Hırsızlık Suçu, Şartları ve Cezası TCK 141

Hırsızlık suçu nedir ve Türk Ceza Kanunu’nun 141. maddesi kapsamındaki cezalar nelerdir? Bu yazıda, hırsızlık suçu cezasından, ağırlaştırıcı sebeplere, hırsızlık türlerinden etkin pişmanlığa ve özellikle şahsi cezasızlık sebeplerine kadar pek çok önemli bilgiyi bulacaksınız. Etkin pişmanlık hükümleri, şahsi cezasızlık ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi konularda Yargıtay kararları ve içtihatları da dâhil olmak üzere konu ile ilgili ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz.

Hırsızlık Suçu ve Cezası

Toplumsal düzenin en temel gerekliliklerinden biri mal güvenliğidir. Bu bağlamda, hırsızlık suçu, mülkiyet haklarını doğrudan ihlal eden eylemlerdendir. Türk Ceza Kanunu’nun 141. maddesi altında düzenlenmiş olan bu suç tipi, yalnızca hukuki bir tanımı değil, aynı zamanda uygulanan cezai yaptırımları da içerir. Yazımızda; hırsızlık suçunun tanımından başlayarak, karşılaşılabilecek cezai sonuçlar, muhtemel ağırlaştırıcı sebepler ve ceza artışları, bina içinde muhafaza altına alınmış ve açıkta bırakılan eşyalara yönelik hırsızlık fiilleri gibi birçok önemli noktaya değineceğiz. Bilişim sistemlerinin kullanıldığı modern hırsızlık yöntemleri ve hırsızlık suçundaki etkin pişmanlık hükümleri ile ilgili yasal düzenlemeleri, önemli Yargıtay kararları ve içtihatlar eşliğinde ele alarak, hırsızlık suçu kapsamının anlaşılmasına katkı sağlamayı hedeflemekteyiz. 

Hırsızlık Suçu Nedir? TCK 141

Hırsızlık; bir kişinin, başkasına ait taşınır bir malı, hukuka aykırı olarak ve sahibinin rızasını almadan, zilyetliğini ortadan kaldırmayı amaçlayarak elde etmesi eylemidir. Hırsızlık suçu, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 141. maddesinde açıkça tanımlanmış ve yargılamada esas alınacak hükümler sıralanmıştır. İşte TCK 141. Maddesine göre hırsızlık suçunun unsurları:

  • Malın bir başkasına ait olması gerekmektedir. 
  • Zilyedinin rızasının olmaması gerekmektedir. 
  • Failin kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla malı bulunduğu yerden kaldırması gerekmektedir. 

Hırsızlık suçu ile mücadelede adalet sistemi, bu tür eylemleri caydırıcı cezalar uygulayarak toplumdaki huzur ve düzenin korunmasını hedefler. Ayrıca, hırsızlığın farklı türleri için değişen ceza süreçleri, suçun özelliğine ve ağırlığına göre belirlenir. Hırsızlık suçunda, yalnızca malın değeri değil, faaliyetin gerçekleştirildiği yer ve şartlar gibi etkenler de cezanın belirlenmesinde önemli rol oynamaktadır. 

Bu bağlamda, hırsızlık suçunu daha iyi anlayabilmek ve yaşanabilecek mağduriyetlerden korunmak için 141. maddeyi ve alt maddelerini dikkatlice incelemek büyük önem taşır. Bu inceleme, hem vatandaşların bilinçlendirilmesi hem de hukuki süreçlerde rehberlik etmesi açısından büyük önem taşımaktadır. 

Hırsızlık Suçu Cezası

Hırsızlık suçu, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 141. maddesinde düzenlenmiş olup, başkasına ait olan bir malı hukuka aykırı olarak alma eylemini kapsamaktadır. Bu suçu işleyen kişilere verilecek olan ceza, suçun niteliğine ve işlenme koşullarına göre değişiklik gösterir. 

TCK’nın 141. Maddesi hırsızlık suçunun temel halini düzenlemekte iken; TCK’nın 142. Maddesi hırsızlık suçunun nitelikli hallerini düzenlemektedir. Kanun maddesinin devamında ise; Suçun gece vakti işlenmesi, Daha az cezayı gerektiren haller, Malın değerinin az olması, Kullanma hırsızlığı ve Zorunluluk hâli düzenlenmiştir. 

Madde 141- “(1) Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.”

Madde 142- “(1) Hırsızlık suçunun;

a) Kime ait olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında,

b) (Mülga: 18/6/2014-6545/62 md.)

c) Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı içinde veya bunların belli varış veya kalkış yerlerinde bulunan eşya hakkında,

d) Bir afet veya genel bir felaketin meydana getirebileceği zararları önlemek veya hafifletmek maksadıyla hazırlanan eşya hakkında,

e) Adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında,

f) (Mülga: 2/7/2012-6352/82 md.) İşlenmesi hâlinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(2) Suçun;

a) Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanarak,

b) Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle,

c) Doğal bir afetin veya sosyal olayların meydana getirdiği korku veya kargaşadan yararlanarak,

d) Haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak veya kilitlenmesini engellemek suretiyle,(53)

e) Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle,

f) Tanınmamak için tedbir alarak veya yetkisi olmadığı halde resmi sıfat takınarak,

g) Büyük veya küçük baş hayvan hakkında,(53)

h) (Ek: 18/6/2014-6545/62 md.) Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında İşlenmesi hâlinde, beş yıldan on yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. 

Suçun, bu fıkranın (b) bendinde belirtilen surette, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kimseye karşı işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranına kadar artırılır.

(3) Suçun, sıvı veya gaz hâlindeki enerji hakkında ve bunların nakline, işlenmesine veya depolanmasına ait tesislerde işlenmesi halinde, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ceza yarı oranında artırılır ve onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

(4) (Ek: 6/12/2006 – 5560/6 md.) Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz.

(5) (Ek: 18/6/2014-6545/62 md.) Hırsızlık suçunun işlenmesi sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde, yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.”

Madde 143- “(1) Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.”

Madde 144- “(1) Hırsızlık suçunun;

a) Paydaş veya elbirliği ile malik olunan mal üzerinde,

b) Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi halinde, şikâyet üzerine, fail hakkında iki aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.”

Madde 145- “ (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/16 md.) Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.”

Madde 146- “ (1) Hırsızlık suçunun, malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere işlenmesi halinde, şikâyet üzerine, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir. Ancak malın suç işlemek için kullanılmış olması halinde bu hüküm uygulanmaz.”

Madde 147- “(1) Hırsızlık suçunun ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak için işlenmesi halinde, olayın özelliğine göre, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.”

Yukarıda yer vermiş olduğumuz TCK’nın ilgili maddeleri kapsamında işlenen suçlar bakımından verilecek olan cezalar da farklılık gösterecektir. Zira her somut olay kendi içerisinde değerlendirilir ve toplanan delillere göre ceza mahkemesince karar verilmektedir. Aşağıda hırsızlık suçunun TCK’nın ilgili maddeleri kapsamında işlenmesi halinde faile verilecek olan cezalar tek tek belirtilmiştir. 

TCK Maddeleri Kapsamında İşlenen Hırsızlık Suçunda Verilecek Cezalar

TCK’nın 141. Maddesi kapsamında işlenen suçta verilecek ceza: Fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

TCK’nın 142/1 Maddesi ve bendi kapsamında işlenen suçta verilecek ceza: Fail hakkında üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası verilir.

TCK’nın 142/2 Maddesi ve bendi kapsamında işlenen suçta verilecek ceza: Fail hakkında beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir. Ayrıca; suçun bu fıkranın (b) bendinde belirtilen surette, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kimseye karşı işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranına kadar artırılır.

TCK’nın 142/3 Maddesi ve bendi kapsamında işlenen suçta verilecek ceza: Fail hakkında beş yıldan on iki yıla kadar hapis cezası verilir. Bu fiilin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ceza yarı oranında artırılır ve on bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

TCK’nın 142/5 Maddesi ve bendi kapsamında işlenen suçta verilecek ceza: Hırsızlık suçunun işlenmesi sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde, yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.

TCK’nın 143. Maddesi kapsamında işlenen suçta verilecek ceza: Fail hakkında verilecek olan yarı oranında arttırılır. 

TCK’nın 144. Maddesi kapsamında işlenen suçta verilecek ceza: Fail hakkında iki aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

TCK’nın 145. Maddesi kapsamında işlenen suçta verilecek ceza: Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.

TCK’nın 146. Maddesi kapsamında işlenen suçta verilecek ceza: Hırsızlık suçunun, malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere işlenmesi halinde, şikâyet üzerine, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir. Ancak malın suç işlemek için kullanılmış olması halinde bu hüküm uygulanmaz.

TCK’nın 147. Maddesi kapsamında işlenen suçta verilecek ceza: Faile verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir. 

Hırsızlık suçu, mağdurun malvarlığına doğrudan zarar veren ve toplumun huzurunu bozan ciddi bir suçtur. Bu sebeple, yasa koyucu tarafından caydırıcı ceza hükümleri getirilmekte ve suçla mücadelenin etkinliği hedeflenmektedir. Şüphesiz, hırsızlık suçu cezasının belirlenmesinde mahkemenin takdir yetkisi bulunmakta ve her somut olayın özelliğine göre karar verilmektedir.

hirsizlik sucu tuncsuditol

Hırsızlık Suçunda Ağırlaştırıcı Sebepler ve Ceza Artışı

Hırsızlık suçu basit bir şekilde işlendiğinde Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince belirli bir ceza öngörülmüştür. Ancak bazı ağırlaştırıcı sebeplerin varlığı halinde, hırsızlık suçundan dolayı verilecek cezanın artırılması söz konusu olabilecektir. TCK’nın 142. Maddesi hırsızlık suçunun nitelikli hallerini düzenlemiştir. Buna göre; suçun nitelikli halleri söz konusu olduğunda verilecek olan cezada artırım yapılacaktır. 

Ağırlaştırıcı sebeplerin varlığı halinde suç için öngörülecek ceza oranının arttığı gözlemlenir ve bu durum adil yargılamayı sağlamak amacıyla önemlidir. Türk Ceza Kanunu’nun 141. maddesi ile hırsızlık suçundaki temel prensipler ve cezalar düzenlenmiş olup, ağırlaştırıcı sebepler altında cezaların ne derece arttırılacağı detaylı bir şekilde ifade edilmiştir.

Hırsızlık Suçunun Özellikleri

  1. Soruşturma Usulü 

Hırsızlık suçunun gerek temel hali gerekse de nitelikli halleri şikâyete tabi değildir. Buna göre yetkili makamlarca dava zamanaşımı süresi içerisinde hırsızlık suçunu işleyen fail hakkında kendiliğinden soruşturulmaya başlanır. Suçun dava zamanaşımı süresi ise 8 yıldır. 

Her ne kadar suçun temel hali ve nitelikli halleri şikâyete tabi değil ise de; TCK’nın 144. Maddesinde düzenlenen ve daha az cezayı gerektiren hallerin varlığında; fail hakkında soruşturmaya başlanabilmesi için mağdurun şikâyet hakkını 6 ay içerisinde kullanması gerekmektedir.

  1. Kovuşturma Usulü 

Cumhuriyet Savcısı tarafından fail hakkında soruşturmaya başlanması akabinde; failin söz konusu hırsızlık suçunu işlediğine dair yeterli delilin toplanması halinde Cumhuriyet savcısı fail hakkında iddianame düzenleyecektir. Bu iddianame ile failin, söz konusu hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle ceza mahkemesince fail hakkında kovuşturma aşamasına geçilmesi ve sonucunda failin cezalandırılması talep edilir. Kovuşturma aşamasında ceza mahkemesince elde edilen deliller ışığında failin bu suçu işlediğinin sabit görülmesi halinde fail, ceza mahkemesince cezalandırılır. 

  1. Gözaltı Hükümleri

Fail/ failler hakkında soruşturma dosyası açılması halinde, failin kolluk tarafından ifadesinin alınması gerekecektir. İfade işlemleri ardından kişinin “mevcutlu” olarak savcılığa sevk edilmesi koşulları sağlandığı takdirde fail kolluk kuvvetlerince gözaltına alınır. Gözaltı süreci failin savcılığa sevk edilmesi ile son bulacaktır.

  1. Tutuklama Tedbiri

Fail hakkında açılan soruşturma dosyası ile ifade vermeye çağrılan fail hakkında savcılığın talimatı ile gözaltı kararı verilir. Gözaltına alınan fail ifade vermek üzere ilgili adliyeye sevk edilir. Bu aşamada Cumhuriyet savcısı tarafından failin ifadesine başvurulur. Bu aşamadan sonra cumhuriyet savcısı tarafından fail hakkında adli kontrol tedbiri ya da tutuklama tedbiri talebi gündeme gelecektir. Cumhuriyet savcısı tarafından talep edilen tedbir/ tedbirler, bağlı bulunan Sulh Ceza Hâkimlikleri tarafından karara bağlanır. Buna göre Cumhuriyet savcısının talebi üzerine Sulh Ceza Hâkimliği tarafından şartların oluşmasına bağlı olarak failin tutukluluğuna karar verilebilecektir.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun m.100/4’te; “Sadece adlî para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.” düzenlemesi mevcuttur. Bu halde hırsızlık suçunun gerek temel hali gerekse de nitelikli hallerinin cezasının üst sınırı 2 yıldan fazla olduğundan dolayı, bu kapsamda işlenen suçlar bakımından tutuklama tedbiri kararı verilebilecektir. 

Bunun yanı sıra CMK’nın 100. Maddesinde tutuklama kararı verilebilecek suçlar sayılmıştır. Bu suçlara katalog suçlar denilmektedir. Hırsızlık suçu, CMK’nın 100/3 madde ve bendinde yer alan katalog suçlardan olduğundan dolayı bu kapsamda işlenen suçlar yönünden yine tutuklama kararı verilebilecektir. 

  1. Uzlaşma Kurumu

Uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için söz konusu suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlardan olması ya da madde metninde katalog halinde sayılan suçlardan birisinin olması gerekmektedir. Hırsızlık suçu her ne kadar şikâyete tabi suçlardan değil ise de; TCK’nın 141. Maddesinde kapsamında işlenen hırsızlık suçu katalog halinde işlenen suçlardan olduğundan dolayı uzlaştırma kapsamındadır. Fail hakkında soruşturmaya başlanması akabinde soruşturma dosyası Cumhuriyet savcısı tarafından uzlaştırma bürosuna gönderilir. Uzlaştırma bürosu tarafından taraflara davet mektubu ve teklif formu gönderilir ve uzlaşmak isteyip istemedikleri sorulur. Taraflar uzlaştırma aşamasında uzlaşmak istediklerini beyan ederlerse soruşturma dosyası uzlaşma sağlandığından dolayı kapanır. Fakat taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığı takdirde soruşturma dosyası kapsamında yapılan işlemlere kalındığı yerden devam edilir. 

Bunun yanı sıra TCK’nın 144. Maddesinde düzenlenen ve daha az cezayı gerektiren hallerin varlığında; fail hakkında soruşturmaya başlanabilmesi için mağdurun şikâyet hakkını 6 ay içerisinde kullanması gerekmektedir. Bu kapsamda TCK’nın 144. Maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu şikâyete tabi olduğundan dolayı uzlaştırma prosedürü uygulanacaktır. 

  1. Korunan Değer

Hırsızlık suçu, kişilerin mülkiyet haklarına ve zilyetlik haklarına saldırı niteliğindedir. Bu sebeple TCK’nın 141 ve 142. Maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçunda korunan hukuki değer; mülkiyet ve zilyetlik haklarıdır. 

Hırsızlık Suçunun Unsurları

Hırsızlık Suçunun Maddi Unsurları

  • Fail

Hırsızlık suçunda fail; zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimsedir. Madde metninden de anlaşılacağı üzere; herkes bu suçun faili olabilir.

  • Mağdur

Hırsızlık suçunda mağdur; rızası olmadan kendisine ait taşınır bir malı bulunduğu yerden alınan kişidir. Madde metninden de anlaşılacağı üzere; herkes bu suçun mağduru olabilir.

  • Fiil

Hırsızlık suçunda fiil; fail tarafından kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir taşınır malın bulunduğu yerden alınmasıdır. 

Hırsızlık Suçunun Manevi Unsurları

TCK’nın 141. Maddesinde düzenlenen hırsızlık Suçunun Manevi unsuru “kast ”tır. Bu nedenle söz konusu suç yalnızca kasten işlenebilecektir. Kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere; bu suçun taksirli hali düzenlenmemiştir. Zira failin taşınır malın başkasına ait olduğunu bilmesi, kendisi veya başkasına yarar sağlama maksadıyla malı bulunduğu yerden kaldırması gerekmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken husus; failin söz konusu yararı elde edememiş olması halinde de; bu amaçla hareket ettiğinden dolayı hırsızlık suçunun işlendiği kabul edilecektir.  

Hırsızlık Suçunun Özel Görünüş Halleri

  1. Suça Teşebbüs

Hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kalması gündeme gelebilmektedir. TCK’nın 35. Maddesinde de teşebbüs aşamasında kalmış suçlar için bir düzenleme mevcuttur. Buna göre; 

“ Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur. Suça teşebbüs halinde fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on üç yıldan yirmi yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.” 

TCK’nın 35 maddesinde belirtilen unsurların varlığı halinde; hırsızlık suçu teşebbüs aşamasında kalacaktır ve failin ceza miktarı buna göre belirlenecektir. 

  1. Suça İştirak

Hırsızlık suçunda iştirak mümkündür. Bu nedenle hırsızlık suçunun işlenebilmesi için faile yardım edilmesi, failin azmettirilmesi de mümkündür. 

  1. İçtima

Hırsızlık suçunun aynı kişiye karşı farklı zamanlarda işlenmesi veya Aynı zamanda suçun tek bir fiille birden fazla mağdura karşı işlenmesi halinde TCK’nın 43. Maddesinde düzenlenen Zincirleme suç hükümleri uygulanmayacaktır. Zira fail meydana getirdiği her bir fiilden ayrı ayrı sorumlu tutulacaktır.

Söz konusu hırsızlık suçu işlenirken farklı suç tipleri de ihlal edildiği takdirde fikri içtima hükümleri uygulanacaktır. TCK’nın 44. Maddesinde düzenlenen Fikri İçtima şartlarının oluşması halinde fail en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır. TCK’nın 44. Maddesi şu şekildedir;

“ İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.”

hirsizlik sucu tck141 tuncsuditol

Bina İçinde Muhafazaya Alınmış Eşya Hakkında Hırsızlık

Hırsızlık suçu, özellikle bina içinde muhafazaya alınmış eşyaların çalınması durumunda ciddi sonuçlar doğurabilir. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 141. maddesine göre, kişinin barınma hakkının temel bir unsuru olan meskenindeki eşyaları koruma altına alır ve burada gerçekleşecek hırsızlık suçlarına karşı daha ağır cezalar öngörür.

Bu duruma özgü hususlar şunlardır:

  • Mesken Hırsızlığı: Kişinin oturduğu evden hırsızlık yapılmasıdır ve özellikle gece vakti gerçekleşirse, ceza oranı artırılabilecektir.
  • Bağlı ve Muhafazaya Alınmış Eşya: Kişinin barınma hakkı ile doğrudan ilişkili olmayan ancak kapalı ve kilitli mekânlarda saklanan eşya da bu kapsamda değerlendirilebilir.

Hırsızlık suçu işlendiğinde, suçun niteliği ve failin durumu göz önünde bulundurularak uygulanacak olan ceza farklılık gösterebilir. Örneğin, gece vakti bina içindeki eşya üzerinde yapılan hırsızlık, daha ağır bir cezayı gerektirecektir. Bina içinde muhafazaya alınmış eşya hakkında hırsızlık suçu, maddi ve manevi zararın yanı sıra güvenlik hissinin de sarsılmasına yol açmaktadır, bu yüzden toplum nezdinde ciddi bir suç olarak kabul edilmektedir.

Açıkta Bırakılan Eşya Hakkında Hırsızlık

Hırsızlık suçu, bireylerin mal varlığına karşı işlenen ciddi suçlardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle, sahipleri tarafından açıkta bırakılan eşya etrafında gelişen hırsızlık faaliyetleri, Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesi kapsamında değerlendirilmekte ve bu durum ayrı bir başlık altında incelenmektedir. 

Bu tür hırsızlık suçu, sahip olunan eşyaların korunmasız bir şekilde bırakılıyor oluşunun fail tarafından bir fırsat olarak değerlendirildiği olayları kapsar. Hukuk sistemi, açıkta bırakılan eşyaların çalınması eylemini de ciddi bir suç olarak görür ve cezai müeyyideler getirir. Hırsızlık suçu işleyen şahısların yargılanma sürecinde;

  • Eşyanın değeri,
  • Eşyanın bulunduğu yer ve ortam,
  • Hırsızlığın meydana geldiği zaman dilimi gibi etmenler de cezanın belirlenmesinde önemli rol oynamaktadır. 

Bilişim Sistemi Kullanılmak Suretiyle Hırsızlık Suçu

Günümüzde teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte bilişim sistemleri, hırsızlık suçu için yeni bir alan haline gelmiştir. Bilişim sistemleri kullanılarak gerçekleştirilen hırsızlık suçları, özellikle internet üzerinden para transferi yapmak, kişisel bilgileri çalmak ve bunları haksız kazanç sağlamak için kullanmak gibi eylemleri kapsamaktadır.

Bu tür hırsızlık eylemleri, hem bireylerin hem de kurumların maddi ve manevi varlıklarını tehdit etmektedir. Bu yüzden, hırsızlık suçu kapsamında bilişim sistemlerinin güvenliğini ihlal eden kişilere karşı ağır yaptırımlar uygulanmaktadır. 

Bilişim sistemleri kullanılarak işlenen hırsızlık suçlarına ilişkin olarak, suçun mahiyeti ve verilen zararın büyüklüğü dikkate alınarak, ceza miktarı arttırılmaktadır. Bu da hırsızlık suçu kapsamında adil bir yargılanmanın ve cezalandırmanın önemini artırmaktadır.

Hırsızlık Suçunda Zararın Giderilmesi – Etkin Pişmanlık

Hırsızlık suçu işleyen bir kişinin, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlıkla birlikte mağdur olan kişinin zararını gidermesi “etkin pişmanlık” kapsamında değerlendirilebilir. Hırsızlık suçu işlendiğinde failin, mağdurun belirli koşullar altında zararlarını gidermeleri halinde verilecek olan cezanın hafifletilmesi söz konusu olabilmektedir.

Hırsızlık suçunda etkin pişmanlık, suçun failleri için önem taşıyan bir hukuki kavramdır. Etkin pişmanlık, suçu işleyen kişinin yaptığı yanlıştan dönerek, zararı telafi etme çabaları sırasında hukuk tarafından tanınan bazı faydaları ifade etmektedir. Hırsızlık suçu için TCK’nın ilgili maddeleri çerçevesinde etkin pişmanlık şu koşullar altında değerlendirilir:

  • Failin, hırsızlık suçu işledikten sonra mağdurun zararını tazmin etmesi veya çaldığı malı geri vermesi gerekmektedir. 

Etkin pişmanlık, TCK 168 kapsamında işlenen suçlar için geçerli bir hukuki kavramdır ve şu özellikleri taşımaktadır:

“ Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs .. suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.

(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.

(3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde üçte birine kadarı indirilir.”

Failin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmesi için yapması gerekenler ve bu sürecin yasal sonuçları konusunda profesyonel hukuk danışmanlığı almak büyük önem taşımaktadır.

Hırsızlık Suçunda Şahsi Cezasızlık Sebebi Madde 167

Türk Ceza Kanunu’nun 167. Maddesinde şahsi cezasızlık sebebi veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebepler düzenlenmiştir.  

Madde 167- “(1) Yağma ve nitelikli yağma hariç, bu bölümde yer alan suçların;

a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,

b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın,

c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.

(2) Bu suçların, haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına olarak işlenmesi halinde; ilgili akraba hakkında şikâyet üzerine verilecek ceza, yarısı oranında indirilir.”

Bu noktalar göz önünde bulundurulduğunda, “hırsızlık suçu” işleyen kişilere yönelik ceza sorumluluğunun, yukarıda belirtilen şartların varlığı halinde ortadan kalkabileceği anlaşılmaktadır. Bu, hukuki süreçte lehe bir durum oluşturmaktadır. Fakat bu hüküm her olayın koşullarına bağlı olarak değerlendirilmesi gereken bir maddedir.

Hırsızlık Suçu ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Hırsızlık suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 141. maddesinde tanımlanmış bir suçtur ve ceza mahkemesince, belirli şartlar altında, fail hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmektedir. 

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması şu durumlarda gündeme gelir:

  • Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması gerekmektedir.
  • Suç nedeniyle mağdurun uğradığı zararın giderilmesi gerekmektedir. 
  • Mahkemece sanığın tekrar suç işlemeyeceği kanaatine varılması gerekmektedir. 
  • Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını kabul etmesi gerekmektedir. 

Bu kararın verilmesiyle, sanık hüküm giymiş sayılmayacaktı. Fail belirli bir denetim süresi boyunca suç işlemez ise; hırsızlık suçu kapsamında faile verilen hüküm açıklanmaz ve fail hakkında açılan dosya düşürülür. Ancak, denetim süresince fail tarafından başka bir suç işlenirse, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının etkisi sona erer ve fail hakkında açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanır. Bu süreç, suçun tekrarını önlemeye ve sanığın topluma yeniden kazandırılmasına yardımcı olmak üzere tasarlanmıştır.

Hırsızlık Suçu ile İlgili Önemli Yargıtay Kararları ve İçtihatlar

Türk Ceza Kanunu’nda yer alan hırsızlık suçu, birçok açıdan değerlendirilmiştir. Yargıtay kararları ile içtihatlar bu suç türüne dair önemli prensipler ortaya koymaktadır. 

Suçun Özeliği: Hırsızlık suçunun niteliği konusunda Yargıtay, mağdurun zararının miktarı ve olayın işleniş biçimini dikkate almıştır.

Zararın Giderilmesi: Etkin pişmanlık hallerinde, zararın giderilmesi cezanın hafifletilmesi veya ortadan kaldırılması yönünde dikkate alınmıştır.

Ağırlaştırıcı Sebepler: Yargıtay, TCK’nın 142. Maddesi kapsamında gerçekleşen hırsızlık suçları için daha ağır ceza verilmesi gerektiğini belirtmiştir.  

Bu kararlar ve içtihatlar hırsızlık suçu ile mücadelede yol gösterici olup, mağdurların haklarını koruma ve suçluların caydırılması amacını taşımaktadır. Suçun önlenmesi ve adil yargılama için bu kararların önemi büyüktür ve uygulamada sıkça referans alınmaktadır.

“ 02.06.2015 belirlenemeyen bir vakitte sanığın, katılanın kilitli olmayan aracına girerek oto teybini çalması eylemine uyan TCK 142/1-e maddesinde tanımlanan adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık; 05.06.2015 günü gece saat: 23.00 sıralarında katılanın kapıları kilitli olmayan aracına girdikten sonra araç içerisine sakladığı yedek anahtar ile aracı çalıştırarak çalması eylemine uyan TCK 142/2-d, 143. maddelerinde tanımlanan geceleyin haksız yere elde bulundurulan anahtar ile hırsızlık suçunu oluşturduğu,

Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay CGK’nın yerleşik uygulamaları uyarınca 02.06.2015 ve 05.06.2015 tarihli nitelikli hırsızlık suçlarından sanık hakkında ayrı ayrı uygulama yapıldıktan sonra en ağır cezaya ilişkin uygulamadan TCK 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmeden yazılı şekilde 02.06.2015 tarihli eylemi nedeniyle TCK 141/1; 05.06.2015 tarihli eylemi nedeniyle TCK 141/1, 143. maddeleriyle yazılı şekilde ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulması,

Suça konu aracın çalınması sırasında ve sonrasında oluşturulan zararların, sanığın eyleminin aracın mülkiyetine yönelik olması nedeniyle ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmayacağının göz ardı edilerek, mala zarar verme suçundan beraati yerine yazılı biçimde mahkûmiyetine karar verilmesi Bozmayı gerektirmiş…” (Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2021/9512 E. 2022/5508 K. 12.04.2022 Tarih)  

“ Sanığın, mağdura ait aracı düz kontak yapmak suretiyle çalması şeklinde gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden aynı Yasanın 141/1 maddesi uyarınca hüküm kurulması,

Sanığın savunmasında hırsızlık eylemini saat 20:30 sıralarında gerçekleştirdiğini ifade ettiği, UYAP sisteminden elde edilen verilere göre suç tarihinde güneş batış saatinin 17:16 olduğu ve gece sayılan zaman diliminin 18:16 itibariyle başladığı, bu haliyle eylemin gece gerçekleştiği sabit olduğu halde 5237 sayılı TCK’nun 143. maddesinin uygulanmaması bozmayı gerektirmiş…” (Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2020/19729 E. 2020/12272 K.09.11.2020 Tarih)

“ 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakta ise de; eylemin TCK-142/1e maddesindeki suçu oluşturduğu ve hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi halinde eylemin nitelikli hırsızlık suçuna dönüşeceği ve eylemi uzlaşma kapsamı dışına çıkaracağı gözetilip yüklenen suçu gece vakti işlediği anlaşılan sanık hakkında uzlaşma hükümleri uygulanamayacağı belirlenerek yapılan incelemede;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre sanık …’ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA…” (Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2016/3478 E. 2017/9956 K.03.10.2017 Tarih)

“ Müştekinin telefonunun sim kartını değiştirmek istediği sırada sanığın gelerek elinden telefonu alıp kaçması şeklinde gerçekleşen olayda, eylemin TCK 142/2-b kapsamında kalan elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak sureti ile hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden hatalı nitelendirme sonucu TCK 141/1 maddesi uygulanarak ceza verilmesi,

Sanığın 26.02.2013 tarihli duruşmada çaldığı telefonu müştekiye iade ettiğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, müştekiye telefonun iade edip etmediği, iade edilmiş ise hangi aşamada iade edildiği hususlarının sorularak sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi Bozmayı gerektirmiş…” (Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2020/32238 E. 2021/6545 K.24.03.2021 Tarih)

Sıkça Sorulan Sorular

Hırsızlık suçu nedir?

Hırsızlık suçu, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 141. maddesinde tanımlanan bir suçtur. Bu suç, bir kişinin hukuka aykırı olarak başkasına ait olan taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alması durumunda işlenmiş sayılır. Hırsızlık, kişisel mülkiyet ve zilyetlik haklarının ihlali olarak kabul edilmektedir. 

Hırsızlık suçu için öngörülen ceza nedir?

TCK 141. madde kapsamında hırsızlık suçunun cezası, suçun işlendiği koşullara ve suçun niteliğine göre değişiklik gösterebilir. Basit hırsızlık hallerinde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülürken, nitelikli hırsızlık durumunda (geceleyin yapılan, bina içinde yapılan, yangından faydalanarak yapılan vb.) verilecek ceza 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasıdır. Ayrıca, suçun tekrarı, suçun işlenme biçimi ve mağdurun durumu gibi faktörler de cezanın belirlenmesinde etkilidir. 

Hırsızlık suçunu birden fazla kez işlemenin cezası nedir?

Hırsızlık suçunun tekrarı durumunda TCK’nın 43. Maddesinde düzenlenen Zincirleme suç hükümleri uygulanacaktır. Failin birden fazla bu suçu işlemesi halinde verilecek hapis cezası arttırılır. 

Nitelikli hırsızlık suçu hangi hallerde işlenmiş sayılır?

Nitelikli hırsızlık suçu, TCK’nin 142. maddesinde düzenlenmiştir. Bir hırsızlık eyleminin nitelikli sayılabilmesi için, suçun belirli ağırlaştırıcı koşullar altında işlenmiş olması gerekmektedir. Bu durumlar arasında; gece vakti yapılan hırsızlık, Adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık, bina içinde yapılan hırsızlık, yangından, depremden, sel veya herhangi bir felaketten faydalanarak yapılan hırsızlık gibi farklı maddeler bulunmaktadır. Bu hallerde faile verilecek olan ceza miktarı arttırılır. 

Yorum yapın

Open chat
Merhaba 👋
Size yardımcı olabilir miyiz?
Hemen Ara