. 2024/… K. Sayılı kararının usul ve yasal düzenlemelere ve dahi yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırılık teşkil ettiğinin tespiti ile istinaf incelemesi neticesinde KALDIRILMASINA karar verilmesi gerekmektedir. Şöyle ki;

İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmiştir. Fakat davacının davasını ispat edemediği, ispata elverişli deliller sunmadığı açıkça ortadadır. İlk derece mahkemesince, yargılama dosyası kapsamında elde edilen delillerin yanlış değerlendirilmesi ve eksik incelemesi neticesinde davanın kabulüne karar verilmesi açıkça usul ve yasal düzenlemelere aykırılık teşkil etmektedir.  

2-) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARINDA GEREKÇE YER ALMAMAKTADIR. Yasal düzenlemelere göre, yargı kararının gerekçeli olması zorunludur. Fakat ilk derece mahkemesi kararı incelendiğinde hem kanuna uygun bir gerekçe bulunmadığı hem de dosyanın esasında yer alan olayların incelemeye tabi tutulmadığı görülmektedir.

Keza gerekçede ‘İş sözleşmesinin tazminatı gerektirmeyecek şekilde feshedildiğinin ispat külfeti davalı iş veren üzerinde olup, somut olayda akdin feshinin haklı nedene dayandığı davalı tarafça kanıtlanamadığından’  ibaresi yer almaktadır. Fakat hem dava dilekçesi hem de cevap dilekçemiz incelendiğinde davacının işvereni tarafından işten küfürler edilerek kovulduğunu iddia ettiği açıktır.

Bu doğrultuda işverene… Düzenleme tarihli bir ihtarname gönderilmiştir. İlgili ihtarname içerik itibariyle davacının işvereni tarafından küfür edilerek haksız bir şekilde kovulduğunu bu sebeplerle iş akdinden doğan alacaklarının kendisine ödenmesi gerektiğini ihtiva etmektedir.

Bu ihtarnamenin müvekkil firmaya tebliği sonrasında tarafımızca cevaben… Düzenleme tarihli ihtarname düzenlenmiş ve davacıya iddialarının asılsız ve kötü niyetli olduğu, işveren tarafından sinkaflı küfürler ile işten kovulduğunun gerçek dışı olduğu, müvekkil firma nezdinde iş akdi feshinin gerçekleştirilmediği ve iş ahlakının prensipleri gereği 3 Gün içerisinde işine geri dönmesi gerektiği tüm iyi niyetle bildirilmiştir.

3-) İş akdinin haksız şekilde feshedildiğini davacı iddia etmektedir. Bu noktada haksız feshin ispat külfeti davacı işçi üzerindedir. Yargıtay tarafından yerleşik bir içtihat halini almış bu olgu yüksek mahkeme kararlarına sıklıkla yansımaktadır.

Yüksek mahkeme kararında da yer verildiği üzere, müvekkil işveren tarafından küfürler edilerek kovulduğunu iddia eden işçinin bu olguyu ispat etmesi gerekmektedir. Dosya içeriğinden davacı işçinin iş yerinden küfürler edilerek kovulduğu ve buna ilişkin ihtarname tanzim edip müvekkil iş verene gönderdiği ve hatta dinletilen tanıkların da buna ilişkin tanıklık ettiği açıkça anlaşılmakta iken ilk derece mahkemesinin ‘İş sözleşmesini haklı nedenle feshedildiğini ispat ile yükümlü olan davalının haklı fesih olgusunu ispatlayamadığından’ ibaresine yer vermek suretiyle davayı kabul etmiş olması açıkça hukuka aykırıdır. 

HUKUKİ NEDENLER : HMK, İş Kanunu Ve İlgili Yasal Mevzuat. 

SONUÇ VE İSTEM : Mersin… İş Mahkemesi’nin 2024/… E. 2024/… K. Sayılı kararının usul ve yasal düzenlemelere ve dahi yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırılık teşkil ettiğinin tespiti ile İstinaf talebimizin KABULÜNE karar verilerek ilk derece mahkemesinin kararının KALDIRILMASINA karar verilmesini bilvekale saygılarımızla arz ve talep ederiz. 09/02/2024

DAVALI VEKİLİ

AV.TUNÇ SUDİ TOL

Sıkça Sorulan Sorular

İstinaf ne demek?

İstinaf, hukuk sistemimizde belli davalarda ilk derece mahkemesi kararlarına karşı yapılan itirazları inceleyen ve bu kararlara karşı temyiz yoluna başvurulmadan önceki ikinci derece yargı merciini ifade etmektedir. Bir başka deyişle, yerel mahkemelerin vermiş olduğu ve kanun yoluyla kesinleşmemiş kararların, usul ve esas yönünden yeniden değerlendirilmesi için başvurulan üst mahkemedir.

İstinaf mahkemesi ne iş yapar?

İstinaf mahkemesi, davaların ilk derece mahkemelerindeki kararlarına itiraz edilen durumlarda, bu kararların hukuka uygunluğunu kararın onanıp onanmaması gerektiğine karar vermektedir. İstinaf mahkemesinin incelemesi neticesinde, kararın düzeltilmesine, onanmasına veya kaldırılmasına karar verilebilmektedir. 

İstinaf başvurusu için süre ne kadardır?

İstinaf kanun yoluna başvuru süresi hukuk davalarında gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftadır. Ceza davalarında ise bu süre kararın tefhim ya da tebliğinden itibaren 7 gündür. Söz konusu süreler kesin süreler olduğundan dolayı, süresi içerisinde yapılmamış istinaf başvuruları Bölge Adliye Mahkemelerince usulden ret edilmektedir. 

İstinaf başvurusu nasıl yapılır?

İstinaf başvurusu, kararın tebliğinden sonra belirlenen süre zarfında, kararın verildiği ilk derece mahkemesine verilecek olan istinaf başvuru dilekçesi ile yapılmaktadır. Başvuru yapılırken, istinaf edilecek karara ilişkin gerekçelerin ve taleplerin açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Başvuru için gerekli olan tüm evraklar ve sürecin detayları konusunda bir avukattan yardım almak sürecin usulüne uygun işlemesini sağlayacaktır.

İstinaf başvurusu için gerekli belgeler nelerdir?

İstinaf başvurusu için gerekli olan evrak, istinaf başvuru dilekçesidir. İstinaf başvuru dilekçesi ilgili mahkemeye verildikten sonra yargılama dosyası, ilgili bölge adliye mahkemesine fiziki olarak gönderilmektedir. Bu sebeple yargılama dosyası kapsamında sunulan tüm evrakları Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmiş olmaktadır. Bu sebeple istinaf başvurusu yapabilmek için istinaf dilekçesi yeterli olacaktır. 

İstinaf Ne Kadar Sürer?

Bölge Adliye Mahkemeleri, başvuru üzerine dairelerine gönderilen ilk derece mahkeme dosyalarını incelemek ile yetkilidir. Fakat günümüzde Adliyelerin sayıları, davaların bir hayli fazla olması gibi sebeplerle Bölge Adliye Mahkemelerinin de iş yükünün bir hayli fazla olduğunu belirtmekte fayda vardır. Bu sebeple kesin bir şekilde süre belirtmek mümkün değildir. 

İstinaf Masrafı Ne Kadar?

İstinaf kanun yoluna başvuru yapılabilmesi için istinaf dilekçesinin, kararı veren ilk derece mahkemesine verilmesi gerekmektedir. Bunun yanında gerekli olan harç ve masrafların da yatırılmış olması gerekmektedir. Aksi takdirde süresinde istinaf dilekçesi verilmiş olsa bile istinaf başvurusu yapılmamış sayılacaktır. İstinaf masrafının ve harcının ne kadar olduğu hususu ise kararı veren ilk derece mahkemesinden öğrenilebilmektedir. 

Yorum yapın

Open chat
Merhaba 👋
Size yardımcı olabilir miyiz?
Hemen Ara